Bu akşam 20.30 gibi yola çıktım, 10-12 gündür motor çalışmıyordu, bir gezeyim dedim.
Bursa merkezden Kurşunlu'ya kadar gittim, Kurşunlu'ya girip geri dönüş yaptım.
Dönüşte bir benzincide mola verdim, çıkış tarafında sağa çektim sigara içiyorum. Eski kasa bir Doğan yanaştı yanıma bir süre sonra. Şöför indi, "Ağbi, kalorifer/radyatör musluğundan anlar mısın bunun?" diye sordu.
Dedim, "İnan hiç anlamam arızalardan, hayrola n'oldu?"
Dedi, "Daha dün sanayide başka bir yerini tamir ettirdim, onu tamir ederken kaloriferi bozmuşlar, içeri şakır şakır su akıtıyor", ve sağ ön koltukta yeri gösterdi, sırılsıklam olmuştu.
Dedim, "Benzinci arkadaşlara sorsan, belki anlayan vardır?"
Dedi, "Sordum, yok onlar da bilmiyor."
Bu arada kaputu açtı, bakınıyor falan.
Ben internetten bakmaya çalıştım Tofaş kalorifer/radyatör musluğuna, bir şey bulamadım.
Dedim, "Su koysan, eve kadar götürmez mi?"
Dedi, "Bursa'ya kadar gitmez bu şekilde."
Ben Kurşunlu'da oturuyor zannetmiştim, meğer o da Bursa'danmış.
Sonra başka bir araç daha yanaştı, onlar da "Hayrola?" diye sordular, bizimkisi izah etti, sonra o arabadan biri indi, beraber bakmaya başladılar.
Ne oldu bilmiyorum, sonra ben benzin istasyonundan ayrıldım.
Yolların berbat oluşuna bir kez daha ana-avrat sövdüm. Her taraf yama, her taraf yama, motorun habire kıçı-başı oynuyor öyle yamalı yerlerde; hele bir yerde yokuş aşağı frezelemiş durumdalar bayağı bir yolu (Kurşunlu'ya yaklaşırken), ki düşmemek şans işi: Resmen motorcu katili o frezeli kısımlar.
Sonra Bursa'ya döndüm, yarım saat kadar da şehir içinde turladım, kafayı iyice boşaltmış şekilde evime girdim.