He he he... En komigi bende galiba! En azindan simdilik...
2001 yili , Ekim in ortalarinda bi arkadasimin aklina uyup otobusle Antalya dan Adana ya giden baska bir arkadasa Alanya ya kadar eslik edelim dedik! Otobus 00:30 otobusu! Napcaksak o saatte Alanya yolunda veya Alanya'da! Neyse Manavgat'i 15-20 km gecmistik ki donmadan hemen once (yaz gunu hesabi kisa kollu tsirt lerle gunduzden beri geziyoduk ama gece tabi hava baya bi soguyo, bide acik arazi!) donelim diyebildi arkides...! Bi benzincide durup benzin aldik. Tuvalete filan girdik. Biraz muhabbetle bize cay ikram ettiler. Sonra ciktik yola eve donuyoruz; yardiriyoz 110-120 km/s Antalya'ya varip isincaz, Manavgat'ta cevre yolundaki kavsaga gelirken kirmizi yandi! Isigada cok yakindim! Yolda bos; devam ettim gectim! Bu arada kavsakta asvalti yeniliyolarmis eski asvaltla yeni dokulen arasi kot farki varmis motor zipladi az kalsin dusuyoduk! Bu sirada da zulaya cekmis bi ekip arabasi tepe lambasini yakip siren caldi. Bende durmadim, saat 03:45 sulari; bu saatte manyak mi isi gucu mu yok gelmez arkamizdan diye! Arkadasim da "ya plakayi aldilarsa!" dedi, bende "yok canim o hizda, gece! alamamislardir! Bu saatte anons yapsa bile yolda ekip ne arar gideriz" dedim devam ettik! Dusundugum gibi pesimize dusen olmadi! Ama tam bi 20-25 km gitmistik ki yolda bir tikanma olmus, trafik kazasi! Ekip arabalari var! Aha dedim simdi zictik...! Polis bizi gorunce kenara cektirdi! Evraklarimi istedi, plakami sordu ; sonra gelen baska bir araca bakmak icin yanimizdan biraz uzaklasti! Arkadasim "aha simdi zictik! napsak , nedsek! plakamizi almislar bak ben demistim!" diye sayikliyo! Bende "lan salak, gecenin dordunde Manavgat-Antalya arasinda kac tane usutuk motorcu olabilir ki! Plakayi almaya gerek var mi?" diye kendi kendime soylenirken bir de baktim ki ne goreyim! Arkadasa "Lan olum polis ne zaman dan beri boyle plaka aliyo! Hadi alsa da; o hizda nasil aliyo dedim!" oda yanima gelip ne dedigimi kendi gozleriyle gorunce anladi! Plakam yok! Biz saskinligimizi atamadan biraz onceki polis tekrar yanimiza geldi ve "plakanizi Manavgat'in girisindeki kavsakta dusurmussunuz! Arkadaslar siren calmis ama durmamissiniz! Bize anons ettiler, gidip ekipten alin plakanizi" dedi! Bizde donduk tekrar geri , yolda tartisiyoz! "Lan olum adam niye durmadiniz derse ne diyelim!" -duymadik deriz! -nah deriz! ben o sira donup baktigim da adamin goz bebeklerini gordum! -sen gidip al ben motorla uzakta bekliyim! -yok ya! banane olum plaka benim plakam mi! git kendin al! derken kavsaga yaklastik. Uzakta farlari sondurup biraz daha yavasca yaklastikdan sonra durup kavsagi incelemeye basladik! Biz oradan gecerken durduklari yerde gorunmuyorlardi ama tam olarak gitmeye de cesaret edemedik! Bi 10 dakika kadar daha gozetledikten sonra yavasca motoru calistirip kavsaga girdim! bizim plakayi trafik levhasinin kenarina sikistirip gitmisler! OHHH BEEEE.....! Aldigimiz gibi topuk Antalya! Ertesi gun plakaligi sokup plakanin kendisine 4 vida attirdim...! Neyseki ceza yemedik! Ama o sogukta 20km git, 20km geri don plakayi al, tekrar Antalya'ya don hayatimiz kaydi! Cektimiz sikinti stresi zaten anlatamam! Ceza yemek bunun yaninda kaymakli ekmek kadayifi gibi kalirdi...! :queen: :queen: :queen: