- Katılım
- 17 Ara 2006
- Mesajlar
- 7
İlk Kilometrelerim
Selam...
Cuma 17.00 itibariyle ben de bir "Dylancı" olmuş oldum. Ruhsat yetişecek yetişmeyecek kaygılarından sonra, sonunda 16.30 sularında gidip Hasanpaşa Mototal'dan motorumu teslim alabileceğimi öğrendiğimde en acil tarafından Ataşehir'e, eve gidip arabamı bırakıp bagajdaki montumu, kaskımı, eldicenler, belliğimi ve dizliklerimi alıp fırladım. 15-20 dakilka sonra Hasanpaşa'daydım...
Servisteki elemanlar motoru(mu) dışarı çıkarıp hazılardıklarında kapınınb önündeki iki arkadaşla tanıştım, cuma sabahki "bugün motorum hazır olacak" mesajımı okumuşlardı üstelik. Bir kaç sorunun ardından (Kaç basıyo mu motor? Silecek suyunu nerden koyuyoruz? Eee.. Vitesi yok? gibi) Asıl heyecanlı ana gelmiştik... Ehliyet kursunun dışında motor kullanmamış olan ben, Hasanpaşa'dan Ataşehir'e nasıl gidecektim? (Gün ışığındaki özgüvenim havanın kararmasıyla birlikte yerlerde sürünmeye başlamıştı. "ilk kez trafiğe çıkacağım" dediğimde gerek servisteki gerek mağazanın içindeki herkesin yüz ifadesinin de bunda payı büyüktü) Her ne kadar yiğitliğe b.k sürdürmesem de içimde endişe fırtınaları esiyordu.
Dolayısıyla, kapının önünde tanıştığım iki arkadaştan adaşım olanın Ataşehir'e kadar bana eşlik etmeyi teklif etmesinin o an bana neler hissettirdiğini tarif edemem...
Ben olsam kendimi E-5'e vuracakken sağolsun Özgür güzergahı da tayin etti ve minibüs yoluna çıktık. (Nerdeyse hiç kullanmadığım bir yol olduğundan hgiç aklıma gelmemişti. Ya E5 ya da çevreyolundan gitmek arasında seçim yapmaya çalışıyordum ben acemi aklımla...
Çok da detaylara girmeyeyim ama ilk benzinimi BP'den alıp minibüs yoluna "atıldım" kah özgürün peşinde kah yanında ilk kilometrelerimi katettim. Trafilte her duruşumuzda sağolsun ufak tefek (ama muhtemelen bundan sonra hayatımı kurtaracak kadar önemli olan) tüyolar verdi bana Özgür... Ben de kalkış duruş fren mesafesi gibi pratiklerimi bir İETT otobüsünün arkasında yaptım. (Bir seferinde nerdeyse otobüse arkadan yapışacaktım)
Arkadan bize bakan biri için plakalarımız da komikti: Özgürünki DJ'di benimki de VJ...
Ataşehir'e kadar hiç sorunsuz geldik. Tek ciddi badiremi Ataşehir girişinde aniden önüme direksiyon kıran bir otomobil sayesinde yaşadım, ani ve sert bir fren yapınca arka tarafım çok ciddi yalpaladı ama çabuk toparlandı...
Ataşehir içinde yanyana motor kullandığım ilk arlkadaşımdan ayrıldım. 11 km gelmiştim. Sonrasında Ataşehir civarında 21km daha gezindim. (İlk heyecan böyle bir şey) Cumartesi sabahı da 10-12 km gezme fırsatım oldu sağanak başlayana kadar. Bugünse akşamüstü güneşin çıkmasıyla kendimi yine sokağa attım 30km kadar da bugün gezindim. Üstelik "korkunun ecele faydası yok" diyerek E5'e de çıktım. Bostancı - Göztepe, Göztepe - Kozyatağı ve ardından TEM'e çıkmak suretiyle Kozyatağı-Ataşehir... Trafiğin hızlı aktığı, çok yan bağlantı olmayan yollarda kendimi daha güvende bile hissettim üstelik...
İlk haftasonumun ardından:
- Evet, bacaklarım üşüyor...
- Evet, ellerim de üşüyor. (Neden özellikle sağ elimin üşüdüğüne bir anlam veremedim)
- Sadece 82 km yol yapmış olsam da her gecen kilometre kendimi çok daha rahet hissetmeye başladım.
- Bağlantı yollarındaki virajlardan tırstım...
- Kar ve sağanak için sanırım bir branda / kılıf edinmem gerekecek tez zamanda.
- Motorumun ufak tefek görünmesine rağmen aslında 125 kilo olduğunu idrak etmem zaman alacak. Hala park ederken filan stop ettikten sonra kaldırıp yerini düzeltmeye çalışmam kesinlikle salakça. (Bel ve sırt ağrımın sebebinin bu olduğunu anlamam vakit aldı )
- Pratiğimi biraz daha arttırınca diz örtüsü almak gibi bir düşüncem var. (Kotun üzerine giyilecek bir pantalon da alternatif olabilir)
- Cam için acele etmeyebilirim, kask ve mont sayesinde belden yukarım yoldaneredeyse hiç üşümedi.
- Arka çanta sanırım yakın zamanda (en azından işe gidip gelmeye başlayınca) zorunlu olacak gibi.
- Kaskım koltuk altına tam sığıyor, ölçüp deneyip alsam bu kadar kusursuz yerleşmezdi sanıyorum...
Neyse... Uzattım gene... (Heyecanıma verin)
Kafamdaki soru işaretlerinden kurtulmamı sağlayan forumdaki tüm arkadaşlara... Motorumu alırken tedirginliğimden kurtulmama yardımcı olan Özgür ve Görkem'e ve ilk 11 kilometrem bir kabus olacakken sayesinde keyifli ve öğretici bir yolculuğa dönüşen Özgür'e çok teşekkür ederim...
Bir etkinlikte veya yollarda görüşmek üzere.
Özgür ( 34 VJ 6894 )
(Yolda filan kornanıza yanıt alamazsanız ya acemilikten fark etmemişimdir, fark ettiysem de kornaya basamamışımdır... Herşey zamanla...
)
Selam...
Cuma 17.00 itibariyle ben de bir "Dylancı" olmuş oldum. Ruhsat yetişecek yetişmeyecek kaygılarından sonra, sonunda 16.30 sularında gidip Hasanpaşa Mototal'dan motorumu teslim alabileceğimi öğrendiğimde en acil tarafından Ataşehir'e, eve gidip arabamı bırakıp bagajdaki montumu, kaskımı, eldicenler, belliğimi ve dizliklerimi alıp fırladım. 15-20 dakilka sonra Hasanpaşa'daydım...
Servisteki elemanlar motoru(mu) dışarı çıkarıp hazılardıklarında kapınınb önündeki iki arkadaşla tanıştım, cuma sabahki "bugün motorum hazır olacak" mesajımı okumuşlardı üstelik. Bir kaç sorunun ardından (Kaç basıyo mu motor? Silecek suyunu nerden koyuyoruz? Eee.. Vitesi yok? gibi) Asıl heyecanlı ana gelmiştik... Ehliyet kursunun dışında motor kullanmamış olan ben, Hasanpaşa'dan Ataşehir'e nasıl gidecektim? (Gün ışığındaki özgüvenim havanın kararmasıyla birlikte yerlerde sürünmeye başlamıştı. "ilk kez trafiğe çıkacağım" dediğimde gerek servisteki gerek mağazanın içindeki herkesin yüz ifadesinin de bunda payı büyüktü) Her ne kadar yiğitliğe b.k sürdürmesem de içimde endişe fırtınaları esiyordu.
Dolayısıyla, kapının önünde tanıştığım iki arkadaştan adaşım olanın Ataşehir'e kadar bana eşlik etmeyi teklif etmesinin o an bana neler hissettirdiğini tarif edemem...
Çok da detaylara girmeyeyim ama ilk benzinimi BP'den alıp minibüs yoluna "atıldım" kah özgürün peşinde kah yanında ilk kilometrelerimi katettim. Trafilte her duruşumuzda sağolsun ufak tefek (ama muhtemelen bundan sonra hayatımı kurtaracak kadar önemli olan) tüyolar verdi bana Özgür... Ben de kalkış duruş fren mesafesi gibi pratiklerimi bir İETT otobüsünün arkasında yaptım. (Bir seferinde nerdeyse otobüse arkadan yapışacaktım)
Arkadan bize bakan biri için plakalarımız da komikti: Özgürünki DJ'di benimki de VJ...
Ataşehir'e kadar hiç sorunsuz geldik. Tek ciddi badiremi Ataşehir girişinde aniden önüme direksiyon kıran bir otomobil sayesinde yaşadım, ani ve sert bir fren yapınca arka tarafım çok ciddi yalpaladı ama çabuk toparlandı...
Ataşehir içinde yanyana motor kullandığım ilk arlkadaşımdan ayrıldım. 11 km gelmiştim. Sonrasında Ataşehir civarında 21km daha gezindim. (İlk heyecan böyle bir şey) Cumartesi sabahı da 10-12 km gezme fırsatım oldu sağanak başlayana kadar. Bugünse akşamüstü güneşin çıkmasıyla kendimi yine sokağa attım 30km kadar da bugün gezindim. Üstelik "korkunun ecele faydası yok" diyerek E5'e de çıktım. Bostancı - Göztepe, Göztepe - Kozyatağı ve ardından TEM'e çıkmak suretiyle Kozyatağı-Ataşehir... Trafiğin hızlı aktığı, çok yan bağlantı olmayan yollarda kendimi daha güvende bile hissettim üstelik...
İlk haftasonumun ardından:
- Evet, bacaklarım üşüyor...
- Evet, ellerim de üşüyor. (Neden özellikle sağ elimin üşüdüğüne bir anlam veremedim)
- Sadece 82 km yol yapmış olsam da her gecen kilometre kendimi çok daha rahet hissetmeye başladım.
- Bağlantı yollarındaki virajlardan tırstım...
- Kar ve sağanak için sanırım bir branda / kılıf edinmem gerekecek tez zamanda.
- Motorumun ufak tefek görünmesine rağmen aslında 125 kilo olduğunu idrak etmem zaman alacak. Hala park ederken filan stop ettikten sonra kaldırıp yerini düzeltmeye çalışmam kesinlikle salakça. (Bel ve sırt ağrımın sebebinin bu olduğunu anlamam vakit aldı )
- Pratiğimi biraz daha arttırınca diz örtüsü almak gibi bir düşüncem var. (Kotun üzerine giyilecek bir pantalon da alternatif olabilir)
- Cam için acele etmeyebilirim, kask ve mont sayesinde belden yukarım yoldaneredeyse hiç üşümedi.
- Arka çanta sanırım yakın zamanda (en azından işe gidip gelmeye başlayınca) zorunlu olacak gibi.
- Kaskım koltuk altına tam sığıyor, ölçüp deneyip alsam bu kadar kusursuz yerleşmezdi sanıyorum...
Neyse... Uzattım gene... (Heyecanıma verin)
Kafamdaki soru işaretlerinden kurtulmamı sağlayan forumdaki tüm arkadaşlara... Motorumu alırken tedirginliğimden kurtulmama yardımcı olan Özgür ve Görkem'e ve ilk 11 kilometrem bir kabus olacakken sayesinde keyifli ve öğretici bir yolculuğa dönüşen Özgür'e çok teşekkür ederim...
Bir etkinlikte veya yollarda görüşmek üzere.
Özgür ( 34 VJ 6894 )
(Yolda filan kornanıza yanıt alamazsanız ya acemilikten fark etmemişimdir, fark ettiysem de kornaya basamamışımdır... Herşey zamanla...

