Tırsıyom bişey demeye...
Birkan gelir melir![]()
Yav işler bu kadar mı hassas. Kurallara uyalım tamamda, her şeyi kuyumcu terazisi ile tartmanın anlamı yok.Geçen gün ben de bir trafik polisi ile tartıştım. Kıyafete sürüşe hep dikkat eden bir biniciyim. Çok sık kullandığım güzergah. Olay şurada cereyan etti:
Olay yeri
Gördüğünüz gibi motosikletin arkasında yolda bir çizgi, önünde de yine bir çizgi + yaya geçidi + trafik lambası var. Arkada da hafriyet kamyou varken beni görsün diye ileriye gidip trafik lambasının yanındaki çizgide durdum kırmızıda bekliyorum. Geldi vay efendim çizgiyi geçmişim kırmızıda. İşte çizgi orada yaya geçidi orada lamba da orada geçmedim dedim. Yok geçtin geçmedin. Yaz dedim şikayet ederim seni. Sonra vazgeçti gittim yoluma. Güne uyuz uyuz başladık tabi sayesinde. Bu arada da arkadan elektikli bisiklet geldi o trafikte sol şeritte kask ayna falan hak getire; ona bir şey yok ama. Aslında sorun oraya 2 tane çizgi koyanda ya...
Ben de fikrinizi alayım. Işığın yanındaki yaya geçitli çizgide bekleyerek suç mu işlemiş oldum? (Bu arada lambasız yaya geçitlerinde de var böyle çizgi)
hala çok var abi takıyorlar. ve kendilerini tom kurus gibi hissediyorlar.Onlar hala moda mı ki?
80'lerin başında bahriye mektebinde okulun sinemasında topgun filmini izledikten sonra moda olmuştu. Emninönünden çakmalarını alıyorduk. reviden göz doktoruna sevk yaptırıp hastanede doktordan gözleri ışığa hassas, güneş gözlüğü takması gerekiyor diye rapor almıştım da rahat rahat takıyordum kimse laf edemiyordu raporluyum deyince.
Kanunlara göre: Arabanıza bindiniz. Emniyet kemerini taktınız. Arabanızı çalıştırdınız. Sürücü koltuğunda oturuyorsunuz. Polis size gelip ehliyet soramaz. Çünkü aracınız karayolunda değil ve araç kullanma fiili GERÇEKLEŞMEMİŞTİR.
Dostum arkadaşın dediği, şüpheli arama vb operasyonlarda polis kimlik sorar, sordun, ruhsat sorar, sorsun diyor.Katılmıyorum, yani elbette sorabilir bana göre. Bir şüpheliyi arıyorlardır, yahut gizli bir operasyon yapıyorlardır, vs. bilinmez ki devletin işleri.
aynen öyle devlet düdüklese de ses çıkarmayacaksın vardır bi bildiği yoksa bu kanunlar haklar sikimizin keyfine yazılıyorKatılmıyorum, yani elbette sorabilir bana göre. Bir şüpheliyi arıyorlardır, yahut gizli bir operasyon yapıyorlardır, vs. bilinmez ki devletin işleri.
Düzgün bir demokratik hukuk devletinde devletin bütün işleri bilinir, bilinmelidir, halktan gizlisi olmamalıdır, devlet halkından çekinmelidir.Katılmıyorum, yani elbette sorabilir bana göre. Bir şüpheliyi arıyorlardır, yahut gizli bir operasyon yapıyorlardır, vs. bilinmez ki devletin işleri.
İyi hoş bir şeyleri kendi çapında kanunlarla anlatmaya çalışmışsın...Öncelikle herkesin mesajını okudum ve alıntılayıp cevap vermem mümkün değil o yüzden genel olarak yazacağım. Bir tane de polise tapar arkadaş gelmiş, onun için de cevap vereceğim.
Öncelikle, ben günlük hayatımda haklı olsam bile kusura bakmayın deyip konuyu kapatan, trafikte bir kişiyle bir tartışmamış biriyim. Trafikte kaç kişiden haklı olduğum halde özür dileyip konuyu kapatmışımdır.
