Daha önce yazmış olduğum düşüncelerimi tekrarlıyorum.Yenilenmeye açık ve yapıcı zihniyetin rahatsız olmayacağını düşünüyorum. 1999 yılından günümüze arkadaşlarımda muhtelif yılların Dragstarları mevcut,zaman zaman bende kullandım. Fakat takip edebildiğim bahsi geçen yıllar arasında teknik özellik anlamında hiçbir yenilenme ve gelişme göstermedi.Enjeksiyon koyarsa rakipleri honda ve suzuki den aşağıda kalmamış olur. suzuki m800 enjeksiyonu sayesinde 100 km de 5.5 litreyi geçmezken 100 km de ortalama 6 litre tüketen dragstar kesinlikle enjeksiyon sistemine geçmeli aksi taktirde en çok yakan motor olarak kalacak.
1999 model olan

2006 model olan

Tel janttan vazgeçer dublesse geçiş yaparsa,beygir ve torku biraz artırırsa,arka freni kampanadan kurtarır tek yada çift kaliperli disk yaparsa,ön diskleride çiftledimi,enjeksiyonu kullandımı,amortisörlere rebound ve damper ayarı koyar kullanıcı ve artçıyı rahatlatırsa, dayanıklı motoruna bide sıvı soğutma eklerse sınıfının tartışmasız lideri ve en yakışıklı modeli olur. :cat: Fakat fiyatı 14.000 ytl kurtarmaz,19.000 e çıkar muhtemelen

Alternatif kalmadığı için o fiyata kesinlikle değer.:bounce:
Hadi ben Dragstarı masaya yatırıyorum,gerisi japon mühendislere kalıyor...
Beygir gücü ve tork arasında kalanlar için..
Bir otomobil yada motosikletten bahsedilirken şu kadar maksimum tork, bu kadar maksimum tork sözleri geçer! Bir Honda Goldwing yada bir ağır-siklet Harley-Davidson da maximum tork düşük devirlerde alınır ve bu da bize iyi bir hızlanma oranı ile düsük devirlerde kullanışlı bir güç verir.. Bu hantal yapılı motosikleti kullanılması kolay bir makineye dönüsür. Oysa bir supersport da maksimum tork devir saatinin son üçte birinde ancak gelir.
Tork yaratılan güç olmakla beraber devir sayısını hiç hesaba katmamış durumdayız. Örneğin lastiğiniz patlamış yol kenarına motoru çekmişseniz, motorunuz ne tork üretirse üretsin, bu devire dönüşemediği için ise yaramaz haldedir.
Rpm (devir/dakika..Revolutions Per Minute) olmaksizin Tork hic birsey ifade etmez.
iki motor düşünün, ikisi de 80 FP tork üretiyor ama biri 5,000, diğeri 10,000 rpm yapabiliyor olsun.. ikinci motor daha çok iş yapmaktadır. Tork ölçülürken kuvveti ölçüyoruz ama unutmayın ki gerçekte üretilen güç tamamen başka bir kavram.
Gücün ölçü birimi HP (yada BG), ve formülü de Devir X Tork / 5252 dir. Ve bu formülle bütün bu ilişkiyi anlamayabiliriz.
Yukarıdaki örneğe bu formulu uygularsak 5,000 rpm yapan motorun 71.4 HP, 10,000 rpm yapanın ise 142.8 HP, yani diğerinin iki misli güç üretmekte olduğunu görürüz. Hangisi önemli şimdi? Tork mu devirmi? Gerçek anlamda her ikiside..
Spiral, matkap, dremel vb. motoru diye bilinen el aletlerini alalim, bazıları cok yuksek devirli olmakla beraber çok düşük torklu dur.. 22000 rpm lik böyle bir makinenin matkap olarak kullanımıyla hassas bir delik açmak isterseniz bunu başaramazsınız.. Deviri düşürürseniz otomobil cilalayamazsınız.. Yani devir, güç, ve tork işe yarar olmalı..
Dinamometre muhendislere Tork eğrisinin yanısıra güç eğrisini de verir. Her motora göre değişik bir sekildedir ve maksimum devir her zaman maksimum torktan daha ilerdedir. Tork maksimumu bulduktan sonra hafif düşüş göstermesine rağmen devir ve güç de buna bağlı olarak artmaya devam eder. Işte bu farklılaşmalar motosikletin karakterini belirlemektedir aslında.
Bu eğrilere dikkatli bakacak olursak güç bandını Maksimum Tork ve Maksimum güç noktaları arasındaki düşey şerit olarak görürüz. İşte sportif sürücü hızlandığında motor devrini her zaman bu iki nokta arasındaki Mutlu Bölgede tutmak istemektedir.