Motosiklet Eğitmeni
- Katılım
- 27 Ocak 2008
- Mesajlar
- 11,727
- Konu Yazar
- #1
Hepinizin bildiği gibi motosiklet sürücülerinin bir çok problemi var. Bu problemler çözülebilir problemler olmasına rağmen, gerek birlikte hareket kabiliyetimizin olmayışı, gerekse vurdum duymazlık nedeniyle ortada duruyor.
Kişisel hareket etmek yerine birlikte hareket etmenin çok daha etkili olacağı gerçeğinden yola çıkarak bu yazıyı yazmaya karar verdim.
Fakat birlikte hareket edebilmek için hepimizin sorunun ne olduğu ve çözüm yolları konusunda bilgi sahibi olmamız gerekiyor.
Herkes devletten bir şeyler talep ediyor ama bu bireysel bazda oluyor.
Devlet kimi ciddiye alacak?
Bu nedenle sizlerin katılımıyla problemleri ve çözüm yollarını belirleyip ortak bir bildiriyi basın yoluyla yetkililerin gözüne sokmamız gerekiyor.
Bu bildiriyi oluşturabilmemiz için konuya hakim arkadaşların görüşlerine ihtiyacımız var.
Ben motosiklet kullanımının yaygınlaşması ve sürüş bilincinin oluşması yönünde kendi görüşlerimi ortaya koyuyorum.
Sizler de katkıda bulunursanız ortak bir metin üzerinde anlaşıp, daha sonra harekete geçebiliriz.
Fakat daha önce de dediğim gibi, hukuksal ve sosyal anlamda konuya hakim arkadaşların desteğine ihtiyacımız var.
Umarım burayı görürler ve desteklerini esirgemezler.
Benim öneri ve görüşlerim şunlardır.
1. Motosiklet yeniden tanımlanmalıdır.Kanundaki motosiklet tanımı yetersizdir.
2. Scooter ve mopet türü motosiklet kullanımı için (belli bir hacme kadar) ehliyet şartı kaldırılmalıdır. 16 yaşından gün alan herkes bu tür motosikletleri kısa bir trafik brifingine katılarak kullanabilmelidir.
3. Belli bir güç ve hacme kadar olan(örneğin avrupa da bu güç sınırı 24 kw dır.) motosikletler için B sınıfı ehliyet yeterli olmalıdır. Bu tür motosikletler için ayrıca A sınıfı ehliyet şartı kaldırılmalıdır.
4. Yine yukarıda belirttiğim güce kadar olan motosikletlerde vergi indirimi yapılmalı hatta teşvik ve destek, devlet eliyle verilmelidir.
5. Motosiklet ehliyeti alan şahısların en az 2 yıl ancak belli bir güç ve hacimdeki motosikletleri kullanabilmelerine izin verilmelidir.
6. Yukarıdaki maddede yazdığım sistemin işleyebilmesi için sigorta sistemi değişmeli ve ehliyeti yetersiz olduğu halde büyük motosiklet alanların motosikletleri sigorta edilmemelidir. Tabii bu istemin de işleyebilmesi için kişi adına sigorta sistemi devreye girmelidir. Yani yeni ehliyetli bir şahıs yüksek hacimli motosikletleri kullanabilmek için adına kayıtlı 2 yıllık bir poliçeyi ibraz etmek durumunda bırakılmalıdır. Bunun için kontrol mekanizması kurmaya da gerek yoktur. Yeni bir motosiklet alındığında sigorta şirketi 2 yıllık eski poliçe olmazsa işlem yapmaz olur biter.
7. Devlet motosiklete özel sigorta yapan şirketlere teşvik ve destek vermelidir. Hatta poliçenin bir bölümü devlet garantisi altına alınmalıdır.
8. Motosikletlerde kask kullanımı zorunludur. Bu konunun takibi iyi yapılmalı ve yaptırımlar caydırıcı seviyeye yükseltilmelidir. Kasksız motosiklet kullananlar ağır cezalara çarptırılmalı tekrarı halinde ehliyet hakkı elinden alınmalıdır.
9. Motosiklet ekipmanı satan kişi ve kuruluşlar denetlenmelidir. Uygun olmayan kask ve benzeri koruma malzemesi satan işyerleri cezalandırılmalıdır.
10. Şehir içi ve şehirler arası hız limitleri diğer araçlarla aynı seviyeye getirilmelidir. Şehirler arası hız limiti motosiklet kullananlar için hayati tehlike taşımaktadır…
Evet arkadaşlar. Ülkemiz enerji kaynakları açısından dışa göbekten bağlı bir ülkedir. En azından petrol kaynaklarını daha tasarruflu kullanabilmek ve sıkışık trafikte rahat bir nefes alabilmek için motosiklet kullanımının yaygınlaştırılması gerekliliği hepinizce malum olan bir konudur.
Bunları yapabilmek ve ölüm oranını azaltabilmek için devlete büyük bir görev düşmektedir. Fakat bu görevi onlara hatırlatacak olanlar biz motosiklet kullanıcılarıdır.
Aklıma birşeyler geldikçe maddelere ekleme yapacağım.
Fakat sizlerin de katkıda bulunmasını istiyorum.
Ağlamayan çocuğa meme vermezler özlü sözü hepinizin malumudur.
Biz taleplerimizi bir araya getirip, devlet babadan isteyelim.
Yine bir atasözüyle bitireyim.
“İsteyenin bir yüzü kara, vermeyenin iki yüzü”
Dip Not: Yazdığım görüşler tartışmaya açıktır. Doğal olarak görüş bildiren diğer arkadaşlarınkiler de öyle olacaktır.
Zaten tartışalım diye konuyu açtım. lütfen belirli bir seviyeyi korumaya özen gösterin...
[NOT]Değerli arkadaşlar;
bu topiğe sonradan üye arkadaşlarımız tarafından son derece yerinde ve kaliteli katkılarda bulunulmuştur.
Bu nedenle yorum yazmadan önce lütfen topiği baştan sona okuyunuz.
[/NOT]
Kişisel hareket etmek yerine birlikte hareket etmenin çok daha etkili olacağı gerçeğinden yola çıkarak bu yazıyı yazmaya karar verdim.
Fakat birlikte hareket edebilmek için hepimizin sorunun ne olduğu ve çözüm yolları konusunda bilgi sahibi olmamız gerekiyor.
Herkes devletten bir şeyler talep ediyor ama bu bireysel bazda oluyor.
Devlet kimi ciddiye alacak?
Bu nedenle sizlerin katılımıyla problemleri ve çözüm yollarını belirleyip ortak bir bildiriyi basın yoluyla yetkililerin gözüne sokmamız gerekiyor.
Bu bildiriyi oluşturabilmemiz için konuya hakim arkadaşların görüşlerine ihtiyacımız var.
Ben motosiklet kullanımının yaygınlaşması ve sürüş bilincinin oluşması yönünde kendi görüşlerimi ortaya koyuyorum.
Sizler de katkıda bulunursanız ortak bir metin üzerinde anlaşıp, daha sonra harekete geçebiliriz.
Fakat daha önce de dediğim gibi, hukuksal ve sosyal anlamda konuya hakim arkadaşların desteğine ihtiyacımız var.
Umarım burayı görürler ve desteklerini esirgemezler.
Benim öneri ve görüşlerim şunlardır.
1. Motosiklet yeniden tanımlanmalıdır.Kanundaki motosiklet tanımı yetersizdir.
2. Scooter ve mopet türü motosiklet kullanımı için (belli bir hacme kadar) ehliyet şartı kaldırılmalıdır. 16 yaşından gün alan herkes bu tür motosikletleri kısa bir trafik brifingine katılarak kullanabilmelidir.
