- Katılım
- 14 Eyl 2012
- Mesajlar
- 309
- Motosikleti
- KTM 790 Adventure
- Konu Yazar
- #1

2012’de ilk motorumu aldığım gün bu foruma da üye olmuştum. Aradan geçen 14 yılda elimden neler geçti neler… Piaggio Xevo 250, Xevo 400, Bajaj Pulsar 125, 150, 200, 250 derken; CFMOTO 250NK, KTM Duke 390, Yamaha Tenere 660… ve turuncu KTM 790 Adventure.
Tenere’ye kadar olan süreçte scooter + naked kombinasyonuyla trafikte görünmezmişim meğer. En sol şeritte 60’la giden arabacıya selektör yapıyorsun, adam hâlâ inatla sol şeritte. Tali yoldan çıkanlar desen, anayolda giden beni değil, sanki “ben geçeyim de sen naparsan yap” kafasındaydı…
Sonra Yamaha Tenere 660 geldi. Bir şeyler değişmeye başladı. Dikiz aynasında o sarı halojen farları görenler bir anda medeni insan moduna geçip yol vermeye başladı. “bir şeyler oluyor ama hayırlısı…” dedim
790 Adv'ye geçtim sonrasında. Yüksek, parlak LED farları ensesinde görenler sollamaya çıkmadan önce iki kere düşünmeye, kırmızı ışıkta yanımda duran arabadan çocuklar el sallamaya, okul önünde kızımı beklerken çevremde hayran kitlesi oluşmaya başladı.
790 ADV öyle uzay çağı tasarımı falan da değil ha… Ama anladım ki mesele başka:
Far ne kadar yukarıdaysa, motor ne kadar cüsseliyse… trafikte saygınlık o kadar artıyormuş.
Hani derler ya “önemli olan boyu değil, işlevidir.”
Yok abicim… o teori biraz küçük p.pilerin kendini avutması gibi geldi bana.
Boyu da önemliymiş, yüksekliği de