OGS'ler aktif RFID cihazlardı. Bu kartların içindeki chipler pasif RFID türünden. Yani kartın içindeki chipe enerji sağlayan bir şey yok, normal halde devre çalışmıyor, okuyucunun yakınından geçerken okuyucunun yaydığı radyo dalgalarının enerjisi ile chip çalışıyor ve kendi kodunu o aldığı enerji ile gönderiyor. OGS cihazlarında ise içinde batarya var, chip sürekli düşük enerji modunda çalışıyor, etraftan okuyucu sinyali alınca devre çalışıp kendi kodunu gönderiyor, içinde kendi bataryası da olduğu için daha yüksek güçte sinyal gönderebiliyor, okudu-okumadı sorunları çok daha az oluyor.
Arabaya aldığım IGS cihazı 12 yıl falan dayanmıştı. Bataryası bitince 180 lira mı ne verip yenisini aldım çünkü batarya değişmiyordu. Ama devlet yine bir kazık attı, ben yeni cihaz aldıktan 2 ay sonra mı ne bir karar çıktı OGS cihazları kullanımdan kaldırıldı, hepsi HGS oldu, OGS cihazı olanlara ücretsiz HGS gönderildi ama yeni cihaz parası ödemiş oldum. OGS gibi daha güçlü sinyalli ve daha az hata ile çalışan sistem dururken niye etiket içindeki dandik pasif RFID'li sistemi öne çıkardılar, herhalde OGS sisteminin okuyusuları vb. altyapısı daha maliyetli, özel otoyollar açılınca yandaşlar iki cihaz türüne ayrı ayrı okuyucu masrafı yapmasınlar diye OGS'yi kurban ettiler. Yoksa ben 10 yılda bir 180 lira vermeye razıydım, en azından geçerken diit diye sesi duyuluyor, okudu okumadı derdi yok çünkü okunuyor, daha sorunsuz bir cihaz. Hatta keşke motorlara monte edilecek modelleri de çıksaydı.
---------- Mesajlar birleştirildi - 12:30 ---------- bir önceki mesaj zamanı 12:28 ----------
Bu arada OGS-HGS cihazları hakkında konuşunca mevzu hep "padişahım köprüye ikinci bir zenci daha koysanız" fıkrasındakine dönüyor. Niye biz yollara köprülere para ödüyoruz ki? Hani verdiğimiz vergiler bize yol-su-elektrik olarak dönerdi? ilkokulda bizim kuşağa böyle öğretilmişti, şimdi hepsine para ödüyoruz ayrıca niye vergi veriyoruz o zaman.