sobalı evde büyümek

Katılım
9 Kas 2018
Mesajlar
279
Motosikleti
Yamaha x-max 250 ABS (2025)
o günleri çok özlüyorum desem azdır.

akşam okuldan gelinirdi, anne sobayı yakardı baba çekyatta sobanın yakın tarafına oturur, biz çocuklar minderle sobanın önüne dizilirdi.

yere sofra serilir yemek yerde yenir, anne toplar babaya çay getirir çocuklar mandalina yer kabuklari sobanın üzerine dizerdi.

yatmaya yakın sobanın önüne ıslanmasın diye kilim serilir onun üzerine bir leğen ve içinde banyo yapılırdı. havluya sarılıp titreye titreye sobanın yaninda kuruyana otururulurdu.

kahvaltıda baba soba üzerinde ekmek kızartır, üzerine yağ sürülüp yenirdi..

güzel günlerdi.
 
Katılım
25 Eki 2004
Mesajlar
6,182
eskileri bende özlüyorum ama tek özlemediğim şey soba :D kış geldimi boruları diz bazen baca tıkanır kışın ortasında evin içini duman basar :))2 kez devirmişliğim vardır..
 
Katılım
29 Tem 2010
Mesajlar
1,347
Sobaya yapıştırılan ayaklarda eriyen çoraplar, kış günü dışarda asılı olup donan çamaşırların sobanın üstüne asılması,

Her zaman üstünde 1 güğüm suyun sıcak olması.
Çayı demleyip sobanın üstüne koyduktan sonra, üst çaydanlığın kapağını kaldırıp sobanın üstüne 1 damla su damlatıp o bir damlanın soba üstündeki cızırtılı şekilde yok oluşunu izlemek.
Gece sobanın tavana verdiğe ışığa bakara uyumak.
Evin babası balta ile odunları keserken büyük oğlu arkdaşları ile gezer, küçük oğlu da eline keseri alır babasına yardım eder. Ardiyeden kamyon dolusu kömür evin önüne gelir. Küreklerle kovalarla kömürlüğe götürülür.
Sobayı kuran babanın kuruluma başlangıcından tutun da tavana,duvara telle boruları tuttururken sergilediği mimar havası.
Sobanın üstünde pişen ekmeği iyice bastırıp yapışması, sonra onu bir an önce oradan kaldırayım derken ekmeğin yarısının orda kalması. O kalıntıları temizlemek zorunda olan anneden fırça yemek.
Sobanın yanında ayakta durup ısınırken rölanti sorunu çeken motosiklet gibi harlı şekilde yanması anında kurulan hayaller.

Benim küçükken yaşadıklarımı keşke şimdi evladım yaşayabilse ama sobalı ev kalmadı ki... Kalsa da şimdi kimse uğraşmak istemiyor doğru düzgün..
 
Son düzenleme:
Katılım
8 Eyl 2016
Mesajlar
2,484
Bide olayın kömür taşıma kısmı vardı.Kömürlükten eve taşıma değil ama.Kamyon gelirdi mahalleye bizim sokaktaki 4 5 komşuya yıkardı kömürü.Kimine 3 kimine 4 kimine 4.5 ton.Tüm mahalle imece usulü yoldan kömürlüğe taşırdı o kömürü.Tabi torba kömür gibi küçük küçük olmazdı büyük levhalar şeklinde olurdu.Onu yolda belli bir iriliğe kadar kazmayla baltayla küçültürdük.Kapkara olur akşam banyo faslı olurdu.
 
Katılım
17 Ocak 2016
Mesajlar
636
Sobanın yanına konan mavi leğende, sobanın üstündeki güğümde ısıtılan suyla, genellikle pazar akşamları, banyo yapmaktır.
 
Katılım
3 Kas 2016
Mesajlar
5,548
kömürü taşıyıp sobayi kurma, yakma gibi işlerler uğraşmadiginiz için özlersiniz tabii.
 
Katılım
18 Mar 2017
Mesajlar
384
Sobanın altına kocaman bir mermer konulurdu. Boruya takılan çamaşır askılığı efsanedir. Bazen tüterdi. Ev duman altı olurdu. Sonra kendimizi avutmak için çekti çekti derdik. Borulardan akıtma yapardı. Tel ile yoğurt kovası bağlanırdı. Eve gelen çocuklar için sobanın ismi Cıs idi. Döküm olan modeller çok ağır olurdu. Kış bitse bile üzeri dantelle örtülür yeni sezona kadar salonun nadide aksesuarları arasında kendine yer bulurdu.

Rahmetli annem Odaların kapısını açında her yer ısınsın derdi.
 
Son düzenleme:
Katılım
20 Nis 2015
Mesajlar
855
Hiç de özlemediğim günler malesef..

Kömürlükten keserle kömür kesip kovaya doldurup eve taşırdık. Tahta ve gazete kağıtlarıyla soba yakmaya çalışırken hele bir de lodos esiyorsa oda duman olurdu. Odayı havalandırmak için pencereyi açıp daha da üşürdük. Her sene soba borularını söker kurumlarını temizlerdik..

Eskiden su da sorundu. Su akmadığı için karşı komşunun kuyusunda mahalleli sıra olurdu. Elimizde kovalar su taşırdık. Yıkanmak için herkesin 1 kova hakkı vardı, zira su çok değerliydi.

Şimdi düşününce rüya gibi geliyor ama o zamanlar oldukça zormuş. Aklımda kalan tek iyi tarafı soba yandığı zaman bulunduğu oda sıcacık olurdu. mandalina, portakal kabuklarını sobanın üzerine koyup mis gibi kokutur eğlenirdik.

Şimdiki nesil bunları bilmez tabi. Anlatsak da anlamazlar. Ulan yaşlandık artık..
 
Katılım
28 Ara 2015
Mesajlar
1,589
Anlaşılan o ki hiç biriniz şu güzelim kestane nimetini, bıçakla hilal şeklinde çizerek sobanın fırınına ya da üzerine dizmemişsiniz. Boşuna mı söyledi
eskiler - kestane kebap , yemesi sevap - diye ? Şöyle bi güzel gürül gürül yanan bir sobadan daha çok ne ısıtabilir ki insanın kalbini ? Sesi, görüntüsü bile yetiyordu ısınmak için. Emirs nereden geldi aklına soba lezzeti , güzellemesi ? Kalorifermiş ufoymuş radyanmış alayının camını sileyim soba burada dururken. Yüreklerinizin soba kenarı kadar sıcacık olması temennisiyle.
 
Katılım
10 Ara 2015
Mesajlar
5,023
Motosikleti
Tiger1200, Tvs Apache
leğende banyo etmek dışında diğerlerini yapıyoruz zaten. allah zeval vermesin, allah başımızdan eksik etmesin, asrın liderimiz iyi ki var ki biz yıllar öncesinin standartında yaşıyoruz.

az önce sobanın üzerine bir demlik su koydum kaynayınca çay demleyeceğim, ne yapalım tüp çok pahalı ve bizde zamandan fedakarlık edip soba üstünde kaynatıyoruz suyu.

rte giderse varya mahvoluruz. hazır soba yakanlarda çadırda battaniye ile oturacak haale gelir.

.... bu arada askerliğimin acemi birliği dönemi bitti, dün motosikletime baktım, arka teker inmiş, akü bitmiş, tepikleyerek çalıştırdım. yağ değişim zamanı geldi yağ almaya para yok, amortisör keçeleri ve yağı değişecek. arka lastik değişecek para yok.

olsun, rte başımızdan gitmesin ben her şeye razıyım.
 
Katılım
13 Haz 2016
Mesajlar
4,249
Bütün aileyi bir araya toplardı. Bir aile muhabbeti vardı. Şimdi öylemi herkesin elinde bir alet bir köşede kendi sanal dünyasını yaşıyor.

Sabah sabah duygulandırdın be hocam.
 
Katılım
11 Eyl 2012
Mesajlar
3,105
Kaloriferi çalışmayan eve kömür sobası kurmuştum, sonra kafama tak etmiş, sobanın borusuna bir su gömleği yaptırıp devirdaim motoru bağlatmış ve peteklere sıcak su vermiştim, mis gibi kaloriferli ev olmuştu :)
 
Katılım
14 Ocak 2008
Mesajlar
4,154
Keşke hep çocuk kalsaydık da,
En büyük yaramız dizimizde ki yara olsaydı.

cemal

çocukluğu özlemek ayrı mesele ilkelliğe methiye ayrı mesele,
bu sebepten şu an olduğumuz haldeyizdir,

evde soba var genco pek öyle öykünülecek bir şey değil,
ha dersin ki "bir şöminemiz olsa da çıtır çıtır yanarken karşısında sohbet etsek",

hayalleriniz bile fakir.
 
Katılım
11 Ara 2008
Mesajlar
4,209
Sobayı dolduran, yakan, söndüren ,temizleyen, külünü döken sen olsaydın hiç özlemezdin. Rezil birşeydir odun kömür sobası . Yaşasın doğalgaz.

---------- Mesajlar birleştirildi - 09:59 ---------- bir önceki mesaj zamanı 09:57 ----------

Hiç de özlemediğim günler malesef..

Kömürlükten keserle kömür kesip kovaya doldurup eve taşırdık. Tahta ve gazete kağıtlarıyla soba yakmaya çalışırken hele bir de lodos esiyorsa oda duman olurdu. Odayı havalandırmak için pencereyi açıp daha da üşürdük. Her sene soba borularını söker kurumlarını temizlerdik..
İlkokulu Akhisar'da bitrdim. O yıllarda çok kar yağardı Akhisar'a. Okulda her sınıfta odun sobası vardı. Hergün 2 nöbetçi öğrenci sabah 1 saat erken gelir ve sobayı yakardı. Sıranın bana gelmesinden nefret ederdim.
 
Katılım
11 Eyl 2012
Mesajlar
3,105
Doğalgaz keyif tabii ki, ama kestane - mısır közlenmiyor, hatta küllerine patates koyup kumpir yapardık. Evdeki çer-çöp ne olacak derdi olmazdı, at sobaya imha et gitsin :)Çay her zaman mevcut zaten.
 
Katılım
17 Nis 2018
Mesajlar
13,604
Motosikleti
D400
Sıcak mı sıcak doğru.

ama evde hep garip bir koku. rahatsız edici.

Ama kestane vs.

Özledim.

Sonra vaz geçtim
 
Katılım
24 Ara 2003
Mesajlar
1,447
Sobayı çok severdim, eve şömine yaptırdım. Soğukta veriyorum odunu.😄😄
 
Katılım
11 Haz 2012
Mesajlar
3,535
Motosikleti
Kawasaki Vulcan S
Kusura bakmayın ama ben sobanın üstünde kestane yapmak,cumartesi pazar sabahları sobanın üstünde kızarmış ekmek ile kahvaltı yapmak dışında gram özlemiyorum.Küçükken sobanın pisliği ile uğraşmayıp sadece sıcaklığının keyfini sürenler doğal olarak sever ve özler.Kış yaklaşmadan yazın tonlarca kömür al,onları o yaz sıcağında el arabası ile kömürlüğe taşı,kışın buz gibi havada annenin kovalara doldurduğu kömürü eve çıkar,her gün kül pislik temizle,kış sonu boru baca temizle sonra tekrar soba boru kur,bazı geceler buz gibi oda da uyu,hafta bir banyo yapmak zorunda kal vb....Eskiden dikine uzun odunlu termosifon kazanlar vardı.Sadece pazar günleri yakılır herkes sıra ile banyo yapardı.Onun dışında o soğukta banyo yapma şansınız yoktu.18 yaşına kadar sobalı evde yaşadım,üniversite de bir yıl kadar sobalı evde yaşamak zorunda kaldım,ailem bir kaç yıl öncesine kadar hala soba ile ısınıyordu üniversitede yaz tatillerinde bile bazen kömür taşıyordum,askerde de çok soğuk çektim o yüzden sobalı evden,soğuktan nefret ediyorum.O yüzden yaşasın kalorifer.Özellikle kömürlü kaloriferin yerini hiç bir şey tutmuyor.

Ama bir gün müstakil bir eve geçersem ısınmayı doğal gazlı kombi ile halletsem bile bir odaya kuzine (bizim oralarda peçka derker) kuracağım sırf kışın haftada bir gün zevkine ekmek kızartmak,kestane,ekmek,pizza,börek,yemek vb. yapmak için.

DPFj-xfU8AI7jYe.jpg
 

COQ

Motosiklet Eğitmeni
Katılım
27 Ocak 2008
Mesajlar
11,727
Sobayı mı özledim, gençliğimi mı?
Kesinlikle sobayı değil.
Kestane kebap yapmak, üzerinde portakal, mandalin kabuğu yakmak falan hoş tabi ama gerisi işkence.
Burda doğru düzgün kestane bulsam ben onu her türlü pişiririm.
Hanım prize bi alet takmış. İstersen mandalin kokuyor, istersen şeftali, sarmazsa yasemen.
Velhasıl her derdin çaresi var.
Bursa'nın lodosu meşhurdur.
Çok lodos gördük.
Her lodosta çok canlar gömdük.
Hadi eksik kalsın.
Sobası da borusu da dumanı da.
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Yeni mesajlar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst