Lastikleri değiştirmeli miyim?

Katılım
17 Eki 2019
Mesajlar
809
Motosikleti
BMW 1300 GS ADV
Eğitimin çok da önemli olmadığını söyleyen bendim bunun sebebi de kendimin eğitim almamış olmasıdır. Kendimden gördüm ki kendi tecrübelerinle, sürerek keşfederek gözlemleyerek de kendini eğitebiliyormuşsun. 16 yaşımda bana 125lik scooter alındığında dengede duramıyor ve düz gidemiyordum daha önce bisiklet sürmemiştim, denemiştim ve becerememiştim. Ona rağmen kısa sürede, onbinlerce km yapmış birçok kuryeden, eğitim veren verdiren eğitim gören de birçok kişiden daha iyi bir noktaya geldiğimi düşünüyorum.

Kısacası aklı başında olup da sürüşü sadece sürmek için değil, keşfetmek ve gelişmek için yapan kişilerin eğitim alması şart değildir. Ha bak gerek yoktur vs. demiyorum şart değildir diyorum. Ben saatliğine 5000 verdiğim bir eğitime katıldığımda zaten biliyor olduğum şeylerin bana öğretileceğinden de çok eminim ayrıca.
Dostum, tecrübe ile bir noktaya gelebilirsin tabiki. Tecrübe elbette öğretir, ancak tecrübenin bedeli çoğu zaman hatadır ve unututlmamalıdır ki eğitim kötü bir eğitmendir. Bazen pahalı ve bazen affetmeyen bir eğitmendir.

Eğitim ise başkalarının yıllar içinde yaptığı hatalardan süzülmüş bilgiyi sana, o bedeli ödemeden kazandırır.

İnsan kendi öğrenmeye kalktığında tekrar ettiği davranışları alışkanlığa dönüştürür. Eğer o davranış yanlış ise zamanla doğruymuş gibi kalıcı hale gelir ve düzeltmesi daha zor olur. Eğitim ise doğru tekniği en baştan öğretir.

Eğitim tecrübeyi hızlandırır ve riski azaltır.

Özellikle kendi tecrübeleriniz ile öğreniyorsanız mutlaka bir kaç tekniği yanlış oturttuyorsunuz. Bu yanlışları da düzeltmesi zor oluyor.

Yeni eğitmen olduğum zamanlarda eğitmenlik tecrübesi kazanmak için çevremde tanıdığım arkadaşlara ücretsiz eğitim teklif ederdim. Bir arkadaşıma " dedim gel eğitim vereyim sana" " abi 35 yıllık sürücüyüm, sen de 300 ben deyim 400 bin km tecrübem var. ne eğitimi Allah aşkına?"
Olum gel dedim ücret mi alacam senden, hem senin için değil benim için faydalı olacak. Her neyse; eğitim sonunda motoru park etti ve dediği şuydu "Abi ben motor kullanmıyor muşum? " Bu kadar fark eder mi evet bu kadar fark ediyor. Ki bu arkadaşı virajlarda benim diyen yakalayamaz, her zaman grubun içinde en tecrübeli olanlar, sürüşte kopar gider ya, işte bu o tayfadan dı...

Geçen ay bir öğrencimi çalıştırdım. Ben kapalı alanda bu kadar yetenekli birisini daha görmedim. Kendisi de kuka almış, videolardan seyrederek öğrendiği kadar uyguluyormuş. Sürüşte de kötü olmadığını söyledi.
Neyse, gözlemli yol sürüşünde öyle kritik noktaları düzelttik ki sürüşü bir değil iki kat daha akıcı hale geldi. Güvenli sürüş anlamında da çokca eksikliklerini tespit ettik. Bu dokunuşlar sayesinde geri bildirimde söylediği " hocam hayatımda bir çağ kapandı yeni bir çağ açıldı."

Velhasılkelam ister keşfetmek için ister sürmek için motosiklet kullansın, sonuçta yolda, trafikte hızı ne olursa olsun risk altında gidiyoruz. Eğitim sonunda, trafik okuma, hakimiyet becerileri, sürüş teknikleri en doğru şekilde alındığı için bir sürücünün kendine yaptığı en iyi yatırımlardan birinin eğitim olduğunu düşünüyorum.

2-3 yıllık yeni sürücü olduğum zamanlarımda eşimle birlikte sürmek için , keşfetmek için tabiri caiz ise her şey için sürerdim. Çanakkale, İzmir, Tekirdağ vs illere giderdik. Sürer miydim evet, viraja girer miydim evet, 3 yılda bir şeyler öğrendim mi? Evet. Bu öğretim sürecinde bakışı kaçırmanın ne demek olduğunu, menhol kapaklarının kaydırdığını tecrübe ile öğrendim.
İlk eğitimimi aldıktan sonra " bu kodar kolay teknikler varken ben neden kendimi bu kadar riske sokmuşum demiştim" Ayaklarınla peg lere doğru basman, doğru oturuş ve doğru bakışı öğrendikten sonra sürüş konforum ve kalitem değişti. Bilirsiniz artçılar en ufak bir hatayı arkada anlıyorlar. Eşim bile dedi artık daha rahatım diye. Keşke sürüşe eğitimle başlasaymışım diye çok hayıflandım. Selam ve sevgi ile...
 
Katılım
8 Mar 2020
Mesajlar
351
Motosikleti
Dominar D250
Mesai saati içinde ancak 4.sayfaya kadar okuyabildim daha fazlasına zaman ayıramadım şimdilik,
okuduğum kadarıyla;
kapalı alanda dişli asfaltta pegleri yere sürtercesine yatırarak dönmeyle lastik kıyaslamayı gereksiz buldum. Eğitime gittiğimde ben de ciddi bir yatırma deneyimim olmadan hocanın lafına güvenerek motoru yatırdım, yan korumayı sürte sürte döndüm, kapalı alanda bunu yapmak çok matah bir durum değil bence. (motosiklette Anlas lastik vardı)
kendi motorumla şehir stadının otoparkında da yolda yapamadığım kadar yatırdım, motor yatıyor ve dönüyor hiçbir sıkıntı yok.
Panik fren denemelerinde motorumun freninin üstüne çıktım o derece sert frenler yaptım, abs hiç devreye girmeden zınk diye çok güzel duruyor motor.
Lakin trafikte panik frende yukarıda dediğimin yarısı kadar fren sıkınca abs devreye giriyor.

demem o ki, kapalı alanda tüm lastikler çok güzel cst'ye bile vay be dersin, ama trafikte hiç ummadığın bir anda çok alakasız bir yerde öyle bir şey yapar ki keşke şu lastikle binmeseydim dersin.

konu lastikle ilgili mi, ilgili. lastiği değiştirmek çok farkeder mi, fark eder.
BENCE karda kösele ayakkabıyla yürümeye çalışana önce ayakta durmayı öğren, elini cebinden çıkar, koşma yavaş yürü vs diyene kadar ayağına git bir bot giy demenin eleştirilecek tartışılacak bir yanı yok.

++++++

@ÇağrıGnc ilk fırsatta değiştir(y)
 
Katılım
17 Eki 2019
Mesajlar
809
Motosikleti
BMW 1300 GS ADV
Mesai saati içinde ancak 4.sayfaya kadar okuyabildim daha fazlasına zaman ayıramadım şimdilik,
okuduğum kadarıyla;
kapalı alanda dişli asfaltta pegleri yere sürtercesine yatırarak dönmeyle lastik kıyaslamayı gereksiz buldum. Eğitime gittiğimde ben de ciddi bir yatırma deneyimim olmadan hocanın lafına güvenerek motoru yatırdım, yan korumayı sürte sürte döndüm, kapalı alanda bunu yapmak çok matah bir durum değil bence. (motosiklette Anlas lastik vardı)
kendi motorumla şehir stadının otoparkında da yolda yapamadığım kadar yatırdım, motor yatıyor ve dönüyor hiçbir sıkıntı yok.
Panik fren denemelerinde motorumun freninin üstüne çıktım o derece sert frenler yaptım, abs hiç devreye girmeden zınk diye çok güzel duruyor motor.
Lakin trafikte panik frende yukarıda dediğimin yarısı kadar fren sıkınca abs devreye giriyor.

demem o ki, kapalı alanda tüm lastikler çok güzel cst'ye bile vay be dersin, ama trafikte hiç ummadığın bir anda çok alakasız bir yerde öyle bir şey yapar ki keşke şu lastikle binmeseydim dersin.

konu lastikle ilgili mi, ilgili. lastiği değiştirmek çok farkeder mi, fark eder.
BENCE karda kösele ayakkabıyla yürümeye çalışana önce ayakta durmayı öğren, elini cebinden çıkar, koşma yavaş yürü vs diyene kadar ayağına git bir bot giy demenin eleştirilecek tartışılacak bir yanı yok.

++++++

@ÇağrıGnc ilk fırsatta değiştir(y)
Eğitmeniniz motorun ve sizin sınırlarınıza iyi hakim olmuş. Aslında bu yatırma derecelerine çıkarak, motorunuzun limitlerini, aslında neler yapabileceğini görmüşsünüz. Bu çok mükemmel bir farkındalık. Yoksa gerçek sürüşte bu kadar yatır gibi bir tavsiyede kimse bulunmaz.

Bazı sürücüler de bir korku refleksi olur ya " yahu viraja girdim yattım ama ne zaman lastikler kayacak, motor ne zaman altımdan gidecek" işte bu korku refleksini (KR) yenmenin mükemmel bir yoludur, kapalı alanda motosikletine hakim olmak, tanımak ve limitlerini anlamak.

Gerçek trafik koşullarında ABS yi devreye sokarak panik fren yapabilirsiniz, sıkıntı yok. Kapalı alandaki asfalt ve normal trafikteki asfalt illaki tutuş açısından fark ediyor.
Fakat kapalı alanda yani kontrollü ortamda aslında verilmek istenen, beynimizdeki tehlikeleri algılayan, nasıl tepki vereceğimize karar verip bedenimize hükmeden "savaş- ya da kaç kararı veren" amigdala merkesine bu panik durumlarını öğretmek ve kodlamak. Eğitimli bir sürücü çok fazla panik fren yapma gereksinimi duymayacaktır. Bu nedenle "Unutulmuş kas hafızası" yaşamamak için zamam zaman, kontrollü ortamlarda panik fren çalışması yapmakta fayda olduğu düşüncesindeyim.

Çok verimli ve amacına ulaşan bir eğitim almışsınız. Kazasız sürüşler dilerim.
 
Katılım
27 Eyl 2024
Mesajlar
509
Motosikleti
Voge 250RR
Dostum, tecrübe ile bir noktaya gelebilirsin tabiki. Tecrübe elbette öğretir, ancak tecrübenin bedeli çoğu zaman hatadır ve unututlmamalıdır ki eğitim kötü bir eğitmendir. Bazen pahalı ve bazen affetmeyen bir eğitmendir.

Eğitim ise başkalarının yıllar içinde yaptığı hatalardan süzülmüş bilgiyi sana, o bedeli ödemeden kazandırır.

İnsan kendi öğrenmeye kalktığında tekrar ettiği davranışları alışkanlığa dönüştürür. Eğer o davranış yanlış ise zamanla doğruymuş gibi kalıcı hale gelir ve düzeltmesi daha zor olur. Eğitim ise doğru tekniği en baştan öğretir.

Eğitim tecrübeyi hızlandırır ve riski azaltır.

Özellikle kendi tecrübeleriniz ile öğreniyorsanız mutlaka bir kaç tekniği yanlış oturttuyorsunuz. Bu yanlışları da düzeltmesi zor oluyor.

Yeni eğitmen olduğum zamanlarda eğitmenlik tecrübesi kazanmak için çevremde tanıdığım arkadaşlara ücretsiz eğitim teklif ederdim. Bir arkadaşıma " dedim gel eğitim vereyim sana" " abi 35 yıllık sürücüyüm, sen de 300 ben deyim 400 bin km tecrübem var. ne eğitimi Allah aşkına?"
Olum gel dedim ücret mi alacam senden, hem senin için değil benim için faydalı olacak. Her neyse; eğitim sonunda motoru park etti ve dediği şuydu "Abi ben motor kullanmıyor muşum? " Bu kadar fark eder mi evet bu kadar fark ediyor. Ki bu arkadaşı virajlarda benim diyen yakalayamaz, her zaman grubun içinde en tecrübeli olanlar, sürüşte kopar gider ya, işte bu o tayfadan dı...

Geçen ay bir öğrencimi çalıştırdım. Ben kapalı alanda bu kadar yetenekli birisini daha görmedim. Kendisi de kuka almış, videolardan seyrederek öğrendiği kadar uyguluyormuş. Sürüşte de kötü olmadığını söyledi.
Neyse, gözlemli yol sürüşünde öyle kritik noktaları düzelttik ki sürüşü bir değil iki kat daha akıcı hale geldi. Güvenli sürüş anlamında da çokca eksikliklerini tespit ettik. Bu dokunuşlar sayesinde geri bildirimde söylediği " hocam hayatımda bir çağ kapandı yeni bir çağ açıldı."

Velhasılkelam ister keşfetmek için ister sürmek için motosiklet kullansın, sonuçta yolda, trafikte hızı ne olursa olsun risk altında gidiyoruz. Eğitim sonunda, trafik okuma, hakimiyet becerileri, sürüş teknikleri en doğru şekilde alındığı için bir sürücünün kendine yaptığı en iyi yatırımlardan birinin eğitim olduğunu düşünüyorum.

2-3 yıllık yeni sürücü olduğum zamanlarımda eşimle birlikte sürmek için , keşfetmek için tabiri caiz ise her şey için sürerdim. Çanakkale, İzmir, Tekirdağ vs illere giderdik. Sürer miydim evet, viraja girer miydim evet, 3 yılda bir şeyler öğrendim mi? Evet. Bu öğretim sürecinde bakışı kaçırmanın ne demek olduğunu, menhol kapaklarının kaydırdığını tecrübe ile öğrendim.
İlk eğitimimi aldıktan sonra " bu kodar kolay teknikler varken ben neden kendimi bu kadar riske sokmuşum demiştim" Ayaklarınla peg lere doğru basman, doğru oturuş ve doğru bakışı öğrendikten sonra sürüş konforum ve kalitem değişti. Bilirsiniz artçılar en ufak bir hatayı arkada anlıyorlar. Eşim bile dedi artık daha rahatım diye. Keşke sürüşe eğitimle başlasaymışım diye çok hayıflandım. Selam ve sevgi ile...
Zamanım ve müsaitliğim olunca deneyimleyeceğim sizin bu abartı anlatışlarınız için. Sadece çok merak ediyorum en azından bir tane gerçekten bilmediğimi düşündüğünüz teorik bilgi aktarır mısınız bana bu eğitimlerden birinin kazandıracağı? Veya sürüşümü değiştirecek beni hayretlere sokacak o engin bilgilerden bir adet iletebilir misiniz?

Yani beni yanlış anlamayın muhakkak fark ettiriyordur elbette birkaç bilgi geliyordur bilmediğiniz, ama nasıl bir eğitim alırsanız alın bu eğitimin sonunda "ben motor kullanmıyormuşum," "bir çağ kapanıp yeni çağ açıldı," cümlelerini kurabiliyorsanız eğitimin öncesinde gerçekten iyi sürüş yaptığınıza veya etrafınızın, trafiğin farkında olduğunuzdan emin misiniz?

Ekstra olarak bahsettiğiniz o düşüp kalkıp yaralanıp öğrenme konusuna katılıyorum, eğer ilk motora bindiğim zamana dönebilseydim öncesinde eğitim almadan motora binmezdim. Ama düşüp kalkıp da olsa yaralanıp kaza yapıp da olsa sonuç olarak bir şekilde tecrübe kazanılabiliyor ondan bahsediyorum.
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Yeni mesajlar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst