nedir, ne degildir ? motoru acmak(zorlamak) hurafe mi ?

Katılım
17 Kas 2013
Mesajlar
242
Cenab-ı hakk-ın rahmetine sığınıp işkembe-i kübra'dan sallamay çok müsait bir konu.

Bizim arsız, hırsız sanayi esnafı bir işin içinden çıkamazsa o kesin rodajdandır. Motor çok yakar, " sen bunun rodajını yapamamışsındır" Kilometre saati saymaz, "sen bunun rodajını yapamamışsındır" bitmez allah bitmez.

Bir kadına erkeklik yapabilmek ne demek ? Karnından sıpayı, sırtından sopayı eksik etmemek mi demek ? Yoksa ona hayat arkadaşı olmak mı demek ? Rodaj olayına sanayi esnafının bakış açısı aynen bu şekilde.

"Sen bi 20 liralık benzin at, ben motoru açar gelirim" derler. Niye? Çünkü sen ADAM gibi ERKEK gibi sürememişssindir motoru. O hıyar alacak 5. vites redline'da giderken birden 4 e atacak, sonra motor açılacak.

Konuyla ilgili epey detaylı araştırmalarım olmuştu, hatta bu mesele motor bloklarının üretimine kadar gitti. Eskiden üretilen, 70-80'li yıllarda üretilen motor blokları dökme / press metodu ile üretiliyormuş. Bu yüzden muhteşem derecede çapak var ve aynı şekilde 2 motor bloğu birbirinin aynısı bile değil.

Günümüzde ise 10^-6 mm hassasiyette çalışan tezgahlarda bu motorlar son hallerini alıyorlar. Yani piston , silindir yuvası senin öyle 3 bin devirde aşındıracağının çok ama çok üstünde bir teknoloji ile zaten temizleniyor. Mesele çapak meselesi değil.

Konu ile ilgili kawasakinin yarış ekibinden bir mühendisin diye hatırladığım bir yazısı vardı. 100'lerce motosiklet üzerinde RODAJ deniyor. Kimini 3 bin km deniyor, kiminde rodaj dahi yapmıyor. Bu motor bloklarını belirli bir km sonra açıp inceliyor. Deformasyon nedir, çiziği, çüürüğü ve çarığı hususunda.

En son vardığı kanı aynen şu şekilde;
- Rodaj logaritmik olarak azalarak yapılır ve 95% olarak ilk 75 km de bu iş biter.
- 150 km 'de %99 biter
- gerisi allahın takdiri :)

İlk 75 km mineralli yağ ile bas - çek şeklinde basınç yaratacaksın. Yani gazı açtığın zaman yanma odasında basınç artacak, gazı bıraktığın zamanda tam tersi olacak. Bu şekilde piston etrafında bulunan segmanlar hem + hem de - basınç altında tam olarak yerleşecekler. Bu işlem 75 km diyor. Hadi biraz daha zamana yayalım 150 km olsun diyor.

Bundan sonra ver coşkuyu kolonlar inlesin pampa diyor.

Benim aklıma onca okuduğum şeyden ziyade bu yatmıştı. Talaş malaş bunlar artık eskide kaldı ( motorun üretim teknolojisi kilit nokta, gidip çıkma cbf 150 yan sanayi press üretimi piston alırsan talaş elbette olacaktır. Biz CNC tezgahlarında tornalanmış hakiki gayseri malı motor bloklarından bahsediyoruz.) Segmanları düzgün otrutmak burada amaç.

Rodajı iyi yapsan motor 80k'da yağ yakar, götü yapsan 60 k'da. Sanayi ağzını bir kenara bırakıp yolumuza bakmaıyız ey iman edenler. Rodaj ööööyle şişirildiği kadar hayati bir meshele değil artık benim gözümde. Eyyy rodaj, sen kimsin yahu ??

Asıl mesele apaçi olmamakta yeğen!! Sen 2500 km rodaj yap motora, ondan sonra 2. vites 15. bin devirde krank milinin anasını ********* ******* *******, sonrade de ki ben 2500 km rodaj yaptım, afedersiniz, nah yaptın.

Bunlar bugüne kadar okuduklarımdan ve hasbel kader yalabildiğim mürekkeplerden arta kalanı ile benim düşüncelerim. İlkokul terk sanayi esnafı rodaj ile ilgili efsanelerini bir alt satırda devam ettirebilirler.
Hocam bas çek şeklinde basınç dediniz ya mesela kaç bin devre kadar basıp çekelim?:D
 
Katılım
5 May 2014
Mesajlar
1,576
Hocam bas çek şeklinde basınç dediniz ya mesela kaç bin devre kadar basıp çekelim?:D

Makalede belirlenmiş spesifik bir değer var mıydı hatırlamıyorum. Ancak bana sorarsan 8-9 k ya kadar tırmanıp sonra gaz keserek yavaşlamak ve ardından aynı işlemi 50-75 km kadar sürdürmek olarak anladım ben.

Subap kesecek kadar yüksek devir olmamalı mesela, redline olmamalı ama 4k da olmamalı. Maksimum kw/dd devri ideal olabilir. :D
 
Katılım
18 Mar 2016
Mesajlar
162
Yani şimdi sorduğun soruya cevabım yok.

Ama Zeka bir konuya birden fazla alternatif bizim ülkemizde ama imkan yok diye düşünüyorum ben birde duyduğum 100.000 KM olup da açılmayan motorlar dan bahsediliyordu yine bu forumda redline zararlı diye biliyorum ama +1 birisi teknik bir cevap verirse Japon vs Türk yapmadan :D

---------- Mesajlar birleştirildi - 11:07 ---------- bir önceki mesaj zamanı 11:03 ----------

Zaten en güzel cevap verilmiş Zuzuuw, hocamız tarafından
 
Katılım
2 Ağu 2015
Mesajlar
469
Çekemiyolar bu kadar basit. Kendi motorları olsa toz kondurmazlar. Başkasının motorunu çekemiyolar. Herkes benim malım en iyisi gibisinden düşünüyor sonuçta. Ben tebessüm edip geçiyorum. Sonuçta bu adam motoru almayacak. Bnde bakımlarını düzenli olarak yaptırıyorum. Gerisi hikaye hızlı gidecek kişide gitsin 1000cc makine alsın paşalar gibi binsin 10 km hız için motorun canını okumaya gerek yok.
 
Süper Moderatör
Yönetici
Katılım
10 May 2005
Mesajlar
4,906
Motosikleti
Harley Davidson Softail 107
Makineler biz insanlar ya da hayvanlar gibi kaslarını zorladıkca güçlenmez, kaslarını büyütemezler. Zaten kasları da yoktur :p

Spor yaptıkca, ağırlık kaldırdıkca kası büyüyen, daha da güçlenen biziz. Düzenli koştukça daha hızlı koşmaya başlayan ve daha uzun mesafe gidebilmek biz insanlara ve hayvanlara özgü bir şey.

İçten yanmalı motorlar çalıştığı günden itibaren başlayarak, ömrü bitene kadar sürekli olarak güç kaybederler. Bunu hislerimizle, sürüşümüzle ya da teknik ölçümlerle ilk zamanlar anlayamayız. Anlayabilmemiz için çok uzun km ler geçmesi lazım.

İçten yanmalı motorunuz yavaş kullanıldı diye güç kaybetmez, böyle bir şey mantık dışıdır. Sağır kalmış denilen içten yanmalı motorlar aslında rodajı iyi yapılmamış, zorlanmış ve aşınması erken başlamış motorlardır.

Rodaj sadece motorun içini ilgilendiren bir konu da değildir.

Lastiklerin de rodajı vardır, teker rulmanlarının da, şanzıman dişlilerinin de, zincir baklalarındaki pimlerin bile.
 
Katılım
16 Eyl 2014
Mesajlar
3,050
Makineler biz insanlar ya da hayvanlar gibi kaslarını zorladıkca güçlenmez, kaslarını büyütemezler. Zaten kasları da yoktur :p

Spor yaptıkca, ağırlık kaldırdıkca kası büyüyen, daha da güçlenen biziz. Düzenli koştukça daha hızlı koşmaya başlayan ve daha uzun mesafe gidebilmek biz insanlara ve hayvanlara özgü bir şey.

İçten yanmalı motorlar çalıştığı günden itibaren başlayarak, ömrü bitene kadar sürekli olarak güç kaybederler. Bunu hislerimizle, sürüşümüzle ya da teknik ölçümlerle ilk zamanlar anlayamayız. Anlayabilmemiz için çok uzun km ler geçmesi lazım.

İçten yanmalı motorunuz yavaş kullanıldı diye güç kaybetmez, böyle bir şey mantık dışıdır. Sağır kalmış denilen içten yanmalı motorlar aslında rodajı iyi yapılmamış, zorlanmış ve aşınması erken başlamış motorlardır.

Rodaj sadece motorun içini ilgilendiren bir konu da değildir.

Lastiklerin de rodajı vardır, teker rulmanlarının da, şanzıman dişlilerinin de, zincir baklalarındaki pimlerin bile.

o zaman tamirci vatandaş da sağır ne demek bilemiyor, söylediği şey motoru zorlamamıssın sakin kullanmışsın sağır kalmışmış (?)
 
Katılım
14 Ocak 2015
Mesajlar
44
merhabalar
rodaj ile motorun sağır olması olayı farklı şeyler arkadaşlar.
Rodaj herkesin hem fikir olduğu konu olan birbirlerine sürtünen metallerin zaman içinde birbirlerine alışma süresidir ve sadece 0 km taşıtlarda değil, revizyon (rektefiye) olan motorlar içinde geçerlidir.
Sağır olma konusu ise, motorlarda bildiğimiz gibi karbon bazlı yakıtlar kullanırız. motorlar çalışırken yanmadan kaynaklanan karbon atıkları (kurum da denir) piston tepesi ve yanma odası cidarlarına yapışır. Motorlar düşük devirde iken motor aşırı ısınmadığı için biriken bu karbon atıklarını yakamazlar, yüksek devire çıktığımızda motorun ısısının artmasından dolayı bunlarda yanarak eksozdan atılırlar. sürekli düşük devirde gitmenin yada karbon atıklarının birikmesinin sakıncaları zamanla hacmi düşürdüğü için performansı da düşürürür yakıt tüketimini de tabiki. Fakat istenmeyen başka bir sorun ise bu karbon birikintileri zamanla buji görevi görmeye başlar ve motor da düzensiz sarsıntılı yada vuruntulu çalışmaya neden olabilir.
Düzeltmenin en iyi yolu ara sıra uzun yol yapıp motoru biraz yüksek devirde kullanıp büyük kısmının temizlenmesini sağlamaktır.

çok yazdım kafanızı şişirdim kusura bakmayın..
 
Katılım
16 Eyl 2014
Mesajlar
385
Artçısı ile birlikte 200 kilo ; 150 cc motorla rampa çıkıp itinayla rodaj yapan var.:pr:
Kimse rodaj konusunda hikaye anlatmasın.
Şehir içi sürüşlerde rodaj yapacağım diye ağır gidersin arkadan bir dünya küfür yer,korna sesiyle kulağın çınlatılır.ŞA yolda ise ayrı bir ızdırap
Rodaj süresi içinde 1000 km boyunca stabil devir+Hız oranını kimse tutturamaz.Özellikle küçük hacimlilerde.
 
Katılım
16 Eyl 2014
Mesajlar
3,050
merhabalar
rodaj ile motorun sağır olması olayı farklı şeyler arkadaşlar.
Rodaj herkesin hem fikir olduğu konu olan birbirlerine sürtünen metallerin zaman içinde birbirlerine alışma süresidir ve sadece 0 km taşıtlarda değil, revizyon (rektefiye) olan motorlar içinde geçerlidir.
Sağır olma konusu ise, motorlarda bildiğimiz gibi karbon bazlı yakıtlar kullanırız. motorlar çalışırken yanmadan kaynaklanan karbon atıkları (kurum da denir) piston tepesi ve yanma odası cidarlarına yapışır. Motorlar düşük devirde iken motor aşırı ısınmadığı için biriken bu karbon atıklarını yakamazlar, yüksek devire çıktığımızda motorun ısısının artmasından dolayı bunlarda yanarak eksozdan atılırlar. sürekli düşük devirde gitmenin yada karbon atıklarının birikmesinin sakıncaları zamanla hacmi düşürdüğü için performansı da düşürürür yakıt tüketimini de tabiki. Fakat istenmeyen başka bir sorun ise bu karbon birikintileri zamanla buji görevi görmeye başlar ve motor da düzensiz sarsıntılı yada vuruntulu çalışmaya neden olabilir.
Düzeltmenin en iyi yolu ara sıra uzun yol yapıp motoru biraz yüksek devirde kullanıp büyük kısmının temizlenmesini sağlamaktır.

çok yazdım kafanızı şişirdim kusura bakmayın..

Rodajini da kendim yapmıştım.. motoru zorlamadan kitapciktaki km içerisinde farklı viteslerde devirlerde surdum. Tek sefer de değilde, motoru her zaman sürüsten once calistirirak bir sure bekleyerek devam ettim öyle doldu km. Açıkçası başka biseye de dikkat etmedim .

Sagir olayı mantikli geldi. Galiba bahsedilen buydu çünkü sürekli sakin kullanım halinde ve zorlama yok. Bu durumda kurumda atilamiyor. Çünkü uzun yoldan sonra motordaki performans artışını f arketmistim ben direkt sebebini buna bağladım.teşekkür ederimmm
 
Son düzenleme:
Katılım
18 Nis 2015
Mesajlar
573
Benim inanışıma göre; rodaj ve motoru açmak diye birşeyler var :) Yalnız motoru uzun süre devir kesicide tutmak tabi ki motora zarar verir. Onun yerine orta üst devirde gezinmek iyidir. Ayrıca bu sizin tehlike anında kaçmanızı da kolaylaştırıyor. Araba gibi motosikletinde devrinde kullanılması gerekir. Yoksa performansı azalır, sağır kalır. Aynı model motosikleti olan arkadaşınız olsaydı, iki farklı sürüş ile bunu bir süre sonra bariz anlardınız.
 
Katılım
10 Ocak 2016
Mesajlar
488
Artçısı ile birlikte 200 kilo ; 150 cc motorla rampa çıkıp itinayla rodaj yapan var.:pr:
Kimse rodaj konusunda hikaye anlatmasın.
Şehir içi sürüşlerde rodaj yapacağım diye ağır gidersin arkadan bir dünya küfür yer,korna sesiyle kulağın çınlatılır.ŞA yolda ise ayrı bir ızdırap
Rodaj süresi içinde 1000 km boyunca stabil devir+Hız oranını kimse tutturamaz.Özellikle küçük hacimlilerde.

Ben tutturdum ilk 500 km 6000 devir ve tam gaz açmadan gittim şimdi ikinci 500 km 7500 deviri aşmadan kullanın diyor
max tork 6000dd max güç 7800 de verdiği için hızdan fazla fedakarlık yapmadan seri vites değiştirmeyle oluyor
 
Katılım
16 Eyl 2014
Mesajlar
3,050
Artçısı ile birlikte 200 kilo ; 150 cc motorla rampa çıkıp itinayla rodaj yapan var.:pr:
Kimse rodaj konusunda hikaye anlatmasın.
Şehir içi sürüşlerde rodaj yapacağım diye ağır gidersin arkadan bir dünya küfür yer,korna sesiyle kulağın çınlatılır.ŞA yolda ise ayrı bir ızdırap
Rodaj süresi içinde 1000 km boyunca stabil devir+Hız oranını kimse tutturamaz.Özellikle küçük hacimlilerde.

benim o zamanlar korna sesi ile kulağım çok çınladı, hatta çizgimden çıkıp , sövmüşlüğüm bana sövene sövmüşlüğüm de var. Ama devir, hız oranını tutturdum gibi bir iddia da bulunamam.

Rodajı geçtik , iyi ya da kötü yapılmış rodajdan anlamam ama.. Rodaj km leri zaten geçmiş bir motor için sağır deniyorsa, rodajla alakasının olduğunu sanmıyorum ben .
 
Forumdan Uzaklaştırıldı
Katılım
5 Kas 2015
Mesajlar
11,464
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
Kullandigim tum motorsikletlerde rodajin duzgun yapilmasi manuelde belirtiliyordu. Honda manuel'inden hatirladigim kadariyla:
Ilk 1000 km sonrasi yag ve filtre degisimine kadar:

1. Hic bir zaman yuksek devirde calistirmiyorsunuz, asiri gaz vermiyorsunuz
2. Motoru zorlamiyorsunuz (ozellikle dusuk devirde cok gaz acarak)
3. Mumkun oldugunca farkli devirlerde kullaniyorsunuz. Surekli tek sabit devirde kullanmak iyi degilmis.
 
Katılım
14 Mar 2007
Mesajlar
558
herkes motorun makina kısmının rodajından bahsediyor hiç kimse kendi rodajından bahsetmiyor :) birincil olarak şunu söylemek istiyorum rodaj sadece motosikletin makina kısmının sürtünmelere karşı alıştırılma süreci değildir rodaj motosikletin tüm hareketli parçalarının alıştırılmasıdır.bilmeden konuşmuş olcam ama ben sanmıyorum hiçbir motosikletin marşına basılmadan fabrikadan çıktığını,muhakkak sıfır kilometre olarak aldığımız motosikletler de fabrikada kalite testlerinden geçiyor sağlamlık testlerinden geçiyor,dolayısıyla ilk marşa bastığınızda ısıtmanız soğutmanız falan filan bunlar hikaye oluyor.rodaj alışma süreci olduğuna göre tabiki de var ancak öyle abartıldığı gibi 3000-5000 km falan değil.nasıl spora yeni başladığınız zaman gidip hayvan gibi 60 kilonun altına girmiyorsanız motorun üstüne oturunca da tapa gaz gitmeyeceksiniz.motorun esneyebilecek ısınıp genleşebilecek bir sürü parçası var.bunlara ani yüklenmeler zarar vereceği için rodaj var.buz gibi bardağa kaynar su döktüğünüzde nasıl kırılıyorsa motorunuzda aynen kırılabilir.ufak ufak devirlendirerek egzantrik zincirinin esnemesini yumuşak bir şekilde yapmanın hiçbir motora zararı olacağını düşünmüyorum şahsen.mühendislik seviyesinde çok önemli nüanslar veremiyorum ama bir tekniker olarak ani hareketlerden kesinlikle kaçınılması gerek diyorum,zaten sizin sıfır aldığınız motosiklete alışma (rodaj) süreciniz onun kendi içindeki rodaj sürecinden daha uzun sürecektir,bu rodaj olayını çok kasmayın sadece çok zorlamaktan,yüksek hareretten kaçının,motor soğukken yüklenmeyin yeter.bi de motora en zararlı şey boşta gazlamaktır bunu yapmamanızı tavsiye ederim,motor çalıştığı sürece güç üretir ve siz yürürken bu gücü yere iletirsiniz ancak boştaki motora yüklenirseniz ürettiği güce direnç gösterecek bir yol olmadığından bütün gücü sırasıyla piston-biyel-krank-krank kol yatakları ve krank ana yataklarına iletecektir.
 
Katılım
20 Ağu 2005
Mesajlar
7,460
Arkadaslar...

Su söylemleri çok duyar oldum. "Motoru son devre kadar zorlayarak kullanmak gerek ki motor açılsın..yoksa motor sagir kalir . "

Nedir , ne değildir ? Sizce düşüncelerinizi merak ediyorum.

Kazasiz belasiz

Çok duyuyorsan memleketteki cahil sayısında artış var demektir. Cahil derken buna bazı mühendiler de dahil, yanlış anlaşılmasın.
 
Forumdan Uzaklaştırıldı
Katılım
5 Kas 2015
Mesajlar
11,464
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
herkes motorun makina kısmının rodajından bahsediyor hiç kimse kendi rodajından bahsetmiyor :) birincil olarak şunu söylemek istiyorum rodaj sadece motosikletin makina kısmının sürtünmelere karşı alıştırılma süreci değildir rodaj motosikletin tüm hareketli parçalarının alıştırılmasıdır.bilmeden konuşmuş olcam ama ben sanmıyorum hiçbir motosikletin marşına basılmadan fabrikadan çıktığını,muhakkak sıfır kilometre olarak aldığımız motosikletler de fabrikada kalite testlerinden geçiyor sağlamlık testlerinden geçiyor,dolayısıyla ilk marşa bastığınızda ısıtmanız soğutmanız falan filan bunlar hikaye oluyor.rodaj alışma süreci olduğuna göre tabiki de var ancak öyle abartıldığı gibi 3000-5000 km falan değil.nasıl spora yeni başladığınız zaman gidip hayvan gibi 60 kilonun altına girmiyorsanız motorun üstüne oturunca da tapa gaz gitmeyeceksiniz.motorun esneyebilecek ısınıp genleşebilecek bir sürü parçası var.bunlara ani yüklenmeler zarar vereceği için rodaj var.buz gibi bardağa kaynar su döktüğünüzde nasıl kırılıyorsa motorunuzda aynen kırılabilir.ufak ufak devirlendirerek egzantrik zincirinin esnemesini yumuşak bir şekilde yapmanın hiçbir motora zararı olacağını düşünmüyorum şahsen.mühendislik seviyesinde çok önemli nüanslar veremiyorum ama bir tekniker olarak ani hareketlerden kesinlikle kaçınılması gerek diyorum,zaten sizin sıfır aldığınız motosiklete alışma (rodaj) süreciniz onun kendi içindeki rodaj sürecinden daha uzun sürecektir,bu rodaj olayını çok kasmayın sadece çok zorlamaktan,yüksek hareretten kaçının,motor soğukken yüklenmeyin yeter.bi de motora en zararlı şey boşta gazlamaktır bunu yapmamanızı tavsiye ederim,motor çalıştığı sürece güç üretir ve siz yürürken bu gücü yere iletirsiniz ancak boştaki motora yüklenirseniz ürettiği güce direnç gösterecek bir yol olmadığından bütün gücü sırasıyla piston-biyel-krank-krank kol yatakları ve krank ana yataklarına iletecektir.

1. Motoru isitma ve rodaj alakasiz seyler

2. Insanin motora alismasi da rodajdan cok farkli birsey.

Son 3 senede 2 kez rodaj yapmak zorunda kalmis biri olarak nefret ediyorum rodajdan. Keske baska biri alip rodajini yapip verse, yahut bazi luks arabalar gibi fabrikadan rodajli ciksa.

1 litre hacimli motoru 250cc gibi kullanmak igrenc bisey. Yepyeni kiz gibi motor, hem merak ediyor insan, hem yeni oldugu icin heyecanli ve istekli oluyor, ama kullanamiyorsunuz. Surekli devre dikkat etmeniz lazim. Paso yukari asagi vites degistirmek gerekiyor.

Hele hele 4 silindirli makine en kotusu. Zaten 4000 devir asagisi tork yok. E motor da hafif degil. V2 yine torktan kurtariyo hic degilse.
 
Forumdan Uzaklaştırıldı
Katılım
11 Kas 2014
Mesajlar
3,435
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
Arkadaşlar sadece rodaj olarak düşünmeyin.

Motoru çok sakin kullanıyorum diyelim.. motor sürekli sakin kullanıldığında da .. arada zorlanmadığı için sağır kalıyor diyorlar.

bence dooğru arada bir hızlanmak red line olmasa bile parçalar birbirine alışana kadar biraz yumuşak kullanım iydir arada hzlanarak motor kendine gelir diye düşünüyorum
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Yeni mesajlar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst