Merhabalar, bende epey bir araştırma ve kafamdaki karmaşıklığın ardından geçtigimiz hafta bir KLX250 sahibi oldum. (Model 2012 - KM.1950 fotografları yakında koyarım)
Karar vermemde çok büyük payı olan Savaş Kayan abimize ve motoru görüp degerlendirmeye beraber gittigimiz oglu Barış kardeşimize sonsuz teşekkür ederim..
İstanbuldan çorluya benim için uzun denilebilecek keyifli bir yolculugum oldu..
Kandilli, küçüksudan yola çıktım ve kendimi kendimce en yakın yoldan hemen fsm'ye attım,
sonrasında Atatürk Hava Limanı tabelalarını takip ederek istanbul içi ufak çapta bir gezinti yaparak şehir trafigi karmaşıklıgında nasıl olduysa kendimi ikitelli de buldum :thumleft:
Bu arada bir gün öncesinde yaptıgım aksesuar alışverişinde aldıgım açık kros kaskıma goggle gözlük bulamadıgım için kandilliden ikitelliye kadar gözlüksüz gelmek zorunda kaldım :sunny:
İkitellide gözüme çarpan ilk benzin istasyonuna uğradım ve motoru park edip aynı yerde bulunan burger kingte güzel bir yemek molası verdim..
Yemegi yiyip karnımı doyurduktan hemen sonra yanda bulunan migrosa girdim ve yolculugu çekilmez halden kurtarmak için işimi görebilecek bir havuz/deniz gözlügü baktım..
Ama ne yazık ki migrosta ki gözlük arayışım başarısız sonuçlandı ve kendimi dışarı attım.
Benzin ışıgının da yanmasıyla istasyonda ki pompaya yanaştım ve depomu fulledim (26TL ye depo fullemenin tadı da paha biçilemez bir duygu)
Yakıt ikmalini tamamladıktan sonra hemen karşıda bulunan deposite avm ye geçtim ve spor magazalarından birine girerek birkaç deniz/havuz gözlüğü denemelerimden sonra kaskın üzerinden yüzüme tam oturan bir bisiklet gözlügü aldım :bounce:
Avmde ki küçük alışverişimi tamamladıktan sonra dogru yola koyuldum ve e-5 den çorluya dogru hareket ettim.
KLX in en hoşuma giden ve beni en çok etkileyen tarafı ; Yolda ki tümsek, çukur, yama ve her türlü bozuk zeminin üstesinden sessizce gelmesi oldu. Nasıl anlatsam bilemiyorum içim içime sıgmıyor.. Hani böyle, bozuk zeminden dolayı yavaşlamak zorunda kaldıgımız yerler olur.. Heh işte öyle yerlerde O engebelerin üzerinden geçerken gereksiz yavaşladıgımı görünce KLX e hayran kaldım!
Yolda ki çukuru, bozuk satıhı bu kadar yumuşak biçimde yutması gerçekten çok hoşuma gitti. Buna ister cross motorun genel özelliği, ister süspansiyonu, isterseniz ön tekerlegin büyük ebatı.. ne derseniz deyin. O bu işi biliyor.
Yolda ki performansı 250 cc lik bir cross motor için etkileyici, çok seri ve ara hızlanması da çok güzel, yalnız şunu söylemeliyim ki motorun hafifliginden dolayı 90-100 sonrası hızlarda biraz fazla rüzgardan rahatsız edici olabiliyor. Kısa süreli bir top speed denememde hafif yokuş aşagı max. 130 km/h gördüm ama dedigim gibi bu hız bana KLX için gereksiz oldugu gibi rahatsız edici geldi. Deneme şansı olmamış arkadaşlar için belki de bu süratler çok düşük veya komik gelecektir ama degerlendirmeyi bu konseptde yaptıgımızı unutmayalım, sonuçta bir racing/naked veya yüksek cc deki başka bir alternatif degil..
Sonuç olarak KLX250; Hakkını vererek henüz dağa bayıra vuramasamda tadından yenmeyecek çook keyifli bir motor oldugunu bana hissettirdi.
İkitellide aldıgım 26 TL lik benzinde 120 km'den sonra anca ışık yaktı :bestmt: