Motora Başlama Hikayem (Yeni başlayacak olanlara tavsiyeler içerir - Resimli)

Katılım
7 Haz 2012
Mesajlar
305
forumda böyle yazılar okumak çok keyifli.

Daha nice güzel motorlarınız olur ve kazasız belasız binersiniz inş :)
 
Katılım
20 Ocak 2011
Mesajlar
1,573
Valla keşke hep böyle konular açılsa yeni başlayan arkadaşlara örnek olsada ilk motorum 600rr olsunmu diye sormasalar. İnsanın kendini bilmesi çok iyi bir özellik bu sayede her şeyin süstesinden daha kolayca gelebiliyor insan şuçu başkasında aramak yerine kendinde olduğunu çoğu insan kabul edemez. Sizi tebrik ederim inşallah daha iyi motorlar sizin olur tekeriniz düz bassın.
 
Katılım
20 Şub 2013
Mesajlar
230
Valla keşke hep böyle konular açılsa yeni başlayan arkadaşlara örnek olsada ilk motorum 600rr olsunmu diye sormasalar. İnsanın kendini bilmesi çok iyi bir özellik bu sayede her şeyin süstesinden daha kolayca gelebiliyor insan şuçu başkasında aramak yerine kendinde olduğunu çoğu insan kabul edemez. Sizi tebrik ederim inşallah daha iyi motorlar sizin olur tekeriniz düz bassın.

Teşekkür ederim. Hepimiz o hataları yaptık. Aklın yolu birdir. Bu kadar insan boşuna konuşmuyor.
 
Katılım
28 Mar 2013
Mesajlar
326
ihakanvardal abi ellerin dert görmesin bıkmadan okudum bende motor alcam WindyS 125 gibi bişey yeni sürcem motor sürmeye ilk defa başlıcam plaka annemin üstüne alcam yaş yetmiyo daha :pr: çevremde benden küçüklerin motoru var bendede bi tutku başladı motora ilgim çoğaldı birden 16 yaşındayım boyum:171 kilom:96 biraz bende senin gibi kiloluyum abi :) kaskımı eldivenimi dizliğimi ne sağlam ne alsam dikkatlice sürcem yavaşca hız kötüdür yavaşca sürsem güvenlik 10 numara olsa polis çevirirmi sence plaka var, kask var, dizlik var, dirseklik ne de var, hepsi sağlam olsa yinede çevirirmi abi ya bi yardım edersen sevinirim abim ihakanvardal
ALLAH HERKESE KAZASIZ BELASIZ SÜRÜŞ NASİP ETSİN.
 
Katılım
20 Şub 2013
Mesajlar
230
Canım kardeşim ehliyetsız kullanma. Ben 2.defa yakalandığımda üst baş herşey tamdı. Onu bırak diyelim ki polis çevirmedi ya ehliyetsiz birine bir zarar verirsen? Malesef başımıza gelmeden idrak edemiyoruz ama keşke'ler hayatımıza girmeden önlem almak bizim elimizde. Sana kullan bişe olmaz diyen arkadaşların mutlaka vardır ama başına bir iş gelse o arkadaşların sorumlu olmayacak hatta senden ders alacaklar :) seçim senin elinde? Ya kobay faresi olacaksın arkadaşların için " bakalım ne oluyor" yada her aklı başında bir insan gibi önce ehliyetını alacaksın :) şu an için kaynıyor yaşın tutmuyor ama inan gözünü bir açıp kapatıyorsun bi bakmışsın 30 yaşına merdiven dayamışsın:cat:
 
Katılım
28 Mar 2013
Mesajlar
326
Rahmetli Babamında vardı bi motoru çok yavaş ne sürdüydüm polisin yanından geçtiydim sadece kask vardı eski modellerinden :D
polis hiç seslenmediydi ışıkta beraber durduyduk plakada yoktu :D hiç seslenmedilerdi yavaş sürdüğüm için dicem ama plakada yoktu orda şaşırdıydım gine yavaş sürerriim ama bu sefer güvenliğimi tam tutarım plakamıda alırım abi sadece ehliyetide yaşım dolunca alırım diyom inş bi şey olmaz tekerimiz hep düz gider inşallah Allah kazasız belasız sürmek nasip eder inş nediyim valla zaman çabuk geçiyo diyon abi de 18 e kadar kim beklicek yeaaa :salut: yavaş ca sürerim diyom giderken duaları okuyarak dikkatlice etrafıma iyi bakarak giderim inşallah yaa
 
Katılım
20 Şub 2013
Mesajlar
230
Rahmetli Babamında vardı bi motoru çok yavaş ne sürdüydüm polisin yanından geçtiydim sadece kask vardı eski modellerinden :D
polis hiç seslenmediydi ışıkta beraber durduyduk plakada yoktu :D hiç seslenmedilerdi yavaş sürdüğüm için dicem ama plakada yoktu orda şaşırdıydım gine yavaş sürerriim ama bu sefer güvenliğimi tam tutarım plakamıda alırım abi sadece ehliyetide yaşım dolunca alırım diyom inş bi şey olmaz tekerimiz hep düz gider inşallah Allah kazasız belasız sürmek nasip eder inş nediyim valla zaman çabuk geçiyo diyon abi de 18 e kadar kim beklicek yeaaa :salut: yavaş ca sürerim diyom giderken duaları okuyarak dikkatlice etrafıma iyi bakarak giderim inşallah yaa

Babacığın nur içinde yatsın...

Bak canım ben başımdan geçenleri yazdım yani 'gerçek' bu yazdıklarım. Eğer ehliyetsız polise yakalanırsan ;

-750 TL gibi ceza yersin
-motorun bağlanır ona da ceza ödersin
-ehliyetsız kullandığın için adliyelerde sürünürsün

Birde büyüklerinden azar işitirsin... Madem bu kadar heveslisin al kendine bi tane elektrikli bisiklet hem plaka derdi yok hem ehliyet gerekmiyor :cat: 18 yaşına geldiğinde de onu satıp o bahsettiğin motoru alırsın.
 
Katılım
28 Mar 2013
Mesajlar
326
elektrikli bisiklete gerekmiyomu abi ehliyet ben ona gerekiyo zannediyodum bide onu nasıl şarj edecem ki yollarda çok gezdiğimi farzedelim yolda kalırsam :D
 
Katılım
1 Ağu 2010
Mesajlar
1,453
sözlerinizde hiç geçmemiş ama hep saklı bir "keşke " var... doğru olan da bu.
ben de bir zamanların eşofmanla mersin-antalya arası seyahat edenlerdendim..
kaskım 10 tl lik yarım çinli kask. ayağımda sandalet... offfff. tam bir apaçi!
sonra bu siteyi tanıdım, sonra yazılanları okudum, yazanlara saygı duydum.
boş alanlar buldum, denedim.
yazıcıdan yazılar çıkartıp uygulamalı olarak deneme - yanılma yöntemiyle öğrenmeye çalıştım.
her gün sabahtan akşama kadar kaza videoları seyredip hata aradım, analiz yapmaya çalıştım.
bu sitede video analizleri yaptık.
sonra kazalar yaptım.
zaten bir kaza, bunların pek çoğundan daha fazla şey kattı bana....
bir kazamın ardından da bir yazımı yazmıştım.
müsaadenle senin başlığın altında paylaşayım...

http://www.motosiklet.net/forum/moto-sohbet/48466-yine-yeniden-baslamak;-kaza-sonrasi-ilk-surusmeler.html

Yine Yeniden Başlamak; Kaza Sonrası Ilk Sürüşmeler....
Kaza yapmıştım…
tarih 06/07/08… çalıştığım hastaneye gittim… ilk duyduğum sözler şunlardı;
Belliydi kaza yapacağın… biz sana dedik abi, motor tehlikelidir diye…. Motora binilir mi artık…. Eh artık bırakırsın motorculuğu…. Haa bir de şu cümle vardı; geçmiş olsun…. Cana geleceğine mala gelsin….

Göğsümde sımsıkı bir acı, nefes alamıyordum yine, kaburgalarım isyanlarda, cevap verecem ama polis tutanağıyla ilgileniyorum. Gözümün ucuyla rontgen filmlerimi değerlendiren doktorlara bakıyorum…. Sağ alt karın bölgemde de bir sancı var…. Hele kaburgaları bi öğrenelim de onu da konuşucam…. Bekliyorum, hele bana biri neren ağrıyor desin… diyecem ki, göğsüm ağrıyor, sağ alt batında gittikçe büyüyen içten bir sancım var. Bir de yüreğimde bir acı var kiii, motosikletim….. o benim canımdan öte değil ama canımın bir parçası işte….
Evet cevap bu; ben bildim bileli motosiklet üstündeyim. Çok iyi bir sürücü değilim artık, artık isyan eder gibi kullanıyorum motosikleti. Umursamıyorum yolun bozukluğunu, gitmek istiyorum bir yerlere…. Bırakmak nere motorculuğu… siz arabayla kaza yapınca, bir daha arabaya binmiyor musunuz…. Cana geleceğine elbette mala gelsin, çalışır yaparım yenisini ama motorculuktan vazgeçmem!!!

02/08/2008 motosikletimi alacam tamirden, sabırsızım. İşyerime sırt çantamla gittim, içinde kask var, eldivenlerim var, zırhım var…. Görenlerden tipik soru “uslanmadın mı” yahu “sevmekten usanır mı insan, sevgilinizden ayrıldınız diye bir daha sevmediniz mi hiç?” benimkisi boş laf, hadım doğmuş adamlara evlat sevgisini tarif ediyorum işte 

Neyse zaman ikindi oldu, ben motosikletimi aldım tamirden, içimde belli etmediğim bir korku var, kimseyle paylaşmadığım, kendi içimde verdiğim bir savaş. Evet 18-25 yaşlar arasında pek çok kaza yaptım veya atlattım ama umursamadım o delikan damarlarımdayken ama uzun zaman oldu ölümle böyle sarmaş dolaş öpüşmeyeli, neyse ki ayrılık öpücüğüymüş bu, öpüştük ve ayrıldık bir kez daha ölümle. Belki de terliydim de kayıverdim avuçlarından onun. Sırılsıklam bir ter; aşktan olma…. Evet motosikletim önümdeydi…. Ve işte hikayenin belki başladığı yer, belki de tam can alıcı noktası!!!

Çıktım üstüne, acemi bir çocuğum sanki, kontağı yerleştirdim ve marş… işte “her şeye rağmen” yaptıran, sevdiren o ses… bacaklarımın arasındaki titreşim…. Evet bunlar tanıdık şeyler ama direksiyon yükselmiş mi ne? Aynalar bir garip…. Ön fren çok gevşek sanki, arka freni deniyorum…. Orantısız…. Bu motor benim değil diyecek oluyorum neredeyse ve kaskımın vizörünü indirdiğimde tık! 1. vites ve hiçbir şeye değişilmeyecek mutluluklardan biri ve ben bu mutluluğu yaşamak istiyorum, yaşamak istiyorum ve debriyajı hafif bırak,,, gaz ver!evet bu!!! Unutmamışsın oğlum Yürekçe!!! Evet bu….. arka tekerde balans mı var? Yaww özlemişim bu rüzgarı da ha… kaskımın vizöründe bi çizik varmış, kazadan olmalı.. boşver kazayı, zaten çok güvenmeye başlamıştın kendine oğlum sen, 2. vites…. Yavaş ol düşeceksin yine… olsun kalkarım… vites 3! Daha yeni kalktın yataktan, kazayı yeni atlattın, bir daha düşersen var yaa….. ne düşecem lan, gidiyoz işte  vites 4 ve az ilerde kırmızı yandı, beklemelisin… ne yapıyorduk hep, kırmızıda aynaları kontrol edip öyle yavaşlıyorduk ve mümkünse iki araba arasına girip bekliyorduk di mi… öyle yaptım zaten… sarı yandı, yeşil… tüh, heyecandan vites düşürmemişim… tık,tık,tık… bas gaza, tak vitesi… devam et olum, kaybolmamış içindeki motorize çocuk….

Çektim sahile motoru, yaktım sigaramı…. Düşündüm… hem de çoook fazla düşündüm. Bir sigara içimi kadar ve dedim ki kendime; bak oğlum Yürekçe, aha Akdeniz, aha yol, aha motor. Sen bunların hepsine sahipsin, gördün bak, unutmamışsın bu aşkta nasıl sevişileceğini, evet bak nasıl titriyor ellerin. Yaptığın kaza büyük, evdekiler çok üzüldü, zaten yaptığın masrafı 3-5 ayda zor çıkartıp kendine gelirsin… ama yok korka korka yaşayarak inine çekileceksen bu yürek boşuna taşımız seni, beynin her gece boşuna tekrarlamış motosiklet kullanmayı, ellerin değil miydi ben hazırım diyen? Sen son hafta motosiklete tekrar binecem diye hamlığını atmak için bu sıcakta günde 3-5 kilometre yürümedin mi? Evet bunların hepsi senin şu anda yeniden o kontağı çeviresin diyeydi… korkma!!! Bu son olmayacak, korkunun da sonu yok… o zaman sen de kendindeki sonu olmayanı, sevgiyi yüklen ve bin motosiklete…
Yeniden bindim motoruma, saymadım vitesleri, yadırgamadım aynayı, ışık her zamanki kırmızı ışık, kalkışım her zamanki yeşil kalkışı….
Eve geldim, google earth web sayfasına girdim ve istikameti çizdim, bundan önce aldığım kararla tek başıma… artık, hep tek, tam tek…. Sabah uyanacağım, kahvaltımdan sonra fren ve aynaları ayarlayıp doğru benzinciye oradan da otobana, istikamet Adana’ya doğru, benzinim kadar gideceğim ve akşam biliyorum ki, çok sevdiğim o eskiden beri koynumda taşımaktan mutluluk duyduğum o yol yorgunluğumu her neredeyse alıp evime yetirip yatağımda aynı yastığa baş koyarak uyutacağım….

İşin özü şudur arkadaşlar; hangi çocuk düşerse düşsün nasıl kalkıp yine ısrarla yürümeye çalışıyorsa, hangi kuş kanadı kırıldığı halde uçmak için çırpınıyorsa, hangi motosikletçi kazadan sonra yeniden motosikletine biniyorsa bilinsin ki; bunlar bir şeylere kafa tutmak değil, kafa tutan bir şeylere karşı yenilgiyi kabullenmemektir…. Yeter ki içinizdeki inancı, öğrendiğiniz tecrübeleri ve yaşayacağımız güzellikleri bir bardak çay gibi yüreğimizde, bilincimizde demleyip öyle koyalım hayatımızın sofrasına. İşte o zaman bizi biz yapan şeyin ne olduğunu bilebiliriz. Bu kimi için motosiklet kullanmak, kimi için bir uçurtma uçurmak, kimisi için sevgilisine sevgisini ilan etmek olsun… ama her ne olursa olsun,
HER ŞEY YÜREKÇE OLSUN….

YÜREKÇEKALIN…
YÜREKÇE!!!
:cat::cat: süperin hocam
 
Katılım
18 Nis 2013
Mesajlar
8
güzel yazılarınız /emeiniz ve paylaşomonoz için çok teşekkürler
kazasız belasız sürüşler temennisiyle

---------- Mesajlar birleştirildi - 01:13 ---------- bir önceki mesaj zamanı 01:09 ----------

bu arada ( ı ) harfleri loş ışıktan dolayı yanlış olmuş özr
 
Katılım
3 Haz 2008
Mesajlar
314
sözlerinizde hiç geçmemiş ama hep saklı bir "keşke " var... doğru olan da bu.
ben de bir zamanların eşofmanla mersin-antalya arası seyahat edenlerdendim..
kaskım 10 tl lik yarım çinli kask. ayağımda sandalet... offfff. tam bir apaçi!
sonra bu siteyi tanıdım, sonra yazılanları okudum, yazanlara saygı duydum.
boş alanlar buldum, denedim.
yazıcıdan yazılar çıkartıp uygulamalı olarak deneme - yanılma yöntemiyle öğrenmeye çalıştım.
her gün sabahtan akşama kadar kaza videoları seyredip hata aradım, analiz yapmaya çalıştım.
bu sitede video analizleri yaptık.
sonra kazalar yaptım.
zaten bir kaza, bunların pek çoğundan daha fazla şey kattı bana....
bir kazamın ardından da bir yazımı yazmıştım.
müsaadenle senin başlığın altında paylaşayım...

http://www.motosiklet.net/forum/moto-sohbet/48466-yine-yeniden-baslamak;-kaza-sonrasi-ilk-surusmeler.html

Yine Yeniden Başlamak; Kaza Sonrası Ilk Sürüşmeler....
Kaza yapmıştım…
tarih 06/07/08… çalıştığım hastaneye gittim… ilk duyduğum sözler şunlardı;
Belliydi kaza yapacağın… biz sana dedik abi, motor tehlikelidir diye…. Motora binilir mi artık…. Eh artık bırakırsın motorculuğu…. Haa bir de şu cümle vardı; geçmiş olsun…. Cana geleceğine mala gelsin….

Göğsümde sımsıkı bir acı, nefes alamıyordum yine, kaburgalarım isyanlarda, cevap verecem ama polis tutanağıyla ilgileniyorum. Gözümün ucuyla rontgen filmlerimi değerlendiren doktorlara bakıyorum…. Sağ alt karın bölgemde de bir sancı var…. Hele kaburgaları bi öğrenelim de onu da konuşucam…. Bekliyorum, hele bana biri neren ağrıyor desin… diyecem ki, göğsüm ağrıyor, sağ alt batında gittikçe büyüyen içten bir sancım var. Bir de yüreğimde bir acı var kiii, motosikletim….. o benim canımdan öte değil ama canımın bir parçası işte….
Evet cevap bu; ben bildim bileli motosiklet üstündeyim. Çok iyi bir sürücü değilim artık, artık isyan eder gibi kullanıyorum motosikleti. Umursamıyorum yolun bozukluğunu, gitmek istiyorum bir yerlere…. Bırakmak nere motorculuğu… siz arabayla kaza yapınca, bir daha arabaya binmiyor musunuz…. Cana geleceğine elbette mala gelsin, çalışır yaparım yenisini ama motorculuktan vazgeçmem!!!

02/08/2008 motosikletimi alacam tamirden, sabırsızım. İşyerime sırt çantamla gittim, içinde kask var, eldivenlerim var, zırhım var…. Görenlerden tipik soru “uslanmadın mı” yahu “sevmekten usanır mı insan, sevgilinizden ayrıldınız diye bir daha sevmediniz mi hiç?” benimkisi boş laf, hadım doğmuş adamlara evlat sevgisini tarif ediyorum işte 

Neyse zaman ikindi oldu, ben motosikletimi aldım tamirden, içimde belli etmediğim bir korku var, kimseyle paylaşmadığım, kendi içimde verdiğim bir savaş. Evet 18-25 yaşlar arasında pek çok kaza yaptım veya atlattım ama umursamadım o delikan damarlarımdayken ama uzun zaman oldu ölümle böyle sarmaş dolaş öpüşmeyeli, neyse ki ayrılık öpücüğüymüş bu, öpüştük ve ayrıldık bir kez daha ölümle. Belki de terliydim de kayıverdim avuçlarından onun. Sırılsıklam bir ter; aşktan olma…. Evet motosikletim önümdeydi…. Ve işte hikayenin belki başladığı yer, belki de tam can alıcı noktası!!!

Çıktım üstüne, acemi bir çocuğum sanki, kontağı yerleştirdim ve marş… işte “her şeye rağmen” yaptıran, sevdiren o ses… bacaklarımın arasındaki titreşim…. Evet bunlar tanıdık şeyler ama direksiyon yükselmiş mi ne? Aynalar bir garip…. Ön fren çok gevşek sanki, arka freni deniyorum…. Orantısız…. Bu motor benim değil diyecek oluyorum neredeyse ve kaskımın vizörünü indirdiğimde tık! 1. vites ve hiçbir şeye değişilmeyecek mutluluklardan biri ve ben bu mutluluğu yaşamak istiyorum, yaşamak istiyorum ve debriyajı hafif bırak,,, gaz ver!evet bu!!! Unutmamışsın oğlum Yürekçe!!! Evet bu….. arka tekerde balans mı var? Yaww özlemişim bu rüzgarı da ha… kaskımın vizöründe bi çizik varmış, kazadan olmalı.. boşver kazayı, zaten çok güvenmeye başlamıştın kendine oğlum sen, 2. vites…. Yavaş ol düşeceksin yine… olsun kalkarım… vites 3! Daha yeni kalktın yataktan, kazayı yeni atlattın, bir daha düşersen var yaa….. ne düşecem lan, gidiyoz işte  vites 4 ve az ilerde kırmızı yandı, beklemelisin… ne yapıyorduk hep, kırmızıda aynaları kontrol edip öyle yavaşlıyorduk ve mümkünse iki araba arasına girip bekliyorduk di mi… öyle yaptım zaten… sarı yandı, yeşil… tüh, heyecandan vites düşürmemişim… tık,tık,tık… bas gaza, tak vitesi… devam et olum, kaybolmamış içindeki motorize çocuk….

Çektim sahile motoru, yaktım sigaramı…. Düşündüm… hem de çoook fazla düşündüm. Bir sigara içimi kadar ve dedim ki kendime; bak oğlum Yürekçe, aha Akdeniz, aha yol, aha motor. Sen bunların hepsine sahipsin, gördün bak, unutmamışsın bu aşkta nasıl sevişileceğini, evet bak nasıl titriyor ellerin. Yaptığın kaza büyük, evdekiler çok üzüldü, zaten yaptığın masrafı 3-5 ayda zor çıkartıp kendine gelirsin… ama yok korka korka yaşayarak inine çekileceksen bu yürek boşuna taşımız seni, beynin her gece boşuna tekrarlamış motosiklet kullanmayı, ellerin değil miydi ben hazırım diyen? Sen son hafta motosiklete tekrar binecem diye hamlığını atmak için bu sıcakta günde 3-5 kilometre yürümedin mi? Evet bunların hepsi senin şu anda yeniden o kontağı çeviresin diyeydi… korkma!!! Bu son olmayacak, korkunun da sonu yok… o zaman sen de kendindeki sonu olmayanı, sevgiyi yüklen ve bin motosiklete…
Yeniden bindim motoruma, saymadım vitesleri, yadırgamadım aynayı, ışık her zamanki kırmızı ışık, kalkışım her zamanki yeşil kalkışı….
Eve geldim, google earth web sayfasına girdim ve istikameti çizdim, bundan önce aldığım kararla tek başıma… artık, hep tek, tam tek…. Sabah uyanacağım, kahvaltımdan sonra fren ve aynaları ayarlayıp doğru benzinciye oradan da otobana, istikamet Adana’ya doğru, benzinim kadar gideceğim ve akşam biliyorum ki, çok sevdiğim o eskiden beri koynumda taşımaktan mutluluk duyduğum o yol yorgunluğumu her neredeyse alıp evime yetirip yatağımda aynı yastığa baş koyarak uyutacağım….

İşin özü şudur arkadaşlar; hangi çocuk düşerse düşsün nasıl kalkıp yine ısrarla yürümeye çalışıyorsa, hangi kuş kanadı kırıldığı halde uçmak için çırpınıyorsa, hangi motosikletçi kazadan sonra yeniden motosikletine biniyorsa bilinsin ki; bunlar bir şeylere kafa tutmak değil, kafa tutan bir şeylere karşı yenilgiyi kabullenmemektir…. Yeter ki içinizdeki inancı, öğrendiğiniz tecrübeleri ve yaşayacağımız güzellikleri bir bardak çay gibi yüreğimizde, bilincimizde demleyip öyle koyalım hayatımızın sofrasına. İşte o zaman bizi biz yapan şeyin ne olduğunu bilebiliriz. Bu kimi için motosiklet kullanmak, kimi için bir uçurtma uçurmak, kimisi için sevgilisine sevgisini ilan etmek olsun… ama her ne olursa olsun,
HER ŞEY YÜREKÇE OLSUN….

YÜREKÇEKALIN…
YÜREKÇE!!!

Hocam helal olsun=)
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Yeni mesajlar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst