İşte arkadaşlar bizim anlayışımız bu kadar, Baştaki yönecicilerde ayni kafaya sahip olduğundan, bizler hiçbir yere varamayız. Ancak işi gırgıra boğar ve engel olmaya çalışırız.Yaratıcı bir beyne hiçbir zaman yaratma fırsatı verilmemiş bu ülkede . Kısa zamanda verileceğini de sanmıyorum. Avrupadaki Fabrikaların her köşesinde,çalışanlara yönelik bir fikir kutusu vardır. Çalıştığın makinada, çalışmanı kolaylaştırıp üretimi arttıracak bir fikrin varsa , bunu yazarak o kutuya atarsın,Ama ne olduğunu yazmana gerek yok .Ertesi günü yada en kısa zamandanda sana gelip fikrini sorarlar çünki makinada çalışan sensin. Fikrini açıklarsın mühendisler hemen kontrol edip bir proje ile senin fikrini uygular . çalışman kolaylaştı üretim arttıysa sana mükafat verirler.ilk verdikleri bir maaşa kadardır.tabii daha az da olabilir ama gerçekten üretime faydalı olduysan yıl sonunda ayrıca bir ikramiye alırsın . Dolayısıyla fikir üretmeye teşvik edilirsin. Ama bizim burada bir işçi böyle bişey yapsa önce ustabaşı seni şikayet eder sonra senin fikrini çalıp kendi fikriymiş gibi mühendislerle konuşur mühendis te onun fikrini çalar derken hırsızlık en baştan sona doğru uzayıp gider bu arada olan zavallı işçiye olur. Biz üretemeyiz bu kafayla dışardan almak zorundayız üretirsek mali açığımız kapanır sonra İMF ye ne cevap veririz :

r:
o kadar madenlerimiz hep dışarıya yok pahasına gider ve orada işlenerek bize çok pahasına geri döner olay bu kadar basit