ehliyet mi?...
Motosiklet sınavından geçemeyecek birisinin var olabileceğine ihtimal veremiyorum. Hiç çalışmadan bile herkes sınavı geçer.
Tabii ki çalışmayın demiyorum, çalışın, öğrenin tabi. Çünkü sınavda "ne kadar biliyor" diye bakmadıkları gibi kurslarda da "mutlaka öğretelim" sorumluluğu yok. Bunu kimse inkar edemez.
Motor ehliyetinizi AB sürecinden önce almaya baksın herkes çünkü yeni AB uyum yasaları yürürlüğe girince bakkaldan sakız alır gibi motosiklet ehliyeti dağıtılamayacak. (Şu an durum bakkaldan da öte, sanki Kızılay ehliyet dağıtıyor). Avrupa'da olduğu gibi motor ehliyeti almak çok ama çok zorlaşacak. Alman ve İngiliz arkadaşlarım kendi ülkelerinde motor ehliyeti almanın ne kadar zor olduğunu anlatmışlardı. Hatta bir tanesi ehliyetini Türkiye'den alıp alamayacağının araştırmasına girdi, çünkü kendi ülkesinde çok zor ve katı sınavlar nedeniyle almak çok zormuş. (Tabi olması gereken bence bu)
Ben kendi ehliyet sınav sürecimi hatırlıyorum da... Yazılı soruları motor okulu önceden verdi... (40 soru verdi, 20 si çıkacak dedi) Verdikleri soru listesindeki soruları mantıkla bile cevaplamak çok kolayken bir de sorular verildi. Sınavda dedikleri gibi aynı sorular çıktı.
Kronometreye bastım, 2 dakika 37 saniyede 20 soruyu işaretledim. Ama sınav başladıktan sonra 1 saat geçmeden salondan çıkmak yasak olduğu için kalan 57 dakika 23 saniye sıkıntıdan patladım.
Daha sonraki sürüş sınavı tam bir rezaletti:
Otobanın kenarında kamyonlar vızır vızır geçerken kelle koltukta bir sürüş sınavı. Bırakın sınavda motora binerkenki tehlikeyi, sıranızı beklerken bile oralarda duracak yer olmadığı için yola taşan insanlar sürekli ezilme tehlikesi altında bir an önce sınava girmek için güneşin altında kelle koltukta görevlilerin yarattığı karmaşayla uğraşıyorlardı. Sınavı yapan görevlilerin sürüş okulunun değil, Milli Eğitim Bakanlığı'nın görevlendirdiği insanlar olduğunu da bu aşamada belirteyim. Ama gene de verdikleri eğitimlerdeki gevşekliklerin sorumluluğu sürüş okullarındadır. İş ticarete döküldüğü için onların da önemsedikleri tek şey para. Gelmek istemeyen ne kursa geliyor ne uğruyor... Kullanmayı bilenin kursa gelmesine gerek yok demeyin sakın, bu da ayrı bir tartışma konusu olacak birşeydir.
Devam etmek gerekirse... hatta devam etmeye gerek yok, size sınavdan bir enstatntane aktarayım, siz bunun üzerine ne demek istediğimin özetini anlayın;
Sürüş sınavında bir ara bir aday sırası gelip scooter'a bindi ve kukaların arasından geçerken arkasında başka bir görevli seleden motoru tutarak peşinden koşturuyor, düşmesin diye yardımcı oluyordu, bu arada da bağırıyordu: "gaz veer gaz ver gaz.." Yalpalaya yalpalaya scooteri birkaç kukanın arasından zorlukla geçiren sürücü sonra U dönüşü yaparken düşüyordu, arkasından tutan adamın yardımlarıyla toparladı... Adam motoru devirmesin diye bisiklete binmeyi yeni öğrenen birinin arkasından tutulduğu gibi adayın arkasından tutarak rardımcı oldu, gaz vermeyi bile unutan adaya gaz vermesini bile bu adam kan ter içinde hatırlatmaya, düşmesin diye tutmaya çalışıyordu.
Bu kişi ehliyeti aldı mı diye merak mı ediyorsunuz? Tabii ki aldı.. Nereden mi biliyorum? Biliyorum çünkü sonucu öğrenmek için sürücü kursunu aradağımda yetkiliyle aramızda şöyle bir diyalog geçti;
- merhaba, xxx tarihli motosiklet sınavının sonuçları belli oldu mu?
- oldu beyefendi, buraya gelip evraklarınızı alın, sonra ortaköy'deki trafik şubesine gidip ehliyetinizi oradan alacaksınız.
- peki, teşekkürler. Orada bir ücret verecek miyiz?
-evet, bağışlar falan var işlem ücretleri var, saat 2 den önce başvurmanız gerekiyor, 2 den sonra işlem yapmıyorlar.
-Peki teşekkürler de.. bir şey soracağım, sınavı geçtiğimi nereden biliyorsunuz, ismimi sormadınız ki?
- (gülerek..) Sormama gerek yok ki herkes geçti, kalan yok ki (!)
-Nasıl olur, orada bir aday gördüm, bisklete binebileceğinden şüphe ediyorum, o da mı geçti yani?
- valla herkes geçti, kalan yok. Genelde zaten herkes geçiyor.
Yani demem şu ki, sınavdan kalmak imkansız. Kalmaya çok istekli olsanız da kalamıyorsunuz. Zaten sınavda scooter'i sürerken arkanızdan bakmıyorlar bile. Bak mı yor lar... İnanılmaz bir sorumsuzluk. Bence bu cinayet. Hem de MEB'in göz yumduğu bir cinayet. Bu insanlara vermiş olmak için ehliyet dağıtıp arabadan daha çok dikkat ve yetenek gerektiren nispeten daha tehlikeli bir araçla trafiğe girmelerine göz yummak nasıl bir sorumsuzluktur?
Geçen gece gördüğüm manzara; 50 cc'lik farı çalışmayan motora 2 kişi kafalarına kask takmadan binerek egsozu da patlak bir şekilde yağmurda son sürat ve gürültüyle Etiler'in göbeğinde turlayan tipleri kim eğitmiş, kim trafiğe salmış, kim ehliyet vermiş, ehliyeti yok ise de bu tiplere "dur" diyecek yetkili/polis vs nerede ne işle meşguldür?
Ehliyet sınavına girecek arkadaşlar, rahat olun, sınavdan kalmanız mümkün değil.
Motosiklet kullanmayı gerçekten doğru dürüst öğrenmek isteyen, can güvenliğine ve hayatına önem veren arkadaşlar, sizler ise "rahat olmayın", sürüş okuluna verdiğiniz paranın karşılığını son kuruşuna kadar talep edin ve kendinizi gerekli bilgi ve beceriyle donatmalarını ısrarla talep edin, ihmal etmeyin, ihmal ettirmeyin. Kursa ehliyet almak için değil, öğrenmek için gidin. Ehliyeti zaten parayı bastıran alıyor. Yalan mı?