Sene 1971 veya 72.
7-8 yaşlarındayım.
Yaz tatilinde arkadaşım Akın'la yan komşumuz PTT lojmanı bahçesinde oynuyoruz.
Aslında minik taşlar ve PTT önünden aldığımız artan karılmış çimentoyla minik maket ev inşa ediyoruz

(Akın yıllar sonra inşaat mühendisi oldu)
Ben bahçede toprağın içinde minik bir gönye buluyorum. Alıp eve götürüyorum.
Rahmetli anneannem habire söyleniyor.
"Ya biri unuttuysa. Ya düşürdüyse. Ya çok ihtiyacı varsa".
"Götür geriye koy, yoksa karnın şişer" diyor.
Akşam yapıyor suda bekletilip gazı alınmamış kurufasulyeyi. Dayıyor önüme anneannem...
Tabi ben bütün gece karın ağrısından kıvranıyorum...
"Kim kaybettiyse ahı tuttu diyorum kendi kendime"
Ertesi gün sabahın köründe gidip gönyeyi bulduğum yere bırakıyorum.
50 sene geçti üzerinden...
O günden beri birşey bulduğumda almam.
Veya en yakın dükkan, karakol gibi bir yere teslim ederim...
Eskiler bir şeyler öğretmek için nede güzel yöntemler kullanırmış...