- Katılım
- 3 May 2007
- Mesajlar
- 336
- Konu Yazar
- #1
arkadaşlar bugünden itibaren motosiklet kullanmak verilen emir gereği yasaklandı.
dün nöbetçiydim,
bugün başıma gelen olayla öğrendiğim dedikoducu, yalaka, adi, haysiyetsiz, satıcı (aynı zamanda bu şahsiyetsiz meslektaşım olur) bir tip geldi nöbet yerime ve muhabbet etmeye başladık, laf lafı açar misali konu askerlikten şurdan burdan açıldı, tsk nın şuan ki durumundan, birlik komutanlarının yetkilerinden, yasama, yürütme ve yargının tek elde olduğundan derken bunu bana şu örnekle açıkladı " komutan isterse seni motora binmekten men bile eder " dedi. ben de o esnada çok sinirlendim " beni motordan alıkoyacak komutan tanımıyorum, hangi kanunla, hangi hakla yasaklayacak, savunma mı verecek. " dedim. neyse sabah oldu, (gece bu konuştuklarımız uçmuş ona)
komutan geldi kışlaya ve aramızda geçen diyalog;
komutan: gel buraya,
ben: emret komutanım,
komutan: bu motor kimin, (bu ana kadar belki 20 kez görmüştü ve benim olduğunu biliyordu)
ben: benim,
komutan: ne kadara aldın,
ben: şu kadara,
komutan: ehliyet var mı?
ben: B sınıfı mevcut A2 yok ama komutanım bu cumartesi sınava girdim ağustosa alacağım inşallah?
komutan: bi daha bu motoru burada görmeyeceğim, evine koy, al burdan,
ben: evde kimse olmadığından çalınabilir komutanım,
komutan: sanki sen evde iken çalmazlar mı,
ben: kendilerini riske atmak isteyen olur tabi ama o esnada uyanırsamda çıkarım balkona...,
komutan: ne yani ateş mi edersin ,
ben: evet,
komutan: vay bunu sen mi söyledin::angry2:: ben seni bir kışla komutanı olarak uyarmak zorundayım, komutanlıktan öte, sana bişey olursa vicdanım sızlar, (2 dakika sonra "sıradan bir tabur komutanı olsam umurumda olmaz ama kışla komutanıyım" diyerek beni ne kadar düşündüğünü tekrar belirtiyor)
komutan: motor kullanmak yasak değil mi?
ben: üniforma ile binmiyorum,
komutan: olsun yasak, (bir hafta öncesi kendi sınıf arkadaşı 600 f le kışlaya girdi)
ben: emredersiniz,
1 saat sonra,
beni odasına çağırdı, yine aynı şeyler ve bir adet suç işlemişim gibi savunma verdi.
ve savunmadan şunlar yazıyor,
ehliyetsiz olarak motosiklet kullanarak trafiği tehlikeye düşürdüğünüzü,
hafta sonu uzun mesefeli yollara çıktığınızı,
mesaiye motorla geldiğinizi tespi ettim (yalan tespit mespit yok yukarıda niteliklerini saydğın şerefsizin ispiyonlamasıyla edindiği bilgiler bunlar, çünkü o adam bu haftaki sinop gezimi duymuştu),
bu konudaki savunmanızı en geç saat 10:00' a kadar getirmenizi rica ederim.
ben: komutanım yanlış anlamayın ama bunları kim tespit etmiş , neyi dayanak gösteriyor.
sonra komutan savunmayı yırtıyor ve başka bir kağıt elime tutuşturuluyor ve o kağıtta ise,
-ehliyetsiz olarak motosiklet kullanarak trafiği tehlikeye düşürdüğünüzü,
-hafta sonu uzun mesefeli yollara çıktığınızı,
-mesaiye motorla geldiğinizi tespi ettim, ehliyetinizi alana kadar motpra binmeniz yasaklanmıştır. (asıl mevzu aslında ehliyesizlik falan değil, bir meslektaşımız tarafından gayet güzel bir şekilde satılmamız, ben 1,5 aydır binerken bişey olmadıda bu kadar zaman sonra oldu).
aldığım emiri föy dosyaya koydum, motor resimleri ile dolu duvarımın bir köşesine iliştirdim ki bakıp bakıp güleyim, her güldüğümde böyle şerefsiz meslektaşlarımın var olduğunu bileyim diye.
dün nöbetçiydim,
bugün başıma gelen olayla öğrendiğim dedikoducu, yalaka, adi, haysiyetsiz, satıcı (aynı zamanda bu şahsiyetsiz meslektaşım olur) bir tip geldi nöbet yerime ve muhabbet etmeye başladık, laf lafı açar misali konu askerlikten şurdan burdan açıldı, tsk nın şuan ki durumundan, birlik komutanlarının yetkilerinden, yasama, yürütme ve yargının tek elde olduğundan derken bunu bana şu örnekle açıkladı " komutan isterse seni motora binmekten men bile eder " dedi. ben de o esnada çok sinirlendim " beni motordan alıkoyacak komutan tanımıyorum, hangi kanunla, hangi hakla yasaklayacak, savunma mı verecek. " dedim. neyse sabah oldu, (gece bu konuştuklarımız uçmuş ona)
komutan geldi kışlaya ve aramızda geçen diyalog;
komutan: gel buraya,
ben: emret komutanım,
komutan: bu motor kimin, (bu ana kadar belki 20 kez görmüştü ve benim olduğunu biliyordu)
ben: benim,
komutan: ne kadara aldın,
ben: şu kadara,
komutan: ehliyet var mı?
ben: B sınıfı mevcut A2 yok ama komutanım bu cumartesi sınava girdim ağustosa alacağım inşallah?
komutan: bi daha bu motoru burada görmeyeceğim, evine koy, al burdan,
ben: evde kimse olmadığından çalınabilir komutanım,
komutan: sanki sen evde iken çalmazlar mı,
ben: kendilerini riske atmak isteyen olur tabi ama o esnada uyanırsamda çıkarım balkona...,
komutan: ne yani ateş mi edersin ,
ben: evet,
komutan: vay bunu sen mi söyledin::angry2:: ben seni bir kışla komutanı olarak uyarmak zorundayım, komutanlıktan öte, sana bişey olursa vicdanım sızlar, (2 dakika sonra "sıradan bir tabur komutanı olsam umurumda olmaz ama kışla komutanıyım" diyerek beni ne kadar düşündüğünü tekrar belirtiyor)
komutan: motor kullanmak yasak değil mi?
ben: üniforma ile binmiyorum,
komutan: olsun yasak, (bir hafta öncesi kendi sınıf arkadaşı 600 f le kışlaya girdi)
ben: emredersiniz,
1 saat sonra,
beni odasına çağırdı, yine aynı şeyler ve bir adet suç işlemişim gibi savunma verdi.
ve savunmadan şunlar yazıyor,
ehliyetsiz olarak motosiklet kullanarak trafiği tehlikeye düşürdüğünüzü,
hafta sonu uzun mesefeli yollara çıktığınızı,
mesaiye motorla geldiğinizi tespi ettim (yalan tespit mespit yok yukarıda niteliklerini saydğın şerefsizin ispiyonlamasıyla edindiği bilgiler bunlar, çünkü o adam bu haftaki sinop gezimi duymuştu),
bu konudaki savunmanızı en geç saat 10:00' a kadar getirmenizi rica ederim.
ben: komutanım yanlış anlamayın ama bunları kim tespit etmiş , neyi dayanak gösteriyor.
sonra komutan savunmayı yırtıyor ve başka bir kağıt elime tutuşturuluyor ve o kağıtta ise,
-ehliyetsiz olarak motosiklet kullanarak trafiği tehlikeye düşürdüğünüzü,
-hafta sonu uzun mesefeli yollara çıktığınızı,
-mesaiye motorla geldiğinizi tespi ettim, ehliyetinizi alana kadar motpra binmeniz yasaklanmıştır. (asıl mevzu aslında ehliyesizlik falan değil, bir meslektaşımız tarafından gayet güzel bir şekilde satılmamız, ben 1,5 aydır binerken bişey olmadıda bu kadar zaman sonra oldu).
aldığım emiri föy dosyaya koydum, motor resimleri ile dolu duvarımın bir köşesine iliştirdim ki bakıp bakıp güleyim, her güldüğümde böyle şerefsiz meslektaşlarımın var olduğunu bileyim diye.