Sizce değer mi?....

Katılım
16 Kas 2008
Mesajlar
332
Motosikleti
Tracer 7
Çok büyük geçmiş olsun...:pale: gerçekten çok etkilendim, olayı çok güzel özetlemişsin. Deli mavi'yede büyük geçmiş olsun...

Söylediğin gibi çok zor bir karar,bende 37 yaşımda yeni bir motorcuyum geçen nisanda motorumu aldım ve senelerdir içimdeki hayali gerçeğe çevirdim.ama ne kadar tehlikeli olduğunu kullanınca anladım resmen...

İki yaşında oğlum var ve bazen kendimi sorguluyorum bu riskleri almam doğrumu diye...ama nalet zehirde kanıma girdi,şimdi de 250cc den 500cc ye geçmek için fırsat kolluyorum.:silent:

Bence biz biraz bencil insanlarız...tamam çok güvenlikli kullanıyorum,tamam bazen çok temkinli olduğum için alay konusu bile oluyorum ama yine tehlikeli, yine tehlikeli...:pr:

Bende diğer arkadaşlarım gibi düşünüyorum,en azından bir süre ara ver...
hem ailenin hem senin piskolojin için daha iyi olur kanatindeyim nacizane...

Bu ülkede motosiklet kullanmak çok tehlikeli malesef...
:pale::silent::pr:
 

deo

Forumdan Uzaklaştırıldı
Katılım
1 Kas 2009
Mesajlar
114
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
bence hiçbirşey senin kolundan ayagindan hatta tirnagindan bile önemli degil.
2 tekere bincem diye tek kolla yaşamayi istiyorsan devam edebilirsin.
ben yaşamak istiyorum elimi ayagimi kullanmak istiyorum diyosan al 4 teker bak keyfine :cat:
 
Mersin İl Temsilcisi
Katılım
2 Ağu 2006
Mesajlar
10,372
merhaba, çok ciddi bir akza atlatmışsın, geçmiş olsun. ben de sağlıkçıyım ve çok ciddi kazalar yaptım. ciddiye almadığımdan değil, alınmadığımdan diyebiliriz. motosikleti seviyorsan vazgeçme, onunla ilgilen, triker kullan, atv kullan, daha az risk taşıyan makinalar kullan. ama daha da dikkatli ve yavaş kullan.

sana özelden yazdım, elimden ne gelirse yardımcı olabilirsem ne mutlu bana. sevgiyle kal :)
 
Katılım
14 Ocak 2008
Mesajlar
4,154
büyük geçmiş olsun.
tabi beklediğin cevap bizde değil sende.
o yüzden ne yazılsa boş.
korku girdimi insanın içine kolay kolay çıkmaz.

"İlerleyen aydınlığın içindeyim
Ellerim iştahlı, dünya güzel.
Gözlerim doyamıyor ağaçlara
Ağaçlar öyle ümitli, öyle yeşil.
Güneşli bir yol gidiyor dutlukların arkasından
Mapushane revirinde penceredeyim.
Duymuyorum ilaçların kokusunu,
Bir yerlerde karanfiller açmış olacak.
İşte böyle Laz İsmail,
mesele esir düşmekte değil,
teslim olmamakta bütün mesele!

Nazım HİKMET - 1948 "

teslim olmamata bütün mesele !

gönlüne göre yaşa senden istenildiği gibi değil.
gün olur yaşadıklarından çok yaşamadıklarına üzülürsün.
 
Katılım
13 May 2008
Mesajlar
7,223
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
Geçmişler olsun, kullan veya kullanma demek birşey ifade etmez, çevren ve ailen seni yönlendirmiş olacak ve kararını vereceksin.

Ben olsam usul ve pür dikkat çevreyi süzüp gene de kullanırdım.:cat:
 
Mersin İl Temsilcisi
Katılım
2 Ağu 2006
Mesajlar
10,372
büyük geçmiş olsun.
tabi beklediğin cevap bizde değil sende.
o yüzden ne yazılsa boş.
korku girdimi insanın içine kolay kolay çıkmaz.

"İlerleyen aydınlığın içindeyim
Ellerim iştahlı, dünya güzel.
Gözlerim doyamıyor ağaçlara
Ağaçlar öyle ümitli, öyle yeşil.
Güneşli bir yol gidiyor dutlukların arkasından
Mapushane revirinde penceredeyim.
Duymuyorum ilaçların kokusunu,
Bir yerlerde karanfiller açmış olacak.
İşte böyle Laz İsmail,
mesele esir düşmekte değil,
teslim olmamakta bütün mesele!

Nazım HİKMET - 1948 "

teslim olmamata bütün mesele !

gönlüne göre yaşa senden istenildiği gibi değil.
gün olur yaşadıklarından çok yaşamadıklarına üzülürsün.

yatar bursa kalesinde.... kimisi bedeni tutsakken ruhu özgürdür, kiminin ruhu bağlı iken bedeni özgürdür, kiminin hem ruhu hem bedeni tutsak ya da özgürdür

kim olduğunu sen seçeceksin :wiinkk:
 
Katılım
29 May 2007
Mesajlar
3,302
geçmiş olsun arkadaşım keşke daha dikketli olsaydın boş yolda nasıl kaza yapabiliyosun anlamış değilim:silent:
 
Katılım
31 Eki 2009
Mesajlar
49
Ben de yazdıklarını okuyunca çok duygulandım. Geçmiş olsun kardeşim. Ayrıca levsy ve deli_mavi arkadaşlar, sizlere de geçmiş olsun. Bilmem neden aynı kaderi paylaştığımız için galiba, derinden etkilendim yazdıklarınızdan.
Kaza yapmaktan hepimiz korkuyoruz. Motora binerken hep kendime telkin ettiğim şey yavaş gitmem gerektiği ama, itiraf edeyim ki bu yaşımda bile buna riayet etmekte zorlanıyorum. Arabaları sollamak, viraja yatmak içimizden geliyor üstündeyken. Yeni aldığım Transalpta bunu uygulayacağım dedim ama yine olmadı.
Sözün özü motorun üstünde verdiğimiz sözleri unutabiliyoruz. Benim de kanaatim arkadaşların önerdiği gibi bir müddet binmemen ama öte yandan bunu nasıl söylerim diyorum. Her ne olursa olsun bu bir şanssızlık. Kazayı sorgulayalım ve bunu önleyip önleyemeyeceğimizi de. Yaşamımızda önleyemeyeceğimiz o kadar çok şey var ki motor bunların yanında birinci sırada gelmiyor galiba. Biraz da bu tarafından bakmalı belki. Ama karar senin.
Tekrar geçmiş olsun,
 
Katılım
3 Ağu 2009
Mesajlar
588
Merhaba. Forumu 4 yıldır takip ediyorum ve bir motosiklet tutkunu olarak bu sitedeki tecrübeli arkadaşlardan bu güne kadar her konuda birçok bilgi edindim ve bilgilenmeye devam ediyorum. Forumda bilgi paylaşan herkese teşekkür ediyorum. Forumda çok mesajım olmadı çünkü bu zamana kadar yaşadığım birçok sorunu daha önce yaşayan arkadaşların tecrübelerini okuyarak çözdüm. Ancak bu kez farklı bir durum var. Size kısaca motosiklet serüvenimi özetlemek istiyorum.


