Özgür Suriye Ordusu

Katılım
8 May 2008
Mesajlar
803
La hemen hakarete geçmede cevap ver ben de merak ettim...bu tayfanın da ilk cümlesi "mel' un senin ne haddine böyle sorular sormak"

onların hepsinin cevabı var sen merak etme. öğrenmek isteyen öürenmek için sorar bizde anlatırız.
islama hakaretten başka kastı olmayan akılhastaslarına(ateistler) söze hacet yok.

bi söz var hani "nus ile uslanmayanı etmeli tekdir tekdir ile uslanmayanı hakkı kötektir"
bazıları bu cihetten.

yukarıyı biraz okuyayım dedim okuyamadım. gözüm karardı resmen
bu kadar iğrenç ,alenen sarhoş kusmuğu gibi sözler.
burda lağım patladı sandım.


küfrünüzü, içinizde saklayın beyler. burda biz kimsenin inancına hakaret etmiyorsak
sevdiğine hakaret etmiyorsak bir şey bilmediğimizden değil ha
bizimde dilimizde elimizde gayet iyi çalışır
 
Katılım
25 Mar 2006
Mesajlar
3,978
teşekkür ederim yazdıklarınız aslında doğru şeyler. fakat bunların mükemmel olması ve işleyişinde hiç bir kusur olmamasıda yine 20.yüzyıl biliminin tesbitleridir.

Mesaj uzun olduğu için fazla yer kaplamaması için sadece ilk kısmını alıntıladım. Bilimsel ıspatların (yıldızların işleyişi, evrenin genişlemesi, büyük patlama, kütle çekimi ve galaksiler vs.) mükemellik iddiası yoktur, sadece bütün bu yeni bilgilere anlam yükleme çabasıdır sıfat yakıştırmak. Krauss'un önceki sayfada kalan konuşmasını izlerseniz astronomi ve fizikteki bilimsel keşiflerin bilge bir yaratıcının varlığını kanıtlamak bir yana dursun, herşeyin bir tesadüf sonucu ortaya çıktığını açıkladığını görürsünüz. Bunun için de biyolojiden çok basit bir örnek vermiştir. Bal arıları çiçeklerin renklerini ayırt edebilirler; bu akıllı ve bilge bir yaratıcının varlığına kanıt olarak gösterilemez ( "allah arıları böyle yarattı" düşüncesi), bilakis doğal seçilimin ıspatıdır. Çiçeklerin renklerini ayırt edemeyen arılar milyonlarca yıl boyunca elenerek yok olmuşlardır, günümüze ise sadece bizim görebildiğimiz türler ulaşabilmiştir.

Bilimsel konuları lütfen dini konularla karıştırmayınız. Her yeni keşifte "bu kuranda yazıyodu zaten !!1!1!!" diyen garibanlar ne acı bir haldedir. Öyleyse adama sorarlar evrenin kurvaturu (eğriselliği), genişleme hızı, yüzde kaçının karanlık madde/enerji olduğu kuranın neresinde yazıyor diye. Lütfen "yazıyodur da belki biz görmüyoruz" gafletinde bulunmayın, gerçekçi olalım, kendimizi kandırmayalım. Bilimde üretken bir ülke olmak istiyorsak din kitabını bir kenara bırakacağız, orada bilime dair hiçbir şey yok, dini bilime karıştırmayacağız. Yoksa 100 yıl geçer, "bu gavurlar var ya bu gavurlar, herşeyi kurandan incilden felan okuyup yapıyolarmış bu uçan arabaları" kafasından kurtulamayız.
 

COQ

Motosiklet Eğitmeni
Katılım
27 Ocak 2008
Mesajlar
11,727
Ortadoguda yillardan beri süre gelen vahseti Emocan gelip dine dayamis ama yaniliyor.
Evet genellikle islam ülkelerinde yillardir insanlar en ilkel ve vahsi sekilde birbirlerini bogazliyorlar.
Ama bu islamin suçu degil.
Bu insanlar, herhangi baska bir dine de inansalar bunu yapacaklardi.
Hatta hiç bir dine veya Allah'a inanmasalar da.

Din bu isin kilifidir.
Taraftar toplama sistemlerinden biri hatta ilkidir.
Yillardir bizim ülkemizde de bu gâye ile kullanilmakta ve süphesiz basari saglamaktadir.

Bir insanin canini alabilecek seviyede olan birinin o cani nasil aldigini konusmanin bir anlami yoktur.
Sorgulanmasi gereken sey,
o insanin o seviyeye nasil geldigidir.

Evet belki din de karakterin gelismesinde bir etkendir ama tek basina bir etken degildir.
 
Katılım
8 May 2008
Mesajlar
803
Bilimsel konuları lütfen dini konularla karıştırmayınız. Her yeni keşifte "bu kuranda yazıyodu zaten !!1!1!!" diyen garibanlar ne acı bir haldedir. Öyleyse adama sorarlar evrenin kurvaturu (eğriselliği), genişleme hızı, yüzde kaçının karanlık madde/enerji olduğu kuranın neresinde yazıyor diye. Lütfen "yazıyodur da belki biz görmüyoruz" gafletinde bulunmayın, gerçekçi olalım, kendimizi kandırmayalım. Bilimde birşeyler üretken bir ülke olmak istiyorsak din kitabını bir kenara bırakacağız, orada bilime dair hiçbir şey yok, dini bilime karıştırmayacağız. Yoksa 100 yıl geçer, "bu gavurlar var ya bu gavurlar, herşeyi kurandan incilden felan okuyup yapıyolarmış bu uçan arabaları diye" bakar dururuz.

bu noktaya bi vurgu yapmak lazım. sen kuran hakkında kulaktan dolma dışında bir bilgiye sahip olmadığın belli
yoksa bukadar basit yazmazdın
kuranda eğer senin dediğin gibi herşeyi alenen açıkça yazılsaydı o kitap 23 senede tamamlanmaz
tamamlandığı zaman hayal edilemiyecek ciltte kitap olurdu.
Halbuki Allah kuranı özetleyip sıkıştırılmış bir pamuk balyası gibi yaptıki
kağıt kalemin kısıtlı olduğu bir dönemde ezberlenmesi kolay olsun
bir ikincisi eğer herşey o zaman yazsaydı açıkça iman etmek güçleşirdi
o dönemdeki bir insana bugüngü bilim ve teknolojinden bir örnek verilse bunu onun içinde bulunduğu zaman dolayısıyle aklı almaz kabul etmezdi

halbuki bu şekilde gizlenmiş olması her yeni icadın veya keşfin kurana uyum sağlaması onun hak kitap olduğunun apaçık kanıtıdır.(anlayabilene)

çok metedilen büyük biritanica zaman zaman bir ek cilt çıkarır hataını düzeltir yada eksiğini doldurur
"biz şu bilinmiyordu demiştik ama o artık biliniyor, biz buna böyle demiştik ama bu aslında şöyleymiş giibi"
kaldıkı o ansiklopediyi hazırlayanlar hepsi kendi dalında uzman olmuş profesör olmuş kişler olmasına rağmen,
bu günkü teknolajiye rağmen zaman zaman ek cilt çıkarıp kendini düzeltiyor/ yeniliyor.

kuranı kerim ise arabistan çölünün ortasında ümmi bir pergamberden gelmiş bir kitap.
şuana kadar yapılan hiç bir keşif kuranı yalanlayamamıştır. bilakis yapılan her keşfin kuranda işaret edildiği mana anlaşılarak inananların imanını güçlendirmiştir
güneşin döndüğü ne zaman keşfedilmiş? 1400 yıl önce buna iaret edilmiş. arapça bilenler bilir güneşten bahsederken limüstekarrin leha derken oradakilama yüklenen mana
hareket ettiğine işaret olunmuş. ama o dönemde bunu anlaşılması elbette mümkün değil

demiri gökten indirdik derken o zamanki insanlar nereden bilebileceklerdi demirin gerçekten bu dünyaya ait olmadığını vs.vs. misal çokta anlamak için sormak lazım
yoksa anlamak istemeyene ne yazsak bi kılıf bulur
 
Katılım
25 Haz 2005
Mesajlar
1,892
Bilimsel konuları lütfen dini konularla karıştırmayınız. Her yeni keşifte "bu kuranda yazıyodu zaten !!1!1!!" diyen garibanlar ne acı bir haldedir. Öyleyse adama sorarlar evrenin kurvaturu (eğriselliği), genişleme hızı, yüzde kaçının karanlık madde/enerji olduğu kuranın neresinde yazıyor diye. Lütfen "yazıyodur da belki biz görmüyoruz" gafletinde bulunmayın, gerçekçi olalım, kendimizi kandırmayalım. Bilimde üretken bir ülke olmak istiyorsak din kitabını bir kenara bırakacağız, orada bilime dair hiçbir şey yok, dini bilime karıştırmayacağız.

Gerçekten bana açıklama fırsatı verdiğiniz için teşekkür ederim. böyle seviyelli olduktan sonra hiç bir sorun yok ve cevabı olamayan da soru yok.
evrenin genişlemesi çok enteresan bir konudur kuran bu konuda 1400 yıl öncesi tek cümle ile noktayı koymuş..

Ve Evren’i (Göğü) kuvvetimizle kurduk, muhakkak ki onu genişletmekteyiz.
Zariyat Suresi 47

Ayette "Evren, gök" diye çevirilrn kelime Arapça "sema" kelimesidir. Bu kelime
aynı Türkçe’deki "gök" kelimesi gibi hem Evren’i, hem Dünya’nın tavanını ifade eder.
Yeryüzünün üstünün tümü "sema" diye adlandırılır.

Evren sonsuz mudur? Yoksa Evren sınırlarla çevrili durağan veya sonlu bir yapıda mıdır ? işte
size insanlığın büyük dehalarının tarihin en başından beri en hararetli tartıştıkları konulardan
biri.

Diyebiliriz ki insanlık tarihinde çok az konu bu kadar hararetle tartışılmış ve tüm
uğraşlara rağmen bu konuda işin içinden çıkılamamıştır.
ilk önce felsefenin içinde, daha sonra
ise felsefeden bağımsızlığını ilan eden fizikte, Evren’in sınırlarının sonsuz olup olmadığı
tartışılmıştır.
Tarihin en parlak simalarının bir kısmı Evren’in sonsuz olduğunu, buna karşın
birçok ünlü düşünür de Evren’in sınırlarla çevrili bir şekilde sonlu olduğunu söylemiştir.
Oysa Kuran bu iki görüşün dışında sürekli genişleyen dinamik bir Evren modeli çizmiştir. Kuran’ın
çizdiği model, Evren’in her an bir sonu olmakla sonsuz Evren modelinden, sürekli genişlemekle ise durağan sınırlı Evren modelinden ayrılmaktadır.
Böylece insanlığın bu en büyük tartışmasında Kuran tüm düşünürlerin dışında üçüncü bir modeli tarif etmiştir.

işte Kuran’ın Allah tarafından indirilip indirilmediğini anlamak isteyenler için bir test imkanı.
Bir tarafta ne felsefe, ne fizikle uğraşmış çöldeki Hz Muhammed. Diğer tarafta felsefenin, fiziğin ünlü düşünürlerinin iddiaları.

işte Aristo, işte Ptolemy, işte Giordano Bruno, işte Telesio Patrizzi, işte Galieo Galilei, işte Isaac Newton...

Dünya tarihinin bu en büyük dehaları gözlemleriyle, formülsel uğraşlarıyla Evren’in sınırlı, sonlu veya sonsuz olduğunu iddia etmişler, fakat hiçbiri genişleyen dinamik Evren modelini çizememişlerdir. Ancak 20. yüzyılda Edwin Hubble’ın gelişmiş teleskobuyla gözlemleri, tüm yıldız kümelerinin hızla birbirlerinden uzaklaştığını tespit etmiş, böylece genişleyen dinamik Evren modeli doğrulanmıştır.
Evren’in genişlediği ilk kez 1900’lü yıllarda ortaya atılmıştır. 1900’lü yıllardan önce Kuran dışında bu iddiayı ortaya koyan
tek bir kaynak bile yoktur. Tek bir kaynak bile!..
 
Katılım
25 Mar 2006
Mesajlar
3,978
halbuki bu şekilde gizlenmiş olması her yeni icadın veya keşfin kurana uyum sağlaması onun hak kitap olduğunun apaçık kanıtıdır.(anlayabilene)

????????????????????????????????????????????
şuana kadar yapılan hiç bir keşif kuranı yalanlayamamıştır. bilakis yapılan her keşfin kuranda işaret edildiği mana anlaşılarak inananların imanını güçlendirmiştir

Kusura bakmayın ama komik şeyler yazmışsınız. Güneşin Dünya'nın etrafında döndüğü kurandan binlerce yıl önce biliniyordu. Mısırlılar büyük piramitin yüksekliğini Güneş ve Dünya arasındaki ortalama mesafenin milyonda biri olacak şekilde tasarlamışlardı. Yani aradaki mesafeyi trigonometriden faydalanarak kabaca hesaplayabiliyorlardı. Hiçbir bilgi gökten inmemiştir. Bilimin de kuranda veya herhangi başka bir dini kitapta anlatılanları onaylamak veya yanlışlamak gibi bir endişesi yoktur. Kuranın ortaya çıkışından yüzyıllar hatta bin küsür yıl geçtikten sonra bile yapılan bilimsel keşiflerin kuranda yazdığı iddiasındasınız. O zaman sizi henüz yapılmamış bir bilimsel keşfi kurandan bulup çıkarmaya davet ediyorum. Sizin düşüncenize göre bilimin kuranı doğrulamak/yanlışlamak gibi bir endişesi var ise, o zaman ben de sizi bilimi doğrulamaya/yanlışlamaya davet ediyorum. Bulun, çıkarın, getirin kurandan. Tarihte böyle bir hadise yoktur. Kurandan bilimsel icat yapılmamıştır. Bilim soruları cevaplama ve cevapları sorgulama döngüsü üzerine kuruludur, bu da sadece bilimsel yöntemle olur.

Sevgili kaldera, kashmar54'e yaptığım teklifin aynısını size de yapıyorum. Ama bence zamanınızı boşuna harcamayın. Onun yerine ilgi alanınıza giren bir bilimsel araştırma konusunda çaba sarfederseniz kim bilir; belki de daha önce kimsenin dikkatini çekmeyen birşeyler bulursunuz :wiinkk:
 
Katılım
12 Haz 2008
Mesajlar
5,549
kuranda eğer senin dediğin gibi herşeyi alenen açıkça yazılsaydı o kitap 23 senede tamamlanmaz
tamamlandığı zaman hayal edilemiyecek ciltte kitap olurdu.
Halbuki Allah kuranı özetleyip sıkıştırılmış bir pamuk balyası gibi yaptıki

“Kuşku yok ki, biz, akıl edesiniz, anlayasınız diye Kur’an’ı Arap diliyle meydana getirdik” (Zuhruf Suresi, ayet 3)

yani kitapta anlaşılmayacak bi nokta yok...benim anladığım bu, senin demen gibi benim bu kitapta yazanı anlamam için senin gibi alimlere ihtiyacım olmadığını anlıyorum...yanlışsam da benim alah ın verdiği akılla okuduğumdan anladığım bu...

sen bence biraz insanları ve düşünce sistemlerini araştır, oku...biraz felsefe de bakabilirsin...sonrasında da ağzını köpürte köpürte konuşmayı bırak...kimsenin kimseye hakaret ettiği yok...
 
Katılım
29 Kas 2011
Mesajlar
1,001
bu noktaya bi vurgu yapmak lazım. sen kuran hakkında kulaktan dolma dışında bir bilgiye sahip olmadığın belli
yoksa bukadar basit yazmazdın
kuranda eğer senin dediğin gibi herşeyi alenen açıkça yazılsaydı o kitap 23 senede tamamlanmaz
tamamlandığı zaman hayal edilemiyecek ciltte kitap olurdu.
Halbuki Allah kuranı özetleyip sıkıştırılmış bir pamuk balyası gibi yaptıki
kağıt kalemin kısıtlı olduğu bir dönemde ezberlenmesi kolay olsun
bir ikincisi eğer herşey o zaman yazsaydı açıkça iman etmek güçleşirdi
o dönemdeki bir insana bugüngü bilim ve teknolojinden bir örnek verilse bunu onun içinde bulunduğu zaman dolayısıyle aklı almaz kabul etmezdi

halbuki bu şekilde gizlenmiş olması her yeni icadın veya keşfin kurana uyum sağlaması onun hak kitap olduğunun apaçık kanıtıdır.(anlayabilene)

çok metedilen büyük biritanica zaman zaman bir ek cilt çıkarır hataını düzeltir yada eksiğini doldurur
"biz şu bilinmiyordu demiştik ama o artık biliniyor, biz buna böyle demiştik ama bu aslında şöyleymiş giibi"
kaldıkı o ansiklopediyi hazırlayanlar hepsi kendi dalında uzman olmuş profesör olmuş kişler olmasına rağmen,
bu günkü teknolajiye rağmen zaman zaman ek cilt çıkarıp kendini düzeltiyor/ yeniliyor.

kuranı kerim ise arabistan çölünün ortasında ümmi bir pergamberden gelmiş bir kitap.
şuana kadar yapılan hiç bir keşif kuranı yalanlayamamıştır. bilakis yapılan her keşfin kuranda işaret edildiği mana anlaşılarak inananların imanını güçlendirmiştir
güneşin döndüğü ne zaman keşfedilmiş? 1400 yıl önce buna iaret edilmiş. arapça bilenler bilir güneşten bahsederken limüstekarrin leha derken oradakilama yüklenen mana
hareket ettiğine işaret olunmuş. ama o dönemde bunu anlaşılması elbette mümkün değil

demiri gökten indirdik derken o zamanki insanlar nereden bilebileceklerdi demirin gerçekten bu dünyaya ait olmadığını vs.vs. misal çokta anlamak için sormak lazım
yoksa anlamak istemeyene ne yazsak bi kılıf bulur

Kashmar merhaba;

Demirin dünyaya ait olmadığı ile bilimsel bir kaynak var mı? Merak ettim okumak istiyorum.
 
Katılım
25 Haz 2005
Mesajlar
1,892
yazdıklarımın tamamen bilimsel olduğunu ifade ediyorum olmuyor.ünlü fizikçileri örnek veriyorum olmuyor.
tamam o zaman daha fazla birbirimizn zamanını almayalım.
 
Katılım
25 Mar 2006
Mesajlar
3,978
Konuya geri dönersek. Hükümet ne idüğü belirsiz afgan mıdır libyalı mıdır çeçen midir sözde islam adına savaşan kana susamış katillere bizim vergilerimi saçıyor. Bu mahluklar resmen insanlık suçu işliyorlar gittikleri yerlerde, biz de elimiz kolumuz bağlı seyrediyoruz. Bu adamların elindeki kanın bir kısmı sesini çıkarmayanların, onlara destek verenleri engellemeyenlerin ellerindedir bunu aklınızdan çıkarmayın.
 
Katılım
8 May 2008
Mesajlar
803
Kusura bakmayın ama komik şeyler yazmışsınız. Güneşin Dünya'nın etrafında döndüğü kurandan binlerce yıl önce biliniyordu. Mısırlılar büyük piramitin yüksekliğini Güneş ve Dünya arasındaki ortalama mesafenin milyonda biri olacak şekilde tasarlamışlardı. Yani aradaki mesafeyi trigonometriden faydalanarak kabaca hesaplayabiliyorlardı. Hiçbir bilgi gökten inmemiştir. Bilimin de kuranda veya herhangi başka bir dini kitapta anlatılanları onaylamak veya yanlışlamak gibi bir endişesi yoktur. Kuranın ortaya çıkışından yüzyıllar hatta bin küsür yıl geçtikten sonra bile yapılan bilimsel keşiflerin kuranda yazdığı iddiasındasınız. O zaman sizi henüz yapılmamış bir bilimsel keşfi kurandan bulup çıkarmaya davet ediyorum. Sizin düşüncenize göre bilimin kuranı doğrulamak/yanlışlamak gibi bir endişesi var ise, o zaman ben de sizi bilimi doğrulamaya/yanlışlamaya davet ediyorum. Bulun, çıkarın, getirin kurandan. Tarihte böyle bir hadise yoktur. Kurandan bilimsel icat yapılmamıştır. Bilim soruları cevaplama ve cevapları sorgulama döngüsü üzerine kuruludur, bu da sadece bilimsel yöntemle olur.

Sevgili kaldera, kashmar54'e yaptığım teklifin aynısını size de yapıyorum. Ama bence zamanınızı boşuna harcamayın. Onun yerine ilgi alanınıza giren bir bilimsel araştırma konusunda çaba sarfederseniz kim bilir; belki de daha önce kimsenin dikkatini çekmeyen birşeyler bulursunuz :wiinkk:

işte sabitlenmiş kafaya ne deyilebilirki.
mırsırlılar dünyanın güneş etrafında dönüşündenmi yoksa güneşinde kendi yörüngesindeki hareketindenmi hesaplamışlar.? hiç bişey anlamadım yazdığından şunu bi net anlatta anlıyalım bakalım.

elbette kuranın kendisini bilimin doürulamasına ihtiyacı yoktur ama bu bilimin kuranı doğruladığı gerçeğini değiştirmez.
eğer var olan bir keşif kuranda yazanın tam tersi olsaydı ki bu mümkün değil zil takıp oynardınız!!
şimdi nedense bunu bir hakikat ve mücize olarak görmek istemiyorsunuz ne iş???
 
Katılım
25 Mar 2006
Mesajlar
3,978
1) Karanlık maddenin en ufak yapıtaşı

Bulun getir kurandan bekliyorum. Madem var. Millet araştıracak bulacak "ehi ehi var işte burda :)" diye beleşe yatmaca yok. Sabit fikirlilikten bahsetmişsin. Kitabın ululuğuna o kadar kendinizi kaptırmışsınız ki zannediyorsunuz yapılan bilimsel keşif kitabın bir köşesinde yazılan şey. Sabit fikir yanılabileceğine ihtimal vermeme üzerine kuruludur. Sizin de "yanılıyo muyum acaba" düşüncesi aklınızın ucundan geçmiyor malesef. Oysa ki bilimsel düşünce tamamen deneme yanılma üzerine kuruludur. Cevaplar her zaman sorgulanır ve ulaşılan sonuçlar üzerinden yeni sorular sorulur. Bir başka değişle bilim "sabit fikri" tamamen reddeder.
 
Katılım
8 May 2008
Mesajlar
803
1) Karanlık maddenin en ufak yapıtaşı

Bulun getir kurandan bekliyorum. Madem var. Millet araştıracak bulacak "ehi ehi var işte burda :)" diye beleşe yatmaca yok. Sabit fikirlilikten bahsetmişsin. Kitabın ululuğuna o kadar kendini kaptırmışsınız ki zannediyorsunuz yapılan bilimsel keşif kitabın bir köşesinde yazılan şey. Sabit fikir yanılabileceğine ihtimal vermeme üzerine kuruludur. Sizin de "yanılıyo muyum acaba" düşüncesi aklınızın ucundan geçmiyor zaten. Oysa ki bilimsel düşünce tamamen deneme yanılma üzerine kuruludur. Cevaplar her zaman sorgulanır ve ulaşılan sonuçlar üzerinden yeni sorular sorulur. Bir başka değişle bilim "sabit fikri" tamamen reddeder.

söz konusu iman olunca Allahın kudreti olunca elbette yanılma ihtimali vermem bu benim imanım gereği.

bundan başta tırı vırı mevzularda elbette yanılabilirim.
buna sabit fikirlilik değil itikat sahibi olmak denir.
 
Katılım
25 Haz 2005
Mesajlar
1,892
Özür dilerim ama bir önceki sayfada pulsarlardan bahsetmiştiniz.detaylı açıklamasını eklemek durumundayım.

1- Ve Evren’e ve Vuruşlu’ya(Tarık’a)
2- Vuruşlu (Tarık) nedir kavrayabilir misin?
3- O delici yıldızdır.
Tarık Suresi 1-3 ayetler

Kuran’ın 86. suresinin adı Tarık’tır. Tarık "tark" kökünden türeyen bir kelimedir. Kelimenin aslı "vurmak, çarpmak" anlamlarına gelir. "Yol" anlamına da gelen "Tarık", yolcular ayaklarını vurup yol aldığı için bu kökten türemiştir. Kuran çevirilerinin birçoğunda "Tarık" kelimesi özel isim gibi yazılıp, anlamı çeviride verilmemiş, fakat açıklamalarda anlam açıklanmıştır. Oysa kelimenin en temel anlamı olan "Vuruş" diye ayet çevrilirse, kozmolojik fizik ile ilgilenenler Kuran’ın bir mucizesine daha tanıklık edebilirler.

1967 yılında ingiltere Cambridge Üniversitesi’nde Jocelly Bell düzenli ve ısrarlı bir radyo sinyali yakalar. Radyo sinyalinden kalbin vuruşları gibi düzenli vuruşlar gelmektedir. O zamanda Uzay’da böyle düzenli vuruşların kaynağı olabilecek bir gök cismi bilinmiyordu. Bu
yüzden bu sinyallerin, başka gezegenlerdeki akıllı yaratıklar tarafından gönderildiğine kanaat getirilir. Büyük bir heyecanla davetiyeler bastırılır, basın kuruluşlarına haber verilir ve LGM adı verilen görkemli bir seminer düzenlenir. LGM (Little Green Men) "Küçük Yeşil Adamlar" demektir ve Evren’de akıllı yaratıklarla irtibat kurulduğunu simgelemektedir. Çok kısa bir süre sonra söz konusu sinyallerin kaynağının nötron yıldızlarının çok büyük bir hızda dönmeleri olduğu anlaşılır. Böylece nötron yıldızlarına bir ad daha takılacaktır: "Pulsarlar". Jocelly’in buluşu uzaylılarla irtibatı sağlayamamıştır ama Pulsarların keşfini sağlamıştır. ingilizce’de "pulsate", nabız gibi vuruşları ifade eden bir kelimedir. "Pulsation" da "vuruş, titreşim" demektir. Bundan da nötron yıldızlarına takılan "Pulsar" isminin Kuran’da geçen "Tarık" yani "Vuruş" ismiyle uyumlu olduğu anlaşılmaktadır.Tarık suresinin ikinci ayetinde "Vuruşlu yıldızın(Tarık’ın)" insan zihni tarafından kavranmasının zor olduğu vurgulanmaktadır. 2. ayette geçen "Ve Ma Edrake" ifadesinde geçen
"edrake" kelimesi Türkçe’mize "idrak etmek" olarak Arapça’dan girmiştir ve "kavramayı, anlamayı" ifade etmektedir.

Pulsar’ı incelediğimizde ayetin bu mucizevi yönüne de tanık olmaktayız. Pulsar’ın içinden alacağımız bir kaşık madde bir milyar ton gelmektedir. Pulsar’dan alacağımız çok ufak bir maddeyi eğer yeryüzüne bıraksak Dünyamızın öbür ucuna kadar bir delik açıp çıkardı. Oysa Dünya’da herhangi bir maddenin bir kaşığı birkaç gramı geçmez. Sırf bunu düşünmek bile
Pulsar’ın kavranması ne kadar güç bir yıldız olduğunu ortaya koyar. Güneş’in bir kaç misli büyük yıldızlar sıkışarak Pulsar’ı oluşturur. Oysa bir Pulsar’ın çapı 15-20 km’dir. Dünyamızı aynı şekilde sıkıştırsak Dünyamız 100 metre çapında bir küre olurdu. Dünyamız 24 saatte kendi
etrafındaki dönüşünü tamamlar, oysa Pulsar bir saniyede defalarca kendi etrafında döner. Pulsar’ın hem dönüşündeki hızı, hem tüm bu bilgiler Tarık suresinin 2. ayetinde "Vuruşlu yıldızın (Tarık’ın, Pulsar’ın)" kavranmasının ne kadar zor olduğunun belirtilmesinin ne kadar mucizevi olduğunu göstermektedir.

HAYDi KAFADAN SALLAYARAK BiR MUCiZE ÜRETiN
Ayette geçen yıldızın Saturn, Venüs gibi yıldızlar olabileceğine dair eskiden tahminler yapılmıştır. ilk Boşnakça Kuran tercümesini yapan Mustafa Mlivo bu tahminlerin hatalı olduğunu Tarık’ın Pulsar olduğunu söyleyerek özetle şöyle demektedir:
86 Tarık suresi 1-3 ayetlerde şunlardan bahsedilir:

“1-Vuruş yapmak

2- Bir yıldız olmak

3- Delmek

Uzaydaki hiçbir gök cismi bu kriterleri karşılamaz (Pulsar dışında) çünkü;

Hiçbir gök cismi vuruşlar şeklinde tarif edilemez

Ayette bahsedilen yıldızdır.(Satürn, Venüs gibi gök cisimleri gezegenlerdir.)

Pulsar güçlü radyasyon ve radyo dalgaları yaymaktadır. 3. ayette geçen "sakıb" kelime-
sine "karanlığı delmek, yanıp tutuşmak, nufüz etmek" anlamları verilmektedir.”

Görüldüğü gibi ancak 1970 yılına gelindiğinde yeni keşfedilen bir yıldızdan Kuran 1400 yıl önce bahsetmektedir. Vuruşları olan bir yıldızın ne anlama geldiğini 1400 yıl öncesinin insanları tahmin edemediğinden "Tarık" kelimesi özel isim gibi Arapça’sının aynısıyla çevrilmeden çevirilere yazılmış, ancak dipnotlarda, sözlüklerde ve tefsirlerde anlamı açıklanmıştır.

Gökyüzünde çok ince hesaplarla, çok muhteşem olaylar oluşmaktadır. Hiç kimsenin kafadan iki cümle atıp da gökyüzünde oluşan olaylar hakkında isabetli bir tahmin yapabilmesi, dediğine uyacak bir cismin gökyüzünde tesadüfen bulunması beklenemez. Kuran’ın her cümlesinde, her kelimesinde nasıl inceliklerin olduğu, Kuran’ın her sorusunda, her vurgusunda
("Vuruşlu nedir, kavrayabilir misin?" örneğinde olduğu gibi)
nasıl derin anlamların saklı olduğu Kuran ne kadar çok araştırılırsa o kadar iyi anlaşılmaktadır.
 

COQ

Motosiklet Eğitmeni
Katılım
27 Ocak 2008
Mesajlar
11,727
Demirin dünyaya ait olmadığı ile bilimsel bir kaynak var mı? .

Var tabi.
Asagidaki arkadas.

adnan_oktar_hakkinda_sok_iddia_h56204.jpg


Bu arkadas Harun Yahya adiyla kitaplar, makaleler yazar.
Imani zayif arkadaslarda bu ve bunun gibileri okuyup inandiklari dini bilimsel yollarla ispat etmeye kalkar.:)
Halbuki Islam dini bilimle falan ugrasmaz.
Yani kendini inandirmak için yok demir uzaydan geldi,
yok günes dönüyor, dünya da dönüyor gibi salakça islerle ugrasmaya gerek yok.
Bir türlü inanamiyorsan sal gitsin yani.
Ne ki bu,
atom fizigi,
kuantum?
Ulem inanmiyorsun ama kendine bile itiraf etmekten acizsin.
Inanmak için ayet bulup
heheheee bak gördünmü Allah varmis
kafasindaki adamin imanindan ne olur,
insanligindan ne olur?
Inanç lem bu!
Ya inanirsin,
ya inanmazsin?
Bu kadar basit.
 
Katılım
10 Şub 2006
Mesajlar
6,827
Motosikleti
MV Agusta Brutale 800, Ducati 797
Kuran bilimsel bir kitap değil
bilimselliğe önem veren ve göklere çıkaran bazı insanlar sadece, Allah değil, zaten o yarattı hepsini
dün de aynı insanlar astrolojiye değer veriyorlardı
ondan öncekiler de sihir ve büyüye
hiç değişmedi inkarcılar anlayacağınız

haa Kuranda anlatılanlar bilimsel verilerle çakışıyor mu, çakışmıyor
bazı bulgular çok önceden Kuranda bildirildi mi? evet
daha detaylı incelersek sonradan ortaya çıkmış bazı keşifleri de bulabilir miyiz? kesinlikle
ama yine de Kuranın bilim kitabı olduğu sonucuna varamayız

coq bir noktada haklı
bu işte %100 ispat diye bir şey yok, ama güçlü işaretler var, seçim meselesi
aksi olsaydı "bu bir imtihan dünyasıdır" diyemezdik
Kurandan Rad suresini okuyun (sadece 3 dakika sürer), cevaplar orda
bir kesit alalım
Bismillah
Ra'd 7. İnkâr edenler, “Ona Rabbinden bir mucize indirilseydi ya!” diyorlar. Sen ancak bir uyarıcısın. Her kavim için de bir yol gösteren vardır.
 
Katılım
18 Nis 2009
Mesajlar
4,287
la ne pis geyik varmış sizde arkadaş özgür suriye ordusundan kuantum fiziğine nasıl geçtiniz
 
Katılım
13 Ağu 2013
Mesajlar
1,999
Motosikleti
Triumph Tiger 900GT
la ne pis geyik varmış sizde arkadaş özgür suriye ordusundan kuantum fiziğine nasıl geçtiniz
pişman oldum yemin ederim bu ne arkadaş. kafa kesiyolar diyoruz millet adem havva'ya kadar gitti o kadar derine inmeyin yüzeye çıkın biraz te allam ya.
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Yeni mesajlar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst