- Katılım
- 24 Haz 2018
- Mesajlar
- 423
- Konu Yazar
- #1
Otomobil üzerinde tam hatırlamasam da belki 400 bin kilometre yapmışımdır. Belki de fazla. Buna Avrupa, Arap Yarımadası ve Kuzey Amerika'da yaptığım yollar da dahil. Birçok ülkede otomobil test sürüşlerine davet edildim. Spor ve binek birçok otomobili hem yol hem de arazide test ettim.
Bu yıl da çocukluğumdan beri hep istediğim ama bir türlü sahip olamadığım motosikleti aldım. Motosikleti de hem İstanbul trafiğinde, hem uzun yolda, yurt dışı dahil kullandım. Foruma üye olup hem bir şeyler öğrenmek, hem de motosiklet kullananlarla tanışmak istedim.
Forumda üyelerin atlattıkları tehlikeleri, kazaları okuyup duruyorum. Kimi üye diğer sürücülerden, kimisi motosikletin freninden bahsediyor. Şikayet ediyor. Şöyle olsaydı, böyle olsaydı diye yorum yapıyor. Diğer üyeler de yorum yapıyor, akıl veriyor.
Konu dönüp dolaşıyor motosikletin eksikliklerine, diğer sürücülerin hatalarına geliyor. Bir ikisi hariç hiç kimse kendi hatası olabileceğini düşünmüyor. Doğaldır, hatalı olduğunu düşünse, hatasını düzeltir. Tabii bir de diğer üyelerden haklı olduğu konusunda onay alıp kendini rahatlatmaya çalışmak da var.
Uzun yıllar önce ehliyetimi alıp trafiğe ilk katıldığımda bana söylenen ve aklımdan hiç çıkmayan birkaç şey var. Birincisi, ilk kez trafikte olan kişilerin 5.000 - 10.000 kilometre yaptıktan sonra anlamsız bir öz güven duygusuyla kaza yapma ihtimallerinin arttığı.
Şimdi burada çoğunluk motosikletten konuya girip benim otomobil/motosiklet kıyaslaması yaptığımı söyleyecek. Ben kıyaslama yapmıyorum. Trafikte tehlikelerin nedenlerini kendimce anlatmaya çalışıyorum. Motosiklet veya otomobil olması hiç bir şeyi değiştirmez. Trafik kuralları her ikisi için de istisnasız aynı.
Yine aynı bakış açısıyla otomobillerin motosikletlilere saygı göstermediği söylenecek. Burada da durum değişmiyor. Trafik kuralı ve saygı farklı şeyler. Kurala uymak ya da uymamak sonucunda saygı veya saygısızlık başlıyor.
Basitçe sorsam, adaya giriş ve çıkış kuralını kaç kişi biliyor acaba? Bunun otomobil veya motosikletle ilgisi yok. Trafik kuralı. Ülkemizde hiç bir sürücünün uymadığı bir kural. Çok basit ama trafiği kilitleyecek, ya da akmasını sağlayacak kadar önemli.
Yollarda motosiklet veya otomobilin birbirine karşı üstünlüğü yok. Bizdeki trafik kuralları dünyanın herhangi bir ülkesindekilerden farklı değil.
Peki neden bizim trafiğimiz diğer ülkelerdeki kadar düzgün akmıyor? Ya da neden otomobil sürücüleri motosiklet sürücülerine saygı göstermiyor? Otomobil sürücüleri sadece motosikletlilere değil, diğer otomobil sürücülerine de saygı göstermiyor.
Bazı üyeler bunun farkında değil. Çünkü otomobilden önce motosiklet sahibi olmuşlar ve saygısızlığın sadece motosikletlilere olduğunu düşünüyor.
Trafiği bir kenara bırakın. Herhangi bir yerde sıraya girdiğinizi düşünün. Ya da statlarda maça gittiğinizi. Veya otobüse, metroya bineceğinizi. İstanbul'da yaşayanlar metrobüs duraklarını iyi bilir. Oralara bakarsanız konuyu aşağı yukarı anlarsınız.
Sorun otomobil ya da motosiklet kullanmakta değil. İnsanların birbirine olan saygısızlığında ve tahammülsüzlüğünde.
Aranızda yaya geçidine korkusuzca ayağını atıp karşıya geçebilen var mı? Şimdi burada trafik kuralı da var. Yayanın önceliği var üstelik. Yine dön dolaş iş saygıya geliyor.
Her ülke için söyleyemem ama kendimize örnek aldığımız gelişmiş ülkelerde insanlar birbirine saygı gösteriyor önce. Kurallar da otomatik olarak işliyor sonrasında. Hep İstanbul'un trafiğinden bahsedip duruyoruz. Keşmekeşin en büyük sebebi sürücüler.
Trafikte kurallardan çok farklı bir şeye ihtiyaç var. Saygıya. Motosiklete binmek bize ayrıcalık tanımıyor. Aslına bakarsanız da motosiklet kullananlara çok fazla ayrıcalık tanınıyor. Kurallarda yasak olmasına rağmen emniyet şeridini kullanıyoruz mesela. Aralardan da geçip gidiyoruz. Birçok motosiklet sahibi bunların yasayla motosiklete verilmiş imtiyazlar olduğunu düşünüyor ama değil.
Konuyla ilgisi pek yok ama ben bağlama zincirini plakanın üstüne denk getiren motosikletlilerin hırsızdan farklı olduğunu düşünmüyorum. Plakayı saklamanın iyi niyetle açıklaması olamaz. Bunu ahlak ya da dinle de örtüştüremezsiniz.
Tehlikeyle karşılaşmamak için, ya da daha az karşılaşmak için trafiği bilmek, karşısındakine saygı göstermek yeter. Yoksa motosikletiniz abs'liymiş, değilmiş fark etmez.
Bu yıl da çocukluğumdan beri hep istediğim ama bir türlü sahip olamadığım motosikleti aldım. Motosikleti de hem İstanbul trafiğinde, hem uzun yolda, yurt dışı dahil kullandım. Foruma üye olup hem bir şeyler öğrenmek, hem de motosiklet kullananlarla tanışmak istedim.
Forumda üyelerin atlattıkları tehlikeleri, kazaları okuyup duruyorum. Kimi üye diğer sürücülerden, kimisi motosikletin freninden bahsediyor. Şikayet ediyor. Şöyle olsaydı, böyle olsaydı diye yorum yapıyor. Diğer üyeler de yorum yapıyor, akıl veriyor.
Konu dönüp dolaşıyor motosikletin eksikliklerine, diğer sürücülerin hatalarına geliyor. Bir ikisi hariç hiç kimse kendi hatası olabileceğini düşünmüyor. Doğaldır, hatalı olduğunu düşünse, hatasını düzeltir. Tabii bir de diğer üyelerden haklı olduğu konusunda onay alıp kendini rahatlatmaya çalışmak da var.
Uzun yıllar önce ehliyetimi alıp trafiğe ilk katıldığımda bana söylenen ve aklımdan hiç çıkmayan birkaç şey var. Birincisi, ilk kez trafikte olan kişilerin 5.000 - 10.000 kilometre yaptıktan sonra anlamsız bir öz güven duygusuyla kaza yapma ihtimallerinin arttığı.
Şimdi burada çoğunluk motosikletten konuya girip benim otomobil/motosiklet kıyaslaması yaptığımı söyleyecek. Ben kıyaslama yapmıyorum. Trafikte tehlikelerin nedenlerini kendimce anlatmaya çalışıyorum. Motosiklet veya otomobil olması hiç bir şeyi değiştirmez. Trafik kuralları her ikisi için de istisnasız aynı.
Yine aynı bakış açısıyla otomobillerin motosikletlilere saygı göstermediği söylenecek. Burada da durum değişmiyor. Trafik kuralı ve saygı farklı şeyler. Kurala uymak ya da uymamak sonucunda saygı veya saygısızlık başlıyor.
Basitçe sorsam, adaya giriş ve çıkış kuralını kaç kişi biliyor acaba? Bunun otomobil veya motosikletle ilgisi yok. Trafik kuralı. Ülkemizde hiç bir sürücünün uymadığı bir kural. Çok basit ama trafiği kilitleyecek, ya da akmasını sağlayacak kadar önemli.
Yollarda motosiklet veya otomobilin birbirine karşı üstünlüğü yok. Bizdeki trafik kuralları dünyanın herhangi bir ülkesindekilerden farklı değil.
Peki neden bizim trafiğimiz diğer ülkelerdeki kadar düzgün akmıyor? Ya da neden otomobil sürücüleri motosiklet sürücülerine saygı göstermiyor? Otomobil sürücüleri sadece motosikletlilere değil, diğer otomobil sürücülerine de saygı göstermiyor.
Bazı üyeler bunun farkında değil. Çünkü otomobilden önce motosiklet sahibi olmuşlar ve saygısızlığın sadece motosikletlilere olduğunu düşünüyor.
Trafiği bir kenara bırakın. Herhangi bir yerde sıraya girdiğinizi düşünün. Ya da statlarda maça gittiğinizi. Veya otobüse, metroya bineceğinizi. İstanbul'da yaşayanlar metrobüs duraklarını iyi bilir. Oralara bakarsanız konuyu aşağı yukarı anlarsınız.
Sorun otomobil ya da motosiklet kullanmakta değil. İnsanların birbirine olan saygısızlığında ve tahammülsüzlüğünde.
Aranızda yaya geçidine korkusuzca ayağını atıp karşıya geçebilen var mı? Şimdi burada trafik kuralı da var. Yayanın önceliği var üstelik. Yine dön dolaş iş saygıya geliyor.
Her ülke için söyleyemem ama kendimize örnek aldığımız gelişmiş ülkelerde insanlar birbirine saygı gösteriyor önce. Kurallar da otomatik olarak işliyor sonrasında. Hep İstanbul'un trafiğinden bahsedip duruyoruz. Keşmekeşin en büyük sebebi sürücüler.
Trafikte kurallardan çok farklı bir şeye ihtiyaç var. Saygıya. Motosiklete binmek bize ayrıcalık tanımıyor. Aslına bakarsanız da motosiklet kullananlara çok fazla ayrıcalık tanınıyor. Kurallarda yasak olmasına rağmen emniyet şeridini kullanıyoruz mesela. Aralardan da geçip gidiyoruz. Birçok motosiklet sahibi bunların yasayla motosiklete verilmiş imtiyazlar olduğunu düşünüyor ama değil.
Konuyla ilgisi pek yok ama ben bağlama zincirini plakanın üstüne denk getiren motosikletlilerin hırsızdan farklı olduğunu düşünmüyorum. Plakayı saklamanın iyi niyetle açıklaması olamaz. Bunu ahlak ya da dinle de örtüştüremezsiniz.
Tehlikeyle karşılaşmamak için, ya da daha az karşılaşmak için trafiği bilmek, karşısındakine saygı göstermek yeter. Yoksa motosikletiniz abs'liymiş, değilmiş fark etmez.