- Katılım
- 24 Şub 2013
- Mesajlar
- 220
Tekrar merhaba,

Dün motoru test için aldım. 50 km sınırı vardı o yüzden fazla gezemedim. Kısa da olsa eğlenceli bir geziydi. Şimdiye kadar VFR 800 eski kasa sürmedim. Bu nedenle karşılaştırmamı daha çok şu an kullandığım motor olan CBF 1000 ile yapabiliyorum.
Öncelikle boyum 1,75 m. Motorda iki ayağım tamamen yere basılı halde sorunsuz durabiliyorum. CBF ile benzer yüksekliğe sahip (VFR belki 1-2 cm daha alçak). Koltuğu sert olmasına rağmen yaklaşık 1 saat süren sürüşte herhangi bir rahatsızlık vermedi. Motorun sürüş pozisyonunu çok beğendim. Öne doğru eğik oturuşun rüzgarın içine dalıyormuşunuz hissi yaratması sürüş zevkini artıyordu. Motoru yürütmeye başlayınca, ayaklarım pegleri aramadı. Motor ilk saniyeden sizinle bütünleşiyor. Tek garipsediğim nokta (sinyal vb.) kumanda düğmelerinin yerleşimi oldu. Fakat ona da 20 dk sonra alıştım.
Motorun gazını her açtığım o kükreyişle yüzüme bir gülümseme yayıldı. Motorun alt devirleri boş (yine CBF'e göre, doğal olarak). Sürekli devir yükseltme ihtiyacı duydum. Fakat bu biraz da motorun sesini duymak istememden olabilir. CBF'te yaşadığım titreşim sorunu bu motorda yoktu. Bu nedenle sürüşün daha konforlu olduğunu söyleyebilirim. Depo genişliği güzel ayarlanmış. Motoru bacaklarımla sardığımda hiç rahatsız olmadım. Amortisör sertliği güzeldi. İlk başta biraz sert gelse de yüksek hızlarda stabilitesini görünce şehir içindeki ufak tefek zıplamaları önemsemedim. Üstünde gelen lastiklerin yol tutuşu iyi.
Traction control denemek için birkaç kez zorladım. "Aman nerde kaldı bu tc?" derken devreye giriyor ve -afedersiniz- motorun götünü topluyor. Aşağıdaki videonun sonlarına doğru bi kalkışta tam ön teker yerden kesilecekken devreye girdi. Yine de bu özelliğin yağmurlu havalar dışında kullanılması için bir neden göremedim. Motor kendi halinde oldukça dengeliydi. Yumuşak gaz tepkisi sayesinde hatanızı kolayca telafi edebilirsiniz.
Beklemedeki valfler 7000 d/d civarında açılıyor. Eski kasalar için "valfler açılınca motor öne atlıyor, aman dikkat önünüzdeki araca çarparsınız" gibisinden uyarıların bu motosiklet için geçersiz olduğunu söyleyebilirim. Bu "zıplamayı" hissetmek için çok kez deneme yaptım fakat çok belirgin bir nokta yok. Bunun yerine, 7000 d/d sonrasında, muazzam bir kükreme ve kademeli olarak arttığını hissettiğiniz çekiş var.
Motorun sesi, alt devirlerde aksak ritim güzel bir şarkı gibi geliyor. Devir yükselince orkestra gibi maşallah. Hiç susmasın istedim.

Motorun frenleri, sesinden sonra en beğendiğim yeri. Kombine abs olmadığı için ön frene basınca yığılma bekledim ama gayet stabildi. Arka fren pek çok motordaki gibi biraz "süs". Frene asılınca motor sizi öne doğru atmıyor. Kademeli sertleşen ve güven veren bir fren sistemi var. Videoda da görebilirsiniz bir yerde lazım oldu ve ondan sonra motorun frenlerine güvenebileceğimi anladım.
Motosikletin güzelliği zaten aşikar. Trafikte herkesin kafası size doğru çevriliyor. Arabalar sizi görünce hemen gazı açmaya başlıyor. Yine videoda görebileceğiniz gibi bir Audi beni görünce gazı açtı hemen. Emanet motor olduğundan ve ara ara yoklayan yan rüzgar yüzünden çok fazla zorlayamadım.
Motorun vites kutusu kusursuz. Benim CBF, VFR'nin yanında baya bir kemikli kalıyor. 1'den 2'ye geçerken boşa düşmek filan yok. Vites geçişleri yumuşak olsa da hissiyat yeterli.
Motorda beni rahatsız eden iki nokta vardı. Birincisi fan devreye girince tüm sıcak havayı sol bacağınıza doğru veriyor. Sol bacağımın içi hafiften haşlandı. Şehir içinde bu konsantre ısı akışı rahatsız ediyor. İkincisi alt devirler. Bana çok boş geldi. Şehir içinde kalkışlarda sıkıntı oldu. Belki benim acemiliğimden fakat kalkışta keşke biraz daha tork olsaydı dedim her seferinde.
Motorun gidişi güzel, görünüşü güzel, sesi inanılmaz güzel, yüksek devirlerde sunduğu güç güzel. Yeterli param olsa bugün CBF'imi satıp gider alırım VFR'yi. Kendi motoruma geçince, motorun sesi ve hissiyatı baya bir yavan geldi.
Çok uzattım, affedin. Daha da yazmak istediklerim var ama dönüp dolaşıp motorun sesi güzeldi diyeceğim

Dün motoru test için aldım. 50 km sınırı vardı o yüzden fazla gezemedim. Kısa da olsa eğlenceli bir geziydi. Şimdiye kadar VFR 800 eski kasa sürmedim. Bu nedenle karşılaştırmamı daha çok şu an kullandığım motor olan CBF 1000 ile yapabiliyorum.
Öncelikle boyum 1,75 m. Motorda iki ayağım tamamen yere basılı halde sorunsuz durabiliyorum. CBF ile benzer yüksekliğe sahip (VFR belki 1-2 cm daha alçak). Koltuğu sert olmasına rağmen yaklaşık 1 saat süren sürüşte herhangi bir rahatsızlık vermedi. Motorun sürüş pozisyonunu çok beğendim. Öne doğru eğik oturuşun rüzgarın içine dalıyormuşunuz hissi yaratması sürüş zevkini artıyordu. Motoru yürütmeye başlayınca, ayaklarım pegleri aramadı. Motor ilk saniyeden sizinle bütünleşiyor. Tek garipsediğim nokta (sinyal vb.) kumanda düğmelerinin yerleşimi oldu. Fakat ona da 20 dk sonra alıştım.
Motorun gazını her açtığım o kükreyişle yüzüme bir gülümseme yayıldı. Motorun alt devirleri boş (yine CBF'e göre, doğal olarak). Sürekli devir yükseltme ihtiyacı duydum. Fakat bu biraz da motorun sesini duymak istememden olabilir. CBF'te yaşadığım titreşim sorunu bu motorda yoktu. Bu nedenle sürüşün daha konforlu olduğunu söyleyebilirim. Depo genişliği güzel ayarlanmış. Motoru bacaklarımla sardığımda hiç rahatsız olmadım. Amortisör sertliği güzeldi. İlk başta biraz sert gelse de yüksek hızlarda stabilitesini görünce şehir içindeki ufak tefek zıplamaları önemsemedim. Üstünde gelen lastiklerin yol tutuşu iyi.
Traction control denemek için birkaç kez zorladım. "Aman nerde kaldı bu tc?" derken devreye giriyor ve -afedersiniz- motorun götünü topluyor. Aşağıdaki videonun sonlarına doğru bi kalkışta tam ön teker yerden kesilecekken devreye girdi. Yine de bu özelliğin yağmurlu havalar dışında kullanılması için bir neden göremedim. Motor kendi halinde oldukça dengeliydi. Yumuşak gaz tepkisi sayesinde hatanızı kolayca telafi edebilirsiniz.
Beklemedeki valfler 7000 d/d civarında açılıyor. Eski kasalar için "valfler açılınca motor öne atlıyor, aman dikkat önünüzdeki araca çarparsınız" gibisinden uyarıların bu motosiklet için geçersiz olduğunu söyleyebilirim. Bu "zıplamayı" hissetmek için çok kez deneme yaptım fakat çok belirgin bir nokta yok. Bunun yerine, 7000 d/d sonrasında, muazzam bir kükreme ve kademeli olarak arttığını hissettiğiniz çekiş var.
Motorun sesi, alt devirlerde aksak ritim güzel bir şarkı gibi geliyor. Devir yükselince orkestra gibi maşallah. Hiç susmasın istedim.

Motorun frenleri, sesinden sonra en beğendiğim yeri. Kombine abs olmadığı için ön frene basınca yığılma bekledim ama gayet stabildi. Arka fren pek çok motordaki gibi biraz "süs". Frene asılınca motor sizi öne doğru atmıyor. Kademeli sertleşen ve güven veren bir fren sistemi var. Videoda da görebilirsiniz bir yerde lazım oldu ve ondan sonra motorun frenlerine güvenebileceğimi anladım.
Motosikletin güzelliği zaten aşikar. Trafikte herkesin kafası size doğru çevriliyor. Arabalar sizi görünce hemen gazı açmaya başlıyor. Yine videoda görebileceğiniz gibi bir Audi beni görünce gazı açtı hemen. Emanet motor olduğundan ve ara ara yoklayan yan rüzgar yüzünden çok fazla zorlayamadım.
Motorun vites kutusu kusursuz. Benim CBF, VFR'nin yanında baya bir kemikli kalıyor. 1'den 2'ye geçerken boşa düşmek filan yok. Vites geçişleri yumuşak olsa da hissiyat yeterli.
Motorda beni rahatsız eden iki nokta vardı. Birincisi fan devreye girince tüm sıcak havayı sol bacağınıza doğru veriyor. Sol bacağımın içi hafiften haşlandı. Şehir içinde bu konsantre ısı akışı rahatsız ediyor. İkincisi alt devirler. Bana çok boş geldi. Şehir içinde kalkışlarda sıkıntı oldu. Belki benim acemiliğimden fakat kalkışta keşke biraz daha tork olsaydı dedim her seferinde.
Motorun gidişi güzel, görünüşü güzel, sesi inanılmaz güzel, yüksek devirlerde sunduğu güç güzel. Yeterli param olsa bugün CBF'imi satıp gider alırım VFR'yi. Kendi motoruma geçince, motorun sesi ve hissiyatı baya bir yavan geldi.
Çok uzattım, affedin. Daha da yazmak istediklerim var ama dönüp dolaşıp motorun sesi güzeldi diyeceğim
