- Katılım
- 2 Şub 2015
- Mesajlar
- 259
- Konu Yazar
- #1
Merhaba sevgili motosiklet dostları.
Olayın üzerinden bir kaç ay geçti ama benim tecrübesizliklerim, kazadaki diğer faktörler, polis ilgisizliği vs. ileride bir başkası aynı sıkıntıları yaşamasın diye anlatmak istiyorum;
Haziran ayında öğlen 13:00 de işe gitmek için motorumla ilerlerken her zaman kullandığım bir ara sokağa dönüş yaptım ve bir gidiş bir dönüş olan tek yönde ilerlerken önümde yavaş seyreden bir mercedes servis aracını gördüm. karşı yönden araç geldiğinden ötürü sollama yapmayıp uzunlarımı yakarak oldukça geniş bir boşluktan minibüsün sağından geçmek için hızlandım.
Bu esnada minibüsün yanına henüz girmeden önümdeki araç sinyal vermeden sağa doğru dönüş yaptı. Hızım sanırım 50-60 km civarıydı ve geçiş için hızlanmıştım. O an çarpacağımı anladım ancak frene bile bacak zamanım yoktu. Minibüs dönerken sağ arka köşesine çarptım ve motosikletten uçarak minibüsün sağ tarafına sürterek altına düştüm. Kafam şiddetli şekilde sağ taraftan yere çarptı, full kapalı kaskım vardı. Sanırım dik şekilde düştüm.
Neyseki araç dönüşünü tam tamamlamamıştı ve geriye doğru sekmedim, sıyırdım ama dediğim gibi altına girdim.
Bilincim açıktı ancak minibüs hareket etmeye devam ediyordu. O an kafası parçalanmış insan fotografları ve sanırım öldüm hissiyatı gibi şeyler düşünerek çaresizce yukarı vurmaya çalışıp gelme diye bağırmaya çalıştım. Minibüsün sağ arka lastiği sırtımın sol bölümüne hafifçe çıktı ama sanırım farkedip geri gitti. Bu anlık olayda yine tam korumalı montumun sırt plakası daha büyük bir faciadan korudu.
Kendimi dışarı çıkartıp sırt üstü kaldırıma attım. Akabinde minibüsün içerisinden ve etraftan gelen insanlar başıma toplandı.
Kaskımı çıkardılar, yere yatırdılar. Eldivenlerim kesik değildi, parmak boğum korumaları aşınmıştı, çıplak el olsam ne olurdu bilemiyorum.
Kaskımın sol tarafı minibüse ilk çarpmayla aşınmış sağ taraf işe düşme anında kafamı yere vurmamdan ötürü ciddi bir hasar almıştı. Vizör de kapalıydı, keza o da hasarlıydı. ( iyi ki kapalıydı )
Minibüs sürücüsü sinyal yakmadığınıi kusura bakmamam gerektiğini ve aynadan beni görmediğini söyledi.
Motoru kaldırmak isteyen birisine kaldırmamasını, öyle kalması gerektiğini söyledim. Polis ve ambulans çağırıldı.
Polis öğlen molasında olduğundan ortada yoktu tabi, ambulans kısa sürede geldi. Boyunluk takılıp sedyeyle ambulansa bindirildim.
Hayatımdaki ilk kazamdı, kafamda tamamen bir curcuna vardı, bir şey düşünemiyordum.
Hastaneye gittiğimde acile alınıp soyunduruldum. Sırtımın tekerlek çıkan kısmı tamamen sıyrıklar ve kesikler içindeydi ama çok ağrım yoktu.
Koltuk altım ve bir kaç noktada, sırtımda da yanma vardı, sıyrılmıştı. Yüzümde sadece dudağım patlaktı sağ tarafa darbe aldığımdan yüzümün sağı biraz şişmişti. Düşme anından dolayı boyun agrısı çekiyordum. Takribi günlerde bu bayağı arttı falan ama çok şükür ekipman sayesinde bunlarla sınırlı kaldı.
Şimdi hikaye ilginleşiyor;
Hastanede polis memuru yanıma geldi ve çarptığım minibüsün plakasını sordu. O an hiç aklıma bile gelmemişti. ilk kazamdı, sağlıklı düşünememiştim. Bilmiyorum dedim ama aracı tarif ettim. Rengi, modeli, sürücünün tipi falan aklımdaydı.
Bir süre sonra telefon çaldı. 1 saat önce aranan polisler oraya anca intikal etmişti. Küçücük bir şehir olan fethiye'de en fazla 1 km ötedeki polisler.
Geçmiş olsun burada kimse yok, jant parçaları falan var, topluyorum bunları dedi.
O an orada olan herkes gitmiş, minibüsçü kaçmış, tek bir kişi bile kalmamış, benim motor kaldırılıp duvara yaslanmıştı.
Peki dedim şikayetçi oluyorum. Her yerde kamera vardı, sokağa girişin kavşağındaki pastehane, süpermarket vs hepsinin sokağı gösteren kamerası vardı. Kazanın yeri, saati belliydi. Bir minibüs arkasından o sokağa giren ben. Nasılsa bulunurdu.
Şikayetçi oldum ve memur o kaçtığı beklemediği için suçlu zaten merak etme dedi. iyi dedim.
Gerekli şikayetlerde bulnuduktan sonra motoru almak için geri döndüm. Ölye kaza yaptım diye motora binemem huylarım falan yokmuş, onu öğrendim. Motorumun ön farları kırılmamış ama bağlantıları kopmuş, ön blok kaymış lastik motorun sağında duruyordu, kuyruk tarafı komple çizik ve ufak tefek grenaj çizikleri vardı. Elcik hasar almış, fren kolum yamulmuştu. sağ ayaklık ve fren pedalımda içeri girmişti.
Oldukça sinirliydim, çalıştırıp o şekilde sürerek servise götürmeyi başardım. ( ilginç ve yamuk bir sürüş oldu )
Takip eden günlerde ne polisten bir haber ne minibüsten bir iz vardı. Servis motoru toparlamış teslim alıp almayacağımı soruyordu.
Alıyorum dedim ve 1000 tl lik ödemeyi yapıp aldım. Minibüsçü ortada olmadığından sigortayı da başlatamamıştım.
Bir süre sonra ben hastanedeyken motorumu kaldırıma çektikleri için polisin ceza kağıdı evime geldi
Kaldırıma motor çekmişim.. hmmm..
iki ay sonra polis tarafından çağırıldım ve karşımda armut yiyerek oturan polis senin minibüsçü ortada yok yav, hala şikayetçi misin dedi hayır dedim ve çıktım
Ne kameralara bakılmıştı, raporda gördüm ne detaylı bir rapor tutulmuştu ne de herhangi bir tarama yapılmıştı. İlgilenilmedi bile.
Hatta plakayı bilmiyosun nasıl bulcaz ya bile dendi. Normalde yaralanmalı kazalarda ambulansdaki personelin plaka fotoğrafları çekmesi gerekirmiş diye bir bilgi aldım ama ne kadar dogru bilmiyorum. Zaten stajyer 3 kız vardı minibüste, neren ağrıyor bile denmedi sohbet ederek geldiler. Çok takılmıyorum buna.
Uzun lafın kısası başımızdan böyle bir olay geçti. Kaza yapan yaptığıyla kaldı, tecrübesizliğinin kurbanı oldu
Allah size göstermesin.
Şimdi neler yanlış;
1. Asla bir aracın sağına girmeyin. ( uzunları yaktım, düdük çaldım çok önemli değil)
2. Kazadan sonra bir şekilde plaka olayına dikkat edelim.
3. Benim gibi işi hemen bırakmak yerine gerekirse kameraları kendiniz inceleyin, zorlayın zorlayın zorlayın. Bu memlekette her kurumu zorlayarak sonuca varabilirsiniz.
Neler doğru ;
1. Her zaman tam ekipmanla gezin.
2. Sakinliğinizi koruyun ve kaza psikolojisi vs motosikletinizden kopmayın, motosiklet sevdanıza zarar vermeyin.
Hayatta her şey yaşanabilir. Hala o yolu kullanıyorum. ( Bu konulara çok takanlar var. )
Ekipman demişken önemini gösterelim,
Kaskım

Bu da böyle bir tecrübe oldu.
Olayın üzerinden bir kaç ay geçti ama benim tecrübesizliklerim, kazadaki diğer faktörler, polis ilgisizliği vs. ileride bir başkası aynı sıkıntıları yaşamasın diye anlatmak istiyorum;
Haziran ayında öğlen 13:00 de işe gitmek için motorumla ilerlerken her zaman kullandığım bir ara sokağa dönüş yaptım ve bir gidiş bir dönüş olan tek yönde ilerlerken önümde yavaş seyreden bir mercedes servis aracını gördüm. karşı yönden araç geldiğinden ötürü sollama yapmayıp uzunlarımı yakarak oldukça geniş bir boşluktan minibüsün sağından geçmek için hızlandım.
Bu esnada minibüsün yanına henüz girmeden önümdeki araç sinyal vermeden sağa doğru dönüş yaptı. Hızım sanırım 50-60 km civarıydı ve geçiş için hızlanmıştım. O an çarpacağımı anladım ancak frene bile bacak zamanım yoktu. Minibüs dönerken sağ arka köşesine çarptım ve motosikletten uçarak minibüsün sağ tarafına sürterek altına düştüm. Kafam şiddetli şekilde sağ taraftan yere çarptı, full kapalı kaskım vardı. Sanırım dik şekilde düştüm.
Neyseki araç dönüşünü tam tamamlamamıştı ve geriye doğru sekmedim, sıyırdım ama dediğim gibi altına girdim.
Bilincim açıktı ancak minibüs hareket etmeye devam ediyordu. O an kafası parçalanmış insan fotografları ve sanırım öldüm hissiyatı gibi şeyler düşünerek çaresizce yukarı vurmaya çalışıp gelme diye bağırmaya çalıştım. Minibüsün sağ arka lastiği sırtımın sol bölümüne hafifçe çıktı ama sanırım farkedip geri gitti. Bu anlık olayda yine tam korumalı montumun sırt plakası daha büyük bir faciadan korudu.
Kendimi dışarı çıkartıp sırt üstü kaldırıma attım. Akabinde minibüsün içerisinden ve etraftan gelen insanlar başıma toplandı.
Kaskımı çıkardılar, yere yatırdılar. Eldivenlerim kesik değildi, parmak boğum korumaları aşınmıştı, çıplak el olsam ne olurdu bilemiyorum.
Kaskımın sol tarafı minibüse ilk çarpmayla aşınmış sağ taraf işe düşme anında kafamı yere vurmamdan ötürü ciddi bir hasar almıştı. Vizör de kapalıydı, keza o da hasarlıydı. ( iyi ki kapalıydı )
Minibüs sürücüsü sinyal yakmadığınıi kusura bakmamam gerektiğini ve aynadan beni görmediğini söyledi.
Motoru kaldırmak isteyen birisine kaldırmamasını, öyle kalması gerektiğini söyledim. Polis ve ambulans çağırıldı.
Polis öğlen molasında olduğundan ortada yoktu tabi, ambulans kısa sürede geldi. Boyunluk takılıp sedyeyle ambulansa bindirildim.
Hayatımdaki ilk kazamdı, kafamda tamamen bir curcuna vardı, bir şey düşünemiyordum.
Hastaneye gittiğimde acile alınıp soyunduruldum. Sırtımın tekerlek çıkan kısmı tamamen sıyrıklar ve kesikler içindeydi ama çok ağrım yoktu.
Koltuk altım ve bir kaç noktada, sırtımda da yanma vardı, sıyrılmıştı. Yüzümde sadece dudağım patlaktı sağ tarafa darbe aldığımdan yüzümün sağı biraz şişmişti. Düşme anından dolayı boyun agrısı çekiyordum. Takribi günlerde bu bayağı arttı falan ama çok şükür ekipman sayesinde bunlarla sınırlı kaldı.
Şimdi hikaye ilginleşiyor;
Hastanede polis memuru yanıma geldi ve çarptığım minibüsün plakasını sordu. O an hiç aklıma bile gelmemişti. ilk kazamdı, sağlıklı düşünememiştim. Bilmiyorum dedim ama aracı tarif ettim. Rengi, modeli, sürücünün tipi falan aklımdaydı.
Bir süre sonra telefon çaldı. 1 saat önce aranan polisler oraya anca intikal etmişti. Küçücük bir şehir olan fethiye'de en fazla 1 km ötedeki polisler.
Geçmiş olsun burada kimse yok, jant parçaları falan var, topluyorum bunları dedi.
O an orada olan herkes gitmiş, minibüsçü kaçmış, tek bir kişi bile kalmamış, benim motor kaldırılıp duvara yaslanmıştı.
Peki dedim şikayetçi oluyorum. Her yerde kamera vardı, sokağa girişin kavşağındaki pastehane, süpermarket vs hepsinin sokağı gösteren kamerası vardı. Kazanın yeri, saati belliydi. Bir minibüs arkasından o sokağa giren ben. Nasılsa bulunurdu.
Şikayetçi oldum ve memur o kaçtığı beklemediği için suçlu zaten merak etme dedi. iyi dedim.
Gerekli şikayetlerde bulnuduktan sonra motoru almak için geri döndüm. Ölye kaza yaptım diye motora binemem huylarım falan yokmuş, onu öğrendim. Motorumun ön farları kırılmamış ama bağlantıları kopmuş, ön blok kaymış lastik motorun sağında duruyordu, kuyruk tarafı komple çizik ve ufak tefek grenaj çizikleri vardı. Elcik hasar almış, fren kolum yamulmuştu. sağ ayaklık ve fren pedalımda içeri girmişti.
Oldukça sinirliydim, çalıştırıp o şekilde sürerek servise götürmeyi başardım. ( ilginç ve yamuk bir sürüş oldu )
Takip eden günlerde ne polisten bir haber ne minibüsten bir iz vardı. Servis motoru toparlamış teslim alıp almayacağımı soruyordu.
Alıyorum dedim ve 1000 tl lik ödemeyi yapıp aldım. Minibüsçü ortada olmadığından sigortayı da başlatamamıştım.
Bir süre sonra ben hastanedeyken motorumu kaldırıma çektikleri için polisin ceza kağıdı evime geldi
Kaldırıma motor çekmişim.. hmmm..
iki ay sonra polis tarafından çağırıldım ve karşımda armut yiyerek oturan polis senin minibüsçü ortada yok yav, hala şikayetçi misin dedi hayır dedim ve çıktım
Ne kameralara bakılmıştı, raporda gördüm ne detaylı bir rapor tutulmuştu ne de herhangi bir tarama yapılmıştı. İlgilenilmedi bile.
Hatta plakayı bilmiyosun nasıl bulcaz ya bile dendi. Normalde yaralanmalı kazalarda ambulansdaki personelin plaka fotoğrafları çekmesi gerekirmiş diye bir bilgi aldım ama ne kadar dogru bilmiyorum. Zaten stajyer 3 kız vardı minibüste, neren ağrıyor bile denmedi sohbet ederek geldiler. Çok takılmıyorum buna.
Uzun lafın kısası başımızdan böyle bir olay geçti. Kaza yapan yaptığıyla kaldı, tecrübesizliğinin kurbanı oldu
Allah size göstermesin.
Şimdi neler yanlış;
1. Asla bir aracın sağına girmeyin. ( uzunları yaktım, düdük çaldım çok önemli değil)
2. Kazadan sonra bir şekilde plaka olayına dikkat edelim.
3. Benim gibi işi hemen bırakmak yerine gerekirse kameraları kendiniz inceleyin, zorlayın zorlayın zorlayın. Bu memlekette her kurumu zorlayarak sonuca varabilirsiniz.
Neler doğru ;
1. Her zaman tam ekipmanla gezin.
2. Sakinliğinizi koruyun ve kaza psikolojisi vs motosikletinizden kopmayın, motosiklet sevdanıza zarar vermeyin.
Hayatta her şey yaşanabilir. Hala o yolu kullanıyorum. ( Bu konulara çok takanlar var. )
Ekipman demişken önemini gösterelim,
Kaskım

Bu da böyle bir tecrübe oldu.
Son düzenleme: