bursalıali abinin savı oldukça doğru.
kendisine katılıyorum.
zira, memleket nepotizme teslim edildiği için makam sahipleri genelde liyakatsiz, eş, dost, akraba, ideolojik birliktelik, çıkar odaklı seçildiğinden dolayı, makamı değil kişileri sorguluyoruz. (zamanında birisi verdikçe veriyor demişti ya, işte o)
doğal olarak herhangi bir makam sahibi, o makam adına açıklama yaptığında ise sorgulanması kaçınılmaz oluyor.
350.000 ağaca kıyanı, o ağaçların gölgesinde sürüp giden yaşamı, böceği, sincabı, kurdu, kuşu, karıncayı ... yerinden yurdundan edeni, canını alanı değil de organize olup yaşam hakkını savunmaya çalışanı da sorgulayabilirsin.
olabilir.
yani kimin ne dediğine bakmazsın, en iyisini bilen yapmışsa, bir bildiği vardır.
bilişsel çelişkini katlanılabilir hale getirmek için kırk şekle girersin.
kafana takmazsın.
ne'se.
a.k. saruman'ın goblinleri gibi dalıp isengard ormanlarına, binleri boyunca düşürene ne denir ki?
...
Nice güzellere bağlandım kaldım
Ne bir vefa gördüm ne fayda buldum
Her türlü isteğim topraktan aldım
Benim sâdık yârim kara topraktır
...
---------- Mesajlar birleştirildi - 16:57 ---------- bir önceki mesaj zamanı 15:18 ----------
son dakika,
CHP Çanakkale Milletvekili Özgür Ceylan’ın, Çevre ve Şehircilik Bakanlığının 2020 yılı bütçesinin görüşüldüğü Plan ve Bütçe Komisyonu’nda yaptığı konuşmada, Kirazlı Altın Madeni ile ilgili olarak “Çevreyi korumakla görevli Bakanlığınız, Çanakkale’de on binlerce ağacın kesilmesine seyirci kalmıştır” şeklindeki sözlerine Bakan Murat Kurum’dan, Alamos Gold firmasına ruhsat verilmeyeceği yanıtı geldi. Bakan Kurum, “Biz de doğamızı, çevremizi herkes gibi korumak istiyoruz. Bize bırakılmış emanetleri çocuklarımıza en iyi şekilde koruyarak aktarmak istiyoruz ki bu çerçevede zaten bu süreci de durdurduk” dedi.
yüzbinlerce kesilen ağaç ne oldu?