iş güç derken motoru alalı 5 haftayı geçmiş, ancak 1150 km yapmışım. rodaj bitti, anlatalım bakalım.
cumartesi günü 1000 km bakımına soktum, yağı değiştirip sağda soldaki cıvataları sıktılar. bu aletlerin yağ filtresi yokmuş, kitapçıkta yağ filtresi 1000 km.'de değişir yazıyordu, inceden kekleniyor muyuz acaba diye kıllanmadım değil. neyseki fethiye servisindeki tayfanın hepsi çok tatlı, çalışkan karakterler, ikna olup üstelemedim.
neyse efendim, zincir yağlandı, biraz gevşeklik vardı, onu da hallettiler. göstergenin şışkları yanmıyordu, meğerse kablo bağlantısı çıkmış, grenajları, koltuğu ve depoyu söküp kabloları taktılar.
direksiyonda belli belirsiz bir boşluk vardı, hemen o iş de halledildi. frenleri gözden geçirttim, rölanti ayarı yapıldı, tozu toprağı temizlendi, cici mi cici oldu motorum.
15 ytl yağ parası verip atladım motora, vitese takıp biraz yürüttüm, tam sanayii'den çıkarken karşıdan hayvanın biri üstüme sürdü, panikleyip çukura soktuk ön tekeri, lan laaaan demeye kalmadan motor yer çekimine yenik düştü, nasıl olduysa atlayıp bacağımı kurtardım.
alet düşünce çıkan ses öyle bir korkuttuki beni, içimden "sen şimdi grenajı, aynayı, vites kolunu elciği falan yerden toplar, kucaklayıp servise gidersin" dedim. neyse, güç bela kaldırdım aleti yerinden ve gözlerime inanamadım. ne bir çizik, ne başka bir şey. sinyaller bile sağlam. suratıma yayılmış aptalca bir sırıtışla tekrar çalıştırıp yola koyuldum, rodajı bitmiş mondial'in keyfini sürmeye.
şimdi pencereden aşağıya motora bakıp bakıp "iyi ki almışım len seni" diyorum, keyfime diyecek yok çok şükür...