Honda'nın bu konuda çok iyi bir testi var. ABS'li 600RR ile bir profesyonel bir de ortalama sürücü ile fren testi yapmışlar.
Deneyimli sürücü ABS kapalı ilk frenlemesinde, ABS açık halinden 5.2 metre daha ilerde durmuş. Ancak 6. denemesinde ABS'li derecesinden daha iyi bir derece elde etmiş.
Ortalama sürücü ise, ABS kapalı ilk frenlemesinde, ABS açık halinden 11.7 metre daha ilerde durmuş ve 6. denemede bile hala 1.5 metre ilerdeymiş.
Yani ABS fren mesafesini uzatıyor tezi optimum şartlar altında geçerli, sürekli değişen yol ve sürüş tarzında, hele panik halinde, ilk seferde bu optimum şartları yakalamak mümkün olmadığına göre, ABS'li bir motor daha kısa mesafede duracaktır. Sonuçta sürücünün tek yapması gereken korkusuzca frene asılmak.
İnsan kontrolündeyken sonucun bu olduğunu görmek için Honda'nın test yapmasına gerek yok ki, olsa olsa reklam yapmışlardır.
Burada karşılaştırılan, bir tarafta saniyede milyonlarca işlem yapabilen, dolayısıyla micro saniyeler mertebesinde karar alabilen bir MCU'un kontrol, ettiği ABS diğer tarafta algısıyla refleksiyle en iyi milisaniyelerde tepki verebilen, heyecan, korku, endişe, panik v.s. hislere sahip insan.
Teste ne gerek var sonuç bariz.
Bu fren mesafesini uzatır kısaltır ibareleri eksiz olarak bir anlam taşımıyor.
Uzaktan kumandalı bir mekanizmayla, ABS'li ve ABS'siz aynı ağırlık ve hızdaki, aynı lastikleri kullanan 2 araca aynı anda tam kuvvetle fren yaptırdığımızı farzedelim.
Bu durumda ABS'siz aracın lastikleri kitlenecektir.
ABS'li araçta ise ABS'nin işlemcisi, tekerlerin turlarını birbirine eşitlemeye aynı zamanda da doğrusal bir eğride
(ör 200'le giden bir aracın tekerleri dakikada 1000 kere dönüyor olsun, kilitlenmemesi için mantıken bir anda 5 olamaz, 1000-999-998 şeklinde doğrusal bir şekilde azalmalıdır. ABS'yi kontrol eden yazılımıda nihayetinde bir insan yazıyor.)tur sayısının azalmasını sağlamaya çalışacaktır.
Bunu yapmasının yoluda her tekere giden hidroliğin basıncını gerektiğinde kısmasıdır, ABS devreye girdiğinde tak-tak-tak diye peşpeşe hissettiğimiz vuruntuda hidrolik basıncının sensörlerden gelen bilgiler doğrultusunda arttırılıp düşürülmesinden dolayı oluşan durumdur.
Şimdi bu durumda insanı olaya hiç katmadan ABS'siz araçta frenin kesiksiz olduğu, dolayısıyla sürtünmenin maksimum olduğu ortadadır.
Dolayısıylada durma mesafesi ABS'li araca göre daha kısadır.
Gelelim ABS'nin gerçek işlevine;
GÜVENLİ DURMA
Üstteki anlatım aslında bir varsayımdır, çoğu zaman sonuç böyle olmaz.
Gerçekte olan şudur;
ABS'siz araç kazıklama fren durumunda eğer otomobilse yanlayacak hatta takla atacak, motosikletse yanlayıp veya stopie'ye kalkıp taklalar atacak.
Tabi bu arada lastiklerin yerle teması tamamen kesilmiş kaporta üzerinde sürükleniyor olacaksınız, hatta çoğu zaman sürtünme uçaklarınki kadar az olacak çünkü uçuyor olacaksınız.
Gerçekte bahsedilen ABS'siz aracın daha kısa mesafede durması teknik bir yaklaşımdır, aracın yan yatmadığı, taklalar atmadığı, kontrolden çıkmadığı farzedilerek söylenir.
Güvenli durma için kullanılan ABS'nin birincil kuralı aracın kontrolün kaybedilmeden durdurulmasıdır.
Güvenli durma mesafesi ABS olan araçlarda daha kısadır.
Durma mesafesi, araç kontrolden çıkmadıkça ABS olmayan araçlarda daha kısadır.
Bu siyah kısmı es geçerek, ABS'li kısa ABS'siz kısa diye yazıldıkça uzlaşmak imkansız hale gelir, çünkü tanımlama eksiktir.