Motosiklet benim hayatıma 2007’de Ybr ile girdi. Halamın oğlu başka bir şehirde işe başlayacağından motosikletini satmak istiyordu. Ben de bizimkileri zor da olsa ikna ettim ve motosiklet sahibi oldum. Motosiklet 2005 model, kırmızı ve 18 bin km’deydi. Dünyalar benim olmuştu. Motosiklette gezerken yüzümü okşayan rüzgar o kadar tatlıydı ki üstünden inmek istemiyordum. Motosikleti yazlıkta köyde kullanıyordum. Dolayısıyla 3 ay binip kışın depoya kaldırıyordum. 2007 yazı benim için çok iyi geçmişti. 2008 yaza kadar çok zor sabrettim. 2008’de ehliyet için kursa başvurdum. Hayaller de git gide büyüyordu. İleride bi tane 600’lük alırım Türkiye turuna çıkarım. Zaten ufak ufak açılmaya başlamıştım. Günübirlik gezinti yapıyordum. 2009 yazı artık hedefler büyüktü. Bu sene Mersin’den Kocaeli’ye motosikletle gideceğim dedim. Kendim yavaş yavaş hazırlıklara başladım. Ta ki 21 Ağustos 2009 Cuma akşamına kadar………..


Akşam saat 10:30.
Köyden merkeze gideceğim sahil evinden birkaç eşya alıp geri çıkacağım. Gece sahilde kalır sabaha yayla’ya çıkarım dedim. Evdekilerle çay içiyorduk. 1 bardak içtim kalktım. Daha önce de akşam gidip gelmiştim. Bizimkilere güle güle dedim. Babam içine doğmuş olacak ki “Oğlum dikkat et” dedi. Gülümsedim. Motosiklete bindim. Kaskımı taktım. Yola çıktım. Bizim torosların yolu çok virajlı ve eğimlidir. Hızım 50-60 km/s S şeklindeki virajlardan birine daha girdim. Motosikleti yatırdım.


Bir anda ışıklar söndü………..
Zaten ben ne oldu demeye kalmadı. Yolun kenarı yoldan 1 mt aşağıda ve yol kenarı sivri taşlarla dolu. Işık tekrar yandı gibi bir şey hatırlıyorum. Motosikletin taşların içine doğru gittiğini gördüm en son bi baktım. Yerdeyim. Yolun kenarında. Elim ayağımı hareket ettirdim. Sağ kolumu kaldırınca tamamen kırıldığını anladım. Hemen sol elimle cebimden telefonu çıkardım bizimkileri aramak için…


Telefon çekmiyor….
Hava zifiri karanlık hiçbirşey göremiyorum. Artık avazım çıktığı kadar bağırmaya başladım. İmdat! beni kurtarın! Biraz sonra yoldan yavaşca geçen bir araç beni fark etti ileride durdu. İçinden el feneriyle gelen adam beni görünce arabadakine arabayı buraya çevir kaza olmuş dedi. Gelen adam durumu anlattım. Babamın telefonunu verdim arayın dedim. Biraz ileride telefon çekiyormuş adam geldi tamam haber verdik geliyorlar dedi. Sonra bir battaniye felan bulun beni içine alın dedim. Beni battaniye içine aldılar. Ama bana bakan korkuyor. Kask ilk takla atmamda parçalanmış ve başımdan çıkmış 2. taklamda kafam 3-4cm yarılmış yüzüme kan boşalıyordu. Heralde beni görenler galiba ölecek yaklaşmayalım dediler. Bizimkiler beni arabaya aldı. Ambulansa da haber vermişler yolda ambulans karşımızdan geldi. Beni ambulansa aldular. Hastaneye geldik. Pansuman yapıldı. Kafamdaki yarık dikildi. Ben hastaneyi ayağa kaldırıyorum. Her yerim acıyor. Röntgen çekildi. Tek kırık sağ kolumda çıktı. Sağ kolumdaki 2 kemik te kırılmış. Kolun dışarı bakan tarafındaki kemik (ulna) ise 3 parça kırılmış. 2 kemiğe de platin takılacak dediler. Doktor olmadığından pazartesiye kadar beklemek zorunda kaldık. Pazartesi ameliyat oldum. Sağ kolumda 2 platin var şimdi.


Alçı alındı…
1 ay önce alçıyı aldırdım. Ancak insana en çok dokunan kendi ihtiyacını bile giderememesi. İnsanın hiçbirşeyi olmasın sadece sağlığı olsun bu yeter. Şimdi kendi başına tuvalete gitmenin bile ne kadar değerli olduğunu anladım.


Ancak gene de şükürler olsun. O kazayı çok çok hafif atlatmışım. Eğer belime herhangi bir şey olsaydı ya da beyin travması, kalıcı felç……


Şimdi sağ kolumu çok rahat bir şekilde eskisi gibi kullanabiliyorum. Motosiklet perte çıkmış durumda. Sağlam grenaj yok. Şase eğik jant eğik. Tek sağlam olan motor var. Depoda öylece yatıyor.


???
Şimdi hastane fotoğraflarına bakıyorum, motosikletimin fotoğraflarına bakıyorum. fark ettiğim tek bir şey var. Motosiklet tutkum hala hiç azalmadan devam ediyor. Motosikletimin fotoğraflarına bakınca binmek istiyorum. Ama 2. bir kaza durumunda platin takılı olan kolum tekrar kırılırsa bu sefer toparlamak mümkün olmayacak çünkü kemik bu sefer bir iki yerinden değil platinin vida yerlerinden de kırılacak ve çok parçalı kırık haline gelecek.



Hala karar verebilmiş değilim ve bu işin içinden çıkamadım. Sizce ne yapmalıyım? Sağlığım için motosiklet tutkumdan zor da olsa vaz geçip bu sevdayı unutuyum mu? Yoksa Kullanmaya devam edeyim mi?



Bu karar kafamı o kadar çok karıştırıyor ki. 2 seçenekten de vazgeçemiyorum. Sizce ne yapmalıyım?



Yazım biraz uzun oldu. Okuma zahmeti gösteren tüm arkadaşlara teşekkür ediyorum. Yorumlarınızı bekliyroum.




DOSTUM HERSEYI UNUT .. SADECE ANNENİ DÜŞÜN !! BİRİLERİ BİR GÜN anneni ARAYIP OGLUNUZ KAMYONUN TEKERLEKLERI ALTINDA CANVERMİŞ DİYEBİLİR BUNU DÜŞÜN ..HANGİ EVLADIN ANASINA BU ACIYI YAŞATMAYA HAKKI VAR ..motosikleti ne kadar sevsemde anneme kardesime aileme olan sevgim mılyonlarca kat fazla .onları üzmektense birazcık fedakarlık yapar araba ile idare ederim.ki ölede yapıyorum 13 ağustosda otobusun altında parcalana parcalana sürüklenirken aklıma gelen tek sey annemdi size yemın edıyorum ölecegım ıcın en ufak bı korku duymadım , biri annemı arayacak ve oğlun otobusun altında can verdı dıyecekti !! işde bundan korkdum .. ve binmıyorum bunu beyninle kabullenırsen eksıklıgını hıssetmesın
 
Katılım
29 Eyl 2008
Mesajlar
254
arkadaşım yazın beni çok etkiledi..
çok çok geçmiş olsun.. umarım eski sağlığına tamamamen kavuşursun..
benim ufak bi kazam oldu.. ondan sonra biraz daha dikkatli oldum ancak böyle bi kaza sonrası ne yaparım bilmiyorum..
bu senin alacağın bi karar.. ama benim motorsiklet sevdam öylesine büyük ki.. o olmadan hayatımda bişeyler eksik kalacakmış gibi..
kendince muhasebesini yap..
motorsiklet ssenin hayatının neresinde??
 
Katılım
3 Ağu 2009
Mesajlar
588
değmez kardesım degmezz ,degmez ....laztigin patlasa arkandan gelen aracın altında kalma ıhtımalın var ,sakat kalma ıhtımalı kolunu bacagını kaybetme ıhtımalı yıllarca ailene işkence ve üzüntü olma ıhtımalı bir zevk ıcın hayatımızın gerı kalanını perişan halde gecırme ihtimalı ,helekı bir bebek gibi altına bez baglanması işte en utanc verıcısı bu ... çişinizi yapmak ıcın aileden birilerıne muhtac oldugunuzu düşünün bu ölmekten daha beter .ki bunlar sürekli yaşanıyor .gecenlerde bi abimiz vefat etti 2000 yılında kaza yapmıs o gunden beri bitkisel hayatta yaşıyormus annesın ona bakacak maddı durumu bıle yokmus .17 18 20 yaşlarında ölen insanlar var ,gene gecenlerde 20 li yaşlarda bir muhendisi gecekaranlıgında ezıp kafasının uzerınden gecıp kactılar ,nerde bunun zevkı ,motokuryelık yaptım kurye arkadasların her tarafı platin saglam yerlerı yok bi zevk icin butun zevklerı katletmekten baska bişi deıl bu motosiklet
 
Forumdan Uzaklaştırıldı
Katılım
9 Eki 2008
Mesajlar
247
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
Bende diyorumki eger bu yasadigin olaylardan bir ders çikardim ve bundan sonra çok dikkatli olacagim her an kaza yapabilirim düsüncesi ile motora oturacgim dersen rahatlikla devam edebilirsim derim!! neden böyle konustum dersen çünkü o kadar insan taniyorumki motoru yillardir bindikleri halde bir kez bile ne kaza nede düsmüstürler bende onlarin arasindayim , simdi diyeceksinki simdiye kadar hep sansin olmus bir gün seninde basina gelir , evet haklisin iste bende onu diyorum her an benimde basima gelir diyerek motoruma biniyorum her türlü tehlikelerden mümkün oldukça uzak duruyorum ve asla hiz sevmem keyfime agir sürerim ben . Birde derlerya sen vurmassan onlar gelir sana vurur buna ben fazla katilmiyorum nedenmi çünkü bana göre o denilen söz sadece motorcuya degil yolda yürüyen bile ayni seviyede tehlike içerisindedir.

Fazla degil daha iki gün evvel motorla gidiyorum arkamda araba bir an kontrolu kaybetti sag sol yapmaya basladi ve o an anladim bu kötüye gidiyor hemen hizlandim ve saga çektim zaten arkamda olan biteni canli canli izledim adam arabayi kontrol edemedi ve kenarda olan beton korumalara çarpti kendisi ön cama çarparak kan içinde kaldi tam o beton korumalarin arkasinda yolda yürüyenler vardi hepsi dondu kaldi gerçekten hepsi canlarini o beton bloklara borçlu!!

Neyse büyük geçmis olsun Türkiyenin yollari ve sürücüleri gerçekten çok tehlikeli ve en çok üzüldügüm nokta ise anlattigin o doktorun olmamasi ve amelyat'i pazartesine atmalari beni sok etti öyle birsey burda asla olmaz olasada o doktor mahkemelik olur gerçekten bu gibi faktörlere bakipta göz göre göre motoruna rahatlikla binebilrisin demekde ne kadar dogru olur onuda sen düsün....

Saygilar sevgiler..
 

COQ

Motosiklet Eğitmeni
Katılım
27 Ocak 2008
Mesajlar
11,727
Geçmis olsun.
Hayatta basimiza ne gelecegini bilemiyoruz.
Isteyen kader diye tanimlasin, isteyen sans ya da sanssizlik.
Bazi seyler bizim kontrolumuzde degil.

Motosikleti bu kadar sevdigin halde, iki kolunu da kaybetmis olabilirdin o kazada.
Veya bacagini.
Oyle olsaydi bugun ne dusunuyor olacaktin?
Kaybedecek neyim var ki?
Oylemi?
Bugun, istesen de motosiklet kullanamayacak bir durumda olabilirdin.
Bu illa kaza ile ilgili birsey de degil.
Dogustan sakat olabilirdin.
Tekerlekli sandalyeye mahkum olan bir insan olabilirdin.
O zaman bir seçim sansin olacakmiydi?
Hayir.
Bugun yeryuzunde, milyonlarca herhangi bir seçim sansi olmayan insan yasiyor.
Bu insanlarin butun mucadelesi, hayatta kalabilmek.
Onlarin hayalleri yok.
Umitleri yok.
Bu insanlarin bazilari dogustan sakat.
Fakat bazilari da yaptiklari seçimler sonucunda sakat kaldilar.
Kimi motosikletle, kimi baska araçlarla; kimi baska sekillerde, kaza yaparak, yasamlarini bir takim ozellikleri eksik olarak devam ettiriyorlar.


