TR Motor Kültüründe Neden Sadece Japon Merakı Var ?

Katılım
1 Haz 2024
Mesajlar
257
Merhaba,

Ülkemizde motor denince varsa yoksa Japon. Japon aşağı Japon yukarı. Niye Amerikalı veya Avrupalı markalara bu denli bir fan olma veya bağımlılık yaygınlık yok. Ülkemizde motosiklet niye bu denli Japonlar ile özdeşleşmiş durumda ? Yaşça büyük olanlardan bu işin arka plan hikâyesini anlatabilecek olan var mı ? Bu Avrupalı, Amerikalı veya Hintli markaların ülkemiz pazarına geç girmesi gibi bir durum ile mi alakalı ?
Ve neden Türk motosiklet sürücülerinde motorda aşırı kalite ve uzun ömürlü yani evladiyelik gibi olmalı mantığı var ? Sonuç olarak motosiklet zaten ilk kazada dahi ölüm veya ciddi derecede hastanelik olma ihtimalini göze alarak bindiğin yani bir araba alır alırım 10 yıl rahat binerim diye kesin konuşmayacağın bir taşıt. Hele ki Türk trafiğinde.
 
Katılım
16 Eki 2015
Mesajlar
3,239
Motosikleti
Çükü Olanın Dükü Olur.
Seç, beğen, al.
r1af3rd.jpg

Amerigalı
bbcn6uj.jpeg
 
Son düzenleme:
Katılım
15 Tem 2007
Mesajlar
2,631
42 ye doğru yol almış ve 90 lardan beri motosiklete kafayı yormuş biri olarak söyleyeceğim. Tamamı ilen servis ve bozulmama ile alakalı japon markaları Türkiye de çok tutuluyor. Yalnız bu sadece Türkiye değil avrupa ve Amerika için de geçerli. çok detaya girmeden şöyle bir gerçeklikte var. 90 lar dan 2010 lara kadar hemen hemen üretilen her motorun bir kronik arızası vardı ve bu arızalar giderilemiyordu. Bir süre sonra üretimden kalkan motorun parçasını bulup onu yürür hale getirmekte imkansız hale geliyordu. Bu yüzden İnsanlar daha garantici markalara yönelmek zorunda kaldılar. Kaldı ki Türkiye de japonların hepside iyi değildir. Mesela kawa ile suzuki her anlamda honda ve yamahadan daha kaliteli olmasına rağmen kimse kolay kolay bulaşmak istemez işte burada da japon olması onu kurtarmıyor servis alt yapısı öne çıkıyor. Avrupalıları hiç saymıyorum bile Ducatileri,Agusta,Aprilla gibi markaların motorlarını 15 bin km den sonra satması çok zor oluyormuş. KTM nin dahi avrupa da yedek parçasını bulmak zormuş kaldı ki avusturya markası... Aklıma gelenler bunlar
 
Katılım
23 Kas 2024
Mesajlar
3,802
Motosikleti
Aprilia Tuareg 660
avrupalıların motosiklet kültürü farklı japonların farklı bu nedenle farklı şeylere hitap eden aletler üretiyorlar avrupalılar daha egzotik daha zevkli aletler üretirken japonlar daha uzun ömürlü daha herkesin ulaşabileceği aletler üretiyor bizim memleketin insanı da sürdüğü aletten zevk almak yerine 2. el piyasasına bakar şehrinde 12 tane servisi var mı diye bakar yürütme maliyeti hangisi daha ucuz diye bakar bu da avrupa seviyesinde bi refaha erişene kadar bu ülkede hiçbi zaman değişmeyecek
 
Katılım
1 Haz 2024
Mesajlar
257
avrupalıların motosiklet kültürü farklı japonların farklı bu nedenle farklı şeylere hitap eden aletler üretiyorlar avrupalılar daha egzotik daha zevkli aletler üretirken japonlar daha uzun ömürlü daha herkesin ulaşabileceği aletler üretiyor bizim memleketin insanı da sürdüğü aletten zevk almak yerine 2. el piyasasına bakar şehrinde 12 tane servisi var mı diye bakar yürütme maliyeti hangisi daha ucuz diye bakar bu da avrupa seviyesinde bi refaha erişene kadar bu ülkede hiçbi zaman değişmeyecek
Valla benim esas garibime giden motoru araba gibi uzun ömürlü alet gibi düşünerek seçmesi ülkemiz insanlarının. İstersen pilot düzeyinde motorcu ol ilk kazada hayatta olup olmayacağın belli bile değil ama adam motorla baya ciddi ilişki gibi bişey düşünüyor. Bu mentalite bana çok garip geliyor. Bir diğer tuhaf olanda ülkemizde birinci taşıt olan arabalarda böyle bir kümelenme de yok. Arabacılarda kendi içinde çok kalabalık bir grup iken onlarda böyle bir ülke grubuna yığılma olmaması da ayrı garip bence. Al otur sosyolojik olarak incele 😁
Mesaj otomatik olarak birleştirildi:

42 ye doğru yol almış ve 90 lardan beri motosiklete kafayı yormuş biri olarak söyleyeceğim. Tamamı ilen servis ve bozulmama ile alakalı japon markaları Türkiye de çok tutuluyor. Yalnız bu sadece Türkiye değil avrupa ve Amerika için de geçerli. çok detaya girmeden şöyle bir gerçeklikte var. 90 lar dan 2010 lara kadar hemen hemen üretilen her motorun bir kronik arızası vardı ve bu arızalar giderilemiyordu. Bir süre sonra üretimden kalkan motorun parçasını bulup onu yürür hale getirmekte imkansız hale geliyordu. Bu yüzden İnsanlar daha garantici markalara yönelmek zorunda kaldılar. Kaldı ki Türkiye de japonların hepside iyi değildir. Mesela kawa ile suzuki her anlamda honda ve yamahadan daha kaliteli olmasına rağmen kimse kolay kolay bulaşmak istemez işte burada da japon olması onu kurtarmıyor servis alt yapısı öne çıkıyor. Avrupalıları hiç saymıyorum bile Ducatileri,Agusta,Aprilla gibi markaların motorlarını 15 bin km den sonra satması çok zor oluyormuş. KTM nin dahi avrupa da yedek parçasını bulmak zormuş kaldı ki avusturya markası... Aklıma gelenler bunlar
Ya şu da garip. Dünyada teknoloji dronelar ile savaş yapabilme düzeyine bile geldi ama motorlarda kronik arıza muhabbeti nasıl tedavülden kalkamıyor oda çok enteresan zaten.
 
Katılım
3 Şub 2025
Mesajlar
146
Motosikleti
?
Merhaba,

Ülkemizde motor denince varsa yoksa Japon. Japon aşağı Japon yukarı. Niye Amerikalı veya Avrupalı markalara bu denli bir fan olma veya bağımlılık yaygınlık yok. Ülkemizde motosiklet niye bu denli Japonlar ile özdeşleşmiş durumda ? Yaşça büyük olanlardan bu işin arka plan hikâyesini anlatabilecek olan var mı ? Bu Avrupalı, Amerikalı veya Hintli markaların ülkemiz pazarına geç girmesi gibi bir durum ile mi alakalı ?
Ve neden Türk motosiklet sürücülerinde motorda aşırı kalite ve uzun ömürlü yani evladiyelik gibi olmalı mantığı var ? Sonuç olarak motosiklet zaten ilk kazada dahi ölüm veya ciddi derecede hastanelik olma ihtimalini göze alarak bindiğin yani bir araba alır alırım 10 yıl rahat binerim diye kesin konuşmayacağın bir taşıt. Hele ki Türk trafiğinde.
Benim Motorum Yok Ama Bende Japon Seviyom Özelliklerini Bilmeme Rağmen İnsanlar Japon Övüyor Herkes Fanı Oluyor
 
Katılım
15 Tem 2007
Mesajlar
2,631
Ya şu da garip. Dünyada teknoloji dronelar ile savaş yapabilme düzeyine bile geldi ama motorlarda kronik arıza muhabbeti nasıl tedavülden kalkamıyor oda çok enteresan zaten.
Son 10 senede büyük markalarda üretilen motorların çok azında önemli kronik problemler var. Üretim teknikleri 90 lar gibi değil çok gelişti. Daha çizim aşamasında iken bilgisayar programlarından o parçanın nasıl çalışacağını, nerde sıkıntı çıkarabileceğini görebiliyorlar.
 
Katılım
5 Ağu 2022
Mesajlar
186
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
Merhaba,

Ülkemizde motor denince varsa yoksa Japon. Japon aşağı Japon yukarı. Niye Amerikalı veya Avrupalı markalara bu denli bir fan olma veya bağımlılık yaygınlık yok. Ülkemizde motosiklet niye bu denli Japonlar ile özdeşleşmiş durumda ? Yaşça büyük olanlardan bu işin arka plan hikâyesini anlatabilecek olan var mı ? Bu Avrupalı, Amerikalı veya Hintli markaların ülkemiz pazarına geç girmesi gibi bir durum ile mi alakalı ?
Ve neden Türk motosiklet sürücülerinde motorda aşırı kalite ve uzun ömürlü yani evladiyelik gibi olmalı mantığı var ? Sonuç olarak motosiklet zaten ilk kazada dahi ölüm veya ciddi derecede hastanelik olma ihtimalini göze alarak bindiğin yani bir araba alır alırım 10 yıl rahat binerim diye kesin konuşmayacağın bir taşıt. Hele ki Türk trafiğinde.
Japonculuğun sebebi en ucuz kaliteli seçenek olması.
Ducati, KTM, Harley, Vespa... malları daha pahalı.
Motor en mantıklı araçtır. Sadece tek kişi için değil 2 kişilik bir çift için bile en ekonomik araçtır. Paradan tasarruf ettirdiği gibi hayatta en değerli şey olan zamanı kazandırır. Sabaha işe gidecek motorun varsa araba ve otobüsle gideceklerden daha fazla uyuyabilir ya güzel bir kahvaltı hazırlarsın. Akşammiş çıkışı sen yemeğini yediğinde araba ve otobüsle eve dönecekler belki hala yolda olur.
Arabadan daha güvenlidir. Arabayla hiçbir yere kaçamazsın bir kaza pozisyonunda. Motoru kaçırabilirsin. Bir afet ya da savaşta 4x4 monster truck modifiyeli aracını ana caddeye bile çıkaramazsın. Trafik kitlenir kalır. Yürüyerek gidersin çantanı alıp. Ancak motorun varsa daima bir yol bulunur. Vespa'nın hikayesi de budur. 2.Dünya savaşında İtalyanlar gizlice erzak, mühimmat taşımak için scooter icat etmiştir. Ruslar da 2x2 sepetli motorlar icat etmiştir.
İyi bir suv araba 5 milyonun üzerinde iken sadece Fiorino panelvan fiyatına 600-1000cc arası büyük endurolar alabilirisin.
İşletme maliyeti arabadan düşük, park sorunu yok.
Yeni motorlar motor için üretilen kış lastikleri, abs ve patinaj önleme sistemleri ile kışın da kullanmaya müsait. Kışın 4 tekerleği zincirli 4x4 araba da tehlikeli. Gelir 12 tekeri birbirinden farklı desen kaplamalı bir kırk ayak kamyon konserveye çevirir seni. Ancak dikkatli bir endurocu böyle bir pozisyondan kaçar.

125cc yeni nesil bir motosiklet şu anda şehiriçi için tartışmasız en verimli araçtır. Toplu taşımadan bile ucuzdur. Uzun yolda ise tek değil de 2 kişi ile yolculuk yapılacaksa yine belli mesafelerde toplu taşımadan ucuz. Yakıtı iki kişinin bilet parasıyla kıyaslayacaksın. Yani komşu, yakın illere gidilecekse yine 125cc bir motosiklet toplu taşımadan ucuz.

Ayrıca temizlik ve bakım maliyetleri var. Motoru bir bezle silersin. Arabayı müstakil evin yoksa kendin yıkayamazsın. Mecburen benzinlikte haftasonu stres altında sıra bekleyerek yaparsın. Motorun bakımını kendin her yerde yaparsın. Arabanın bakımı o kadar kolay değil. Lifte kaldırmak, kriko...vs gerekir. Yine kendi garajın olmadan yapamazsın.
Lastik, balata, yağ değişimleri çok daha ucuzdur.

Peki arabacılar neden kamyon kullanmıyor? Kamyon daha güvenli. Yüksek, sağlam.
Yani kamyon dururken 4 tekerlekli, klostrofobik yürüyen kabirlere nasıl binebiliyorlar?
 
Katılım
29 Tem 2015
Mesajlar
18,439
Motosikleti
Sym Wolf Sb250Ni
Şu an nasıl pıtrak gibi her yerde Adv motorlar varsa, insanların yönelimi Adv tipli, çantalı, gagalı seyahat motorlarınaysa 20-30 sene önce de tam tersi super sport motorlara ilgi daha fazlaydı. Motor dendiğinde insanların aklına yarış motorları geliyordu. Yine o dönem 4 Japon da Türkiye pazarında yarış motorları kategorisinde daha yaygın, daha bilindik ve göz önündeydi. Bence Japon merakı buradan geliyor.

Devir değişti, zaman içinde Avrupalı üreticiler hem dizayn, hem kuvvet, hem de teknoloji anlamında müthiş motorlar yapmaya başladılar. Çinliler de gümbür gümbür geliyor.
 
Katılım
17 Nis 2018
Mesajlar
13,393
Motosikleti
D400
Çin motorların bakım aralıgı bazı japon modellere göre daha sık. yani 12bin km'de bir bakım yapılan japon varken çinler 2bin km'de bir bakıma giriyor cogunlukla.

Dogal olarak 50 bin km'ye gelebilen bir çin bakım kaynaklı bile japon motor parasını yiyor ki arızalar vs. bunları hiç saymıyorum.

Az arıza, geniş bakım aralığı sanırım japonun en büyük önceliği.

Avrupa / amerika motorları japon kalitesinde olmuyor genellikle zaten.
 
Katılım
10 Tem 2007
Mesajlar
2,739
Motosikleti
Kymco Downtown350i/Dominar 400/Suzuki GSX-8S
Devamlılık, bu hem parça hem usta hem de son kullanıcıda bilinç getiriyor. Burada hiç devamlılık arz eden bir marka hakkında soru gördün mü? Ama mantar markaların hep şurası şu oldu, burası bu oldu mesajları bitmiyor. Bunun için illa japona gerekte yok gy6 klonları ve cg ler devamlılığa bir örnek mesela.
 
Katılım
17 Nis 2018
Mesajlar
13,393
Motosikleti
D400
bu arada yazacaktım unutmuşum; biz iyi kötü bir şekilde bilgi veriyoruz.

mesela adamın bütçesi yeterli ise gidip saf gibi çin hint motor önermiyoruz ancak kafadaki japon algısı yüzünden forumdaki birçok arkadaşımız sınırları aşıyor.

Mesela 190 bine uzun yola gelecek motor soruyor dogal olarak bajaj öneriyoruz, sonra bajaja bineceğime 30 yıllık japona binerim diyen bir tip geliyor çıkıyor.
 
Katılım
27 Şub 2010
Mesajlar
818
Motosikleti
Suzuki Burgman 650
Valla benim esas garibime giden motoru araba gibi uzun ömürlü alet gibi düşünerek seçmesi ülkemiz insanlarının. İstersen pilot düzeyinde motorcu ol ilk kazada hayatta olup olmayacağın belli bile değil ama adam motorla baya ciddi ilişki gibi bişey düşünüyor. Bu mentalite bana çok garip geliyor. Bir diğer tuhaf olanda ülkemizde birinci taşıt olan arabalarda böyle bir kümelenme de yok. Arabacılarda kendi içinde çok kalabalık bir grup iken onlarda böyle bir ülke grubuna yığılma olmaması da ayrı garip bence. Al otur sosyolojik olarak incele 😁
Mesaj otomatik olarak birleştirildi:


Ya şu da garip. Dünyada teknoloji dronelar ile savaş yapabilme düzeyine bile geldi ama motorlarda kronik arıza muhabbeti nasıl tedavülden kalkamıyor oda çok enteresan zaten.
Ben oldum olası arabalara merakım, hevesim yok. Tek aracım motor. Pederde iki tane araç var 4 tekerlekli al birini kullan diyor çocukluktan beri istemiyorum. Bisikletten sonra 2 tekere devam ediyorum. Herkesin tercihi farklı. Tek bineceğim araca da uzun ömürlü olması ve az sorun çıkarmasını da elbette beklerim. Çan çin çon marka alıp elimde patlayacağına, servisi ustası ile akraba olacağıma uzun ömürlü, uzun süre idare etmesini beklemek normal bana göre.

Bu zamana da tayvan ve japon motorlarım oldu. Engelli olmamdan dolayı scooter kullabiliyorum. Vitesli ve ortası boş olmayan motor kullanmıyorum. Tayvan malı olan motoru Sym Joymax 250 53 bin km boyunca kullandım. Ama meret her kış ayı geldiğinde sabah marş almıyordu. Çanakkalede otelin önüne koyup ertesi gün sabah marş almıyordu gölgeden güneşe itekledim gittim otelde kahvaltı yaptım öyle döndüm eve. Kaç tane ustaya gösterdim sadece sym bakana da gösterdim, yetkili servisine de, iyi dedikleri ustalarada hepsi aynı. Sorsak her tarafına bakmışlar motorun. Sonra hem uzun yolda yetmiyor diye. 1,5 senedir. Japon Suzuki Burgman 650 kullanıyorum. Masraf çıkarması, çok yakması sorun değil. Aslanı besleyen yemini düşünmez misali. Elimdeki tek gerek ulaşım gerek keyif için bindiğim aracım içinde masraftan kaçınmam.

Ustalar sorununu bilmediği, anlamadığı motorlara kronik yaftası deyip geçiştiriyor. Sadece bu markalar için değil hepsinde öyle malesef. Face'de kullanmadığım motorları bile takip ediyorum. Bilmiyorum demek bizim ülkede ayıp olarak karşılandığı için herhalde kronik de geçsin mantığı var.
 
Katılım
20 Nis 2025
Mesajlar
258
Merhaba,

Ülkemizde motor denince varsa yoksa Japon. Japon aşağı Japon yukarı. Niye Amerikalı veya Avrupalı markalara bu denli bir fan olma veya bağımlılık yaygınlık yok. Ülkemizde motosiklet niye bu denli Japonlar ile özdeşleşmiş durumda ? Yaşça büyük olanlardan bu işin arka plan hikâyesini anlatabilecek olan var mı ? Bu Avrupalı, Amerikalı veya Hintli markaların ülkemiz pazarına geç girmesi gibi bir durum ile mi alakalı ?
Ve neden Türk motosiklet sürücülerinde motorda aşırı kalite ve uzun ömürlü yani evladiyelik gibi olmalı mantığı var ? Sonuç olarak motosiklet zaten ilk kazada dahi ölüm veya ciddi derecede hastanelik olma ihtimalini göze alarak bindiğin yani bir araba alır alırım 10 yıl rahat binerim diye kesin konuşmayacağın bir taşıt. Hele ki Türk trafiğinde.
Ülkemizde genel olarak kaliteli ürüne talep oluyor, ABD gibi yerlerde bu motorlar bedavadan biraz pahalıya satıldığı için bu motor kaç bin km gider bakım masrafı ne olur gibi şeylere takılmıyorlar. Ek olarak ne alırsalar alsınlar ikinci elde fiyatı ölüyor.

Türkiye şartlarında ise diğer ülkelerden döviz bazlı bile 3-4 kat pahalı satılan bu motorları zar zor alan Türkler doğal olarak “madem bu kadar para veriyorum bozulmasın masraf çıkarmasın” kafasında oluyor, tabi ülkede böyle bir genel kanı olduğu için ikinci eli de canlı oluyor sonuç olarak ikinci eli rahat diye de alan oluyor.

Türkiye’de bu kadar çok iPhone kullanılmasının sebebi de aynı şekilde uyarlanabilir. İnsanlar bu tip ürünlere yatırımlık altın gözüyle bakıyor biraz.
 
Katılım
7 May 2024
Mesajlar
1,817
Motosikleti
cbf 150
Eğri oturup doğru konuşalım ey Romalılar. Ülkemiz olan doğu Roma imparatrluğunda aşırı vergiler, hayat pahalılığı ve genel bir kültürsüzlük var.

Bu bakımdan külütürün olmadığı yerde insanlar jenerik motorlara daha iyi yatırım araçlarına kayarlar. Buda japondur.

Avrupa motorunu alsan onun bakımını yapabilicek motor servisi varmı? Ben Harley ve Ducati sahibi oldum. Yüzbinlerce Km bindim cahil ustalar yüzünden motosiklet servisinde olmuyan ekipman var garajımda.

Şimdi japonlar böylemi? bir kere saat gibi motorlar sen çok zorlamazsan sorun çıkarmazlar, ustalarıda zaten 70 000 gelmiş japona bile abi bunun sübap ayarına gerek yok 150 bin olunca gel derler yollarlar. Türkiyede kaç tane usta hayabusayı açarda ayar yapar söyleyin bana? zate3n açsa askeri ücretten servisdemi çalışır gider Romantechnicde roma havayollarının uçaklarını tamir eder.

ÖzetleRomada sadece japon motoru alınır Romanın batısınırından dışarda ne alırsanız alın ömrünüzün sonuna kadar binersiniz.
 
Katılım
15 Ocak 2024
Mesajlar
467
Motosikleti
Honda Forza 250 / Triumph Street Triple 765 RS
Şu an için bence en keyifli ve mantıklı kombo, Avrupalı motosiklet & biraz el beceriniz varsa yıllık bakımını kendiniz yapmanız. Günün sonunda motosiklete bir hasar geldiğinde Honda'nın da parça maliyetleri eskisi gibi değil...
 
Katılım
28 Şub 2025
Mesajlar
1,405
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
Eğri oturup doğru konuşalım ey Romalılar. Ülkemiz olan doğu Roma imparatrluğunda aşırı vergiler, hayat pahalılığı ve genel bir kültürsüzlük var.

Bu bakımdan külütürün olmadığı yerde insanlar jenerik motorlara daha iyi yatırım araçlarına kayarlar. Buda japondur.

Avrupa motorunu alsan onun bakımını yapabilicek motor servisi varmı? Ben Harley ve Ducati sahibi oldum. Yüzbinlerce Km bindim cahil ustalar yüzünden motosiklet servisinde olmuyan ekipman var garajımda.

Şimdi japonlar böylemi? bir kere saat gibi motorlar sen çok zorlamazsan sorun çıkarmazlar, ustalarıda zaten 70 000 gelmiş japona bile abi bunun sübap ayarına gerek yok 150 bin olunca gel derler yollarlar. Türkiyede kaç tane usta hayabusayı açarda ayar yapar söyleyin bana? zate3n açsa askeri ücretten servisdemi çalışır gider Romantechnicde roma havayollarının uçaklarını tamir eder.

ÖzetleRomada sadece japon motoru alınır Romanın batısınırından dışarda ne alırsanız alın ömrünüzün sonuna kadar binersiniz.

üstat, askeri ne ya ?

ya amerika/ avrupa da gezip gormediğin yer kalmamamış senin gibi gibi bir adama yakışmıyor.
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Yeni mesajlar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst