Küçük hacimli motosikletlerle tura çıkmak

Katılım
28 Eyl 2007
Mesajlar
977
Motosikleti
Crf250 L - Wave 110i - Crypton S - CB125F
Arkadaşlar merhaba,

Forumda çeşitli başlıklar altında bahsettiğim, “küçük hacimli motosikletleri sevdiğim ve imkânım olduğunda onlarla uzun yol da yapmaya çalıştığım” konusunun ayrı bir başlığı hak ettiğini düşünüyorum ve bu nedenle de bu konuyu açtım.

Konunun devamında sizlerin de bu yöndeki tecrübelerinizi paylaşacağınızı umuyorum.



Haydi bismillah. 😊



2013 Mart ayında aldığım ilk motorum PCX’le birlikte ağırlıklı olarak Honda ve birkaç da Yamaha marka küçük cc motosikletlerim oldu günümüze kadar.



2013 yılında, çalışmasıyla buzdolabı gibi hissettiren ilk motorum Pcx’im varken bir gün yanımdan geçen kıçıkırık bir motorun sesine hayran kalmış olduğum için o motoru takip ettim ve modelini (Honda Wave110i) öğrendikten sonra soluğu bayide aldım ama sadece 2012 model yılında getirilmiş olan o modelin artık sıfırının olmadığını, son motoru 1 ay önce satmış olduklarını bilgisini alınca ilanlardan daha 250 kilometrede bir Wave110i buldum Ankara’da ve ertesi gün de satın aldım.





2-3 hafta kadar hem PCX, hem de Wave durdu evde.



Birkaç kez ikisine de peşi sıra bindim aynı güzergahta ve son bir denemeden sonra skuter olayının bana hitap etmediğini anladım ve de PCX’i uğurladım.



O Wave 110i cub motorumla da (Wave 1) 5-6 bin km kadar yol yaptıktan sonra 2014 yılında ilk NC’mi aldığım zaman artık ihtiyacım olmaz diyerek sattım o motorumu.



Elazığ’dan geldi aldı bir arkadaş.



AŞTİ’de motoru kendisine teslim ettim ve de daha oradan ayrılırken, garajdayken dank etti o motorun elime geçen üç otuz paradan çok daha değerli olduğu ve satarak büyük bir eşeklik yapmış olduğum.







Bir elimdeki paraya baktım ve bir de elimden uçup giden neşe kaynağım Wave motoruma.



O gün 2 katı paraya bile satmış olsam fikrim değişmezdi yani. O kadar üzüldüm.



2014 Eylül’de bir ev alma ve o eve taşınma işi çıktı ve çekeceğim kredi borcunu azaltayım diye daha birkaç ay önce alıp 5-6 bin km ancak kullanabildiğim 2014 NC’yi yazılarımda bahsettiğim İstanbul’dan adaşım Haluk’a satınca hemen ertesi günü gidip ilanlardan bulduğum Wave 2’yi Nazilli’den aldım ve Denizli’de bir gece konakladıktan sonra binerek Ankara’ya getirdim.







Kilometresi de yine 5 bin km civarlarındaydı.



Tabii tubeless olmayan lastik patlaması neymiş onu da tattım Ankara dönüş yolunda Afyon İscehisar sonrası Seydiler köyünde.







4 saat kadar orada bekledikten sonra Ankara’dan bir arkadaşım gelip beni aldı ve motoru da Citroen C Elysee aracının bagajına karga tulumba yükledik kenarları battaniye ile besleyerek.



Bu da böyle bir anı olarak bende yer etti. 😊







2015 Mayıs ayında boş kaldığında eli sahibinden sitesine gidip ilanlara bakan her Türk erkeği gibi ilanları karıştırırken Mersin’de 1000 km’de satılık bir Wave daha buldum ve gidip o motoru da aldım (Wave 3).



… ve yine binerek eski yoldan, Çamalan-Gülek-Pozantı-Ulukışla üstünden Ankara’ya getirdim.























Alltaki fotoda da 68 plakalı Aksaray ilimizin arkasındaki Hasandağını görebilirsiniz.















Ankaraya döndükten birkaç gün sonra da artık 15 bin km civarına gelmiş olan bendeki Wave 2’yi sattım.

. . .



2017 yılında ilk kedimizi sahiplendik.



Ve sonra her yıl “Bu kedi bu şartlarda yaşayamaz ve ölür” dediğimiz neredeyse her kediyi de sahiplenir olduk devamında.



Yılda 2 tane falan yapıyor.



Hepsini de kısırlaştırıyoruz vakti gelince.



Bu şartlarda eşimle aynı anda tatile maksimum 2-3 günlük olacak şekilde gidebilir hale geldik.



Daha uzun süre kalmam gerekirse, memleket Burhaniye’ye yalnız gidiyorum falan.



Ve aklıma da Burhaniye’ye bir motosiklet götürüp orada bırakmak ve oraya gittiğim zamanlarda işlerimi fıtı fıtı görmek fikri düştü.



4 yıl sonra, Ekim 2019’da bu fikrimi hayata geçirdim.



Bir gün iş dönüşü saat 4 gibi Wave 3 motoruma atladım ve Bursa’ya kadar sürüp orada konakladıktan sonra ertesi gün Susurluk üstü eski yoldan Burhaniye’ye gittim ve motorumu orada bırakıp 2 gün sonra otobüsle Ankara’ya döndüm.







Tabii ertesi yıl pandemi çıktı ve üstüne üstlük bir de natamam bir müstakil ev alıp onu yaptırma olayı (=tasası ve derdi) çıkınca 2 yıl boyunca Burhaniye’deki motorumla ilgilenemedim ve motorun muayenesi de 2 yıla yakın geçti.



2022 yazında nihayet Burhaniye’ye gidip motorumla ilgilendiğimde önce motorun içindeki 3 yıllık yağı değiştirdim.



Sonra aküsünün bitmiş olduğunu gördüm kontak ışığı bile yanmayınca.



Neyse ki ayak marşı var ve ondan dolayı akü bitme durumlarını pek dert etmiyoruz. 😊






Motoru çalıştırdıktan sonra fenni muayenesini de yaptırdım hazır oradayken.



En azından kafam rahatladı.



2023 Ramazan Bayramı’nda tekrardan Burhaniye’ye gittiğimizde motorun aküden başka birkaç eksiği daha olduğunu gördüm ve de birkaç gün sonra Ankara’ya dönerken attım bizim CRV’nin arkasına ve Ankara’ya getirdim ve de servise götürdüm motoru.



Motorun eksiklerini hallettirdim ve serviste aküyü şarja yatırdılar.



2 gün sonra motoru almaya gittiğimde akünün şarj tutmadığını ve ellerinde uygun akü de olmadığını, aküyü dışarıdan kendimin alıp bu işi çok pratik bir şekilde halledebileceğimi söylediler ve motorumu teslim ettiler.



Hemen ayak marşıyla motoru çalıştırıp evime geldim ve de akü siparişi verdim.



3-4 gün sonra akü eve geldi ve de takmak için motorun yanına indiğimde eski akümün motorun üzerinde olmadığını gördüm. 😊



Muhtemelen serviste kalmıştı.



Hemen servisi aradım ve de akünün orada olduğunu öğrendim.



Meğer motorumu üstünde akü olmadan çalıştırmış ve servisten eve kadar getirmişim.



“Baba akü yok.” … repliğini bizzat yaşadım yani. 😊



Mesaj otomatik olarak birleştirildi:

Bu arada Wave 3 motorumun Burhaniye’de kalacağını planlamış olduğum için 2021 Eylül’de Ankara’da kullanayım diye bir de 2018 model Yamaha Crypton S aldım.



Her eve lazım bu Cub motorlardan zira.



Ki o motoru da adaşıma 2021 Mart ayında sıfır km olarak ben aldırmıştım İstanbul’dan.







Ve adaşımın o motora çok binmeyeceğini de kestiriyordum. 😊





Ve ön cam, orta bagaj teli, arka çanta, Metzeler lastik gibi aksesuarlarını da taktırttım kendisine.



Hatta ATP zincir yağlama bile taktırttım. 😊







Tam da beklediğim gibi 6 ay kadar sonra, 2021 Eylül’de kendisi Crypton’u satıp tekrardan PCX almak istediği söyledi ve ben de birkaç gün sonrası için işlerimi ayarladım ve otobüse atlayıp İstanbul’a gittim.



Noterde işimizi hallettikten sonra Kırklareli Kömürköy ve oradan da Kıyıköy taraflarına doğru sürdük.



Birkaç saat daha oralarda gezindikten sonra ayrıldık adaşımla ve ben o gece Çorluda kaldım ve ertesi gün de otobana girmeden tamamen eski yoldan geze geze yaklaşık 12 saatte Ankara’ya döndüm.

Bolu Dağında mangal molası:





Hepi topu 114 cc’lik ve 9 bg’lik bu motor, tıpkı Wave motorlarım gibi yine yüzümü güldürmeyi başardı.



Crypton’u aldıktan sonra da Burhaniye’den Wave 3 motorumu da üstte de bahsettiğim gibi CRV’nin arkasında tekrardan Ankara’ya getirip eksiklerini giderttiğim için o motorumu yeniden Burhaniyeye götürme planı yapmaya başladım ve nihayet 2024 Eylül ayında yine rota esnetmeli ve çok ama çok keyifli bir yolculukla bu planımı hayata geçirdim.



Forumda da konusunu açıp paylaşmıştım zamanında:

https://www.motosiklet.net/forum/ko...otografli-ankara-burhaniye-yolculugum.218522/


Cub motorlarımla 1 uzun yol tecrübem daha oldu.



CRF (ve artık diğer tüm) motorlarıma aksesuar taktırma işinin bir kısmını Adapazarı Akyazı’da arkadaşım Selami’ye (CRF AKYAZI) yaptırıyorum.



Hem her türlü demiri eğme-bükme işleri için teçhizatı var ve hem de kendisi de motorcu olduğu için eli de yakışıyor bu işlere.



Kendisiyle görüştüm ve bu yıl Haziran başı gibi Crypton S motoruma atlayıp Ayaş-Beypazarı-Nallıhan-Taşkesti-Kuzuluk üstünden Akyazı’ya gittim.



Motora daha geniş ve yüksek bir ön cam planlamıştık ve 2 hafta öncesinden Gp kompozitten beğendiğim bir camı Akyazı’ya göndertmiştim zaten.



Çok kaliteli bir işçilikle güzel bir ürün çıktı ortaya.







E5 üstünden Ankara’ya döndüm gece 12 gibi.



Ve Crypton’a daha önceden sis farı da taktırmış olduğum için, hem yolu düzgün aydınlatma ve hem de taktırdığım camla birlikte soğuktan korunma açısından müthiş faydalı oldu yaptırdıklarım.





Böylece yaklaşık olarak 300 km gidiş, 300 km de dönüş olarak 600 km’yi devirdiğim bir yolculuk daha yapmış oldum günübirlik.





Buraya kadar yazdıklarım Cub motorlarımla yaptığım yolculuklarımdı.





Küçük cc motosikletlerle bir yere yetişme derdi olmadan yapılacak yolculukların hastasıyım.



Cub motorlar şehir içinde çoook pratik olsalar da uzun süreli yolculuklarda vitesli motorları daha konforlu buluyorum.



2014 başlarında daha 250 kilometrede bir YBR 125 aldım, 2012 model ama çil çil.



Hatta Wave 1 motorum da bendeydi o zamanlar ve değiştire değiştire biniyordum ikisine de











Ve ilk olarak o YBR motorumla işe gidiş-geliş dışında birkaç saatlik motosiklet sürüşlerime başladım.



18 inç lastikleri çok konforlu hissettiriyordu bozuk yollarda.



Hele ki skuter olayından sonra level atlatığımı hissettirdi bana.



Ankarada Elmadağ Kayak Merkezine çıktım YBR motorumla







Ankara-Elmadağ-Kalecik turum beni ateşledi.



Kalecik Kalesi ve YBR.







Sonra 2014 yılı 8 Temmuz’da Ankara-Afyon-Denizli-Kuşadası (konaklama)-Çeşme-Burhaniye (konaklama)-Balıkesir-Kütahya-Eskişehir-Ankara turu yaptım o YBR’mle.



Sabahın 5 buçuğunda yola çıktım ve daha 20 km gitmeden üşümekten dişlerim birbirine vurdu.





Polatlı’ya gelmeden 2 kez benzinlikte ısınma molası vermek durumunda kaldım ve üstüme birkaç kat kıyafet giydim.





Sivrihisar’da tekrar ısındıktan sonra saat 10’a yaklaşırken ancak Afyonda buzum çözüldü resmen.





Kuşadası ve Balıklıovada 1’er gün konakladıktan sonra yanlış hatırlamıyorsam Aliağada çektim bu fotoyu:







Ankaraya dönüş yolunda rotayı Burhaniye-Balıkesir-Bursa yerine Burhaniye-Balıkesir-Kütahya-Eskişehir üstünden planladım.







Ön camı olmayan (=çıplak) motorla uzun yolda sinek manyağı olunduğunu orada bir kez daha tecrübe ettim.





Kütahya’dayken gelen bir telefonla o akşam için bir programa dahil edilmiş olduğumu öğrendim ve büyük bir “salaklık yapıp” programa katılamayacağımı söylemedim.



Büyük hata.



Ve Kütahya-Ankara arasındaki yaklaşık 320 kilometrelik yolu neredeyse tapa gaz geldim YBR ile.



Yolda kilometre 5 bin olmak üzereyken foto da çekmişim. :)







Efendi kullanımda 2.5 lt civarı yakmakta olan YBR 125’in 14 lt’lik deposunu fulleyip yola koyulduğumda benzin ibresinin oynayıp deponun 1 saat içinde yarıya düştüğünü gördü bu gözler.



Hava soğutmalı motorun “şişmesi” neymiş tecrübe ettim.



Hesaplamalarıma göre (ve aklımda yanlış kalmadıysa) 100 kilometrede 5 lt üstü ve hatta 6 lt’ye yakın tüketti YBR.



Ve müthiş bir titreşim vardı motorda. O kadar ki döndükten sonra elimdeki karıncalanma hissini gidereyim diye “Lyrica” kullanmak zorunda kaldım bir süre.



Ankara’ya geldikten sonra “bu motor uzun yol motoru değilmiş” dedim kendi kendime ve birkaç hafta daha bindikten sonra YBR motorumu sattım yaklaşık 6 bin kilometrede.



Keşke satmasaymışım dediğim ilk motorum Wave 1 idi.



YBR de ikincisi oldu.



Bu turumdan 9 ay kadar sonra hâlâ ev borcu öderken bir çılgınlık yapıp tekrardan büyük cc bir motor almayayım diye 2015 Mart ayında İstanbul’da motosiklet fuarından 1 çift Michelin lastik aldım YBR 125 – CBF 150 uyumlu. 😊





Ve Ankara’ya döndükten sonra gidip CBF150 aldım bir tane sıfır ve tura çıkacakmışım gibi aksesuarlarını taktırdım.









Aman siz siz olun koyu renkli tur camı taktırmayın.



Tur öncesi o uzun tur camını çıkartıp orijinal camını taktım çünkü ışığın az olduğu saatlerde ve geceleri önünüzü göremiyorsunuz.
 
Son düzenleme:
Katılım
5 Eki 2017
Mesajlar
1,589
Motosikleti
Triumph Trident 660
16 yıldır aynı model motosiklete sadık kalan muhtemelen de kalmaya devam edecek nadir bir durum ☺️
 
Katılım
28 Eyl 2007
Mesajlar
977
Motosikleti
Crf250 L - Wave 110i - Crypton S - CB125F
Ve 2015 yılı 19 Mayıs haftasında planlarını yapmış olduğumuz tura çıktık adaşımla.



Benim kendisine sattığım NC ile Ankara’ya geldi adaşım ve ben de daha 400 kilometrelerdeki CBF150 motorumla 4 günlük Doğu Karadeniz turuna çıktık.



Turun başlangıcını Ankara Söğütözünde eski Damla Petrol önündeki Karaköy Börekçisinde yaptık.





Artık ne Damla Petrol var, ne de Karaköy Börekçisi.



Galiba orası OPET ve mekân da KAFES FIRIN oldu.



Belki de bir yandaki tesisti orası. Hatırlayamadım şimdi.



Tabii motor küçük ve yol da uzun olunca “4 günde anca yolda olunur” sözünü kanıtladık.



1.gün Ankara – Ordu sürdük.



Sungurluda leblebi molası verdik







Samsun Honda Yetkili Servisinde CBF 150 rodaj bakım molası verdik







Ordu öncesi Bolaman’da pirzola ve köfte yedik ve tünelleri by-pass ederek Yason Burnunu dolaşıp Orduya vardık.







2. gün Ordu’dan çıkıp Ayder’e kadar sürdük ve orada konakladık.







Dönüş yolunda bir enstantane:







3. gün Fırtına Deresi dibindeki tesislerde balığımızı yedik ve Ordu’ya geri döndük.











4. gün ben adaşımı orada bırakıp Ünye-Akkuş-Niksar-Tokat-Turhal-Zile-Sungurlu üstünden Ankara’ya döndüm.









Ve o motorum müthiş konforlu olsa ve YBR’ye göre çok daha az titreşim hissettirse de özellikle dönüş yolunda biraz oyalandığım için eve hava çok kararmadan varmak istediğimden performanslı sürmek durumunda kaldığım için yine “varmak için çıkılan uzun yolda küçük hacimli motor keyifsizliği” açmazını yaşadım.



Geldikten birkaç ay sonra da yine 5-6 bin km ancak yapmış olduğum CBF150 motorumu sattım.





Bunların üstünden yıllar (tam olarak 7 yıl) geçtikten sonra birgün tekrardan küçük hacimli vitesli motor aşkım depreşti ve 2022 yılında bir de 2020 model CB125F aldım Bartın’dan.









Ve tabii ki de sürerek Ankaraya geldim.

Önceki YBR ve CBF motorlarımın aksine enjeksiyonluydu ve 13 lt deposuyla 600 km üstü sunduğu menzil, ve 18'inçlik büyük tekerlekleri ve de koltuğa yapılacak müdahale sayesinde gayet konforlu ve az molalı uzun yolculuklar yapmaktı hedefim.





Michelin lastik, Oxford elcik ısıtma, elcik koruma, tur camı, deflektör, çiftli USB girişi, telefon tutucu, sis farları ve ATP zincir yağlama aksesuarlarımı da temin etmiştim zaten.





Ancak yetkili servisteki ustam bu motorların elektrik şebekesinin sonradan takılan aksesuarları kaldırmadığını söyledi.



Zaten o dönemlerde artık şehir içinde neredeyse hiç motora binmediğimden ve de bu motoru tur motoru olarak kullanmayı planlamış olduğum için hayal kırıklığı yaşadım tabii.



Sonra araya kış girdi falan.



Sadece bir sonraki yazın, o da birkaç kez kullandım motoru.



Gerek hafifliği, kıvraklığı ve dengeli gidişiyle gerek efsane tüketimiyle gerekse de sessiz fıtı fıtı çalışmasıyla tekrardan çok beğendim ama aksesuar takmadaki sıkıntısından dolayı “CB125F’i satıp yerine YS125 almak” fikri de aklıma girdi.





1 yıl kadar sonra bir tanıdığım talipli oldu CB125F motoruma ve henüz taktırmadığım Michelin lastikleri ve tur camıyla birlikte motorumu sattım.



Başka bir arkadaşıma pandemi başlamasından hemen önce 2020 Mart’ta Beypazarı’ndan aldırdığım ve hatta Ankara’ya sürerek bizzat getirdiğim YS125 ile de birkaç yüz km yol yaptım.



Hatta bu arkadaşım YS125 motoruyla ve ben de 2017 Rally motorumla birlikte Ankara-Samsun turuna çıktık.



Onu da alttaki konuda paylaşmıştım.



https://www.motosiklet.net/forum/konu/crf-250-rally-ve-ys-125-ile-sabir-tasi-catlatma-turu.211436/


YS125’in sportif oturuşundan dolayı uzun yolda bileklere daha fazla yük bindiğini ve ayrıca kafası çok aşağıda olduğu için takılan tur camının bile çok bir işe yaramadığını ve uzun yolda yine sinek manyağı olacağımı hissettim her seferinde.



Sonra bir gün YS gruplarında bir kullanıcının motoruna CBF 150 gidonu taktığını ve artık eskiye nazaran çok daha dik bir oturuş pozisyonuna sahip olduğu için çok rahat ettiğini okudum ve hemen gidip CBF 150 gidonu bile satın aldım ki YS 125 almamışım bile.





Birkaç ay daha bekleyip Ocak-Şubat gibi YS almayı ve planladığım turlar için bu motoru hazırlamayı düşündüm.



Hatta o zamanlar tek tabanca olan sevimsiz Ankara Yamaha Bayii ile muhatap olmamak adına başka şehirlerdeki bayilerden motorun bakım sarf malzemelerini temin edip bakımını kendim yaparım herhalde diye planlar bile yaptım.



Ancak buna gerek kalmadan 2024 Ocak ayında Honda Türkiye sürpriz yaptı ve 4 yıl aradan sonra güncel CB125F’i tekrardan satışa sundu.



İlk partiden aldım bir tane.











Koruma demirleri, gidon yükseltme ve onun üstüne de ekstra spacer-pul koyarak gidonu iyice rahat bir pozisyona getirdim.



Konfor sele kılıfı koydum.



Sis farlarını, hız sabitleme aparatını, gidon süngerlerini ve tur camını da unutmadım tabii.



Deposu 11 lt yazsa da forumlarda yazıldığı gibi 13 lt aldırdım ve tek depoyla 700 km’yi devirdim.



En son fullediğimde 14 lt aldırdım.



3 ay kadar önce bir video da çektim hatta.







CB125f gruplarında yazılanlara göre 15 lt’yi aldıran da varmış.



Bu yakıtla efendi kullanımla 1000 km’yi geçen de.



Havalar ısınınca sebat edip bir yakıt tüketimi-menzil öncelikli uzun yol sürüşü yapmaya niyetleniyorum.



Kısmet bakalım.







Buraya kadar olan kısımda önce Cub ve sonra da vitesli olmak üzere küçük motor hacimli motosikletlerim ve onlarla yaptığım uzun yollardan bahsettim.



Derli toplu durması açısından bir liste yapacak olursam:



2013 yılında aldığım 2013 Honda PCX (Sadece küçük cc diye yazdım. Kendisiyle bir bağ kuramadım.)

  • 2013 yılında aldığım 2012 Honda Wave 110i (Wave 1)
  • 2014 yılında aldığım 2012 Yamaha YBR 125
  • 2014 yılında aldığım 2012 Honda Wave 110i (Wave 2)
  • 2015 yılında aldığım 2014 Honda CBF 150
  • 2015 yılında aldığım 2012 Honda Wave 110i (Wave 3) – hâlâ bende
  • 2021 yılında aldığım 2020 Honda CB125F
  • 2021 yılında aldığım 2018 Yamaha Crypton S 114i – hâlâ bende
  • 2024 yılında aldığım 2023 Honda CB125F – hâlâ bende




Bunlar dışında zamanında (ve bazıları hâlâ) kendime ait olan 2014 ve 2016 NC750X, 2017 ve 2023 CRF Rally, 2024 CRF L ve 2024 NX500 motorlarımla da birkaç bin km’lik turlara çıktım.



Turlarda yalnız olmanız veya kafa dengi yol arkadaşlarınızın olup olmaması; kaliteli bir interkom sisteminizin olup olmaması, keyifsiz bir döneminizde olup olmamanız veya yolda bir keyifsizlik yaşayıp yaşamamanız gibi kriterlere göre yolculuktan aldığınız keyif azalıp artabiliyor.



Tüm şartların eşit olduğunu farz edersem, şimdiye kadar çıkmış olduğum 300 km ve üstü tüm turlarımda aldığım keyif açısından ilk 5’e girenlerin belki de 3 tanesi küçük hacimli motorlarımla çıktığım turlar oldu.





Yolda olmak amaçlı çıktığım turlarda genelde yolu ve etrafı izleyerek düşük tempoda gitmeyi tercih ediyorum.



Müthiş dinlendirici geliyor bana.



Ve alternatif olarak kafa dengi bir ya da birkaç arkadaşla, herkeste küçük hacimli motor olacak şekilde 60 km seyir hızında ve sollamalarda da 70-80 km gibi hızlara çıkıp sonra yine 60’a düşecek şekilde ve mümkünse daha önce geçmediğimiz güzergahlarda sürmeyi ve interkomdan sohbetin ve gıybetin dibine vurmayı da çok seviyorum.



İnşallah bundan sonraki süreçte motor turlarına ve özellikle de küçük motorlarımla gezmeye daha fazla vakit ayırabilirim.





Buraya kadar okuduysanız sizi tebrik ediyor :LOL: ve de sizlere teşekkür ediyorum.




Konunun başında da yazdığım gibi sizler de küçük hacimli motorlarla yolculuğa çıkıyorsanız, deneyimlerinizi, çıkmıyorsanız nedenlerini paylaşırsanız sevinirim.


Herkese selamlar.
 
Katılım
16 Şub 2011
Mesajlar
8,913
2017 de aldığım 150 cc Piaggio Medley ile tek kişi çok uzun yol yaptım , yolculu en uzak Bursa'ya gittim , motor şu an 142.000 de , bunun 50 bini uzun yoldur ,

Bir seferde 125 cc Peugeot Tweet ile Antalya ya gittim geldim yine tek kişi..

vakit bolsa ve yolcu yoksa 70-100 arası hızlarda gayet keyifli olabiliyor hatta 70-80 ile gidince neredeyse hiç yorulmuyordum 😀

vitesli büyük hacim motorla vakit bol olsa bile bir süre sonra 160-180 gidiyordum 😬

haliyle yüksek hız , rüzgar , motorun gürültüsü derken sukutere göre biraz daha yoruyordu ama temiz asfaltlı virajlarda aldığım keyfi hiçbir sukuter veremez 😈
 
Katılım
29 Tem 2015
Mesajlar
18,439
Motosikleti
Sym Wolf Sb250Ni
2. Motor dönemimin ilk motoru Rks Titanic 150-S ile İstanbul'dan Bodrum'a 13 saatte gidip ertesi gün de dönüşe geçip 12 saatte geri dönmüştüm. Yine 2017-2019 arası 1,5 sene ve 49000 km kullandığım Sym Wolf ile defalarca İstanbul-İzmir ve İstanbul-Ankara yapmıştım. Motosikletle yolda olmayı seviyorsan ve peygamber sabrın varsa keyifli yolculuklar yapabiliyorsun.
 

Ged

Katılım
19 Ağu 2025
Mesajlar
1,439
Motosikleti
Forza 250, Tiger Sport 660
Cok guzel yazi olmus. Gidip cub motor alasim geldi. Sansa 2 gundur de honda ct125 videolari izliyorum😂
Yalniz arkadasa motoru aldirip, donattirip, sonra da ondan satin almak iyi fikirmis😂
Wave 1 ve bir iki fotoda motora legen baglanmis gibi, cok guldum😂 tabi ki de lastik olduklarini biliyorum ama legen baglama fikri eglenceli geldi.
Crf250leri yazmamissiniz. Onlari da yazsaydiniz en sondaki listeye. Ufak ufak motorlar ama toplasak, temizinden bi gs 1250 alir sanki😂
 
Katılım
29 Tem 2015
Mesajlar
18,439
Motosikleti
Sym Wolf Sb250Ni
İzmir-Aydın yolunda da Selçuk'a gelene kadar 2-3 tane radar kurmuşlar. Memleketin her yeri Eds ve radar doldu. Bu saatten sonra yüksek hızlar hayal olmasa da maddi anlamda göçertici olacak. Eski motorumlar 160-180 km hız bandında İstanbul'dan İzmir'e geliyordum, şimdi yeniden kuvvetli motor alsam bile al babayı nereye o hızlara çıkıyorsun?
 
