sizi
"şuraya" alalım azizim.
Ben bilim insanıyım. Sadece mesleki uğraş olarak değil, hayatta en hakiki mürşidin, irşad edenin, yani yol göstericinin bilimsel metodoloji olduğunu benimsemiş durumdayım. Popper bilimsel önermeyle bilimsel olmayan önerme arasındaki ayrımı şöyle yapıyor: Yanlışlanacak deney tasarlanabiliyorsa, bilimseldir. Öyle bir önerme söylüyoruz ki bunu yanlışlayacak bir deney kuramsal olarak bile tasarlanamıyor. O önerme, bilimsel olmuyor. Bilimsel olmayınca da ciddiye almak benim için mümkün olmuyor. Hal böyle olunca, inanç dünyası, düşünme ve karar alma pratiğim üzerinde etkili değil.
Profesyonel görüşüm şu ki: Bu ülkenin halini iyiye getirecek tek şey eleştirel düşünme becerileri. Günlük anlamıyla eleştiri yapıp durma, her söyleneni reddetme zannedilen ama o olmayan bir şey bu. Bakınız:
https://www.youtube.com/watch?v=6OLPL5p0fMg Bunun okullarda okutulması ve bu becerilerin kazandırılması lazım.
Tıpkı logical fallacy'lerin (mantık safsatalarının bkz.
https://yourlogicalfallacyis.com/) nasıl engellenebileceğinin öğretilmesi gerektiği gibi. Oysa o başlıkta veya genel olarak yaygın bir biçimde bolca kullanılıyor. Hatta mantık safsatası olmadan biriyle internet üzerinde fikir ayrılığı yaşamak pek mümkün görünmüyor.
Bir de "Bunlar bizim birliğimizi bozmaya çalışıyor." modunda karşıdakini ya kendinden ya da düşmandan algılayan tehlikeli insanlar var bolca. Onlarla da muhatap olasım yok.
Genel olarak özetlersek benim için orada tartışılacak kayda değer bir şey yok. Tartışma zaten akılcı (rasyonel) ve analitik bir şekilde ilerlemiyor. Ve en son ve en önemli olarak karşıt görüşten insanları tehlikeli buluyorum. O yüzden ben almayayım başgan. Foruma tekrar hoş geldin bu arada.
Bir ara, inancımıza saygı gösterincilerin, aynı saygının binde birini bile inanmayanlara göstermediğine, kendi gibi olmayanlara dünyayı dar ettiklerine dair bir yazı yazmak isterim ama buna cevap verecek insanların seviyesizlikleri ile baş edebilecek gücüm olduğunda yazarım.