3. Belli bir güç ve hacme kadar olan(örneğin avrupa da bu güç sınırı 24 kw dır.) motosikletler için B sınıfı ehliyet yeterli olmalıdır. Bu tür motosikletler için ayrıca A sınıfı ehliyet şartı kaldırılmalıdır.
4. Yine yukarıda belirttiğim güce kadar olan motosikletlerde vergi indirimi yapılmalı hatta teşvik ve destek, devlet eliyle verilmelidir.
5. Motosiklet ehliyeti alan şahısların en az 2 yıl ancak belli bir güç ve hacimdeki motosikletleri kullanabilmelerine izin verilmelidir.
6. Yukarıdaki maddede yazdığım sistemin işleyebilmesi için sigorta sistemi değişmeli ve ehliyeti yetersiz olduğu halde büyük motosiklet alanların motosikletleri sigorta edilmemelidir. Tabii bu istemin de işleyebilmesi için kişi adına sigorta sistemi devreye girmelidir. Yani yeni ehliyetli bir şahıs yüksek hacimli motosikletleri kullanabilmek için adına kayıtlı 2 yıllık bir poliçeyi ibraz etmek durumunda bırakılmalıdır. Bunun için kontrol mekanizması kurmaya da gerek yoktur. Yeni bir motosiklet alındığında sigorta şirketi 2 yıllık eski poliçe olmazsa işlem yapmaz olur biter.
7. Devlet motosiklete özel sigorta yapan şirketlere teşvik ve destek vermelidir. Hatta poliçenin bir bölümü devlet garantisi altına alınmalıdır.
8. Motosikletlerde kask kullanımı zorunludur. Bu konunun takibi iyi yapılmalı ve yaptırımlar caydırıcı seviyeye yükseltilmelidir. Kasksız motosiklet kullananlar ağır cezalara çarptırılmalı tekrarı halinde ehliyet hakkı elinden alınmalıdır.
9. Motosiklet ekipmanı satan kişi ve kuruluşlar denetlenmelidir. Uygun olmayan kask ve benzeri koruma malzemesi satan işyerleri cezalandırılmalıdır.
10. Şehir içi ve şehirler arası hız limitleri diğer araçlarla aynı seviyeye getirilmelidir. Şehirler arası hız limiti motosiklet kullananlar için hayati tehlike taşımaktadır…
Evet arkadaşlar. Ülkemiz enerji kaynakları açısından dışa göbekten bağlı bir ülkedir. En azından petrol kaynaklarını daha tasarruflu kullanabilmek ve sıkışık trafikte rahat bir nefes alabilmek için motosiklet kullanımının yaygınlaştırılması gerekliliği hepinizce malum olan bir konudur.
Bunları yapabilmek ve ölüm oranını azaltabilmek için devlete büyük bir görev düşmektedir. Fakat bu görevi onlara hatırlatacak olanlar biz motosiklet kullanıcılarıdır.
Aklıma birşeyler geldikçe maddelere ekleme yapacağım.
Fakat sizlerin de katkıda bulunmasını istiyorum.
Ağlamayan çocuğa meme vermezler özlü sözü hepinizin malumudur.
Biz taleplerimizi bir araya getirip, devlet babadan isteyelim.
Yine bir atasözüyle bitireyim.
“İsteyenin bir yüzü kara, vermeyenin iki yüzü”
Dip Not: Yazdığım görüşler tartışmaya açıktır. Doğal olarak görüş bildiren diğer arkadaşlarınkiler de öyle olacaktır.
Zaten tartışalım diye konuyu açtım. lütfen belirli bir seviyeyi korumaya özen gösterin...
[NOT]Değerli arkadaşlar;
bu topiğe sonradan üye arkadaşlarımız tarafından son derece yerinde ve kaliteli katkılarda bulunulmuştur.
Bu nedenle yorum yazmadan önce lütfen topiği baştan sona okuyunuz.
[/NOT]
Son düzenleme: