Bugün 15 gün sonra nihayet motoruma bindim. Sabah giderken nasıl heyecen yaptım, bi taraftan da tırstım ulan ya çalışmazsa falan diye. Ama bi arkadaş Kymco'ya 1 ay binmedim gittim tek marşta çalıştı demişti, ben de dedim ki ulan benim CBF canavar gibi de çalışır bee. Vee beni yanıltmadı aslanım, 15 gün sonra sanki daha dün binmişim gibi Jikleyi açıp gazı verince ikinci marşta vıırrrrn diye bağırdı benimki ve 1 dakikada ısındı. Nasıl bir sevindirik oldum

. Sonra bir müddet benim giyinmemi bekledi rölantide uslu uslu ve hiç stop falan etmedi jikleyi ortaya alınca. Ulen dedim daha iyi havalarda bile öksürür gibi çalışıyordun sen beyav, ama tabii 1000 bakımında rölantiyi birazcık artırmış olmanın faidesi sanırım. Havada harikaydı bugün, çıktık Kartal'dan yola, doğru sahil yoluna kaptırdık. Valla özlemişim 15 günde, üstbaş da full olunca rüzgar ve motorumun sesi dışında hiç bir şey hissetmeden sürdüm. Bostancıdan bir u dönüşü yapıp Küçükyalı sahilde bir çay bahçesinde soluklandık. Sigara böreği ve çay, havuzda yüzen ördekler eşliğinde harika oldu. Bu arada benim kızıl kısrak da dinlendi biraz. Sonra sahil yolundan Kartal'a, oradan da bizimkini garajına geri götürdüm, zincirini güzelce temizledim ve yağladım. Zaten tertemiz olmasına rağmen beni hiç üzmediği için şöyle bir tozunu aldım ödül olarak. Ve 10 - 15 gün sonrasına randevulaştık yeniden. Ya insan özlüyormuş motorunu ve motor sürmeyi, iyice anladım.
