- Katılım
- 13 Nis 2010
- Mesajlar
- 5,448
- Konu Yazar
- #1
23 Nisan cumartesi aniden aldığımız kararla bi karaburun gezisi yapmayı planladık ,bir rota çizdik ve saat 13.00 gibi yola çıktık
rotamızdan paralı yolları çıkarttık ve önemli olan varmak değil yolda olmak dedik. Sanırım bu sözü biraz abartmışız gezi toplamda 7saat kadar sürdü:queen:
Neyse gelelim geziye öncelikle gezi başlığını incelemeden önce referans olarak bir önceki gezinin linkini ekliyeyim.
http://www.motosiklet.net/forum/etk...-estigi-yone-gidelim-gezisi-27-03-2011-a.html
(Gezilerimiz Avrupa standartlarında olup Macera ve Eğlence garantilidir.Kaliteli fotoğraflarsa cabası
)
Gezi kararını aldıktan sonra ben sırt çantamı dolduruyorum ve Avcılardan K.çekmeceye Rıdvanı(Slayerrr) evinden almaya yola koyuluyorum.
Çantadakiler:
Alet edavat takımı (tornavida,pense,10-11 kapalı ve 10-11 açık ağızlı anahtar)
Navigasyon (Rıdvan rotayı ben yaptım desede telefonun navigasyonuna güvenemiyorum benimkinide alıyorum ama hiç kullanmıyoruz:queen: )
Baklava (hava çok serinlerse diye)
Fotoğraf Makinası (olmazsa olmazlardan)

Evin önüne geldim Rıdvanda camdayken rastgeldik.Çok erken geldin diyo ve 5dk ya ineceğini söylüyo bende tamam diyorum bu arada çantamı tekrar kontrol ediyorum.
Baktım vakit geçmiyo bir iki fotoğraf çekiyorum sonra sokakta tek başına top oynayan 10 yaşındaki Denizle tanışıyoruz,başlıyoruz top oynamaya:queen: (Aslında futbolla aram yoktur ama velet tatlı bişeydi abi paslaşalım diyince kıramadım)
10dk daha sonra rıdvan geliyo gel katıl bize bi kişi daha bulursak 2kale maç yapak diyorum
Motorları Rıdvanın motoru çıkartıyoruz ve ben yanıma su almadığımı farkediyorum bakkaldan 1.5litrelik bir su alıp çantaya stok yapıyorum:queen:

Çekmece kanaryaya doğru giderken bu manzarayı görüyorum ve daha gezi başlamadan rotayı bozalım orayı dolaşıp devam edelim diyorum ama sonra vazgeçiyoruz:queen:

habiblere doğru giderken göl manzaları çok güzel bi yer görüyoruz hemen bi korna ikazı ve dalıyorum otluğa:queen:arkamdan Rıdvanda geliyo ama onun motorun 180kg olduğunu unuttu sanırım

Manzara çok hoş sanki bu ağaç o manzarayı izlemek için oraya dikilmiş.


Bendeki gidon kamera aparatına fot.makinasını takıyoruz ve farklı bi poz deniyoruz ama sonuç beklediğimiz gibi değil

Biraz daha ilerledikten sonra rotamızı katletmeye karar veriyoruz ve göl kenarına inen bi yoldan aşağı doğru iniyoruz bu arada küçük köy gibi bir mahallenin içinden geçiyoruz.Hafif tepe bir yerden çok hoş bir manzara daha görüyoruz ve duruyoruz


göl kenarına indiğimizde karşıya geçen tek şerit toprak yoldan geçiyoruz ve bu elektrik direkleri dikkatimizi çekiyor.O elektrik hattını yol üzerinden geçirmek varken gölün içinden geçirmeyi tercih etmişler.Zoru seviyoruz sanırım.Bu arada bu resmi çekerken apaçi bir Şahinin toprak yoldan 60km hızla geçmesi sayesinde 30saniye kadar toz bulutu içerisinde kaldım:queen:


Göl etrafında turlayamaya devam ediyoruz bu arada ileride ormana doğru giden dik bir yol görüyorum ordan ormana geçelim ormanın içinden geçip tekrar rotamızdaki yola çıkalım diyorum ama nafile Rıdvanın tatlı su motorculuğu tuttu:queen:


Geldiğimiz yolu geri gidip Tekrar yola çıkıyoruz ileriden Ormana girecek bir yer buluyoruz ve bu sefer ormana girip biraz dolaşıyoruz



Ve dolaşa dolaşa yolu bitiriyoruz:queen: aslında bulunduğumuz yerden daha içerilere çok inen yol var ama bizim takip ettiğimiz yol kapanmış

sonra farklı bi yoldan geriye yola doğru giderken bu yapma köprüyü görüyoruz


Ve sıra Rıdvanda


Ya işte kim çekiyor poza bakarmısın :cat:

Ve çok oyalandığımızı farkedip ormandan çıkıyoruz yolumuza devam ediyoruz tabi yola devam etmeden önce benzinciye uğrayıp önce motorların karnını doyuruyoruz:queen:
Daha sonrasında Arnavutköyde bir köftecide kendi karnımızı doyurmaya karar veriyoruz:queen:

köfte star mete_han abiye hitafen o oo mis :queen:

Köfteciden çıktığımızda bizim kızlar hala ayakta olmasına seviniyorum:cat: (en sevmediğim park şeklidir ama yer olmayınca mecbur böyle bıraktık)

Karaburuna doğru devam ederken bu rüzgar güllerini görüyoruz bi tanesinin önünde resim çekilcez ama bekçi geliyo resim çekmek yasak burda duramazsınız gibi saçma cümleler kuruyo.Neyseki tavrı düzgün onun için zıtlaşmıyoruz devam ediyoruz.ama ona söylediği şeylerin çok komik bir düşünce olduğunu böyle bir yasağın imkanı olmadığınıda belirtiyorum.Neyse kalbi kırılmasın:queen:

Sazlıklar içinden geçen bu virajlı yolda durup biraz manzara izliyoruz.


bu pozu çok sevdim acayip güzel oldu (kurgu bana ait :queen: )


Yine tripod eksikliğini anladığımız bir pozlardan birisi:queen:

Ve artık karaburundayız

kara burun sahilinden bir kare

Motorları bırakıp dolaşırken eskiden deniz feneri olarak kullanıldığını tahmin ettiğimiz 3-4metre uzunluğunda kuleyi görüyoruz.Rıdvan içine giriyo bunda merdiven var ben bi çıkayım diyo:queen:

ve Rıdvan kulenin üstünde:queen:

Kulenin üstüne bile dizliklerle çıkıyo ama düşünmediği şey o dizliklerle nasıl ineceği:queen:

bir şekilde sağsalim indikten sonra geri dönüyoruz motorlar hala yerinde (Rıdvan kontak üzerinde anahtar bile bırakmasına rağmen)

sahil yolunda biraz turluyoruz ve motorlarıda değiştiriyoruz:queen: Bu fotolar rıdvanın objektifinden :cat:


aynı pozda rıdvanı yakalamaya çalışıyorum


Burada biz fotoğraf çekinirken sahilde tur atan iki kişi az uzağımıza oturup bizi izliyolar:queen: (tek teker falan beklediler heralde
)

Ve artık dönüyoruz
Girişte çekemediğimiz tabela resmini çekelim diyoruz

Dönüş yolundaki güzel virajlardan birinide fotoğraflayalım dedik ama pek beceremedik:queen:


Gün batımıyla çok hoş kareler yakalıyoruz

Gezinin başında görüpte gitmediğimiz yere dönüşte uğruyoruz buranın ismini hatırlayamadım Slayerrr yazar:queen:


Ve Çekmecedeyiz burda biraz takılıp ayrılıyoruz biraz yorulduğumuzu farkediyoruz

Geziden son notlar:
1-100-140km lik yolu toplamda 7saatte gidip geliyoruz ama sonuç olarak canımız ne isterse onu yapmış oluyoruz.
2- karaburuna girmeden önce 2tane bmw 1200gs den selam alıyoruz. 1200gslerin geldiği yola scooter ile gidiyoz ulen diyip totom kalkıyo
3-Çinli scooter ı enduro gibi kullansamda tık demeden gidip geliyor.
rotamızdan paralı yolları çıkarttık ve önemli olan varmak değil yolda olmak dedik. Sanırım bu sözü biraz abartmışız gezi toplamda 7saat kadar sürdü:queen:
Neyse gelelim geziye öncelikle gezi başlığını incelemeden önce referans olarak bir önceki gezinin linkini ekliyeyim.
http://www.motosiklet.net/forum/etk...-estigi-yone-gidelim-gezisi-27-03-2011-a.html
(Gezilerimiz Avrupa standartlarında olup Macera ve Eğlence garantilidir.Kaliteli fotoğraflarsa cabası
Gezi kararını aldıktan sonra ben sırt çantamı dolduruyorum ve Avcılardan K.çekmeceye Rıdvanı(Slayerrr) evinden almaya yola koyuluyorum.
Çantadakiler:
Alet edavat takımı (tornavida,pense,10-11 kapalı ve 10-11 açık ağızlı anahtar)
Navigasyon (Rıdvan rotayı ben yaptım desede telefonun navigasyonuna güvenemiyorum benimkinide alıyorum ama hiç kullanmıyoruz:queen: )
Baklava (hava çok serinlerse diye)
Fotoğraf Makinası (olmazsa olmazlardan)

Evin önüne geldim Rıdvanda camdayken rastgeldik.Çok erken geldin diyo ve 5dk ya ineceğini söylüyo bende tamam diyorum bu arada çantamı tekrar kontrol ediyorum.
Baktım vakit geçmiyo bir iki fotoğraf çekiyorum sonra sokakta tek başına top oynayan 10 yaşındaki Denizle tanışıyoruz,başlıyoruz top oynamaya:queen: (Aslında futbolla aram yoktur ama velet tatlı bişeydi abi paslaşalım diyince kıramadım)
10dk daha sonra rıdvan geliyo gel katıl bize bi kişi daha bulursak 2kale maç yapak diyorum
Motorları Rıdvanın motoru çıkartıyoruz ve ben yanıma su almadığımı farkediyorum bakkaldan 1.5litrelik bir su alıp çantaya stok yapıyorum:queen:

Çekmece kanaryaya doğru giderken bu manzarayı görüyorum ve daha gezi başlamadan rotayı bozalım orayı dolaşıp devam edelim diyorum ama sonra vazgeçiyoruz:queen:

habiblere doğru giderken göl manzaları çok güzel bi yer görüyoruz hemen bi korna ikazı ve dalıyorum otluğa:queen:arkamdan Rıdvanda geliyo ama onun motorun 180kg olduğunu unuttu sanırım

Manzara çok hoş sanki bu ağaç o manzarayı izlemek için oraya dikilmiş.


Bendeki gidon kamera aparatına fot.makinasını takıyoruz ve farklı bi poz deniyoruz ama sonuç beklediğimiz gibi değil

Biraz daha ilerledikten sonra rotamızı katletmeye karar veriyoruz ve göl kenarına inen bi yoldan aşağı doğru iniyoruz bu arada küçük köy gibi bir mahallenin içinden geçiyoruz.Hafif tepe bir yerden çok hoş bir manzara daha görüyoruz ve duruyoruz


göl kenarına indiğimizde karşıya geçen tek şerit toprak yoldan geçiyoruz ve bu elektrik direkleri dikkatimizi çekiyor.O elektrik hattını yol üzerinden geçirmek varken gölün içinden geçirmeyi tercih etmişler.Zoru seviyoruz sanırım.Bu arada bu resmi çekerken apaçi bir Şahinin toprak yoldan 60km hızla geçmesi sayesinde 30saniye kadar toz bulutu içerisinde kaldım:queen:


Göl etrafında turlayamaya devam ediyoruz bu arada ileride ormana doğru giden dik bir yol görüyorum ordan ormana geçelim ormanın içinden geçip tekrar rotamızdaki yola çıkalım diyorum ama nafile Rıdvanın tatlı su motorculuğu tuttu:queen:


Geldiğimiz yolu geri gidip Tekrar yola çıkıyoruz ileriden Ormana girecek bir yer buluyoruz ve bu sefer ormana girip biraz dolaşıyoruz



Ve dolaşa dolaşa yolu bitiriyoruz:queen: aslında bulunduğumuz yerden daha içerilere çok inen yol var ama bizim takip ettiğimiz yol kapanmış

sonra farklı bi yoldan geriye yola doğru giderken bu yapma köprüyü görüyoruz


Ve sıra Rıdvanda


Ya işte kim çekiyor poza bakarmısın :cat:

Ve çok oyalandığımızı farkedip ormandan çıkıyoruz yolumuza devam ediyoruz tabi yola devam etmeden önce benzinciye uğrayıp önce motorların karnını doyuruyoruz:queen:
Daha sonrasında Arnavutköyde bir köftecide kendi karnımızı doyurmaya karar veriyoruz:queen:

köfte star mete_han abiye hitafen o oo mis :queen:

Köfteciden çıktığımızda bizim kızlar hala ayakta olmasına seviniyorum:cat: (en sevmediğim park şeklidir ama yer olmayınca mecbur böyle bıraktık)

Karaburuna doğru devam ederken bu rüzgar güllerini görüyoruz bi tanesinin önünde resim çekilcez ama bekçi geliyo resim çekmek yasak burda duramazsınız gibi saçma cümleler kuruyo.Neyseki tavrı düzgün onun için zıtlaşmıyoruz devam ediyoruz.ama ona söylediği şeylerin çok komik bir düşünce olduğunu böyle bir yasağın imkanı olmadığınıda belirtiyorum.Neyse kalbi kırılmasın:queen:

Sazlıklar içinden geçen bu virajlı yolda durup biraz manzara izliyoruz.


bu pozu çok sevdim acayip güzel oldu (kurgu bana ait :queen: )


Yine tripod eksikliğini anladığımız bir pozlardan birisi:queen:

Ve artık karaburundayız

kara burun sahilinden bir kare

Motorları bırakıp dolaşırken eskiden deniz feneri olarak kullanıldığını tahmin ettiğimiz 3-4metre uzunluğunda kuleyi görüyoruz.Rıdvan içine giriyo bunda merdiven var ben bi çıkayım diyo:queen:

ve Rıdvan kulenin üstünde:queen:

Kulenin üstüne bile dizliklerle çıkıyo ama düşünmediği şey o dizliklerle nasıl ineceği:queen:

bir şekilde sağsalim indikten sonra geri dönüyoruz motorlar hala yerinde (Rıdvan kontak üzerinde anahtar bile bırakmasına rağmen)

sahil yolunda biraz turluyoruz ve motorlarıda değiştiriyoruz:queen: Bu fotolar rıdvanın objektifinden :cat:


aynı pozda rıdvanı yakalamaya çalışıyorum


Burada biz fotoğraf çekinirken sahilde tur atan iki kişi az uzağımıza oturup bizi izliyolar:queen: (tek teker falan beklediler heralde

Ve artık dönüyoruz
Girişte çekemediğimiz tabela resmini çekelim diyoruz

Dönüş yolundaki güzel virajlardan birinide fotoğraflayalım dedik ama pek beceremedik:queen:


Gün batımıyla çok hoş kareler yakalıyoruz

Gezinin başında görüpte gitmediğimiz yere dönüşte uğruyoruz buranın ismini hatırlayamadım Slayerrr yazar:queen:


Ve Çekmecedeyiz burda biraz takılıp ayrılıyoruz biraz yorulduğumuzu farkediyoruz

Geziden son notlar:
1-100-140km lik yolu toplamda 7saatte gidip geliyoruz ama sonuç olarak canımız ne isterse onu yapmış oluyoruz.
2- karaburuna girmeden önce 2tane bmw 1200gs den selam alıyoruz. 1200gslerin geldiği yola scooter ile gidiyoz ulen diyip totom kalkıyo
3-Çinli scooter ı enduro gibi kullansamda tık demeden gidip geliyor.