Hasta milletiz...
Hiçbir şey üretemeyen, yaratıcılıktan uzak, anca ona buna bok atarak kendini tatmin eden bir nesil ve bu insanların zihninde birer pencere açmaya çalışan öncüler. Birbirinin tıpatıp aynısı videoları izleyip durun, aman zihinleriniz, ufkunuz zorlanmasın. Ama bu yaratımları gerçekleştiren insanları, tüm çapsız lığınız ile eleştirmeyin.
Bu fikir ile ortaya çıkan kişi olsaydım, maddi kaynak yaratıp, tüm zorluklara katlanıp ortaya çıkan eserimle gurur duymak isterken mal mal yorumları okusaydım, o işi bırakırdım veya bu tip adamların beni takip etmemesi için elimden geleni yapardım.
Bir kısmı gerçek, o kısmı kurgu, bu kısmı bilmem ne diye yorum mu olur? Tam zamanlı yüksek kalite çekim yapan ortam kameraları mı döşeli olacak her yerde? Aralarında gerçekleşen konuşmaları ve olayları yeniden canlandırmışlar. Bunların gerçek zamanlı çekimler olduğuna inanmamız beklenerek kurgulandığını düşünen bile var. Bu zihniyet, bu kapalı zihinler, bir güç tarafından empoze edilen her fikre kapılmaya ama çemberin dışındaki her düşünceye muhalefet etmeye programlanmışlar.
İzlerken tabii ki rahatsız olacağız, üzüleceğiz, empati yapacağız. Ortada annesini kaybeden bir kızcağız var. Bu yolculuğa çıkılmasının sebebi, annesini kaybeden kişinin anılarına bir yolculuk yapmak, anıları tazelemek vb... İnsani bir anı yaşarken, o duygu yoğunluğunu nefrete dönüştürenler; sıkıntı sizde. Keşke azınlık olsanız...