Joyride ile Enduro Turu!
Cumartesi sabah 9:00 suları.. Samsun Kabaceviz şelalelerine gitmek üzere yavaş yavaş toplanıyoruz.
Yola çıktık... Bendeniz Arsel ve yol arkadaşım Erdem, Endurocu ruhlu maxi scooter'ımız SYM ile katılıyoruz geziye
Pırıl pırıl bir havada sürüş gibisi yok. İlk rotamız Tekkeköy mağaralarına.
Scooter'larında endurolara eşlik edebildiği bu güzergahta enduro motoru olanlar avantajlarını kullanıyorlar zaman zaman.
Arsel(ben) TheCool ve Bafradan Özcan abiyi Tekkeköy mağaralarını izlerken görüyorsunuz...
Levent (Cooper) ve Şinasi abi (Okuryazar) önlerindeki mağaraya ilerlerken derin bir sohbete dalmışlar.
Paleoantolojik çağda mağara pencereleri henüz dörtgen değilmiş
Daha da yukarılarda keşfedilmemiş birşeyler olmalı.
Keşfedilmemiş birşey bulamadık ama panaromik manzara görülmeye değer.
Tekkeköyden ayrılıp Kabaceviz'e gidiyoruz. Ama önce yolda bir grup fotoğrafı gerekli.
Zaman zaman yol stabilize olsada etrafda bu manzara varken yol kimin umurunda?!
Sizce bu bir tablomu? Böyle bir tablonun içinde bir süre de olsa yaşayabilmek inanılmaz bir duygu.
İşte Samsun Valiliği'nin 1. Kabaceviz şenliklerini düzenlediği alan. Her yıl yapılması planlanıyor. Samsun motosiklet kulübü haricinde bir çok grup ve katılımcı da orada.
Erdem ve bizi oralara getiren SYM'miz birlikte. Burada bir süre dinleneceğiz.
Yaya olarak bir dizi şelale'nin ilkinin döküldüğü vadide ilerliyoruz. Kabaceviz şelaleleri 2004 yılında resmi olarak keşfedildi. Anlatılana göre dünya literatürüne girecek nitelikteki bu şelaleler Türkiye'nin en büyüklerinden.
Kanyon içi zaman zaman daralıyor fakat insan sonrasında ne olduğunu merak edemeden duramıyor.
İlk şelalenin altında hoş bir göl karşılıyor bizi. Köylülerin söylediklerine göre oldukça derinmiş bu küçücük göl.
Sonraki şelaleler için zorlu patikaları geçmemiz gerekti. İtiraf edeyim ben(Arsel) ve Ercan abi (Tornado) bu patikalarda epeyce yorulduk. (Yol boyu motor sürüşü + otuzküsür derece sıcakta ve üstelik öğlenin 1'inde dinlenmeksizin dağcılık bizi biraz aştı)
Sonunda şelalenin döküldüğü teraslardan birine vardık. Şinasi abi (Okuryazar) ayakkabılarını çıkarmamakta kararlı.
Üst terastan bir alttakine bakış. Sadece burada bile 40 metre civarında yükseklik farkı var.
Biraz yorgunluk atıp etrafı izleyelim.
En fazla biz yorulduğumuz için suyla en çok biz oynadık!
Şenlik alanına dönüyoruz. Yine sulu bir mola!
Öyle suyu bol bir yer ki burası, şenlik alanının hemen yanıbaşından başka bir dere geçiyor. Öğrendiğimize göre balığı da bolmuş bu suların.
Bu bir balık değil tabi ama arkadaş kendine kabaceviz camışı adını taktı.

(Yanımızda mayo getirmediğimizden ancak bu şekilde serinliyoruz. Fotoğrafta Erdem'in üstü yarım saat sonra kuruyacak!!)
Bu arada insanlar eğlenmeye devam ediyorlar. Etkinlikler sırasında Cooper'ın da muhteşem akro gösterileri oldu fakat ne yazıkki o sırada dere kenarında serinlemekte olduğumdan bunları görüntüleyemedim.
Dönüş zamanı... Yavaş yavaş toparlanıyoruz.
Dönüş yolu yine muhteşem.
Ana yola çıkmadan Tekkeköy civarında bir köyde çay molası verdik.
Hemen sonrasında vedalaşmak üzere birlikte çaylarımızı yudumluyor ve günü yorumluyoruz. Ben(Arsel) ve sevgili artçım Erdem ilk kez Samsun Motosiklet Kulübü'yle bir geziye katıldık, çok değerli insanlarla harika vakit geçirdik. Geziye katılan ve bu yazıları okuyarak anılarımızı paylaşan herkese sonsuz teşekkürler.