- Katılım
- 14 Eyl 2010
- Mesajlar
- 109
- Konu Yazar
- #1
Internette ikinci el bir motosiklet beğenirsiniz. Sahibiyle irtibata geçersiniz, pazarlık yaparsınız, fiyatta anlaşırsınız, sonra da hangi şehirdeyse biner satıcının yanına gidersiniz. Kimi zaman saatlerce, kilometrelerce yol gidersiniz, işinizi bırakır gidersiniz hatta mecburen bir gece evden ayrı geçirirsiniz. Çünkü kafaya koymuşsunuzdur. O yola gidilecek, o makine görülecektir!
Evet. Ben de aynen öyle yaptım. Bulacağım şey resimlerdekinin aynı da olabilirdi ya da tıpkı bu forumda daha önce yazan bir arkadaşımın anlattığı örnekteki gibi bir enkaz da olabilirdi ama ne pahasına olursa olsundu, gidip görülecekti yoksa bundan önce çeşitli sebeplerden dolayı kaçırılan motosikletler ordusuna bir yenisi daha eklenecekti...
Otobüse bindiğimde içimde hem aradığım motosikleti bulmuş olmanın heyecanı, hem de bir külüstürle karşılaşma ve sekiz saatlik yolu boşuna gidecek olma ihtimalinin yarattığı yoğun bir stress vardı. Varır varmaz bir iki saat içerisinde gerekli muayene ve teşhisler yapıldıktan sonra makinenin içime sinip sinmeyeceği, bu tetkiki kimin yapacağı, satın almaya karar verdiğimde bir an önce notere gitmem gerektiği düşünceleri son derece yorgun olmama rağmen bu gece yolculuğunda uykumu kaçırdı. Çünkü tüm bunlar bittiğinde bir diger problem sırada bekliyordu; motoru kullanarak mı dönecektim yoksa kargoya mı verecektim…
Hangisine karar verirsem vereyim bir an önce yola çıkmam gerekiyordu çünkü bir sonraki gün işe gidecektim. Motorla dönebilmek için yanımda sadece kask vardı. Korumalı ceket, pantolon, çizme ya da eldiven falan hak getire! Neyse, sanayide iki usta herhangi bir sorun olmadığını söylese de deneyimlerim öyle olmadığını söylüyordu. Güvenilir birilerinden net bir bilgi almadan satışı gerçekleştirmeyi düşünmüyordum. O kadar yolu boşuna gitmiş olmak pahasına…
Aldık motoru yetkili servise gittik. Usta şöyle bir baktı ve saymaya başladı; 1-Arka amortisör orjinal değil (Motorun yolda niye göbek attığı anlaşılmış oldu) 2-Motor yavaş yavaş yağ yakmaya başlamış (Makine yorgun -Piston sekman değişecek) 3-Eksoz delik deşik (bilen bilir orjinali iyimser bir tahminle bir memur maaşı!) 4-Debriyaj balatası ve zincir-dişli takımı 1,2 ve 3. Maddeler halledildikten sonra düşünülebilir, acil değil… En can alıcı noktası da servis motorun, satıcının söylediği fiyatın ancak yarısı edeceğini söylüyordu!
Gelgelelim saflık mı yoksa cin olmadan adam çarpmamı sorusunun cevabına… Amca son derece iyi niyetli bir insandı aslında. Lakin motorun bu problemlerini biliyor muydu yoksa masumane, duygusal bir biçimde motorun ederinin gerçekten de söylediği rakam olduğunu mu düşünüyordu bilemiyorum. Buradan isim, marka, model, şehir ya da ilan numarası söylemek istemiyorum çünkü amacım kimsenin adını lekelemek değil, zaten satıcının kötü niyetli olduğuna kanaat getirsem yazının başlığı da içeriği de farklı olurdu.
Amca aracın eksiklerini gördükten sonra bir pazarlığa daha tutuştuk ama anlaşamadık. Evet, tahmin ettiğiniz üzere satış gerçekleşmedi ve ben sağ salim evime döndüm…
Bu hikayeyi sadece paylaşmak için anlattım. Başka bir şehirden motosiklet alacağınız zaman iyi düşünün, çünkü yüzyüze konuşulanlar bile servise gidilmediğinde birşey ifade etmezken telefonda konuşulanların güvenilirliğini artık siz düşünün...
Hepinize selam olsun dostlar...
Evet. Ben de aynen öyle yaptım. Bulacağım şey resimlerdekinin aynı da olabilirdi ya da tıpkı bu forumda daha önce yazan bir arkadaşımın anlattığı örnekteki gibi bir enkaz da olabilirdi ama ne pahasına olursa olsundu, gidip görülecekti yoksa bundan önce çeşitli sebeplerden dolayı kaçırılan motosikletler ordusuna bir yenisi daha eklenecekti...
Otobüse bindiğimde içimde hem aradığım motosikleti bulmuş olmanın heyecanı, hem de bir külüstürle karşılaşma ve sekiz saatlik yolu boşuna gidecek olma ihtimalinin yarattığı yoğun bir stress vardı. Varır varmaz bir iki saat içerisinde gerekli muayene ve teşhisler yapıldıktan sonra makinenin içime sinip sinmeyeceği, bu tetkiki kimin yapacağı, satın almaya karar verdiğimde bir an önce notere gitmem gerektiği düşünceleri son derece yorgun olmama rağmen bu gece yolculuğunda uykumu kaçırdı. Çünkü tüm bunlar bittiğinde bir diger problem sırada bekliyordu; motoru kullanarak mı dönecektim yoksa kargoya mı verecektim…
Hangisine karar verirsem vereyim bir an önce yola çıkmam gerekiyordu çünkü bir sonraki gün işe gidecektim. Motorla dönebilmek için yanımda sadece kask vardı. Korumalı ceket, pantolon, çizme ya da eldiven falan hak getire! Neyse, sanayide iki usta herhangi bir sorun olmadığını söylese de deneyimlerim öyle olmadığını söylüyordu. Güvenilir birilerinden net bir bilgi almadan satışı gerçekleştirmeyi düşünmüyordum. O kadar yolu boşuna gitmiş olmak pahasına…
Aldık motoru yetkili servise gittik. Usta şöyle bir baktı ve saymaya başladı; 1-Arka amortisör orjinal değil (Motorun yolda niye göbek attığı anlaşılmış oldu) 2-Motor yavaş yavaş yağ yakmaya başlamış (Makine yorgun -Piston sekman değişecek) 3-Eksoz delik deşik (bilen bilir orjinali iyimser bir tahminle bir memur maaşı!) 4-Debriyaj balatası ve zincir-dişli takımı 1,2 ve 3. Maddeler halledildikten sonra düşünülebilir, acil değil… En can alıcı noktası da servis motorun, satıcının söylediği fiyatın ancak yarısı edeceğini söylüyordu!
Gelgelelim saflık mı yoksa cin olmadan adam çarpmamı sorusunun cevabına… Amca son derece iyi niyetli bir insandı aslında. Lakin motorun bu problemlerini biliyor muydu yoksa masumane, duygusal bir biçimde motorun ederinin gerçekten de söylediği rakam olduğunu mu düşünüyordu bilemiyorum. Buradan isim, marka, model, şehir ya da ilan numarası söylemek istemiyorum çünkü amacım kimsenin adını lekelemek değil, zaten satıcının kötü niyetli olduğuna kanaat getirsem yazının başlığı da içeriği de farklı olurdu.
Amca aracın eksiklerini gördükten sonra bir pazarlığa daha tutuştuk ama anlaşamadık. Evet, tahmin ettiğiniz üzere satış gerçekleşmedi ve ben sağ salim evime döndüm…
Bu hikayeyi sadece paylaşmak için anlattım. Başka bir şehirden motosiklet alacağınız zaman iyi düşünün, çünkü yüzyüze konuşulanlar bile servise gidilmediğinde birşey ifade etmezken telefonda konuşulanların güvenilirliğini artık siz düşünün...
Hepinize selam olsun dostlar...