Kendi yöntemimi yazayım, ama 2010 yılı idi tabii ben ev alırken, her şey daha gül gülistandı. Faizler 2010'da konut için 0,81 - 0,89 filandı, ne güzelmiş di mi, üstelik otomobil için de öyleydi. Ben yanılmıyorsam 0,89 ile 10 yıllık kredi ile almıştım evimi, ama 10 yıl değil 5 yılda ödedim. Otomobillerimi de hep 0,81 - 0,90 gibi faiz oranları ile aldım.
Yöntemim mi: 2+1 ama 25 yaşında bir daireyi İstanbul'için merkezi sayılabilecek nispeten iyi bir semtten 10 yıl kredi ve tabii bi miktar peşinatla aldım. 5 yıl sonra çocuk da gelince daha büyükçe (3+1) bir daire zorunlu hale geldi, üstelik aldığım apartman için de ileriye dönük sıkıntılar çıkacak gibiydi(mesela deprem raporu kötü çıktı ve yeniden bina yapımında arsa emsal olarak mevcut daire sayısını karşılamıyordu, bunları bizzat araştırdım ve satmaya karar verdim, ki o bina halen duruyor o haliyle.) Daire ödememin 5.yılı bitmişti, henüz 2 yaşında olan otomobilimi para ederken satarak kalan borcu ödedim ve aynı semtten 3+1 daireyi yeniden büyük borca girmeden alamayacağımı anladım ve biraz daha uzak ama görece diğerinden pek de kötü olmayan bir semtten 3+1 üstelik sıfır bir daireyi sattığım 2+1 daireden daha uyguna aldım, elime kalan para ile ise yeni alacağım arabanın yarıya yakın parasını ödedim ve 3 yıl kredi ile aldım onu da(ki onun da kredi faizi 0,90 gibi bir şeydi daha 3 yıl önce) , ödemeler de makul hale gelmiş oldu, bugün o arabanın kredisi bitmek üzere. Ki ülkemizin durumundan mütevellit benim araba da yeni daire de aldığımın neredeyse 2 katı fiyatlara yükseldi, yani bugün olsa bu faiz oranları ile bunları yapamazdım.
Memleket öyle bir memleket ki, fırsatın varken ve ekonomi nispeten düzgünken ne alırsan aldın, sonrası muamma. Şimdi yaptığıma şükrediyorum. Ama bugünkü faiz oranları ile ne sıfır otomobil ne de sıfır daire alamazdım, benim gibi orta ve alt seviye ekonomisi olanlara da bugünkü şartlarda büyük borç altına girmelerini tavsiye etmem. Ben sırf önceki evi 5 yılda kapatayım ve bir daha borçla ev almayayım diye çok sevdiğim yepyeni otomobilimden ve ufak tefek birikimlerimden vazgeçtim. Bugün İstanbul'da borçsuz bir dairem ve borcu bitmek üzere olan otomobilim var. Yaptığım büyük marifet değil, başkaları da yapmıştır mutlaka, ben gelecekte büyük borcum olmasın ve daha yeni sorunsuz bir ev alayım diye yapmıştım bunu, şimdi iyi ki yapmışım diyorum. Ve anlıyorum ki bizim memlekette durumun çok iyi değilse büyük borca girmemek lazım. Durumun varken de ne yapabiliyorsan bekletmeden yapmak gerekiyor, sonrası muamma çünkü.
Tavsiyem ekonomik durumunuz çokça iyi değilse şimdilerde büyük borç altına girmeyin, bekleyin derim. Ben de bu saatten sonra sattığımın yerine aynısını koyamayacağımı bildiğim için, bundan sonra 10 yıllık hatta 5 yıllık kredi ile bile ev almam. Uzun vadeli ödemelere asla karşı değilim, ama bu kadar yüksek faizle almak akıl karı değil artık.
Ne diyeyim, umarım bu başlığı açan arkadaşım da yapabilir bunu bir gün. Ama bugünler bu işler için doğru günler değil, bu çok net.
Faiz haram, şu bu gibi şeylere hiç girmeyecem, çünkü faizsiz bir ekonomik sistem yoktur, olması için para diye bir şeyin olmaması gerekir.
Veryansın etmenizde sonuna kadar haklısınız, umarım en kısa zamanda dilediğiniz şeylere kavuşursunuz, gelecek için ben çokça iyimser olmasam da.
---------- Mesajlar birleştirildi - 14:57 ---------- bir önceki mesaj zamanı 14:28 ----------
Bu arada "sistemde ciddi problem var" demişsiniz, ne ciddi problemi, düpedüz sistemin kendisi problem zaten. Kapitalizm bu, hep kapital sahibine çalışır adı üstünde, sermayedar düzeni, daha Türkçesi sermayedarın garibanı düzdüğü düzen. :wiinkk:
Öyle bir düzen ki, benim gibi hayatı boyunca ev sahibi olma gibi bir kaygısı olmayacak adamı bile .öt korkusuna krediylen filan ev sahibi yapar, sonra da o evi sattırır yenisini aldırır, içine yeni mobilyalar aldırır, v.s. v.s. Bu problem sistem bu şekil işliyor, sen almazsan başkası alıyor. Mahallenin bakkalı 5. dairesini almış mesela, ama eline kalemi ver düzgün yazı yazamıyor. Bu sistem seni buna itiyor ya al, ya öl.
---------- Mesajlar birleştirildi - 17:17 ---------- bir önceki mesaj zamanı 14:57 ----------
Belgeselin sonunda dediği gibi "zenginler mutlu, fakirinse çok çalışmaktan sistemi sorgulamaya vakti yok"
Ayrıca chaotic'in tavsiye ettiği üçleme belgesel serisi Zeitgeist'i mutlaka zaman ayırıp izleyin derim.
Sonsözüm şunlar olsun:
Daha insani bir sistem ortaya konamazsa, biz göremesek bile bu sistemin insanlığı götüreceği yer Madmax filminde yaşananlardır. Bu şekliyle sürdürülemeyeceği her geçen gün anlaşılıyor zira. Kendimizi kandırıp duruyoruz, üstelik cehaletle beslenen politikalar ve politikacılar bu cehaleti sürdürmek zorundalar yoksa tahtları sallantıda. ne kadar çok cahil varsa bu sistem o kadar devam edebilir çünkü.