Yeni bir dizi soruyla kafaları karıştırmak istiyorum...

SuperSport motorlar hepimizin bildiği gibi yarış pistleri için, yarışmak için tasarlanıyor.Buna kimse itiraz etmez herhalde...
Peki bu motorlarla halka açık yollara çıkmak ne kadar doğru? Yani devletler ve hükümetler bu konuda ne kadar doğru bir iş yapıyorlar ? Üreticiler de sadece kar etme güdüsüyle mi bu modelleri pompalayıp satışa sunuyorlar?
Asıl can alıcı soru : Bugün SS binip kafasını kırmaya meyilli olan adam yarın FZ 6 , Z750 , Hornet 600 veya bunların 1000'lik türevleri gibi naked modellere binip gazlamayacak mı ? Gazlarsa SS'de kafası kırılacakken bunlarla kırılmayacak mı ?
Kolay gelsin
Beynini seveyim.
Ama yanlış bir noktadasın.

Burada tartışan hemen tüm arkadaşlar da aynı noktadalar.
SS motosikletler yarışmak için tasarlanmıyorlar.
Zaten bu topiğin baştan beri yanlış bir güzergahta seyretmesinin asıl sebebi de bu düşünce şekli.
Nasıl yani?:silent:
Şöyle...
Bir takım insanlar, bir takım araçlar tasarladı.
Sonra bir takım insanlar bu araçlarla yarış düzenlemeye başladı.
Yarış demek, rekabet demek.
Bu motosikletler de bu rekabetin içerisinde yoğrulup, yarış için en iyi sonucu verecek hale getirilmeye çalışıldı.
Serdar hocamın da yanılgıya düşmesinin en büyük sebebi bu zaten.
Motosiklet icat olunduğundan beri, rekabet de bunun yanısıra gelişmiştir.
Bu otomobil için de böyledir.
Firmalar, daha hızlı ve daha güçlü araçlar yapabilmek için, milyonlarca doları A.R.G.E harcamalarına ayırırlar.
Günümüzde sadece yarışmak için üretilen motosikletler, MOTOGP'de kullanılırlar.
MotoGp dışında, pistlerde ya da yollarda gördüğünüz tüm motosikletler, cadde için üretilmişlerdir.
Fakat bir kaç değişiklikle pistte yarışacak hale gelebilirler.
Yani sadece yarış için üretilmiş olan motosikletler, MotoGp de hayranlıkla seyrettiğimiz çeşitli boy ve ebatlardaki motosikletlerdir.
Bunlar caddeye çıkamazlar ve satılamazlar.
SüperSport ve SüperBike yarışlarında izlediğimiz motosikletler ise piyasada satılan, parayı veren herkesin sahip olacağı türden motosikletlerdir.
Hatta SS ve SBK kategorisinde yarışabilmek için, motosikletinizin en az 1000 adet üretilmiş ve satışa çıkmış olması gerekiyor.(
1000 adet konusunda emin değilim. Aklımda öyle kalmış. Bir ara kurallara bakar, yanlışsam düzeltirim.)
**************************************
Bir çok arkadaşımız bu topiğe değerli katkılarda bulunmuşlar.
Tabii ki verilen emeği göz ardı edecek değilim ama SBK nikli arkadaşımızın ısrarla gözümüze sokmaya çalıştığı nokta, nedense göz ardı edilmiş ve ya anlamamazlıktan gelinmiş.
Bu gün yapay zeka üzerinde çalışılıyor ve üretilen robotlar bile işin içine insan faktörü girmeyince tehlikeli olamıyorlar.
Tank çok öldürücü bir alet ama kendi kendine değil.
O tankı bir insanın eline verirseniz, binlerce insanı öldürecek bir makina haline geliyor.
İstatistikler belki önemli veriler taşıyor ama bunu bireye indirgediğinizde bir anlamı kalmıyor.
Bir arkadaşımız çok güzel bir cümle yazmıştı topiğin birinde.
"
Eğer istatistiklere göre yaşasaydım, kendi mevlüdüme 25 sene geç kalmıştım."
Nefis bir cümle...
Yani istatistiği bireye indirgemek biraz basit kalıyor.
Trafikte araç kullanma adabını bilmiyorsanız, altınızda hangi araç olursa olsun, tehlikedesiniz demektir.
Bunun SS ya da scooter olması bir şeyi değiştirmez.
Fakat benim dikkat çekmek istediğim bir başka nokta var.
O da şu....
"Hız yapmak isteyen arkadaşlar piste girsinler"
Böyle bir söz herkesin diline dolanmış nedense.
Bu sözü okuyan ya da duyanda şöyle bir kanı oluşuyor.
"Hımmm!!! ben hız yapmak istiyorum. Öyleyse piste gidip, gönlümce hız yapayım.."
Sakın ha!!!!!
Yukarıdaki cümleyi unutun arkadaşlar.
Hız yapmak için piste girilmez.
Pist, trafikten çok daha karmaşık ve çok daha fazla eğitim isteyen bir mevzudur.
Öyle, alayım motoru piste gideyim,hız yapayım muhabbeti, trafikte yapacağınız hızdan kat be kat tehlikelidir.
Bu anlamda, pistin tek avantajı, karşınıza bir kamyon çıkma,ya da hatalı sollama yapan bir araca kafadan girme ihtimalinizin olmamasıdır.
Ya da karşıdan karşıya geçen bir yayaya çarpma ihtimaliniz yoktur.
(Gerçi Türkiye şartlarında yüzde yüz böyledir demem çok saçma olur.)
Sözün özüne gelecek olursak,
biz bu konuyu geçen yazdan beri tartışıyoruz.
Shireker,yukarıda linkini vermiş.
Bir göz atar, yorumlarsanız, gerçekten büyük katkıda bulunmuş olacaksınız.
Her ne kadar katılmasam da bir çok arkadaşın yürüttüğü mantığı, zekice bulduğum için, burada tartışan arkadaşların, oraya da katkı yapmasını çok isterim....