ilk mesajı okudum direk ona cevap veriyim aradaki mesajları okumadım ama az çok tahmin ediyorum..
şimdi yerli olarak üretmek için platformlar oluşturmak lazım bunlar çok tuzlu süreçler arge yapmak innavasyon yapmak yani para kazanmadan ciddi bir para yatırımı koymak lazım.. Kısaca para kaybetmek lazım.. bizim üreticelerimizde bu mantık pek yoktur.. devlet tamam sen bunu yap ben sana ortağım yada bazı şeylerinden para mara almıycam hatta sana teşvik vericem demediği sürece kimse bizde elini taşın altına koymaz.. Buda genelde bizde askeri alanda olur mecburiyetten..
Eskiden bu motosiklet üretme işi çok daha rahat olabilirdi ama artık çok daha zor , eskiden euro2 yada euro3 standartları varken karadüzen motor çok rahat devasal paralar harcamadan üretebilirdik ama artık digital çağdayız.. euro4 standartları var teknoloji arge innavasyon yazılımdan anlayan insanlar beyinden ecudan sensörlerden anlıyan insanlar mühendisler lazım o kadar kolay değil artık motor üretmek..
ikinci adımda şu olabilir platform yapmayız hazır platform satın alırız.. Bunu yapanda bir ton dünya markaları var büyükler bile yapıyor mercedesi bmw si .. patentler alıp onları kendimiz yerli imkanlarla üretebiliriz ama buda paradır patent dediğin şeyde az buz bir şey değil ürettiğin motor başına para verirsin yabancıya.. bunun iyi yanı şudur motoru kendin ürettiğin için artık bir süre sonra motor nasıl yapılıyor anlarsın kendi argeni teknolojini geliştirebilirsin ve ilerde %100 kendi motorunu yapabilirsin kimseye muhtaç olmadan.. ama dediğim gibi bunlarda paradır..
Bu yolla üretim yapan firmalar yokmu var bajaj,hero,daelim,hysoung v.b gibi hepsi bu yollardan gelmiş buralardan başlamış önce dünya devlerine parça üretmişler hondaya ,suzukiye,yanahaya,ktm ye falan zamanla işi öğrenmişler kendileri ilk patent almışlar sonra kendi argeleri ile yapdıkları motorları üretmeye başlamışlar falan..
Ben geçdim vergisini osunu busunu rekabetini falanını filanını türkiyede bence en büyük dert üretmek.. Biz ülkece fasona başkalarına mal üretmeye, montaja başkalarının malını montajlamaya alışmışız kolayımıza geliyor hazıra konuyoruz tertemiz iş riski yok bir şeyi yok al siparişi montajla yada üret gitsin.. Biz 10 lira kazanıyoruz elin yabancısı bizim montajladığımız yada ürettiğimiz fason mal üstünden sırtımızdan 1000 lira kazanıyor..
dünyanın devleri fason olarak burda türkiyede üretim yapıyor.. bir sürü dünya devi giyim markaları burda fason ürettiriyor..
Burda üretilip maliyeti sallıyorum 10 tl olan pantalon yurtdışına yollanıyor yurtdışındaki fabrikada arkasına bir markanın koçanı dikiliyor içine bir markanın amblemi olan astar yada baskı yapılıyor ambalajlanıp ordan dünyaya satıyorlar..
türkiyeden maliyeti 10 tl çıkan o pantalon türkiyeye 1000 tl 1500tl olarak geri dönüyor lüks mağazalara.. bu tshirt kazak bilumum her şey için geçerli..
o yüzden o yerli üretim işlerine girmek için çılgın biri olmak lazım uzun yıllar arge den ötürü mühendislik çalışmalarından ötürü zararı cepden ödiyebilicek karşılayabilicek bunu göze alabilicek biri olmak lazım ama ortaya çıkan netice üründende türkiyenin ilerisi ve dünya çapında global bir türk markası oluşturabilicek bir marka çıkar.. öyle bir üretici iş adamı varmı benim pek inancım yok bizde olduğunu düşünmüyorum.. olsa zaten çokdan çıkardı ortaya.. yani bize elon musklar lazım ,steve jobslar lazım .. riski alabilicek adamlar lazım.
bizde öyle adamlar olsa biz marsa astronot bile yollarız bırakın motoru falanı filanı.. çünkü o bir ruhdur ve o ruhun sonu odur..
Adam motorsiklet motoru üretir yahu der şu jet motoru zormu onun yapısı nasıl der ufak ufak onun üstünde çalışmalar yapar jet motorunu yapar yahu der bunu yörüngeye yollayabilirmiyiz acaba sonra yahu der bununla bir şeyler taşıyabilirmiyiz uzaya sonra yahu der taşıyoruz madem marsa niye gitimyelim marsa gidebilirmiyiz der yani bu bir ruhdur o ruhun sonu yoktur..