Katılım
17 Nis 2018
Mesajlar
13,393
Motosikleti
D400
İzmir-Aydın yolunda da Selçuk'a gelene kadar 2-3 tane radar kurmuşlar. Memleketin her yeri Eds ve radar doldu. Bu saatten sonra yüksek hızlar hayal olmasa da maddi anlamda göçertici olacak. Eski motorumlar 160-180 km hız bandında İstanbul'dan İzmir'e geliyordum, şimdi yeniden kuvvetli motor alsam bile al babayı nereye o hızlara çıkıyorsun?

yeni mi kurulmuş o; ben canım sıkıldıkca 150-160 sabit ile izmir - aydın - denizli arası gidiyordum paso. kötü olmuş stres atıyordum :D

(tek hız yapabildiğim yer bu yol zaten :D )
 
Katılım
29 Tem 2015
Mesajlar
18,439
Motosikleti
Sym Wolf Sb250Ni
yeni mi kurulmuş o; ben canım sıkıldıkca 150-160 sabit ile izmir - aydın - denizli arası gidiyordum paso. kötü olmuş stres atıyordum :D

(tek hız yapabildiğim yer bu yol zaten :D )
Selatin sonrası dönüşte hep vardı ama şimdi öncesinde Aydın yönüne doğru da kurmuşlar. Bir de bunlar için yapay zekalı deniyor, bizim plakaları arkadan da okuyabiliyorlarmış. İç İşleri Bakanı da maşallah iyi ki motorcu.
 
Katılım
5 Eki 2017
Mesajlar
1,589
Motosikleti
Triumph Trident 660
Cok guzel yazi olmus. Gidip cub motor alasim geldi. Sansa 2 gundur de honda ct125 videolari izliyorum😂
Yalniz arkadasa motoru aldirip, donattirip, sonra da ondan satin almak iyi fikirmis😂
Wave 1 ve bir iki fotoda motora legen baglanmis gibi, cok guldum😂 tabi ki de lastik olduklarini biliyorum ama legen baglama fikri eglenceli geldi.
Crf250leri yazmamissiniz. Onlari da yazsaydiniz en sondaki listeye. Ufak ufak motorlar ama toplasak, temizinden bi gs 1250 alir sanki😂
Abi senin çıtayı yükseltmen lazım napacaksın 125 liği forzadan inince sarmazzz 😂
 

Ged

Katılım
19 Ağu 2025
Mesajlar
1,439
Motosikleti
Forza 250, Tiger Sport 660
Abi senin çıtayı yükseltmen lazım napacaksın 125 liği forzadan inince sarmazzz 😂
Zaten alamiyorum. Onun icin butun motorlar benim. Hadi is buldum diyelim, o zaman alir biner ustune vururdum kirbaci😂
Forza da ayri manyak. Depo kapagi acilmiyo. Bi gun benzinlikte yakit alamadigim icin kalacagim. Her seferinde pompaci ile kart mart takip aciyoz
 
Katılım
26 Mar 2018
Mesajlar
9,928
Motosikleti
2022 Suzuki V Strom 650 (DL650)
yeni mi kurulmuş o; ben canım sıkıldıkca 150-160 sabit ile izmir - aydın - denizli arası gidiyordum paso. kötü olmuş stres atıyordum :D

(tek hız yapabildiğim yer bu yol zaten :D )
Ben o yolu senede en az iki kere kullanırım; İzmir yönü Selatin Tüneli çıkışı bayır aşağı biraz basıyorum o kadar. Genelde tatlı tatlı 110 civarı giderim.
 
Katılım
28 May 2010
Mesajlar
605
Motosikleti
Hero X-Pulse 200 4v
Her cc motorla her uzunlukta gezinin yapılabileceğini düşünüyorum. İki husus önemli:

Birincisi motorunuza güvenebilmeniz gerek. Arıza çıkarma ihtimali yüksek bir motorla güvenip de yola çıkılmaz. Çıkılırsa zehir olma ihtimali yüksektir. Motorun bakımlarının düzgün yapılmış olması gerekir ki küçük cc uzun yolda daha yüksek devir çevireceğinden daha sıcak ve ağır koşullarda çalışır. Çoğu hava soğutmalı olduğu için arada dinlendirmek gerekir. Arıza çıkarma ihtimali az olan marka ve modellerden tercih etmek (genelde Japon) mantıklı olabilir.

İkincisi kendinizi psikolojik olarak hazırlamanız gerekir. Şöyle ki küçük cc ye uzun yolda büyük cc muamelesi yaparsanız sizi yolda bırakır. Seyir hızını hacme göre örneğin 80 - 90 vb belirleyeceğiniz kilometrelerde sabit tutmak gerekir. Belirlediğiniz hızda gazın %60 tan fazla açık olmaması gerekir. Kalan rezerve de kısa süreler için sollama vb durumlar için kullanılmalıdır. Son hızı 120 olan bir motoru uzun süre 110 da kullanmak sorun çıkaracaktır. Yolda arabayla kamyonla başka motorla kapışmak; geziyi ve motoru erken bitirir. O anlamda psikoloji buna uygun olmalı. Bırakın trafik soldan geçip gitsin. Motora, kendinize ve diğer araçlara sinirlenmeden; sakin sakin belirlediğiniz limitte ilerlenmeli. 150 cc ile 3600, 200 cc ile de 2500 km yol gittim en fazla. Her iki gezide de hızımı baştan belirledim ve buna uyduğum için sorun yaşamadım mekanik anlamda. Elektrik arızaları ise genelde sürpriz şekilde oluyor.

Rahmetli Ümmet Perkitan epey gezmişti ve forumda da @yaşlıveacemi tecrübeli. Gerçi ikisi de çin malı motorlar ile yaptılar gezileri bunu da not etmek gerek.

Bir büyüğüm 80'lerde Bursa'dan Antalya'ya 50cc iki zamanlı mobilet ile gittiğini anlatırdı. Tabi yola çıkmadan yanına piston gömlek sekman alırmış ve yolda değiştirmesi gerekirmiş. Günümüzde bunları yapabilecek kaç kişi, yapılabilecek basitlikte kaç motor kaldı tartışılır.
 
Katılım
26 Mar 2018
Mesajlar
9,928
Motosikleti
2022 Suzuki V Strom 650 (DL650)
...

Bir büyüğüm 80'lerde Bursa'dan Antalya'ya 50cc iki zamanlı mobilet ile gittiğini anlatırdı. Tabi yola çıkmadan yanına piston gömlek sekman alırmış ve yolda değiştirmesi gerekirmiş. Günümüzde bunları yapabilecek kaç kişi, yapılabilecek basitlikte kaç motor kaldı tartışılır.
Vay anasını sayın seyirciler. Aslında bu tip işlerin (yeterli bilgi ve tecrübe varsa) direkt sahada yapılabildiği tipte kara düzen motosikletler harika şeyler.
 
Katılım
9 Eyl 2024
Mesajlar
2,088
Her cc motorla her uzunlukta gezinin yapılabileceğini düşünüyorum. İki husus önemli:

Birincisi motorunuza güvenebilmeniz gerek. Arıza çıkarma ihtimali yüksek bir motorla güvenip de yola çıkılmaz. Çıkılırsa zehir olma ihtimali yüksektir. Motorun bakımlarının düzgün yapılmış olması gerekir ki küçük cc uzun yolda daha yüksek devir çevireceğinden daha sıcak ve ağır koşullarda çalışır. Çoğu hava soğutmalı olduğu için arada dinlendirmek gerekir. Arıza çıkarma ihtimali az olan marka ve modellerden tercih etmek (genelde Japon) mantıklı olabilir.

İkincisi kendinizi psikolojik olarak hazırlamanız gerekir. Şöyle ki küçük cc ye uzun yolda büyük cc muamelesi yaparsanız sizi yolda bırakır. Seyir hızını hacme göre örneğin 80 - 90 vb belirleyeceğiniz kilometrelerde sabit tutmak gerekir. Belirlediğiniz hızda gazın %60 tan fazla açık olmaması gerekir. Kalan rezerve de kısa süreler için sollama vb durumlar için kullanılmalıdır. Son hızı 120 olan bir motoru uzun süre 110 da kullanmak sorun çıkaracaktır. Yolda arabayla kamyonla başka motorla kapışmak; geziyi ve motoru erken bitirir. O anlamda psikoloji buna uygun olmalı. Bırakın trafik soldan geçip gitsin. Motora, kendinize ve diğer araçlara sinirlenmeden; sakin sakin belirlediğiniz limitte ilerlenmeli. 150 cc ile 3600, 200 cc ile de 2500 km yol gittim en fazla. Her iki gezide de hızımı baştan belirledim ve buna uyduğum için sorun yaşamadım mekanik anlamda. Elektrik arızaları ise genelde sürpriz şekilde oluyor.

Rahmetli Ümmet Perkitan epey gezmişti ve forumda da @yaşlıveacemi tecrübeli. Gerçi ikisi de çin malı motorlar ile yaptılar gezileri bunu da not etmek gerek.

Bir büyüğüm 80'lerde Bursa'dan Antalya'ya 50cc iki zamanlı mobilet ile gittiğini anlatırdı. Tabi yola çıkmadan yanına piston gömlek sekman alırmış ve yolda değiştirmesi gerekirmiş. Günümüzde bunları yapabilecek kaç kişi, yapılabilecek basitlikte kaç motor kaldı tartışılır.
Selamlar, bloğunuzu her gün tadını çıkara çıkara okuyorum. Sanırım bende Karadeniz'den Elazığ'a kadar yaptığınız rotanın benzerini yapacağım.
Bu arada Elazığ'da gezecek çok yer vardı ancak direkt Malatya'ya geçmişsiniz. Bunu da bir eksi olarak hanenize yazdım. :D
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst