Bu sorunun nihai bir cevabı yok göreceğin üzere. Kanuni dışında 3 seçenek de (Yamaha, Tvs, Honda) hemen hemen eşit kalitede ve performansta motorlar. Ayrıldıkları nokta tasarımlarının farklı beğenilere hitap ediyor olması. Ben de alırken üçünden hangisini alayim diye çok düşündüm (ki sıfır fiyatları da aşşağı yukarı eşittir) ve gidip tasarımı en çok hoşuma giden ybr yi aldım. Bu üçlemde kararsız kalan arkadaşlar da aynı şekilde, daha fazla acı çekmeden hangisinin tipini daha çok beğeniyorlarsa onu alsınlar. Hoş, paran cebinde hazırsa motosiklet karşılaştırmak acı değil zevk verir.
İlla ki bir fark bulmak gerekirse Yamaha ile Honda' nın uzun yıllardır Türkiye piyasasında olmalarından, az da olsa bir servis yaygınlığı avantajları var. ama bu avantaj daha çok küçük şehirlerdeki kullanıcılar için anlam ifade ediyor. orta ve büyük ölçekli kentlerde Tvs' nin servis sorunu yok.
sonradan düzenleme:
Tasarım konusunda biraz fikir belirteyim naçizane. böylece bu saman tadında mesajı biraz canlandırabilirim belki.
Öncelikle yükselen trend Honda CBF150:
Bu motosiklet genel beğeniye en çok hitap eden tasarıma sahip olan seçenek. Mono arka amortisore sahip olması, yarım da olsa grenajı olması ve nispeten heybetli duruşu, CBF'in bir çok kullanıcı tarafından tercih sebebi olmasını sağlıyor. Özellikle motorun selesinde oturduğunuzda gözünüzün önünde oldukça geniş bir depo grenajının olması, sanki büyük bir touring kullanıyorsunuz hissini veriyor. Çok kollu jantlar güzeller, lakin YBR' deki gibi siyah renkli olsalardı eminim daha şık olurlardı. bunun dışında motordaki çıkartmalar ve boya seçenekleri bu kaliteli motoru kalitesiz gösteriyor. YBR' nin metalik gri renk seçeneği CBF' e çok yakışırdı (siyah jantlarla). tabii çıkartmalar olmadığı takdirde.
son olara CBF 'in egzosu eski ETZ Mz' lere benzer dizaynda. bu modası geçmiş tasarım çok sırıtıyor ki cbf almamamda en büyük etmenlerden biridir.
Yamaha YBR 125:
YBR benim gönlümü fetheden seçenek olmasına rağmen, genel alıcı kitlesi tarafından diğer motorlara nazaran tasarım olarak daha zayıf olduğuna inanılan bir motosiklet.
Öncelikle eski tip çift amortisörlü arka salıncak gerçekten modası geçmiş bir tasarım. Ancak eski tip ingiliz motorlarını seviyorsanız hoşunuza gidebilir. YBR' tamamen çıplak (naked) bir motosiklet ve dolayısıyla ön farı yuvarlak ki ben bunu çok seviyorum. Kalıp olarak diğer iki motordan keinlikle daha zayıf (zarif diyenlerde çıkabilir

).
Sınıfındaki diğer motorlardan farklı olarak renk seçeneklerinde ise bir adet metalik renk (gri) var.
Ybr' nin eksoz tamamen krom kaplı parlak renk seçilmiş. Bu yüzden eğer çok titizseniz, temiz ve ışıl ışıl tutmak için daha fazla çaba harcamanız gerekecek.
TVS Apachee:
İşin doğrusu ben bu motosikletin tipini hiç beğenmiyorum. Parmaklaklıklar Ardında adlı dizideki çakal gardiyana (erkek olan) a benziyor kafa grenajı.
Genel kanıya baktığımızda hırçın tasarım sevenlerin beğendiği seçenek Apachee. Büyük kafa grenajını ve kaslı deposunu sevenlerin çok olduğu bir gerçek. Keşke bu sportif tasarım Mono-link arka süspansiyon sistemiyle desteklenseydi demeden edemiyor insan. Çok kollu jantlar sportif tasarıma uygun duruyorlar.
Bu karşılaştırmam tamamen tasarım yönündendir ve estetiğin doğası gereği oldukça da özneldir. Arkadaşımla konuşur gibi anlatayım dedim.