Şimdiye kadar sahip olduğum motorları kategorilerine göre listelemeyi denedim.
Neredeyse her yıl değiştirdim.
Retro/Neo-Retro
Brixton Felsberg 125
Svartpilen 250
CL 250
Street Twin
Scooter
Hero Dash 125
X-MAX 250
ADV 350
Naked/Sport Touring
Dominar 250
Dominar 400
Adventure
Multistrada V2 2023
Tam bir retro motor aşığıyım. Zaten başıma ne geldiyse retro aşkımdan dolayı geldi.
İlk Felsberg aldım. Bana ne olm ben yuvarlak farlı, tasarımını beğendiğim motora binerim dedim.
Servis ve yedek parça muhabbetinden iyi gol yedim.
Sonra Svartpilen aldım ama uzun boylu kalıplı biri olduğum için motor bana saplanmış gibi olduğundan bir süre sonra kendi kendimi fotoğraflarda görünce ben de kendimle dalga geçtim, rahatlıkla uzun yol yapayım, artçı ve eşya da rahatlıkla taşırım diye Dominar 250'ye geçtim.
CC yetmedi ertesi sene Dominar 400'e geçtim.
Sonra ya olm benim sport touringle ne işim var ben retrocuyum diye CL 250'ye geçtim. Motor çok keyifli çok güzel ama 80'den sonra vibratöre dönüşüyor. En azından benim hoşuma gitmedi. Sevenler alınmasın.
Sonra bir yandan işe gel git amaçlı terlik niyetine ucuz scooter bakayım dedim, Hero Dash 125 aldım taksitle.
Frenlemeyi iyi yapabildiğimi düşünürken, bir gün tek yönlü bir yolda yokuş aşağı giderken ters yöne aniden giren araba yüzünden panik yapıp pani kfren yaptım ve tekerlekleri kitledim düştüm. Motoru kaldırırken araba kaçtı gitti. Bir özür bile dilemedi ya da iyi misin bile demedi şerefsiz... O günden sonra bir güvensizlik geldi üzerine ekleyip XMAX 250'ye geçtim.
Bir süre XMAX kullandıktan sonra süspansiyonları çok sert geldi her ne kadar performansını beğensem de satıp parasını kenara koydum.
CL 250 ile bu işin olmayacağını anladıktan sonra ya da en azından tek motor olamayacağını anladıktan sonra Multistrada V2 aldım. S olmayan baz modeli. İkinci elde çok uyguna satılıyordu. Korlas'a merhaba dedik. Her şey test sürüşü yapmamla başladı. Motorun karakterini gidişini vs çok sevdim. Retro maceramdan vazgeçip hem uzun yolda üzmeyecek, rüzgar koruması iyi, performanslı, artçı ve yük taşımaya müsait bir adventure motora geçmeye karar vermiştim.
Sonra her yere şehir içinde bununla gidilmez yine terlik niyetine bir Scooter alayım dedim. Gittim ikinci el 7.000km'de bir ADV 350 aldım. Süspansiyonları çouğu scootera göre güzel. İşe git gelde bunu kullanıyorum.
Sonra DAYANAMADIM. Retro aşığıyım ya. Gittim V2'yi satıp 2016 model bir Street Twin aldım. Ağzım kulaklarımda acayip heyecanlıyım. Egzoz sesi, gidişi, osu busu geberiyorum mutluluktan. 2 ay kullandıktan sonra elektrik tesisatında sıkıntı çıkmaya başladı. Yaptırdıkça aynı sorun farklı şekilde tekrar etmeye başladı. Motoru 1 ay kullanıyordum 1 ay serviste yatıyordu. Ankara'da yetkili servis olarak geçen 2 yer de ciddi mağdur etti beni. defalarca para ödemek zorunda kaldım. En son özel serviste bir usta bulup adam akıllı yaptırdım. Yetkili serviste tıfıl çocuklar vardı daha yeni yetişiyorlar muhtemelen onlara yaptırdılar diye tahmin ediyorum, kablo tesisatını saçma sapan toplamış, makaronlara ısı bile tutmamış, makaron gevşek gevşek ileri geri gidip sallanıyor kabloda. Hay ben sizin yapacağınız işin.... derken artık dayanamayıp onu da sattım. İlana koyduktan sonra yetkili servis beni aradı garantiye soktuk motorunuzu tesisatı tamamen yenileceğiz dediler. Ben de size ilk getirdiğimde neden benden 45k para istediniz de garantiye sokmadınız, tamirat yapmıyoruz diyip dışarıda tamir ettirmek zorunda bıraktınız dedim. Ama satacağımı söylemeden tamam dedim hem sinir oldum hem de merak ettim ne kadar sürecek tesisatın gelmesi diye. üstüne 2.5 ay geçti tık yok. ne arayan var ne soran. Yani garantilik durumum olsa aylarca öyle mal gibi bekleyeceğim. Retro aşığıyım ya... Aşkıma sokayım.
Bu ülkede doğru düzgün retro motor olmadığını, olanların servislerinin de çok muhteşem olmadığını, servis iyi olsa bile parça lazım olduğunda parçanın gelmesinin aylar sürdüğünü anladım.
Retro aşkımı burada noktaladım demek istiyorum ama hala arada bir gıdıklıyor. Sonra aklıma yaşadıklarım geliyor. Servisi yaygın olmayan, tutmayan ve distribütörü beni uğraştıracak hiçbir motora yanaşmak istemiyorum diyip kendimi vazgeçirmeye çalışıyorum.
Geriye kaldı bir tek ADV 350. O da bana göre mesai motoru. Scooter pek benlik değilmiş onu anladım ama trafiğin ciddi sorun olmaya başladığı şu günlerde Ankara'da iş ev arası on numara hizmet veriyor. Bir süre böyle devam. Para biriktirip artık seneye ne alacağıma karar vereceğim.