Merhaba.
Alttaki mesajı 20 gün önce başka bir konuda yazmıştım.
Güncelleyerek buraya da ekliyorum:
Merhaba,
CRF 250 Rally ve L sahibi olarak birkaç eklemede bulunmak isterim.
Eğer beklenti anayollardan 120 km üstü süratlerde, hele ki yaldır yaldır gitmekse CRF uzun yola kesinlikle gitmez.
Beklenti çok kısa sürüşler hariç artçı ile gitmekse de başka bir motor bakmalısınız.
Beklenti 90 km üstündeki sollamaları bir çırpıda bitirmekse de CRF yanlış adrestir.
Ama yasal hız limitlerinde ve gerektiğinde biraz üstünde seyahat etmekse ve bunu da istenirse kamyon ve otobüslerden daha hızlı gidebilerek yapmaksa amaç, CRF dünyayı dolaşır.
2 tane Rally ve bir tane de L ile toplamda 50 bin km'yi geçen ay devirdim.
Bunun belki de sadece 1000 kilometresi şehiriçindedir.
Tabii ki at sahibine göre kişner ve yetkin bir sürücü altında büyük motorlar da bunları yapabilir ama çoğu motorun/sürücünün çıkamayacağı ya da geçemeyeceği ya da çıkmak veya geçmekten imtina edeceği yerlere çıktım veya geçtim CRF ile.
Çoğu motorun 20 km üstü süratlerde gidildiğinde civatalarının gevşeyeceği ve bize de böbrek taşı döktürüp hatta iç organlarımızın yerini bile değiştireceği yollarda neredeyse hiç gaz kesmeden gitmenin tadını aldım CRF ile.
Motoru devirsem ve başka motor olsa yardım gelmezse kaldıramam diyeceğim yerlerde motorun hafifliği sayesinde motoru kaldırmayı bırak devirmemeyi başardığım anlar olmadı değil.
Diğer taraftan daha büyük hacimli bir motorla rahatça sollamaya çıkacağım 100 km üstü süratlerde buna yeltenmedim bile ama.
Hele bir de karşıdan esen sağlam rüzgar varken yokuş falan çıkıyorsanız 90-100 km gibi süratleri bile korumakta zorlanır.
Düşük süratlerdeki sollamalarda da büyük hacimli motorların gerisinde kalacağını tahmin etmek zor olmayacaktır.
Çabucak varmak amaçlı uzunca bir yola çıkmak durumunda kalırsanız eğer, yollar bitmek bilmez; uzadıkça uzar.
Gerçi 110 ve 125 cc diğer motorlarımla da benzer yollar yapmış olduğum için onlardan sonra CRF 250 cc tam böyle kırılma noktası gibi geldi ve "büyük motor olsaydı tabii ki daha iyi olurmuş ama bu da iş görüyor" dedirtti bana.
Çok efendi sürüşte gerektiğinde 2 lt civarı yaktırmak mümkünken, kamyon ve otobüsleri rampa dahil sollayabilmek de hem düşük hacimli ve hem de yüksek hacimli motosikletlerin pastasından güzel bir pay alınabileceğini ve iki farklı hacmin arasında güzel bir yerde olduğunu gösterdi.
Tüm bunları da neredeyse sıfır sorunla tecrübe ettim.
Bu sebeple konu sahibi arkadaşımızın yazmış olduğu maddelerin çoğuna cevap verecek olan bir modeldir CRF.
Araç sollamaktan kasıt 100 km hızlara kadar yapılacak sollamalarsa düşük bir vites seçilerek ve en uygun an gözlenerek yapılmasına da hayır demez CRF 250.
Tabii ki daha büyük hacimli ve torklu bir motor olsa her türlü sollamada büyük avantaj olacaktır.
Bahsettiğim eksiklerinin bilincinde olarak bir alışveriş yaparsanız CRF sizi asla üzmez.
Bilakis avantajlı olduğu noktalardaki performansı sizi o kadar memnun eder ki sadece ana yollardan ve uzun mesafeler katedeceğiniz turlar için ilerinde yanına Vstrom 650 gibi, Tracer 7 gibi, Versys 650 gibi, Tenere 700 gibi orta sınıf makinelerden veya bütçeyi arttırıp Africa Twin ya da GS gibi daha da performanslı ve yolu pek hissettirmeyen makinelerden birini daha alırsınız.
Ama CRF hep durur.
Diğer motorlar gider gelir, satılır, dövize çevrilir ama CRF başköşede durur.
Kolay gelsin.