Şimdi buradaki durum farklı, neden farklı? Karşınızdaki kişi yetki alanların dışında müdahale ediyor. Artık ülke sirke döndüğü için bazılarınız bu durumu kabul etmiş olabilir ama sen kabul et ben kabul et o kabul et o zaman herkes paşadan çok paşa oluyor.
Kanunlara göre: Arabanıza bindiniz. Emniyet kemerini taktınız. Arabanızı çalıştırdınız. Sürücü koltuğunda oturuyorsunuz. Polis size gelip ehliyet soramaz. Çünkü aracınız karayolunda değil ve araç kullanma fiili GERÇEKLEŞMEMİŞTİR.
Emniyet Genel Müdürlüğü Trafik Hizmetleri Başkanlığı, 2020 Genelgesi'nde de açıkça belirtilir ki: Sürücü belgesi kontrolü, aracın karayolunda seyir halindeyken veya karayolu trafiğinde sürüş pozisyonunda iken yapılmalıdır. Park halinde veya özel mülkte bulunan araçlarda sürücü belgesi talep EDİLEMEZ.
Ben motorun üstüne kaskımı giydim eldiveni giydim ve oturdum. Eğer motor trafikte değilse veya yola çıkmamışsa benden sürücü belgesi talep EDEMEZ yasal olarak da böyle bir hakkı YOK.
Şimdi bu durumu farklı ele alalım: Kardeşinizle motor yıkayacaksınız, motorun anahtarını verdiniz ve motoru ortaya çekmesini sizin de işte zincir yağı, parlatıcı vs alıp geleceğiniz söylediniz. Tam o sırada trafik polisi geçiyor ve kardeşinize ehliyet kontrolü yapıyor. Ehliyeti olmadığı için ÖKÜZ gibi ceza yazıyor ve gidiyor. Siz arkasından helal olsun POLİS GÖREVİNİ YAPTI diyorsanız burada sorun sizde. He yok arkasından hangi polis o öyle böyle bir hakkı yok diyorsanız SORUN POLİSTE.
Şimdi diyelim ben şüpheli hareketler yaptım, polis gelip karşıda terörist olsa kafasını çevirmeyecek polis, bana gelip terörist muamelesi yine yapamaz. Gelir yanıma motorun ruhsatını görebilir miyim der, evet derim burada atladığınız nokta motorun ruhsatını motor park halinde bile olsa isteyebilir. Çünkü belki çaldım, belki izinsiz aldım motoru vs. Gelir ruhsat ister ruhsatı veririm plaka kontrolü yapar sorun yoksa kolay gelsin der gider. Başka bir türlü bir durum yetki alanında değil aksi durumu da KABUL EDİLEMEZ. Ki ben orada ruhsat da verdim. İstediğinde herhangi bir zorluk yaşatmadım.
Diğer yandan, orada polisle diyaloğa girip uzamasından bahseden kişiler olmuş. Ben orada ANAYASAL hakkımı kullanıyorum. Bir devlet memuru yetki alanı dışında size cezai bir işlem uygulamak istiyor ve ben de buna ANAYSAL hakkım olan durumu ona karşı kullanıyorum. Ben polise, polislik kanunu öğretiyorum bu daha vahim değil mi? Orada ehliyetim yanımda yok diye ceza yazsa tamam mı diyeceğim? Hadi sizin dediğiniz gibi yaptım, yıkamaya giderken de ehliyetimi ve cüzdanımı almayı unuttum diyelim. Ehliyetin nerede? Yanımda yok. O zaman cezai işlem uyguluyorum ehliyetini yanında taşımalıydın dese haklı mı olmuş oluyor. Karşınızdaki POLİS de olsa SAVCI da olsa CUMHURBAŞKANI da olsa hepsi birer devlet memuru ve verilen görev ve görev alanları, davranışını belirleyen YASALAR VAR. Bu sebeple kimse GÖREV ALANINI, YASAL ALANIN dışına çıkamaz. Bir asayiş kontrolünde size EHLİYET SORULAMAZ, YETKİSİ YOKTUR. En fazla kimlik ve ruhsat görebilir. Bu zamana kadar kaç kere yunus polisi çevirdi çantamı aradı ruhsatıma baktı EHLİYET SORMADI iyi akşamlar deyip devam ettim. Hatta çok da sohbet edip beraber gülüp öyle ayrılmışlığım da olmuştur. HİÇBİR POLİS YETKİ ALANI DIŞINDA MÜDAHELE EDEMEZ.
Diğer yandan polise tapan bir arkadaş var ona da diyeceğim şu: Fazla polise tapma, başına çok kötü şeyler gelebilir. Karşındakini ilahi bir varlık olarak görmen senin eziklik psikolojisi ile alakalı. İstersen sana bir psikolog önereyim de, kendine bir çeki düzen ver. Ayrıca konu boş geldiyse de okumadan geç. Konu açmadan önce sana soracak halim yok.
Ek olarak sitenin güvenlik kameralarına bakmayacaktım ama yarın güvenlik kamerasından aracın plakasını alıp, mala zarar verme ve yetki alanı dışında müdahaleden dolayı neler yapılabiliyor diye bir bakıp ayrıca Cimer'e yazacağım. O motorun orada anasını ağlatmaya hakkı yok. Motoru bile isteye zarar vermeye çalışması zaten art niyetli olduğunu gösterir. Hiçbir egzoz kontrolünde hadi motor 1 saniye önce çalıştı olsun son devire çıkaralım orada tutup egzozu dinleyeyim diye bir şey OLAMAZ.
Abi sert olunacak insana sert olunuyor istisnalar var meslekte dangalak çok.Ben de şanslı insanlardanım, bana da denk gelen polislerin çoğu aşırı kibar.
Gerçi asayiş, terörle mücadele, narkotik gibi birimlerle işim olmuyor, belki onlar biraz daha farklı, daha serttir.
Kanunlarla ilgili benim de şikayetim çok abi.İyi hoş bir şeyleri kendi çapında kanunlarla anlatmaya çalışmışsın...
Ama bir şeyi kaçırmışsın...
Kanunlarımıza yeni eklenen Daha doğrusu KHK dan heberin yok anlaşılan...
Burda derki , suç işlemesine gerek yoktur.. İşleyebilme ihtimali, ya da potansiyeli varsa polis suçlu gibi işlem yapabiliyor...
Yani sen diyorsun ya üzerinde değildim, trafikte değildim diye..
Seni kurtarmıyor maalesef...
Adam savunmasında motoruna binip kaçacağı şüphesi oluştu işlem yaptım diyecektir...
Haklı çıkma ihtimalin sıfır...
Ha burda polisin tarafındamıyım hayır...
Senin tarafındayım... Ama ne yaparsan yap..
Coğrafya kaderdir...
Evet, o çizginin arkasında durmak ZORUNDASINIZ.Ben de fikrinizi alayım. Işığın yanındaki yaya geçitli çizgide bekleyerek suç mu işlemiş oldum? (Bu arada lambasız yaya geçitlerinde de var böyle çizgi)
Sırasıyla koruma, çevik kuvvet ve trafikçilerden çekinmek gerek.Gerçi asayiş, terörle mücadele, narkotik gibi birimlerle işim olmuyor, belki onlar biraz daha farklı, daha serttir.
Doğru. Ama vatandaşın da polisten üstün olmadığını bilmesi gerekir.polis vatandaştan üstün değil.
Osman abi çekinmek gerek diyorsun da aslında onlardan çekinmemek gerekSırasıyla koruma, çevik kuvvet ve trafikçilerden çekinmek gerek.
Asayiş, terörle mücadele, narkotik gibi birimlerde çalışan personel biraz daha kalbur üstüdür.
Beceriksiz, niteliksiz adamları ya kapıya, ya sokağa veya kavşağa dikerlerdi ben oralarda çırak iken.
Mesaj otomatik olarak birleştirildi:
Doğru. Ama vatandaşın da polisten üstün olmadığını bilmesi gerekir.
Kimileri ya takvadan ya da takladan dolayı kendilerini memurdan üstün görüyor. Kim olduğunun bilinmesini istiyor. "Kim olduğu, kimin çocuğu olduğu" elli metreden belli oluyor hâlbuki. (Bkz. Vezirköprülü Turan Kaya'nın cıvata yeğeni)