İnsan yorgunluktan ölür mü ? - alıntı bir yazı

Katılım
13 Tem 2006
Mesajlar
457
Aşağıdaki yazı bir mail grubundan geldi , uzun süre motor kullananlarıda ilgilendirdiği için atmak istedim ...

-----------------------------------------------------------------------

"Halk dilinde "Yorgunluktan öldüm!" cümlesi çok sık kullanılır. Acaba insan gerçekten yorgunluktan ölür mü?

Pers orduları binlerce yıl önce Yunanistan'ı ele geçirmek İçin Atina yakınına kadar gelmişler ve Marathon'da Yunanlarla savaşmaya başlamışlardı.

Savaşı Yunanlar kazandı ve bir asker sonucu Atina'ya bildirmek için Marathon'dan Atina'ya kadar hiç durmadan 42 km.den biraz fazla koştu. Sonucu bildirdi ve yere yığılıp öldü. Bu olay yorgunluktan insanların, sporcuların nasıl öldüklerini gösteren bir kanıt olarak tarihe geçti.

Simdi spor yarışmalarında Marathon koşusu da yapılıyor ve ölmemek için gereken önlemlerin hiç değilse birini yarışmacılar alıyor, yani su içerek.
Fakat
sudan başka
ne çeşit maddelerin de gerektiğini herkes ve hatta her sporcu ve antrenör de bilmediği için yine de bazı sporcular yarışmalar sırasında ölüyorlar.

Geçmiş bir Avrupa Şampiyonası Futbol karşılaşmasında Kamerun'lu bir sporcunun futbol sahası ortasında öldüğünü izlemiştik. Ölüm sebebini Sayın Dr. Gültekin Caymaz (Fizik Tedavi Uzmanı) ısrarla açıklamaya çalışmış olsa da, maalesef ki sesini duyuramamıştır.
Sn. Cayaz'ın söylemi şöyleydi;

" Vücutta normalde bulunan Magnesium = Mg isimli tuz iyonunun azalmasıdır. Mg iyonu, kalp kası ve diğer kasların çalışmasında önemli bir rol oynamaktadır."

Sn. Caymaz, ünlü sinema yıldızı Derya Arbaş'ın ölümünde de Mg eksikliğinin etken olduğunu savunuyor. Derya Arbaş, dedesinin ölümü sebebiyle İstanbul'a gelmiş, üzüntü, yorgunluk ve dinlenmeden tekrar geriye dönmüş ve acı sonu hepimiz üzüntü ile izledik.

Bir başka örnekte Amerika'dan. Bir yolcu uçağının pilotu, Pasifik kıyısından Atlantik kıyısına uçarken, NewYork yakınlarında uçuş sırasında bayılmış. Bu konu ile ilgili olarak Sn Caymaz şöyle diyor;

" 1971 yılında Türk Hava Kuvvetlerinin yardımı ile yaptığım bir araştırmada bir saatlik uçuş sırasında bile vücutta Potassium = K iyonunun azaldığını Sodium = Na iyonunun arttığını saptamıştım. Bu çalışmamı 1975 de NATO Uzay Tip Toplantısında anlatmıştım. Bu da 1976 yılında NATO - AGARD Proceeding'de yayınlanmıştı. Bu yazımı okuyan İngiltere'deki iki yazar yazdıkları kitapta, Soyuz II de ölen üç kozmonotun olumunu açıklayan en doğru görüş diye belirttiler. Yazarlardan biri sonradan bana o kitabini gönderdi. Mg da da azalma olabileceğini sonradan anladım ve kitabıma yazdım.
Fakat bu bilgilerden yurdumuzdaki insanların haberi olmadığı için uzun ve sık hava yolculuğu yapanların ne çeşit tuzları kaybederek ölümle karsılaşabilecekleri yurdumuzda bilinmez.

Deplasmana çıkan takımların Maç kaybetmelerindeki önemli sebeplerden birisi onlarda olan tuz kayıplarıdır ve bu bilinmez ve giderilmez. Turgut Özal ölmeden önce peş peşe uzun uçak yolculuklarına çıkarak kendini yordu ve bu yetmezmiş gibi de evinde o yorgunlukla sabahleyin yürüme bandında idman yaparken öldü. Acaba zehirlediler mi diye başkalarını suçladılar. Aslında kendi vücudundaki K ve Mg iyonlarını uzun uçak yolculukları ile tüketmişti ve yürüyüş idmanı ile de son damlaları tüketti tıpkı Kamerunlu genç futbolcu gibi veya genç Derya Erbaş gibi.

Gazetelerden zaman zaman genç sporcuların oyun sırasında aniden fenalaşıp öldüklerini de haber olarak çok okumuşuzdur. Esas sebep Mg yetmezliğidir.

Ben ise bunu bildiğim için ne zaman yorulursam hemen Mg içeren CALCIDINE GRANULE isimli ilaçtan bir ölçek yerim veya MAGNESIE CALCINEE isimli ilaçtan bir ufak çay kaşığı tozu yoğurdun üstüne koyup yerim. Bunları siz de doktorunuza danışarak alabilirsiniz."

Motosiklet yolculuğu da sürekli stres ve gerilim içeriyor. Her ne kadar güvenli sürüş kurallarına uysak ta, sürekli çevreyi kontrol altında tutmak, sürekli her türlü tehlikeye karşı reflekslerimizin tetikte olması, bizleri oldukça fazla yoruyor.
Otomobil ile yolculukta daha uzun süre yol alabildiğimiz halde, motosikletle daha kısa sürelerde mola veriyoruz. Kabul etmiyor olsak ta, yorgun olmamız buna en büyük etken oluyor arkadaşlar. Uzun yolculuklarda, zaman içinde reflekslerimiz azalıyor, dikkatimiz dağılıyor. Çevremizdeki olayları geç farketmemize hatta daha kötüsü farkedemez duruma düşmemize sebep oluyor. Doğal olarak inat etmeye başlıyoruz.

"Biraz daha gideyim ileride dururum."

Bu düşünce aslında neyin inadı ve ıspatı anlamam. Ben de bazen bu duruma düşerim.
Neden sonra vazgeçer ve durup dinlenirim. Ancak dinlenmelerde hep dikkatimi çeken şu olmuştur. Sadece oturup sigara içince, yola çıktıktan sonra çok kısa sürede tekrar yorgunluk hissediyordum. Çay içince bu süre daha uzuyor, su içince ise çok daha fazla yol alabiliyorum yorgunluk hissetmeden. Geçen aklıma geldi ve internette biraz araştırmasını yaptım. Vücuttaki su kayıbının insanı kötü yaptığını biliyordum ama neden? İşte asıl neden sanırım ki Sn. Dr. Gültekin Caymaz'ın açıklamalarında daha ayrıntılı anlatılıyor.

Hiç içtiğiniz su şişesinin üzerindeki etiketi incelediniz mi? Suyun içindeki minerallerin dökümü vardır bu etikette. Mesela 1 lt suyun içinde;

• 4 mg/lt Kalsiyum,
• 1,21 mg/lt Magnezyum,
• 10,1 mg/lt sülfat,
• 1 mg/lt den az nitrat,
• 0,5 mg/lt florür,
• 7 mg/lt klorür,
• ...........vs.vs... bulunuyor. Bu mineraller, vücudun ihtiyacı olan mineraller.
Soda veya Maden Suyu dediğimiz içeceklerde bu miktarlar biraz daha fazladır.
Enerji
içeceklerinde ise çok daha yoğundur. Dikkatinizi çektiyse, bu ürünlerin etiketinde de günde 2-3 kutudan fazla tüketilmemesi gerektiği yazar. Bunun sebebi de vücuda ihtiyacından fazla miktarda mineral yüklemek ve bunun dışarı atılmasında problem yaşanmasıdır. Normal şartlarda karaciğere, böbreklere gereğinden fazla yük biner ve iflas etme olasılıkları vardır.

Konumuza gelirsek, motosiklet seyahatlerinde, sık mola vermek, molalarımızda su ve Dr.Gültekin Caymaz'ın tavsiye ettiği ilaçları (DOKTORUMUZA DANIŞMAK
SURETİYLE)
almamızda fayda olduğuna inanıyorum. Hiçbirini yapmıyorsak, her mola da mutlak suretle susamamış olsak bile, zorlayarak su içmeliyiz.

Sevgiler


ALINTIDIR
 
Katılım
8 Eki 2006
Mesajlar
312
çok güzel ve faydalı bi yazı bende uzun yol yaptığım zamanlar her 1 saatte mola verip maden suyu içerim demekki doğru yapıyormuşum
 
Katılım
14 Eyl 2006
Mesajlar
5,631
çok faydalı bir konuyu gündeme getirmişsiniz tamda sıcaklar başlamışken teşekkürler:rendeer:

yuvacık gezisine giderken yanıma 5 adet ufak pet 3 adet de bardak su almıştım.kendim için fazla olduğunu biliyorum ama mutlaka ihtiyacı olanlarda vardı.
 
Katılım
29 Eki 2007
Mesajlar
2,233
Gerçekten çok faydalı bir yazı dizisi olmuş baştan sona okudum.Bu gibi kalp krizlerinde mg'nin önemini biliyordum fakat şimdi bildiklerim netleşti.
Paylaşım için teşekkürler:cat:
 
Katılım
16 Şub 2008
Mesajlar
1,266
abı burda her yarım saatte bır su ıcmeden duramıosun zaten
Ama topıc faydalı olmus
 
Katılım
7 Eyl 2007
Mesajlar
2,130
hayat kurtaracak bır bılgı daha paylasım ıcın cok tesekkurler...arastırmaları ıcınde sn. Caymaz'a cok büyük şükranlarımı sunarım...herkesın buna cok dıkkatlı bı sekılde uyması buyuk fayda saglayacaktır...
 
Katılım
1 Eki 2007
Mesajlar
880
demekki neymiş bundan sonra uzun yolda her molada bir maden suyu içmeliyiz..
 

esp

Katılım
3 May 2008
Mesajlar
195
Bu koştuğu 42 km hızı mı yoksa mesafe mi ?

42 km koştuğu mesafedır bende yanlış anlamadıysam ve bu derece detaylı bır açıklamayı örneklerı önümüze koyarak bızımle paylaşan arkadaşa sonsuz teşekkürler :) reklama gırmesın ama su hayattır, hayat güzel :p
 
Katılım
15 May 2008
Mesajlar
107
sıcak havalarda dıkkat hazırlıksız yola cıkmamak ta fayda var ınsan zor nefes alıo valla...
 
Forumdan Uzaklaştırıldı
Katılım
1 Eyl 2005
Mesajlar
902
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
Ben aşırı sıcakta/soğukta, ağır ve yoğun spor yapmayı seven biriyim. Hava çok sıcaksa ve çok ter kaybediyorsam içeceğim suyun bana yetmeyeceğini bilirim. Paraya kıyacaksam Gatorade ve adını şimdi unuttuğum bir marka gibi sporcu içeceklerini alırım. (Dikkat kafeinli veya enerji içeceklerini kastetmiyorum). Ama daha fazla miktara ihtiyacım varsa önceden kendim hazırlıyorum. İlaçların adlarını yazmayacağım ama hazırladığım sıvıda önceden hesapladığım ölçeklerde sofra tuzu (NaCl), potasyum tuzu (K), magnezyum (Mg), 1.5 lt su ve şeker (duruma göre yarım veya bir paket Tang) karışımı hazırlayıp içiyorum.

Amerika'da iki asker yoğun ter kaybettiklerinden çok su içmişlerdi ve beyinleri şişerek ödemden ölmüşlerdi. Yani sadece su yetmiyor.
 
Katılım
10 May 2008
Mesajlar
278
yazı için teşekkürler,yorgunkultan gerçekten ölür mü bilmem ama maçlarda futbolcular birden yere yığılıyolar ya,çook fena bişey yaa,izleyince çok kötü oluyorum,küt diye düşüyo adam gözünün önünde.:pale: herşeyin başı sağlık,kaybedince anlamayalım değerini,geç olmadan.bide abartmayı seviyoz ya biz,yorgunluktan ölüyom falan,bak çok çalıştım,çok iş yaptım gibi :)
 
Katılım
19 Mar 2008
Mesajlar
34
Bu yazımı okuyan İngiltere'deki iki yazar yazdıkları kitapta, Soyuz II de ölen üç kozmonotun olumunu açıklayan en doğru görüş diye belirttiler.
Soyuz II (yani 2) tek kozmonotlu bir uçuşdu. Burada sanırım Soyuz 11'den bahsediliyor. O görevdeki 3 kozmonotun ölüm sebebi de havasızlıktan boğulmadır. Detayları aşağıda, ilgilenenler okur ama bu alıntıyı yazan kişi, bana pek güven vermedi. Yazıdaki bu hatayı görünce, devamını okumayı bıraktım.

ilgilenenler için bahsi geçen görevdeki kozmonotların ölüm sebebi:
(kaynak wikipedi)
30 Haziran 1971'de normal gibi görünen bir dönüş yolculuğundan sonra yer ekibi kapsüle ulaştı, ancak kapıyı açtıklarında üç uzayadamının cesetleriyle karşılaştılar. Boğularak öldükleri belli oluyordu. Facianın iniş modülünün hizmet modülünden ayrılması sırasında hatayla açılan bir süpaptan kaynaklandığı tespit edildi. Modülleri birarada tutan kancaların sırayla patlatılması gerekiyordu, ancak uzayaracı Fransa üzerinden geçerken hep birlikte patlamışlar, bu da süpabın açılmasına neden olmuştu. Süpabın çapı 1 mm'den azdı ve inişin son anlarında kabin basıncıyla dış basıncı eşitlemeye yarıyordu. Ancak uzayda açılması, kabindeki havanın tamamen dışarı sızmasına neden oldu. Uzayadamlarının koltuklarının altında olduğundan erişilerek tıkanması çok zordu. Havanın sızdığını hisseden uzayadamlarının kalp atış hızı telemetre kayıtlarında önce aniden yükseldi, sonra yavaş yavaş düştü. Takriben yerden 168 km yükseklikte, kabin havası 30 saniye içinde uzaya boşaldı, oysa süpabın kapatılması için 60 saniye gerekiyordu. Patsayev havanın boşaldığını hemen hissetti ve emniyet kemerini çözerek süpabı kapatan vanayı çevirmeye başladı, ancak bunu tamamlayamadan kendinden geçti. Bu sırada Dobrovolsky ve Volkov 'un yapabileceği bir şey yoktu zira kabindeki yer çok dardı.
 
Katılım
13 Tem 2006
Mesajlar
457
Ben alıntı yapılan kaynağı görememiştim önceki konuyu arattığımda bulamadım:) , neyse
@MuzafferB , yanlış anladığımı umuyorum, benim güven vermem ile alakalı bir yazı değil sadece bana geldiği ve ( uzay tarihini bilmek zorunda olmadığım için kontrol etmedim) eskiden spor yaparken bu tip içecekleri kullandığım için bana anlamalı geldi.


"Detayları aşağıda, ilgilenenler okur ama bu alıntıyı yazan kişi, bana pek güven vermedi."

Alıntıyı yaptığımız kişi daha önceki yazıda belirtilen "Zafer Yangın" adlı şahısmış
bana gelen mailde bu kısım yoktu . Bilgiyi verdiğiniz için teşekkürler.
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Yeni mesajlar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst