en son necdet abi'yle balıkesir'den istanbul'a yağmurda 4 saatte geldik.İnce ince yağan yağmurda belki yanlıslık yaptık ama biraz süratliydik açıkçası ..
anladık ki yağmur için bir hazırlık aşaması gerekiyor.aslında bu topic'te yağmurda ne tür malzeme kullanmalıyız ya da nasıl bir hazırlık yapmalıyız şeklinde bilgileri de paylaşırsak güzel olur kanaatindeyim.ben hemen başlatayım:
1-Yağmurluk
2-Özellikle su geçirmeyen türden motosiklet botu
3-Kask vizörünü su tutmayacak hale getiren sprey
4-Yine çamur olan kask için bez
5-Üşütmeye ve direnci artırmaya karşı c vitamini![]()
aklıma gelenler bunlar..
Belki okuyanlarınız hatırlar, 2 ay önce Düzceye mahkeme için gitmiştim, takım elbisenin altını giydim ceketide güzelce sarıp torbaya koydum tabi gravatıda, korumalar mont falan herşey mükemmel, zevkini çıkara çıkara gidiyorum, hava güzel börtü böcek harika bir sürüş, derken Adapazarını geçtim hava kapadı, ve Düzce gişelerine 5 km kala bir yağmur neye uğradığımı şaşırdım, allahtan motorda deri bir başka mont vardı hemen onu giydim, düzce gişelerinden çıktım, biraz sonra benzinim bitti, iyi bir benzinci bulurum diye benzin almayı sallamıştım, motoru o yağmurda 3 km ittim, yanımdan geçen Düzce motorlarının hiçbiri durmadı:silent: neyse benzinci buldum ve sonra adliyeye girdim motoru binanin saçak altına çektim pencere camlarının önünde üstümü değiştirmeye başladım, allahtan bizim regallerin bagajları korumalı su geçirmiyor, elbisenin ceketini giydim gravatımı taktım, pantalondan şarıl şarıl su akarak içeri girdim, ve mübaşir beni çağırdı, mahkeme salonuna girdim ama herkes bana bakıp gülüyor, meğer benim elbiselerimi değiştirdiğim cam bizim mahkeme salonunun camıymış, hakim dahil herkes gülüyor,sonunda mahkeme bitti ama hakim İstanbuldan motorlamı geldiniz dedi, bende evet dedim yahu bu nasıl motor taaa İstanbuldan geldin dedi, beraber motora baktık biraz muhabbet edip ayrıldık, yağmur devam ediyor, ben aldırmadım aynı şekilde takım elbisenin üstüne deri montu giydim, ver gazı otoban, Adapazarında yağmur kesildi, ben yine devam ama bir müddet sonra acaip üşümeye başladım ıslak elbise rüzgar vurunca buz dolabına girmişsin gibi yapıyor, durdum bi yerde biraz kuruduktan sonra yola devam ettim ama çok heyecanlı ve zevkliydi, yağmurların yağmasını bekliyorum uzun yola çıkacağım.:cat: :cat:
Belki okuyanlarınız hatırlar, 2 ay önce Düzceye mahkeme için gitmiştim, takım elbisenin altını giydim ceketide güzelce sarıp torbaya koydum tabi gravatıda, korumalar mont falan herşey mükemmel, zevkini çıkara çıkara gidiyorum, hava güzel börtü böcek harika bir sürüş, derken Adapazarını geçtim hava kapadı, ve Düzce gişelerine 5 km kala bir yağmur neye uğradığımı şaşırdım, allahtan motorda deri bir başka mont vardı hemen onu giydim, düzce gişelerinden çıktım, biraz sonra benzinim bitti, iyi bir benzinci bulurum diye benzin almayı sallamıştım, motoru o yağmurda 3 km ittim, yanımdan geçen Düzce motorlarının hiçbiri durmadı:silent: neyse benzinci buldum ve sonra adliyeye girdim motoru binanin saçak altına çektim pencere camlarının önünde üstümü değiştirmeye başladım, allahtan bizim regallerin bagajları korumalı su geçirmiyor, elbisenin ceketini giydim gravatımı taktım, pantalondan şarıl şarıl su akarak içeri girdim, ve mübaşir beni çağırdı, mahkeme salonuna girdim ama herkes bana bakıp gülüyor, meğer benim elbiselerimi değiştirdiğim cam bizim mahkeme salonunun camıymış, hakim dahil herkes gülüyor,sonunda mahkeme bitti ama hakim İstanbuldan motorlamı geldiniz dedi, bende evet dedim yahu bu nasıl motor taaa İstanbuldan geldin dedi, beraber motora baktık biraz muhabbet edip ayrıldık, yağmur devam ediyor, ben aldırmadım aynı şekilde takım elbisenin üstüne deri montu giydim, ver gazı otoban, Adapazarında yağmur kesildi, ben yine devam ama bir müddet sonra acaip üşümeye başladım ıslak elbise rüzgar vurunca buz dolabına girmişsin gibi yapıyor, durdum bi yerde biraz kuruduktan sonra yola devam ettim ama çok heyecanlı ve zevkliydi, yağmurların yağmasını bekliyorum uzun yola çıkacağım.:cat: :cat: