Ne güzel bir sohbet dönüyor burada.
Şahsen Ledo'nun yazdıklarına katılmamak elde değil.
Motosiklet kullanan çoğu insan en fazla 50km/h hızla gidebildiğin sıkışık sayılabilecek bir trafikte bile seninle yarışa giriyor. %80'i önünde bir motosiklet gördüğü an canavara bürünüp onu geçme telaşına giriyor.
Ben arabalara dikkat ettiğim kadar motosikletlere de dikkat etmeye çalışıyorum ve çoğu zaman korkuyorum, olmadık yerden olmadık şekilde çıkabilme ihtimallerinin çok olduğu için. Özellikle bayan olduğumu anladıkları an vay halime. ::wacko:: ::zencii:

Onları geçtikten sonra , "aha kadınmış!" diyip gaza gelen , gaza geldiği gibi bana "Kaç Çiçek kaç, gene biri kendini gösterme telaşında! Hayati tehlike çanlarıııı, alarmııı, trombonuu!" diye düşündüren ve bana yetiştikleri anda araba ya da motosikletle yanıma kadar sokulup " Ya bir dokunabilir miyiz?" gibi bir düşünceyle yaklaşan insanlar o an beni öldürebilme ihtimallerinin %70 olduklarını bilseler keşke...)
Neyse konuya döneyim.
Mesela köprüde yol sıkışık olduğu zaman emniyet şeridi üstünü kullanıyorum çoğu kişi gibi.
Nolur nolmaz bir araba sağa kırar diye , arabaların 20km/h ile gittiği bir yoğunlukta ben 50km/h hızı geçmemeye özen gözteririm ta ki arkadan bir zibidi gelip ön tekerini motosikletime sokana kadar.
Bu durumda sol şeritte yer varsa hemen sinyalimi verir sola geçerim arkadaki aceleci motosiklete yol veririm. Bazen yol vermeni bile beklemezler ama!
Sola sinyal vermişin sana yol vereceğim , ı-ıııhh solumdan beni sollamaya kalkar o an:farao:.
Tabi herkesi böyle bir tutmakta olmaz onların da fikrini almak lazım. Kimi kuryedir, patronu geç kaldığın her dakika için 1 lira maaşından kesiyorum der, kimi terlemiştir veya motoru hararet yapmıştır o an gaza asılır serinlemek ister vs. vs.

İnsanları da dinlemek lazım ne derdin vardır kardeşim ,nedir bu şuursuzluğun kaynağı diye.
Yolda hava atmak ta büyük bir ego tatminidir bazıları için, buna örnek bir kaç tip hızlı ama kafadan sorunları olan Tasmania canavarları vardır;
Birinci tip Tasmania canavarı fakir ama gururlu.
Gıcır gıcır , devamlı sildiğin , değer verdiğin , birşeyleri feda ederek, ödün vererek aldığın ve çok sevdiğin bir motosikletin var.
Böyle oldumu yolda daha bir dikkatlisindir, kendine bile kızarsın bazen ; "Ulen zayıflayayım azcık çok yük biniyor güzelim motoruma yazık günah canım benim o. " diye

.
Sonuçta herkes bütçesine göre alır motosikletini , bu maddi özgürlüktür.
Bu canavarlar yolda giderken gördükleri daha pahalı daha güzel yada son model bir motosikleti çekemezler. Hele hele uslu uslu normal hızlarda gidiyorsa.
Hemen gaza asılır bizim Tasmania.
Bazen yol boştur ama ona hünerlerini sergilemek için 3 şerit öteden hayali makaslara başlar ve gıcır motosikletin yanından geçerken de silme geçer ki anlasın bak ne kadar kabiliyetli olduğunu.
Bazen de yol doludur, adım adım gidiyordur trafik. O zaman da motorunun kıvraklığını ve kişisel kabiliyetini sergileme amaçlı , karşısındaki motosikletin arkasına dayanır ama sabrı yoktur hemen geçiş yolları arar. Sen bu motoru farkedersen şanslısın! Yer verirsin seni düşürmesin ya da en basiti aracını çizmesin diye. Ama farkedemezsen biraz uğraştırır

..
Aynada genelde göremezsin çünkü dibindedir zaten. Sonuçta yan aynalar bunun için tasarlanmamış değil mi?
Bir kaç saniye içinde girecek yer bulamadıysa bir sağında bir solunda 4 döner...Sonunda farkedip yer verdiğinde yanından silme geçerken öyle bir bakış atarki seni utandırır, beceriksizliğini, kötü motosiklet sürdüğünü yavaşlığını yüzüne bir tokat gibi vurar. :queen:
Onunkinden iyi bir motosikletin varsa ; " Ah keşke benim de şöyle bir motosikletim olsa, Allah kaza bela vermesin arkadaşa." diye düşüneceğine, "Ulan nasıl ben de olmaz!" diye kıskançlık krizlerine girer.
Sadede gelirsek bu tür;
"Senin motosikletin benimkinden güzel ve pahalı olabilir, para yok ama yetenek bende; bak nasılda geçtim seni , öğrende gel motosikleti." gibi bir mantıkla hareket ederler.
İkinci tip Tasmanialar sabırsız.
Kesinlikle yolda beklemeye tahammülü yok! Önünde araba , kamyon , otobüs , motosiklet hatta insan bile onları durduramaz. Yol onların , altlarında kıvrak ince ve tekerlekli bir alet var ve onu sonuna kadar kullanmalı. Yanından geçerken arabaya çarpacak mı, aynasına değecek mi hiiiç umrunda değil çünkü sadece 60km/h'in altına inmemeye odaklanmış. İnerse onun için tamamiyle bir hayal kırıklığı.
Diğer bir tip Tasmaniaların da kafadan tahtaları eksik.
Motosiklet kullanmayı kesinlikle bilmez aynı zamanda kimsenin bilmesini de istemez. Motosiklet kullanmayı gameboy oyunu gibi önündeki engelleri geçmek olarak görür. Ne kask kullanır ne ayna ne de gösterge... Bu türlere "kötü gidiyorsun" ya da " kullanmayı bilmiyorsun" diyemezsiniz çünkü dediğiniz de şiddetli ve tükürüklü laf saldırısına uğrarsınız ,bin pişman ederler söylediğinizi için cahillikleriyle.
Bu tiplerin bazıları o kadar dik başlıdır ki 15 senedir motosiklet kullanıyordur bu şekilde, ve en böbürlendiği şey budur; "Ben 15 senedir motosiklet kullanıyorum , senin karşında dünkü çocuk yok!"
Be kardeşim 15 senedir kullanıyorsun da nerenle kullanıyorsun sen o motosikleti? Beynin motosiklet kullanırken devre dışı kalıyor senin yaşaman bir mucize!
Aklıma gelenler bunlar şimdilik:mrgreen:.
Bir kaç kişinin de dediği gibi biz de motosiklet sığacak kadar bir boşluk bulan arabalar hatta kamyonlar, hemmen oraya girmeye çalışıyor. Sanırsam biz salağız bilmiyorz; arabalarda küçültme( inceltme) tuşu var ama hepsininki hasarlı
Son olarakta haftanın motorcusuna saygılar ablacım büyüksün::alkiis::
Tubişşşş en kısa zaman da transalpine kavuşursun inaşllah. Kendimd eolan gibi, çok istiyorum bunu vallahi.::friends:::fool::