- Katılım
- 26 Ara 2005
- Mesajlar
- 275
- Konu Yazar
- #1
Bugün arkadaşım Gürhan ile herzamanki benzincide buluşup tam yola
çıkacaktık ki Akdeniz motosiklet kulübünden bir arkadaşımızla karşılaştık.
Bir gün öncesinden bir gurup arkadaşımız bir dağ oteline gitmişlerdi
haydiyin onların yanına çay içmeye gidelim dedik ve kemere doğru yola çıktık.
Kuzderedeki taş köprü son yağmurlardan zarar görmüş. Buradan otelin bulunduğu
dağa doğru tırmanmaya başladık.
Yukarıya çıktığımızda arkadaşlarımızın bir kısmı bizi kapıda karşılıyorlar.
Hemen kaynaşıp çayımızı içiyoruz.
Tabiki bu harika manzarayla birlikte.
Çayımızı içip tekrar aşağıya tekirovadan madenyoluna gitmeyi
planlıyoruz ne yazıkki burada bize katılabilecek bir arkadaş bulamıyoruz.
Tekir ova cıvarına geldiğimizde yanımızdan bir motoskletli geçiyor.
Odane bir XT500 kesin bu cevdet ustadır diyor hemen yanına gidiyorum
evet oymuş. Eee bir XT 500 ü 1km den tanırım nede olsa motosiklet kullanmayı
öğrendiğim bir motor.Biraz muhabet edip hadiyin madene gidelim diyorum
zaten dünden hazır olan Cevded usta ve eşi tamam diyorlar.
Harika manzaralar eşliğinde ilerliyoruz. Hemen aşağıya iniyoruz
İnişli çıkışlı okadar çok koy varki en sonunda madene varıyoruz.
Burası maden adını eskiden kalma bir krom madeninden alıyor.
Sahile indiğimizde bizi bir köpek karşılıyor ilk önce biraz saldırdı
peşimizden kovaladı ama sonradan arkadaş olduk zaten çok yaşlıymış.
Artık yolbitiyor ve onlarca dereden geçerek ilerliyoruz.
Çok zorlu bir parkur ama bir okadarda zevkli harika bir duygu suların içinde düşe
kalka bata çıka ilerlemek.
Artık geri dönmeye karar veriyoruz çünki hava kararmaya başlıyordu ve hava
kararmadan buradan çıkmamız gerekiyordu. Enkısa zamanda tekrar erkenden
gelip daha fazla ilerlemek istiyorum.
Dönüşteki Phasalis koyuna yukarıdan bir bakış
Birazda manzara.
Endurocu olmak ne güzel.
çıkacaktık ki Akdeniz motosiklet kulübünden bir arkadaşımızla karşılaştık.
Bir gün öncesinden bir gurup arkadaşımız bir dağ oteline gitmişlerdi
haydiyin onların yanına çay içmeye gidelim dedik ve kemere doğru yola çıktık.
Kuzderedeki taş köprü son yağmurlardan zarar görmüş. Buradan otelin bulunduğu
dağa doğru tırmanmaya başladık.
Yukarıya çıktığımızda arkadaşlarımızın bir kısmı bizi kapıda karşılıyorlar.
Hemen kaynaşıp çayımızı içiyoruz.
Tabiki bu harika manzarayla birlikte.
Çayımızı içip tekrar aşağıya tekirovadan madenyoluna gitmeyi
planlıyoruz ne yazıkki burada bize katılabilecek bir arkadaş bulamıyoruz.
Tekir ova cıvarına geldiğimizde yanımızdan bir motoskletli geçiyor.
Odane bir XT500 kesin bu cevdet ustadır diyor hemen yanına gidiyorum
evet oymuş. Eee bir XT 500 ü 1km den tanırım nede olsa motosiklet kullanmayı
öğrendiğim bir motor.Biraz muhabet edip hadiyin madene gidelim diyorum
zaten dünden hazır olan Cevded usta ve eşi tamam diyorlar.
Harika manzaralar eşliğinde ilerliyoruz. Hemen aşağıya iniyoruz
İnişli çıkışlı okadar çok koy varki en sonunda madene varıyoruz.
Burası maden adını eskiden kalma bir krom madeninden alıyor.
Sahile indiğimizde bizi bir köpek karşılıyor ilk önce biraz saldırdı
peşimizden kovaladı ama sonradan arkadaş olduk zaten çok yaşlıymış.
Artık yolbitiyor ve onlarca dereden geçerek ilerliyoruz.
Çok zorlu bir parkur ama bir okadarda zevkli harika bir duygu suların içinde düşe
kalka bata çıka ilerlemek.
Artık geri dönmeye karar veriyoruz çünki hava kararmaya başlıyordu ve hava
kararmadan buradan çıkmamız gerekiyordu. Enkısa zamanda tekrar erkenden
gelip daha fazla ilerlemek istiyorum.
Dönüşteki Phasalis koyuna yukarıdan bir bakış
Birazda manzara.
Endurocu olmak ne güzel.