Oysa senin seçeneklerin var.
Fakat bir de korkun var.

Ornegin, otomobille kaza yapmis ve bu kaza sonucu sakat kalmis birini taniyormusun?
Ona sor.
Hala otomobile biniyormu?
Veya minibuse, otobuse.

Ornegin, bir kaza sonucu yanmis birine sor.
Yemek yapmak için ocagi yakabiliyormu?

Ornegin, bogulma tehlikesi atlatmis ve hastanede hayata dondurulebilmis birine sor, banyo yapabiliyormu?
Havuza girebiliyor, kuvette oturabiliyormu?

Hayatta yasamimizi idame ettirebilmek için yapmak zorunda oldugumuz bazi seyler var.
Yemek yemeli, su içmeli,bunlari saglayabilmek için gerekliyse, çalisabilmeliyiz.
Bunlarin disinda kalan seyler, sagligimizdan daha onemli degildir.

Motosiklet ise apayri bir seydir.
Ondan korkmadigin, istedigini yaptirabildigin surece zevkli ve eglencelidir.
Eger ondan korkar, kabiliyetlerinden yararlanamazsan, zevk vermez.
Yani sen de bu korku oldukça,basina hiçbir sey gelmese bile, artik eski aldigin zevki asla alamayacaksin.

Bu nedenle ilerde çok pisman olacagin ve seni normal bir hayat surmeni engelleyebilecek tehlikelere atilmamani oneririm.


Bir fahiseye asik olmaktir motosiklet.
Hiç bir zaman senin olmamistir.
Hiç bir zaman sahip olmazsin....
 
Katılım
22 Ağu 2006
Mesajlar
27
Geçmiş olsun dileklerini ileten tüm arkadaşlara teşekkür ediyorum.
Atv'leri de araştırdım ancak onların da tehlike olarak motosikletten pek bir farkı yokmuş. Hafif oldukları için sert dönüşlerde çok rahat takla atabilyorlarmış.

Eğer binecek olsam bu sefer de vicdanım rahat bırakmıyor.
@ColdhearteD
BİRİLERİ BİR GÜN anneni ARAYIP OGLUNUZ KAMYONUN TEKERLEKLERI ALTINDA CANVERMİŞ DİYEBİLİR BUNU DÜŞÜN
Dediğin gibi bir kaza durumunda sonuçlar çok kötü olabilir. Ölüm belki daha az acı verir ama kalıcı sakatlık ve birisinin üstüne yük olmak (Annen, baban bile olsa) ne benim hakkım, ne de onlardan isteyebileceğim birşey.

@coq
Evet. Şu anda şükürler olsun ki elimde şeçme hakkım var. Önümde 2 yol, birisi motosikletsiz ve sağlıklı, diğeri motosikletli ve tehlikeli, motosikleti seçsem bile galiba vicdanım rahat bir şekilde binemeyeceğim. Aslında motosiklete binmekten değil, 2. bir kazadan korkuyorum. Dolayısıyla motosiklete binmekten de korkmuş oluyorum.
Yoldan geçen bir ss gördüm mü sesini duyamaz oluncaya kadar kulak veriyorum. Ya da motosiklet fotoğraflarına baktığımda kafamda hayaller canlanıyor. Bİr yandan da diyorum. Senin hiç aklın fikrin, vicdanın yok mu? Sonra binmeyeceğim artık bitti diyorum. Yarım saat geçiyor. Aslında tekrar binsem olabilir diyorum. Daha yavaş giderim diyorum.....

Günde belki 10 kez karar değiştiriyorum. Ama artık bir karar vermek ve bunu kabullenmek istiyorum.
Benim durumum gibi durum atlatmış ve devam ya da tamam kararı almış arkadaşlar var mı? Hangi kararı ne için verdiler?
 
Katılım
21 Şub 2009
Mesajlar
4,029
arkadaşım geçmiş olsun uzun zamandır steyi takıp ettiğini söylüyorsun ama yol yapmış tecrübeli arkadaşlarımız asla gece yolculuğu yapmayın molanızı verın derler bu tartışmalı bır durum tabii kaza bu orda sana denk gelmiş ken gündüzde orada kaza yapabılırdın butun yorumlarıda okudum diğer arkadaşlarımada gecmişler olsun fakat öyle yazılar varki bır coğumuz coluk cocuk sahıbıyız ama istanbulun bu karmaşa trafiğinde işimize gıdıp gelırken ve uzun yada gunu bırlık gezılerımızde motosıklet kullanıyoruz bır kere eşimle cok ufak kaza atlattım motorumu sattım ama aradan gecen bır zaman sonra yıne eşimle bır motor aldık bır kaza daha yaptım kolum kırıldı. belki doğru değil ama alçılı kolumla motosıklet kullandım . Çocuklarım gelır hep aklıma ama yınede bınıyoruz bununla ilgili bır konu acmıştım zamanında vıdeo lar izliyoruz kaza haberleri duyuyoruz hatta bır mekana gıtsek ben cok karşılaştım bır meraklı yanımıza gelip gecmişte yaptığı kazasını anlatıyor dınlıyoruz oradan motosıkletımıze atlayıp yolumuza devam edıyoruz ne zamana kadar onu ALLAH bılır devam karar senın kararın kazalar her an kapımızda bu karşıdan karşıya gecerken bile olma ihtımali mevcut ALLAH butun motosıklet kullananları sevdıklerıne bağışlasın
 
Katılım
1 Ağu 2005
Mesajlar
21,819
geçmiş olsun ucuz atlatmışsın...geçen Çınarcık gezisine gittiğimde dönüşte bana ne kadar hızlı olduğumu söyledi arkadaşlar...gece karanlığında dönmüştük...yolu ezbere bildiğim için demekki bilincaltında ne yapacağımı bilip hiç hız kesmemişim farkında bile değilim tabi bunun...gece yolculukları her daim tehlikeli olmuştur...çünü farın aydınlattığı bölgeyle kısıtlı tüm yolculuk...Hadi İstanbulda yol aydınlatmasız bölge yok gibi ama oralarda ıssız yerler mevcuttur...ya birileri seni duymasaydı ne olacaktı diye düşünmedim değil...
 
Son düzenleme:
Katılım
10 Tem 2006
Mesajlar
20,993
Motosikleti
Forza250-cygnusL
Geçmiş olsun....

Diğer arkadaşlar genelde aynı şeyleri söylemiş.... Hayat hep tehlikelerle dolu... Her an he yaerde olabilir ..Motorun üzerinde değil....

Kazayı arabayla yapsaydın arabaya binmezmiydin?..Düşünüürmüydün?... Bence düşünmezdin çünkü binmeye mecbursun.... :cat: Her insanın yaptığı gibi ders alıp , biraz düşünerek atla motoruna bak yoluna... :cat:

Bizde çok kereler düştük..Kolumuzu kırdık..Ama daha kolum alçıdayken motora bindim...Ve o halde birdaha düştüm....
Sonuç hala motora biniyorum...Araba aşağıda duruyor... Her zaman 2.seçenek olarak.. :cat:
 
Son düzenleme:
Katılım
5 Eki 2006
Mesajlar
15,037
çok geçmş olsun... ben sana motora bin veya binme demem... bu kararın zaman içinde sana ait bir karar olarak gün yüzüne çıkacaktır.... bniz ne söylesek boş....
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Yeni mesajlar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst