Abi farkında değilsin sanırım. Emniyete gittim ben tornacıya değil. Plakam düşmedi benim çalındı. Eğer bugün benim plakam kullanılarak bir cinayet işlenilirse suçlu ben olacağım.
Emniyete gideceğine tornacıya gidip sorsaydın tornacı sana doğrusunu anlatır, "
hafta içi karakola git" derdi. Çok fazla "filim" izlemeyin. Hırtlar Vadisi, Çukur gibi dizilere kendinizi kaptırmayın. Son 4 yılı trafik tescil bürosunda olmak üzere 23 yıl karakolda çalıştım,
plakayla işlenmiş cinayet görmedim, duymadım. En fazla kaçak geçiş cezası filan gelir ona da itiraz edersin düzeltirler.
Sattığım kişinin karıştığı kaza nedeniyle sigorta şirketiyle mahkemelik olduğum, mahkemenin tedbir kararı nedeniyle mahkeme sonuçlanıncaya kadar hurdaya ayıramadığım bir ARABA var. Aynı harf ve rakam gurubunu taşıyan İRAN PLAKALI BİR TIR nedeniyle iki üç ayda bir kaçak geçiş icrası geliyor, e-posta ile itiraz ediyorum, kamera kayıtları tekrar inceleniyor ve 15 gün sonra dava düşüyor.
Devlet örgütünde işleri memurlar yapar ama yasaları, yönetmelikleri yukarıdakiler yapar. Benim çalıştığım dönemde bu işlerin hepsi tek büroda en fazla iki memur tarafından yapılıyordu. 1 Ocak 2016 tarihinde yürürlüğe giren kanunla, siyasi irade o tarihten itibaren işin yarısını noterlere, çeyreğini emniyete, diğer çeyreğini de nüfus müdürlüklerine yükledi. Emniyette plaka/tescil belgesi kayıp kaydını yapan memur yeni ruhsat ve plaka basım yazısını basamıyor. Baskı için notere gidip hem hazineye gidecek değerli kağıt hem de
noterin cebine gidecek işlem bedelini ütülmek gerekiyor.
Halbuki trafik tescil, sürücü belgesi ve pasaport işlemleri emniyetten alınıp başka kurumlara verildiğinde vatandaş
sevindirik olmuştu. Bedavaya sevinmek olmuyor tabi ki. Aynı 2006 yılında "
cımcırbaşkanını halk daha iyi seçer, biz her boku biliriz" dalgasına düşüp şimdi herkesin inim inim inlediği SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU'nu
geçirdikleri gibi. "Cambaza bakmamak" lazım, o da işini yapıyor sonuçta.:wiinkk: