Okunur mesajlar yazmak için ipuçları

Forumdan Uzaklaştırıldı
Katılım
5 Kas 2015
Mesajlar
11,464
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
ve hikaye gelmez...

iyi ki okumamisim :)
 
Katılım
10 Şub 2006
Mesajlar
6,827
Motosikleti
MV Agusta Brutale 800, Ducati 797
86fc864fc8314037ee42555af54bf132_460.jpg
 
Katılım
23 Tem 2013
Mesajlar
1,716
şimdi size inanamayacağınız bir hikaye anlatacağım.
Aslında bu bir sır.
Doğrusu anlatıp anlatmamayı çok düşündüm ama Zafer hocanın bahsettiği anlaşılır yazı yazma kısmına değil de yazıyı okutma yani işin sanat kısmının da önemine dair ne demek istediğine iyi bir örnek olacağı kanaatindeyim.
Gerçi kurallara uygun yazı yazma kısmı bile itirazlarla karşılanıp, efendim cep telefonundan dolayı şöyle oluyor. laptopta türkçe karakter yok durumumuz yoktu okuyamadım gibi zeka dolu cümlelerle postlar yazılıyor ama olsun.
Hele bir de burası dilbilgisi forumu değilciler var ki akla zarar.
Zaman zaman ben bile uyup saçma sapan başlık açanlara
"olsun sen kelimeleri saç ortalığa biz anlarız"
şeklinde cevap veriyorum.:)

Neyse hikayemize dönelim.
Daha doğrusu ülkemizde sadece bir avuç insanın bildiği sırra.
Bunu burada açıkladığım zaman başıma gelecekleri az çok tahmin edebiliyorum.
En azından kontra tekniğini forumda ilk açıkladığımda aldığım tepkilere benzer tepkiler alacağımı biliyorum.

Çünkü dün gibi hatırlıyorum.
Motosikletler yatarak döner, bu yatma olayını kolaylaştırmak için döneceğimiz yöndeki elciğe hafifçe baskı uygularız. Böylece motosiklet dönüş yoluna kolayca yatar yazdığımda ve motosiklet üzerindeki hakimiyetimizi arttırmak için kontra tekniği öğrenmek ve uygulamak gerekir diye eklediğimde karacahil bir aptal yerine konmuştum.

Bizi düşürmek mi istiyorsun?
Ulem önüne geleni foruma üye yaparlarsa böyle olur.

vs.vs.
yorumların yanı sıra anama küfreden bile olmuştu.
Bu inanması güç hikayeyi ve taşıdığı büyük sırrı açıkladığımda da muhtemelen benzer tepkiler alacağım.

Bu tepkileri alacağından neden bu kadar eminsin diye sorabilirsiniz.
Eminim,
çünkü "arkadaşlar motosiklet kullanmak, bir yerden biryere düşmeden ulaşmak demek değildir."
yazdığımda bile inanılmaz tepkiler almıştım.
Her ne kadar
"bakın maymun bile motosiklet kullanıyor"
deyip motosiklet kullanan maymun videosu paylaşmış olsamda bir çok kullanıcı o ana kadar herhangi bir kazaya karışmamış olmalarını gerekçe göstererek bana itiraz etmişti.
Eğitimin önemini anlatmaya çalıştığımızda;
- benzin parasını zor buluyoruz ne eğitimi?
Hem ben 15 senedir motor kullanıyorum daha tek bir kazam yok
şeklinde itirazlarıyla karşılaştığımız bir çok arkadaşımız bugün aramızda değiller.

İşte bu gibi sebepler beni yazsam mı yoksa yazmasam mı kararsızlığına itiyor.
Herkesin önemini bildiği ve yasal olarak zorunlu olan kask takma konusunda bile uyarı ve önerilerimizin kulak arkası edildiği, kaskın kafadan ziyade dirseğe takılmasının moda olduğu bir ülkede biz kalktık kaskı kafana takmak yetmez kayışını bağla ki işe yarasın yoksa kask kafandan uçar gider dedik.
Vay efendim senmisin diyen!
Öyle saçma şey olurmuymuş,ufacık kazada kask kafadan uçarmıymış!
bla bla bla...

Neyse çok uzatmadan hikayemize döneyim.
Hikaye birazda yukarıda verdiğim örneklerle ilgili olduğundan detayları atlamak istemiyorum.
Belki içinizde bu sırrı bilenler vardır.
Anlattığım için beni kınayanlar olacaktır ama anlatmazsam çatlayacağım.

Tabi Zafer hocanın konusu olduğu için ve dilimize ve onu kullanmaya önem vermemiz gerektiğini anlatan bir içeriğe sahip olduğundan daha önce yazdığım bir düşüncemi buraya da aktarmak isterim.

Forum ortamları kendimizi yazarak ifade ettiğimiz yerler.
Yazdıklarımızla sadece bilgimizi paylaşmıyor,aynı zamanda diğer üyelere kendimizi tanıtıyor,kapasitemizi gösteriyoruz.
Gerçek şu ki bu ortamda değer verilen üyeler bildiğini langır lungur yazanlar değil, anlaşılır şekilde temiz bir dil kullanan üyeler olmuşlardır.
Yazamayışınız,
diğer üyeler tarafından sizin fazla bir kapasitesi olmayan basit bir insan olarak algılanmanıza yol açar.
Eğer kapasiteniz varsa fakat bunu yazarak anlatamıyorsanız çok yazık.

Hikayemi anlattığım zaman siz de anlayacaksınız ki insan bildiği kelime kadar düşünebilir.
Yani bizler akıllı zeki falanız ya.
Bunun sınırı kafanızdan geçirebildiğiniz kelime sayısı kadardır.
Eğer günlük hayatta 3-5 yüz kelime kullanıyor ve buna ek olarak en fazla bir o kadar kelime biliyorsanız, herkes sizin dilimizi konuşabildiğinizi düşünür ama o kadar.
Bildiğiniz kelimelerin sınırında takılıp kalır, aynı yerde döner durursunuz.

Bu sınırları aşmak ise okumakla mümkündür.
Eğitiminiz hangi seviyede olursa olsun okuduğunuz her kitap size en az 1 tane yeni kelime öğretir.
Tabi seviyenize uygun ve biraz üstünde olan kitaplardan bahsediyorum.
Örneğin ben en çok elime sözlük almak zorunda kaldığım kitapları okumaktan zevk alırım.
Biraz sinir bozucudur ama size çok şey katar.

Sinir bozucu deyince hikayeye bir türlü giremedik.:)
Geçtiğimiz yıllarda yakalandığım bir rahatsızlık yüzünden sürekli kullanmak zorunda kaldığım bazı ilaçlar var.
Bu ilaçlar iyi geliyor fakat kötü bir yan etkiye sahipler.
Unutkanlık.
Bazen bir hapı içtikten hemen sonra bile hapı içip içmediğimi unutuyorum ve tekrar içiyorum.
Yazıya başlarken de aklımda bir hikaye vardı ve size onu anlatacaktım ama şu an hatırlamıyorum.:pale:
Ben bir kahve molası vereyim.
Umarım hatırlarım.
Siz de bu arada uzun yazılara okuyucunun ilgisi nasıl çekilir, uzun yazılar nasıl okutulur konusunu kafanızda bir değerlendirin.
Görüşmek üzere...

Abi resmen ortada bıraktın okuyucuyu :) canın sağolsun, geçmiş olsun.


Konu ile alakalı olarak, öncelikle böyle bir yazıyı yazdığınız için size teşekkür ederim.
Özellikle, bağlaçlarin doğru kullanımı için bir insanı uyardigim zaman aldığım tepkiler bu güne kadar hep aynı oldu:
TDK misin birader.
Sen de küçük harfle başlamışsın. Şunu şunu yanlış yazmışsin.

Halbuki bir kelimeyi küçük harfle yazmak onun anlamını değiştirmez. Ama bağlaçlari ve noktalama işaretlerini yanlış yazmak, okuyucunun başa dönüp ne demek istediğini tekrar gözden geçirmek zorunda kalmasına sebep oluyor.

Ancak yazı yazarken bunları doğru şekilde yazmak aslında okuma alışkanlığı ile alakalı. Metin okumamış bir insan yazarken 'acaba nasıldı bu ya' diye düşünüyor çünkü aklına gelmiyor. Beyninde öyle bir merkez yok. Oluşmamış.

Bu durumda gelişim için pek ümitli değilim. Çünkü yazının sonunda da belirttiğiniz gibi, bu bir kısırdöngü. Okumamak - yanlış yazmak - okumadığı için yanlışı farketmemek - yanlış yazmak.

O yüzden oluruna bıraktım artık.
 
Katılım
14 Ocak 2008
Mesajlar
4,154
kaaveden çağrılacak arkadaşlar

olması gereken Türkçe ile mesaj yazmak "monşerlik" ya da elitlikten ziyade ayrıcalık olarak görülebilir.
zira Türkçenin olması gerektiği gibi kullanılması için gerekli eğitim verilmemektedir.
kişi olağan eğitim sisteminin çarklarından geçti ise ve Türkçeyi düzgün kullanma gayretinde ise kendisinin mesai ve emek harcaması gerekiyor.
misal zaferce nin örneklendirdiği bildiğim en karizmatik isimlerden bir tanesine sahip Saatleri Ayarlama Enstitüsü okuyan kişi en azından romanın yazım tarihindeki Türkçeye aşina olabilir.
oğuz atay okuyan kişi sayfalarca noktalama işareti konulmadan nasıl yazılabileceğinin örneklerini görebilir.
mesele sadece matematiksel olarak yazının formüle edilmesinde değil, mesele o formülü uygulayabilecek altyapının nasıl oluşturulabileceğinde.
okuyucu, okuduğunu anladığını düşündüğü zaman yazar ile etkileşime girebilmektedir.
mesajı okuyan anladığını düşündüğü mesaja cevap yazarak etkileşime girebiliyor.
dolayısı ile yazar ile okuyucu arasında "anlamlandırma" kavramını oluşturabilecek bir altyapı gerekiyor.
kelimenin anlamlandırılması manasının kavranıldığı anlamına gelmiyor.
"meşazı aldım" demek meşazı aldığınız anlamına gelemiyor.

bütün anlatılanların gereksinim (ihtiyaç) ile ilgili olduğunu düşünmek gerekebilir.
senelerdir motosiklet kullanıyor olmama karşın herhangi bir şekilde tek teker üzerinde gidemiyorum.
hiç bir zaman denemedim,
zira hiç ihtiyacım olmadı.
bu konu için verebileceğim foruma uygun bir örnektir umarım.

okuyucu yazıcı rolüne geçtiğinde iletişim kurabildiğini düşünüyor ise iletişim yöntemini geliştirme amacında olmayabilir.
ancak iletişim kullanmakta zorluk yaşadığını düşünüyor ise kendini geliştirmeye çalışır.
iletişim kurup kuramadığına karar verme kriteri ise içerisinde yaşadığı toplumun iletişim yöntemidir.
sorunun büyük kısmı buradadır.
baskın kültür.
örneklemek gerekir ise ;
örnek 1

örnek 2

örnek 3
 
Katılım
28 Ara 2015
Mesajlar
1,589
İlkay Hocam affına sığınarak yazıyorum;hani biraz { etrafında dolaştırılıp içine duhul vaki olmadı } gibi
mi oldu ? Yoksa uzaktan bakınca bize mi öyle görünüyor ? İlkay Hocam Senin de kalemine sağlık . Çok çok
yaşayasın. Gerçekten mevzu TÜRKÇE olunca hepimizin gerekli ihtimamı göstermesi gerekiyor.
HÜRMETLER BÜTÜN TÜRKÇE VE TÜRKİYE SEVDALILARINA. SELAMLAR İKİTEKER DOSTLARINA.
 

COQ

Motosiklet Eğitmeni
Katılım
27 Ocak 2008
Mesajlar
11,727
İlkay Hocam affına sığınarak yazıyorum;hani biraz { etrafında dolaştırılıp içine duhul vaki olmadı } gibi
mi oldu ? Yoksa uzaktan bakınca bize mi öyle görünüyor ? İlkay Hocam Senin de kalemine sağlık . Çok çok
yaşayasın. Gerçekten mevzu TÜRKÇE olunca hepimizin gerekli ihtimamı göstermesi gerekiyor.
HÜRMETLER BÜTÜN TÜRKÇE VE TÜRKİYE SEVDALILARINA. SELAMLAR İKİTEKER DOSTLARINA.

Aslında ayrı konu açsam daha vurucu olurdu ama Zafer hocanın konuya cuk oturdu.:cherry:
İstedikten sonra uzun yazı da okutulur.

Bir de verdiğin bilgiyi unutulmayacak şekilde vermek olayı var ki ona bi hikaye yazsam kitap olur.:)
Genelde bizim topluma bir bilgiyi vermek ve unutturmamak istiyorsan ya çok gülmesini sağlaman gerekiyor ya da kalbini kırman.
Forumda kavga ediyorsun ama verdiğini de sağlam bişekilde alıyor karşı taraf.
Kalan ömrünü sana düşman olarak ama aldığı bilgiyi hiç unutmayarak geçiriyor.
İtiraf edeyim ki bazen bilinçli bir şekilde bunu yapıyorum.
Şunu da ekleyeyim.
Avrupalı bizden daha fazla kitap okuyor ama yazım konusunda onlar da çok hata yapıyor.
Basın yayında bu pek yok ama forumlarda,sosyal ortamlarda facia fransızca mesajlara çok rastlıyorum.
Yani yazı konusu tüm dünyanın ciddi bir sorunu.
Gerçi fransızca yazmak gerçekten meşakkatli iş adamlar zenginiz diye bol bol harf kullanıyor.:)
Bizimmm niye o kadar çok harfimiz yokkk.
Kaç para ulemm bi harfff.
:p
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst