- Katılım
- 5 Haz 2006
- Mesajlar
- 1,037
- Konu Yazar
- #1
İki arkadaş durup dururken içimizden geldi. Selimpaşa arkadaş ziyaretine geldik. Silivri'de balık öğlen yemeği ... Yahu akşam oldu buraya kadar gelmişken haydi Tekirdağ'da akşam yameği köfte yemeye... Şarköy sahilinde çay içmek nede keyifli olur dimi. Sen dedinde ben yapmadım mı ?.. Oldu olacak ipin ucu zaten kaçti...Saatler gece yarısını geçti. Sabah olacak kahfaltı gerekli. "Onu da Gelibolu'da yapalım" dedik ve Gelibolu'ya geldik. Kahvaltı yapıldı. Gelmişken şehit dedelerımize torunluk vazifemizi ve şukran borcumuzu yerine getirmek için fatiha okumaya anıt ve şehitlikler gezisine... Bu iş de tamamlandı. Artık akşam olmaya başladı. Bu gece nereliyiz derken o da ne vapur asılmış sirene.! Gökçeada vapuru hareket etmek üzere. Haydi yakaladık bunuda. Aradan geçen 1,5 saat seyirden sonra geldik Gökçeada'ya. Başladık turlamaya. Nispeten sıkıcı.. Denk geldiğimiz bir yakışıklıya " Hey genç bu adada yokmu bize göre bir yer ? "A... olmaz mı Ağabi ! Adanın güney batısı tam size göre". Evet rota bu istikamette... Himmm... Oh... be... Fazla söze gerek yok herşey iyiydi.
Eh tekrar sabah oldu. Yakala sabahın ilk gemisini. Durak tekrar Gelibolu. Ve kahvaltısı... Bundan sonra Keşan, Şarköy, Tekirdağ,Silivri ve mekan Büyükçekmece. İşte motosikletçi özgürlüğünun sınırı.... O çatı altında toplanıp adına motosikletçiler denenlerin sınırı olmaz ki.
Gezi süremiz iki gün iki gece... Kaçırmadınız.!!! çünkü bu geçen seneki gezimizdi. Bu sene pek yakında Çanakkale kaz dağları ve Bozcaada rotasında buluşmak dileği ile..
Deliller ekte...
Gezi süremiz iki gün iki gece... Kaçırmadınız.!!! çünkü bu geçen seneki gezimizdi. Bu sene pek yakında Çanakkale kaz dağları ve Bozcaada rotasında buluşmak dileği ile..
Deliller ekte...
Son düzenleme:
































































