bir dönem sakaryada yaşamamın da verdiği heyecanla (bikaç kere çark caddesinde görmüşlüğüm var keratayı), kenan reisin gönlümde gerçekten yeri gerçekten fazlaydı ama taaaaaaki anasıyla fasulye soyarken, ramazanda sahur keyifli postların (işin adamın dindarlığıyla hiçbir ilgisi yok - nedense gözümde direk o fotoğraf canlandı) ne bileyim ve hatta milletin halktan biri ne de mütevazi diyerek pompalarken ebesinin elini öperken fotoğrafı, dedesine portakal soyarken fotoğrafı derken kenan başkanın gözümde değeri düştü. yanlış anlamayın ama bunlar bana yapmacık geliyor. el alem bak bak mütevazi diye şakşaklayacak diye anneye yardım edilmez yada bak nasıl da muhafazakar para değiştirmemiş desinler iftar yada sahur sofraları paylaşılmaz ki ardından "sıkıntı yok sileriz bilader" mesajını kendi sayfasında paylaşması ve son olarak da üçüncü kattan mütevazi anadolu çocuğunun mütevazi havuzlu evinin havuzuna (kendi parası,kendi malı beni bağlamaz) atlamasıyla gönlümdeki tahtı yerle bir oldu diyebilirim. velhasıl kelam bana göre sporcu milletinin kendi içinde siyasi görüşü olmalı ve bunu bizlere yansıtmamalı ki toplumun genelinde kabul görmeli, sanatçı milletinin de alayı muhalif* olmalı ki bizlere akla gelmeyeni yada olayları bizlere farklı açılardan göstermeliler. (şahsi görüşüm-*muhalif derken muhalif siyaseti kastetmiyorum) kaldı ki kenan kardeşimizin siyasi görüşü yüzünden sevmeyeni olduğu kadar seveninin büyük kısmının da siyasi sebeplerden olduğunu düşünüyorum. ha bu arada olayı birazcık dağıttım ama gönül isterdi ki kenan reyiz daha iyi kategorilerde şampiyonluk alsın. bu işin parayla sponsorla ıvırla zıvırla ilgili olmadığını da istesem bi telefonla moto gp 1. ligte lastik koştururum hafız demesi de kanımca kanıtlar nitelikte. kaldı ki dönemin siyasi hükümetine bu kadar yakınken artık sponsorluk ayakları bana inandırıcı gelmiyor.
bu arada bazı arkadaşlar babababa pistte yarış koşmamış sen ne bilecen ellam(sakaryada yaşadık ama yozgatlıyız en nihayetinde) derken kendileri sıfır tecrübeyle kenan gardaşın başarılı olduğunu nereden anladılar. belki de bize başarılı diye yutturdular(başarısızdır demiyorum, kime göre neye başarılı olduğu da en az başarısı kadar önemli)