- Katılım
- 10 Şub 2006
- Mesajlar
- 1
- Konu Yazar
- #1
MERHABA İLK MESAJIMIN DAHA NEŞELİ OLMASINI TERCİH EDERDİM AMA BİRKAÇ MOTORCU YOL ARKADAŞIM BURAYA DA DUYURMAM GEREKTİĞİNİ HATIRLATTI... BEN DE AYNEN DİĞER SİTELERDE YAYINLANAN HALİ İLE SİZE DE HABER VEREYİM DEDİM. SEVGİYLE KALIN.
SAAT : 08:45'de BAGCILAR Adliyesi onunde bulusalim.
Konu ile ilgili avukatimiz; elinden ucan bile zor kurtulur, tecrubeli IKITEKER avukatimiz hicaffetmez Suphi BEDIZ..! Basin aciklamasinda arkasinda yerimizi alalim...
16 ŞUBAT SAAT 09:00 BAĞCILAR II.SULH CEZA MAHKEMESİ bağcılar meydanda, Adliye Binasi onunde...
Sevgiler.
V.Ahmet PINAR - IST.
www.ikiteker.org
www.kolinhotel.com
mail: [email protected]
16 ŞUBAT SAAT 09:00 BAĞCILAR II.SULH CEZA MAHKEMESİ bağcılar meydanda adliye... gülümsettin beni Ahmet abi
OLAY GÜNÜ YAZDIĞIM E-MAILI ALTTA BULACAKSINIZ HAFIZAMIZI TAZELEMEK VE BİLMEYENLER İÇİN TEKRAR EKLEDİM. İŞTE O GÜN HESAP SORMA GÜNÜ, 16 ŞUBAT BAKIRKÖY ADLİYESİ DAVA YER VE TARİHİ TEKRAR BİLDİRECEĞİM DESTEĞİNİZ HEPİMİZ İÇİN ÇOK DEĞERLİ. SUPHİ BEDİZ İKİTEKER KULLANAN HERKESİN ADINA AVUKATIMIZ OLDUGU ICIN BIR KEZ DAHA TESEKKUR EDIYORUM.
İSKENDER DEĞİRMENCİ
5322825017
Sevgili arkadaşlar çarşamba günü Ali Aksın ve ben beraber seyir halinde iken bir şehir magandasının önünde kaldık bir anda ve aramızda geçen anlamsız elektiriklenme beni az daha öldürmesi ile sonuçlanıyordu, üstelik bir kere değil 3 net iki üç kez de korkutma amaçlı olarak yanımda iken direksiyon kırdı sevgisiz(sevgili demeye dilim varmıyor) trafik canavarı... yaşıyorum aranızda olmak bu satırları yazıyor olmak inanın çok güzeL, hala gözümü kapayıp o ana döndüğümde elim ayağım titriyor. bundan sonra olayı tüm detayı ile anlatmaya çalışacağım biraz uzun olabilir, uyarayım.
22 HAZİRAN SAAT 11:45
Mahmutbey gişeleri yönünde Ali Aksın Burgman 650, ben de bir arkadaşımın maruder 250 si ile makul bir hızda (maruder çok hızlı gidemez bilirsiniz) yoğun akıcı bir tarfikte esenler köprüsü altından geçtik. ikimiz de bir şeritte ve zigzag pozisyondayız. sık sık yaptığım üzre aynadan arkamdaki trafiği izlerken hızla yaklaşan bir hyundai H100 minübüsü ve (yazının geri kalnanında HAYVAN diye bahsedeceğim bundan sonra) sürücüyü farkettim, biz o sırada önümüzdeki araçla güvenli bir mesafedeyiz. minibüs tamponuma yapıştı. hata yapma hakkım bir anda elimden gitti... tolerans kalmamıştı artık dönemiyor sinyal vermek için bile elimi oynatamıyordum, gaz bile kesemiyordum, ali sağda bulduğu bir boşluğa girdi ve yol verdi, ben o araya giremeyeceğim için alinin yanından hızla geçtim kuyruğumda Hayvan ile ve ilerde kendimi normalde atmayacağım araçların arasındaki bir boşluğa attım, bu arada sol elimle "ne yapıyorsun" kızgın bir şekilde işaret yaptım. ama daha ne olduğunu anlayamadan HAYVAN benim şeridime girdi ve üstüme direksiyon kırdı, çok zor ve refleksle darbe almadan uzaklaştım minibüsten, ali de arkamızda kaldığından net bir şekilde gördü olayı. ben HAYVAN ın yanına geldim bir an trafik yüzünden ve aynı şeyi bir kez daha yaptı... inanılır gibi değil ikinci kez beni düşürmek istedi... otobanda akıcı bir yoğun tarfiğin tam ortasında, altımda maruder 250 gibi cılız iddiasız bir motor... delirdim... aklım gitti, korku, kızgınlık, mantığın benim dışımdakiler için manasız bir kelime olduğu, daha binlerce şey uçuştu gölzerimde... (burda uzun bir parantez daha açıyorum; düşünme eylemine direnen biri de olsa direksiyon başındaki birinin, yaptığı bir hareket sonucu beni öldürebileceğinin farkında olmamasını aklım alamayacak, o nedenle yazımda ve hayatımda asla farkında olmadığı ya da bilmeden yaptığı açıklamasını dikkate almayacağı m) . o kızgınlıkla en sol şeritteki bu HAYVAN ın sol tarafına daldım ve son kez konuşmaya çalıştım ya da bağırmaya ne derseniz artık... ama yine üstüme kırdı ve çok zor kurtuldum bu seferkinden bariyerlerle aramda ancak 20-30 cm kaldı... o andan sonra sadece bu deliden uzaklaşmayı düşünerek kaçtım trafiğin içine ve dikiz aynamdan makaslar yapıp trafiğin içine ederek gelen HAYVAN ı gördüm yine, korktum bu seferki gelişten, kurtulamayabilirdim artık. bu sırada milliyetin ordaki köprünün altından geçiyorduk... ve bir midibüsü kendime siper edip yavaşladım... ama o da o midibüsü durdurma pahasına yanıma yaklaşıp son üstüme kırma hareketini yaptı. erken yavaşlamıştım bu nedenle daha ucuz atlattım bunu. ve sonra aniden mahmutbey sapağına saptı en sol şeritten insanların kornaları arasında... onun açtığı koridordan ali ve ben de daldık.
sonra uzun bir kovalamaca başladı. HAYVAN sakinleşmişti sanki, telefon kulağında polisi aradığını söyleyip duruyor ama durmuyordu HAYVAN... Ali de 155 i arayıp sürekli durumu anlatyor ayrıntılı bilgi veriyordu plaka-yön-olay. ama tek polis yoktu yol boyunca. defalarca kırmızıda basbasbağırdık HAYVAN la ben birbirimize ama ne duruyor ne iniyordu. bir kaç kez ters yönlere girerek, işaret verip başka yönlere giderek bizi atlatmaya çalıştı ama vazgeçmedik. sonunda bir arsada durdu. hazırdım yumruk yumruğa girmeye ağzını burnunu dağıtmaya yeter ki dursun. ama camını bile kapatmadan minibüsü terketti bir duvardan atladı bir bahçeye, o zaman atladığı bahçenin karakolun bahçesi olduğunu farkettik biz biz de peşinden. polislerin arkasına sığınmış ööölece duruyordu bizim katil adayı HAYVAN minibüs şöförü kuyruğunu sıkıştırmış polis amcaların arasından korkuyla bakıyordu. sakinleştirip araya giren polisler bizi ayrı yerlerde tecrit ettiler ve sakinleşmemiz için ısrar ettiler. ne zaman sonra komser bizi odaya çağırdı bu HAYVAN da içerde önce onu dinleyen komser şimdi beni dinleyecek... ali de karşımda. çok uzattım ama detaylar önemli geliyor. komser beni dinledikten sonra HAYVAN a bunlar aklı başında adamlar seni tanımazlar etmezler ne hakkında yalan söylesinler diye açıkça adama inanmadığını belli etti. ben şikayetçi olduğumu az önce ölmüş olabileceğimi ve şu an aileme "maalesef oglunuz trafik kazası! aslında cinayet sebebiyle öldü" diyor olacaklardı farkında msın diyorum "hayır" yapmadım diyor HAYVAN ... neyse polis dediki olayın gerçekleşme yeri 100.yıl karakolunu ilgilendirmekte. alın bu adamın kimlik adres ve telefon bilgileri. bu bilgilerle şikayeti yapın, zaten HAYVAN (ömer kaya) yı çağırıp ifadesini isteyecekler dedi. bu arada HAYVAN birden üç çocuğu olduğundan 18 nüfusun kendisine baktığından bahsetmeye ve ağlayarak alvararak özür dilemeye başladı. "elini öpiiim abi" "noolur abi" gel dava etme" polislere üstüme yapışıp ağlayan bu adamı almalarını söyledim... gözümün ününde az önce üstüme defalarca direksiyon kıran o tarfik canavarının görüntüsü geliyordu hep... ve bu ağlayıp yalvaran adam... ikisi de aynı kişi sakın yanılmayın. ikiside aynı adam.
ali ile çıktık ve hürriyette zaten geciktiğimiz işi bitirip karakolun yolunu tuttuk... nasıl zor anlattık derdimizi. neyse en üst düzey amir Komser bizi dinledi ve beni alkol muayenesine yolladı. neden dedim kaza yok ortada hem alkollu olsam da adam beni öldürmeye çalıştı... yok dedi belki bu şekilde savunmaya kalkar biz bunu bertaraf edeceğiz rapor sonucu dedi ve biz gidip alkol muayenemizi olduk sıfır raporu ile geri dönduk ve ifadeyi verdik ama ifademize ek olarak, Alinin hobisi ve titizliği nedeniyle GPS in motorunda sürekli kayıtta olduğunu tüm takip ve dolaşmanın kocasinan karakolunda sona eren sığınmanın ayrıntılı dakika dakika kayıtları uydular tarafından kaydedilmişti. ek olarak 8 kez aranan 155 kayıtları da ifadeye sokuldu... polise GPS ile ali nin kayıtları bunların nasıl dışardan müdahale edilmeden tutlduğu saat ve dakikanın uydudan geldiğini de anlattık. ifadede yer alan bu etkenin CD olarak kendilerine verilmesini talep ettiler, ve de HAYVAN ın ıtham edildiği sucun 2 ila 5 yıl hapis gerektire bir madde olduğunu soylediler. şimdi söz savcıda ve yargıda Bu arada sevgili Suphi Bediz hukuki olarak ve moral desteğ ile ilk başından itibaren yanımızda oldu (sevgili Suphi abi, yarın hazırlık numarasını alırsam size ileteceğim bu arada...) inanın kendim olsam sadece o özürler ve yalvarmalar sonucunda Allahından bul deyip gidebilirdim... ama aklıma içinizden bir başkasının aynı durumda kalması hali geldi aklıma affetme hakkı bulamadım kendimde... sizden birini öldürmüş olsaydı(Allah korusun) bu herif yine affedebilirmiydim bu kadar ağlamasıyla diye düşündüm... ıh ıh...
affetme hakkım yok dava etme ve hesap sorma hakkımı kullanıyorum sonuna kadar.
özür uzun yazdım... ama Ali ye bana verdiği tüm destek ve moral, ve teknik deliller için teşekkür ederim. Umarım bunlar sonucunda en azından ehliyetini uzun süre kaybetmesini sağlayabiliz bu HAYVAN ın... bilmiyorum. görücez. sonuna kadar gideceğim kendim için değil tüm ikiteker li dostlarım için yapmak zorunda hissettim kendimi... belki biri motosikletlileri sıkıştırmanın "cinayete teşebbüs" olduğunu anlar ve kabul edilir...
iskender değirmenci
532 2825017
SAAT : 08:45'de BAGCILAR Adliyesi onunde bulusalim.
Konu ile ilgili avukatimiz; elinden ucan bile zor kurtulur, tecrubeli IKITEKER avukatimiz hicaffetmez Suphi BEDIZ..! Basin aciklamasinda arkasinda yerimizi alalim...
16 ŞUBAT SAAT 09:00 BAĞCILAR II.SULH CEZA MAHKEMESİ bağcılar meydanda, Adliye Binasi onunde...
Sevgiler.
V.Ahmet PINAR - IST.
www.ikiteker.org
www.kolinhotel.com
mail: [email protected]
16 ŞUBAT SAAT 09:00 BAĞCILAR II.SULH CEZA MAHKEMESİ bağcılar meydanda adliye... gülümsettin beni Ahmet abi
OLAY GÜNÜ YAZDIĞIM E-MAILI ALTTA BULACAKSINIZ HAFIZAMIZI TAZELEMEK VE BİLMEYENLER İÇİN TEKRAR EKLEDİM. İŞTE O GÜN HESAP SORMA GÜNÜ, 16 ŞUBAT BAKIRKÖY ADLİYESİ DAVA YER VE TARİHİ TEKRAR BİLDİRECEĞİM DESTEĞİNİZ HEPİMİZ İÇİN ÇOK DEĞERLİ. SUPHİ BEDİZ İKİTEKER KULLANAN HERKESİN ADINA AVUKATIMIZ OLDUGU ICIN BIR KEZ DAHA TESEKKUR EDIYORUM.
İSKENDER DEĞİRMENCİ
5322825017
Sevgili arkadaşlar çarşamba günü Ali Aksın ve ben beraber seyir halinde iken bir şehir magandasının önünde kaldık bir anda ve aramızda geçen anlamsız elektiriklenme beni az daha öldürmesi ile sonuçlanıyordu, üstelik bir kere değil 3 net iki üç kez de korkutma amaçlı olarak yanımda iken direksiyon kırdı sevgisiz(sevgili demeye dilim varmıyor) trafik canavarı... yaşıyorum aranızda olmak bu satırları yazıyor olmak inanın çok güzeL, hala gözümü kapayıp o ana döndüğümde elim ayağım titriyor. bundan sonra olayı tüm detayı ile anlatmaya çalışacağım biraz uzun olabilir, uyarayım.
22 HAZİRAN SAAT 11:45
Mahmutbey gişeleri yönünde Ali Aksın Burgman 650, ben de bir arkadaşımın maruder 250 si ile makul bir hızda (maruder çok hızlı gidemez bilirsiniz) yoğun akıcı bir tarfikte esenler köprüsü altından geçtik. ikimiz de bir şeritte ve zigzag pozisyondayız. sık sık yaptığım üzre aynadan arkamdaki trafiği izlerken hızla yaklaşan bir hyundai H100 minübüsü ve (yazının geri kalnanında HAYVAN diye bahsedeceğim bundan sonra) sürücüyü farkettim, biz o sırada önümüzdeki araçla güvenli bir mesafedeyiz. minibüs tamponuma yapıştı. hata yapma hakkım bir anda elimden gitti... tolerans kalmamıştı artık dönemiyor sinyal vermek için bile elimi oynatamıyordum, gaz bile kesemiyordum, ali sağda bulduğu bir boşluğa girdi ve yol verdi, ben o araya giremeyeceğim için alinin yanından hızla geçtim kuyruğumda Hayvan ile ve ilerde kendimi normalde atmayacağım araçların arasındaki bir boşluğa attım, bu arada sol elimle "ne yapıyorsun" kızgın bir şekilde işaret yaptım. ama daha ne olduğunu anlayamadan HAYVAN benim şeridime girdi ve üstüme direksiyon kırdı, çok zor ve refleksle darbe almadan uzaklaştım minibüsten, ali de arkamızda kaldığından net bir şekilde gördü olayı. ben HAYVAN ın yanına geldim bir an trafik yüzünden ve aynı şeyi bir kez daha yaptı... inanılır gibi değil ikinci kez beni düşürmek istedi... otobanda akıcı bir yoğun tarfiğin tam ortasında, altımda maruder 250 gibi cılız iddiasız bir motor... delirdim... aklım gitti, korku, kızgınlık, mantığın benim dışımdakiler için manasız bir kelime olduğu, daha binlerce şey uçuştu gölzerimde... (burda uzun bir parantez daha açıyorum; düşünme eylemine direnen biri de olsa direksiyon başındaki birinin, yaptığı bir hareket sonucu beni öldürebileceğinin farkında olmamasını aklım alamayacak, o nedenle yazımda ve hayatımda asla farkında olmadığı ya da bilmeden yaptığı açıklamasını dikkate almayacağı m) . o kızgınlıkla en sol şeritteki bu HAYVAN ın sol tarafına daldım ve son kez konuşmaya çalıştım ya da bağırmaya ne derseniz artık... ama yine üstüme kırdı ve çok zor kurtuldum bu seferkinden bariyerlerle aramda ancak 20-30 cm kaldı... o andan sonra sadece bu deliden uzaklaşmayı düşünerek kaçtım trafiğin içine ve dikiz aynamdan makaslar yapıp trafiğin içine ederek gelen HAYVAN ı gördüm yine, korktum bu seferki gelişten, kurtulamayabilirdim artık. bu sırada milliyetin ordaki köprünün altından geçiyorduk... ve bir midibüsü kendime siper edip yavaşladım... ama o da o midibüsü durdurma pahasına yanıma yaklaşıp son üstüme kırma hareketini yaptı. erken yavaşlamıştım bu nedenle daha ucuz atlattım bunu. ve sonra aniden mahmutbey sapağına saptı en sol şeritten insanların kornaları arasında... onun açtığı koridordan ali ve ben de daldık.
sonra uzun bir kovalamaca başladı. HAYVAN sakinleşmişti sanki, telefon kulağında polisi aradığını söyleyip duruyor ama durmuyordu HAYVAN... Ali de 155 i arayıp sürekli durumu anlatyor ayrıntılı bilgi veriyordu plaka-yön-olay. ama tek polis yoktu yol boyunca. defalarca kırmızıda basbasbağırdık HAYVAN la ben birbirimize ama ne duruyor ne iniyordu. bir kaç kez ters yönlere girerek, işaret verip başka yönlere giderek bizi atlatmaya çalıştı ama vazgeçmedik. sonunda bir arsada durdu. hazırdım yumruk yumruğa girmeye ağzını burnunu dağıtmaya yeter ki dursun. ama camını bile kapatmadan minibüsü terketti bir duvardan atladı bir bahçeye, o zaman atladığı bahçenin karakolun bahçesi olduğunu farkettik biz biz de peşinden. polislerin arkasına sığınmış ööölece duruyordu bizim katil adayı HAYVAN minibüs şöförü kuyruğunu sıkıştırmış polis amcaların arasından korkuyla bakıyordu. sakinleştirip araya giren polisler bizi ayrı yerlerde tecrit ettiler ve sakinleşmemiz için ısrar ettiler. ne zaman sonra komser bizi odaya çağırdı bu HAYVAN da içerde önce onu dinleyen komser şimdi beni dinleyecek... ali de karşımda. çok uzattım ama detaylar önemli geliyor. komser beni dinledikten sonra HAYVAN a bunlar aklı başında adamlar seni tanımazlar etmezler ne hakkında yalan söylesinler diye açıkça adama inanmadığını belli etti. ben şikayetçi olduğumu az önce ölmüş olabileceğimi ve şu an aileme "maalesef oglunuz trafik kazası! aslında cinayet sebebiyle öldü" diyor olacaklardı farkında msın diyorum "hayır" yapmadım diyor HAYVAN ... neyse polis dediki olayın gerçekleşme yeri 100.yıl karakolunu ilgilendirmekte. alın bu adamın kimlik adres ve telefon bilgileri. bu bilgilerle şikayeti yapın, zaten HAYVAN (ömer kaya) yı çağırıp ifadesini isteyecekler dedi. bu arada HAYVAN birden üç çocuğu olduğundan 18 nüfusun kendisine baktığından bahsetmeye ve ağlayarak alvararak özür dilemeye başladı. "elini öpiiim abi" "noolur abi" gel dava etme" polislere üstüme yapışıp ağlayan bu adamı almalarını söyledim... gözümün ününde az önce üstüme defalarca direksiyon kıran o tarfik canavarının görüntüsü geliyordu hep... ve bu ağlayıp yalvaran adam... ikisi de aynı kişi sakın yanılmayın. ikiside aynı adam.
ali ile çıktık ve hürriyette zaten geciktiğimiz işi bitirip karakolun yolunu tuttuk... nasıl zor anlattık derdimizi. neyse en üst düzey amir Komser bizi dinledi ve beni alkol muayenesine yolladı. neden dedim kaza yok ortada hem alkollu olsam da adam beni öldürmeye çalıştı... yok dedi belki bu şekilde savunmaya kalkar biz bunu bertaraf edeceğiz rapor sonucu dedi ve biz gidip alkol muayenemizi olduk sıfır raporu ile geri dönduk ve ifadeyi verdik ama ifademize ek olarak, Alinin hobisi ve titizliği nedeniyle GPS in motorunda sürekli kayıtta olduğunu tüm takip ve dolaşmanın kocasinan karakolunda sona eren sığınmanın ayrıntılı dakika dakika kayıtları uydular tarafından kaydedilmişti. ek olarak 8 kez aranan 155 kayıtları da ifadeye sokuldu... polise GPS ile ali nin kayıtları bunların nasıl dışardan müdahale edilmeden tutlduğu saat ve dakikanın uydudan geldiğini de anlattık. ifadede yer alan bu etkenin CD olarak kendilerine verilmesini talep ettiler, ve de HAYVAN ın ıtham edildiği sucun 2 ila 5 yıl hapis gerektire bir madde olduğunu soylediler. şimdi söz savcıda ve yargıda Bu arada sevgili Suphi Bediz hukuki olarak ve moral desteğ ile ilk başından itibaren yanımızda oldu (sevgili Suphi abi, yarın hazırlık numarasını alırsam size ileteceğim bu arada...) inanın kendim olsam sadece o özürler ve yalvarmalar sonucunda Allahından bul deyip gidebilirdim... ama aklıma içinizden bir başkasının aynı durumda kalması hali geldi aklıma affetme hakkı bulamadım kendimde... sizden birini öldürmüş olsaydı(Allah korusun) bu herif yine affedebilirmiydim bu kadar ağlamasıyla diye düşündüm... ıh ıh...
affetme hakkım yok dava etme ve hesap sorma hakkımı kullanıyorum sonuna kadar.
özür uzun yazdım... ama Ali ye bana verdiği tüm destek ve moral, ve teknik deliller için teşekkür ederim. Umarım bunlar sonucunda en azından ehliyetini uzun süre kaybetmesini sağlayabiliz bu HAYVAN ın... bilmiyorum. görücez. sonuna kadar gideceğim kendim için değil tüm ikiteker li dostlarım için yapmak zorunda hissettim kendimi... belki biri motosikletlileri sıkıştırmanın "cinayete teşebbüs" olduğunu anlar ve kabul edilir...
iskender değirmenci
532 2825017
Son düzenleme: