- Katılım
- 21 Mar 2015
- Mesajlar
- 2,520
Evet randıman tutmaması normal. adamlar tıraşlamış motoru, ortaya çok ilginç, garip bir motor çıkmış.
Ama neden tıraşlanmış? kim tıraşlamış? Asıl önemli olan bu ! gelin size olayın iç yüzünü anlatayım, beni dikkatle dinleyin.
Daha önce hiçbir yerde duymadığınız şeyleri ilk defa duyacaksınız...
R25 de bir gariplik olduğunu daha ilk günde anlamıştım. Tuhaf ve esrarengiz şeyer oluyordu motorda. Bazen otobanda gaz açmaya bile korkuyordum, gazı fazla çevirirsem egzozdan alev atıyor, motor sanki 116bg gibi gidiyordu. Hatta R1 li arkadaşlar bile bana yetişemiyor, motor resmen kuduruyordu. İnanılmaz ve doğaüstü bir durum vardı ortada.
Bazen de (özellikle sabahın erken vakitlerinde) motoru çalıştırmak isteyince , ekranda "not now" yazısı çıkıyodu.
Daha fazla denersem yazı kırmızı renge dönüyordu.
Bende bu durumda daha fazla şansımı zorlamıyordum.
Bunun sebebinin temellerini araştırdıkça çok daha tehlikeli şeyler karşıma çıkmaya başladı. Motorun bu psikopat tavırlarının nedenini öğrendikçe korkar oldum. Herşey Osaka şehrinde yaşayan Ryokin Takasima isimli bir yamaha mühendisi ile başlamış. Bir gece saki yi fazla kaçıran Takashima San alkollü halde yamaha fabrikasına gider. O sırada R3 motoru yeni tasarlanmaktadır. Gece yarısı motor departmanına giren Takashima San, eline aldığı zımparayla motor bloğunu amansızca traşlamaya başlar. Bir yandan bloğu traşlarken bir yandan da 1000 yıllık bir japon lanetinin sözlerini sürekli fısıldar : "haketmeyen sürücünü cezalandır, hakedeni vadedilen topraklara götür" diye.
Sabah olunca artık herşey için çok geçtir. Takashima San traşlanmış R3 bloğunun yanında intihar etmiş olarak bulunur. Bu durumun duyulmasını istemeyen yamaha yetkileri olayı örtbas ederler. Fakat ortaya yepyeni 250cc bir motor bloğu da çıkmıştır. Bunu değerlendirmek isterler ve malum R25 böylece hayat bulmuş olur.
Evet dostlar olayın iç yüzünü artık öğrendiniz. Benim aldığım duyumlara göre de olayın aslı buymuş
Sabırla tüm yazıyı okuyan herkese sevgilerimi ve saygılarımı sunuyorum

Ama neden tıraşlanmış? kim tıraşlamış? Asıl önemli olan bu ! gelin size olayın iç yüzünü anlatayım, beni dikkatle dinleyin.
Daha önce hiçbir yerde duymadığınız şeyleri ilk defa duyacaksınız...
R25 de bir gariplik olduğunu daha ilk günde anlamıştım. Tuhaf ve esrarengiz şeyer oluyordu motorda. Bazen otobanda gaz açmaya bile korkuyordum, gazı fazla çevirirsem egzozdan alev atıyor, motor sanki 116bg gibi gidiyordu. Hatta R1 li arkadaşlar bile bana yetişemiyor, motor resmen kuduruyordu. İnanılmaz ve doğaüstü bir durum vardı ortada.
Bazen de (özellikle sabahın erken vakitlerinde) motoru çalıştırmak isteyince , ekranda "not now" yazısı çıkıyodu.
Daha fazla denersem yazı kırmızı renge dönüyordu.
Bende bu durumda daha fazla şansımı zorlamıyordum.
Bunun sebebinin temellerini araştırdıkça çok daha tehlikeli şeyler karşıma çıkmaya başladı. Motorun bu psikopat tavırlarının nedenini öğrendikçe korkar oldum. Herşey Osaka şehrinde yaşayan Ryokin Takasima isimli bir yamaha mühendisi ile başlamış. Bir gece saki yi fazla kaçıran Takashima San alkollü halde yamaha fabrikasına gider. O sırada R3 motoru yeni tasarlanmaktadır. Gece yarısı motor departmanına giren Takashima San, eline aldığı zımparayla motor bloğunu amansızca traşlamaya başlar. Bir yandan bloğu traşlarken bir yandan da 1000 yıllık bir japon lanetinin sözlerini sürekli fısıldar : "haketmeyen sürücünü cezalandır, hakedeni vadedilen topraklara götür" diye.
Sabah olunca artık herşey için çok geçtir. Takashima San traşlanmış R3 bloğunun yanında intihar etmiş olarak bulunur. Bu durumun duyulmasını istemeyen yamaha yetkileri olayı örtbas ederler. Fakat ortaya yepyeni 250cc bir motor bloğu da çıkmıştır. Bunu değerlendirmek isterler ve malum R25 böylece hayat bulmuş olur.
Evet dostlar olayın iç yüzünü artık öğrendiniz. Benim aldığım duyumlara göre de olayın aslı buymuş
Sabırla tüm yazıyı okuyan herkese sevgilerimi ve saygılarımı sunuyorum
Son düzenleme: