Çünkü bu güne kadar üretmedin ,tükettin. En önemli örneği ; 1930-1940 larda adamlar (Vecihi Hürkuş, Nuri Demirdağ vb) uçak üretti hemde dünya uçak sanayicilerin bile dikkatini çeken uçaklar. Bknz. Model Nu.D.38 , İsmet İnönü deden bunlar stratejik ürünler , dışarı çıkarılamaz dedi. Öyleyse biz üretelim devlet alsın dediler almadı.O zaman dışarı satalım dediler , sattırmadı . Tekerlerine taş koydu destek olacağına köstek oldu. Sonucunda adamlar iflas etti ve gitti. Ardından 1961 de devrim adlı araba üretildi , deposuna benzin koymayı unuttular ufak bir hataydı ama o zaman ki şimdi olduğu gibi Avrupa ağızlı medya , arabayı yerden yere vurdu yine tekerimize taş koydular üretilmedi.. Şuan da bu araba müzede ve hala çalışabilir vaziyette. Şimdi ise devlet üretim için her türlü teşvik ve desteği veriyor bu seferde , hazır ithal edip satmaya , parayı daha az zahmetle cebine akıtmaya alışan iş adamları yaklaşmıyor. Cumhurbaşkanının yerli araba için ısrarları sonucu bir kaç büyük firma birleşip üretmeye karar verdi, ki bir yerde haklılar hangi babayiğit iş adamı otomobil üretme işine tek başına girip en az 2 milyar dolarını riske atar? Bunun haricinde petrol , petrolümüz var evet ama yer altında bir birinden bağımsız küçük , küçük çukurlar şeklinde ve dağınık vaziyet , bir petrol kutusu açmanın maliyeti 300 milyon dolara kadar çıkıyor şuan için çıkarılan petrol miktarları kuyunun maliyetini düşündüğümüzde yetersiz kalıyor. O nedenle dışarıdan almaya devam. Devam ediyorum ,1980 lerde Merkez sağda ülkücülere ülke komünistleştirilecek, komünist düzen getirilmeye çalışıyor diye fişektedir, sol tarafı ise ülkeye emperyalizm hakim olacak diye kışkırtıp birbirlerine kırdırdılar hemen ardından ne oldu bil, tabisi darbe ve beraberinde sıkı yönetimle birlikte yine ekonomik buhranlar. 1983 de gap projesi ile doğuya can vermesi için hayata geçirildi ve temeli atıldı, ne tesadüftür ki 1984 de PKK hortlatıldı. O günden beri doğuya ne yapılmak istense engelleniyor, iş makinaları yakılıyor , iş yerleri kundaklanıyor , öğretmenler katlediliyor. Kürt kardeşlerimiz devlete karşı kışkırtılıyor.. Bu arada darbeler , krizler (2001) baş gösteriyor . 3. Havalimanı dedik gezi olaylarını ateşlediler. Bir baktık BBC, CNN daha olaylar başlamadan orada bitivermiş. Neden? Türkiye’nin can damarı Turzim de bitirilmeli, bir taşla iki kuş hem yine faiz lobisi kazandı hem de terör ve ayaklanmalarla turist sayılarını da etkilemeye başardılar. Bunlar asla tesadüf değil tesadüf diyen düşünme yetisini , idrak yetisini yitirmiş asla ve asla tartışmaya girilmeyecek kişilerdir. O nedenledir ki ben bu tiplere uzun uzadıya cevap verebilecek kadar zamanını harcama taraftarı değilim ama zorunda kaldım. “
---------- Mesajlar birleştirildi - 23:09 ---------- bir önceki mesaj zamanı 23:00 ----------
Allah’ın izniyle tüm oyunları bozup, sizlere rağmen güçlü Türkiye ‘yeyi inşaa edeceğiz! Bir gün zincirlerimizi kırıp , tüm bu ekonomik buhrandan da kurtulacağız.Buna hiç olmadığı kadar çok yaklaştık ve inanıyoruz! Son bir şey “ülkesini sevmeyene al bayrağın gölgesi haram olsun! Kalın sağlıcakla.
Ergün Er kişisi inan bu kısma kadar yazdığın bir çok şeye katıldım, inan insanların savurganlığından ben de rahatsızım tabi ki hükümet tarafındaki savurganlıklar da buna dahil. Hatta çok yakan büyük cc'li makinalardan bu dünya temizlenmeli en azından doğa için ama artık elektrikliler falan da çıkacak ki onların fiyatları da bu civarda olacak o zaman da işte cevabımız ne olur bilemiyorum.
Neyse şu son okuduğum kısımda işte ben yine tipik bir zihin görüyorum, keşke bunu yazmayaydın bence, sonuçta işi yine taraf olmaya götürdün neden mi, 3. havalimanını engellemeye yönelik gezi ayaklanması diyorsun ki, sen o gezi parkının yakınından bile geçmemeişsin orada haftalarca mücadele eden benim gibileri düşman görmüşsün, o olayların amacından bihabersin, bunu açıklamayacağım tabi yok ben cidden dinleyeceğim dersen ister özelden ister genelden, gezideki insanların ne düşündüğü ne için bir araya geldiğini açıklayabilirim.
şimdi senin 2001 sonrası açıkladığın yegane şey betonlaşma, hiç fabrikalardan, kalıcı istihdamdan bahsetmiyorsun varsa yoksa inşaat sektörünün hamleleri, neymiş güçlü türkiye inşasıymış daha terimler bile inşaat üzerine, 3.köprü doğa katliamından başka bir şey değil ya da kanal istanbul, burada fabrikalar büyük sanayi alanları ile dünyaya üretim yapacağız desen anlarım, onun akabinde de buraya büyük havaalanı yapalım desen anlarım, sanayimiz herşeyimiz imkansızı başardı bizimed çindeki gibi ürettiklerimizi dünyaya göndereceğimiz büyük limanlara büyük havaalanlarına ihtiyacımız var desen böyle inşaata da razıyım, ama ne var varsa yoksa inşaat, ne olacak buna yapı, daha yeni öğrendim, haydarpaşa garının üstübdeki köprü yenilemekmiş, varsa yoksa yenileme bahanesi betondan asfalttan kazanç, bu ülkede bana ekmek verecek projelerden bahsediyorum, inşaat sektöründe geçici işçi, taşeron köleliği ile istihdamdan bahsetmiyorum, projeler bittimi ne işsiz kalacaklar, bina yol üretip dünyaya satamıyoruz, dünyanın ihtiyacı olan birşeyler üretmeliyiz.
yani senin 2001'den sonra ne yaptığın önemli, koca 15 senede nerede dünyaya sattığın marka var mı, senin olan, bu dönemin ürünü? büyük ülke olmak büyük yapılarla olmuyor, çin gibi koca sanayi kurmakla, dünyaya egemen bir üretim ve alışveriş sistemi kurmakla oluyor, yoksa bina yapıp araplara satmak, sıcak para geçişi için dövize kazanç getiren ortam ayarlamakla da olmuyor, olan halka oluyor, şeker fabrikalarını kapatacağına ya da gereksiz diye ülkenin hayat damarları enerji ve petrol işleme alanlarını yabancılara peşkeş çekmekle de olmuyor, özelleştirmenin bir dozu vardır, hayat damarlarını özelleştiremezsin anca zarar deyip asıl o zararı yapan sistemi düzeltirsin, bir ülkede mesela demiryolu zarar edebilir ki ingiltere de, fransa da demiryolu her zaman zarar eder, ancak devlet demiryolunu işletir ki her zaman hayat damarları kendi ellerinde olsun diye, biz ise özelleştirir günü kurtarır yarın bir gün bir sıkıntı yaşasak elimizdeki en büyük kozları kaybederiz.
neyse çok yazdım ama işte dediğim gibi iyi güzel yazdın ama bu okuduğumdan sonra cidden bu zihniyetten çok umutsuz olduğumu da bana gösterdin, işler sarpa saracak ve sen kaybolacaksın, umarım aklının bir köşesinde ben ne yaptım dersin!